Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/4696
2024/1033
13 Şubat 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/650 Esas, 2022/214 Karar
DAVALILAR: 1.... vekili Avukat ... 2.Mimarnet İnşaat Mimarlık Mühendislik Makine Turizm ve Yapı Danışmanlığı Sanayi Ticaret Limited Şirketi
DAVA TARİHİ: **
HÜKÜM: Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2018/863 E., 2021/33 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ...Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı Mimarnet İnşaat Mimarlık Müh. Mak. Tur. ve Yapı Dan. San. Tic. Ltd. Şti. arasında "Yüksek Öğretim Kurumları Sinop Üniversitesi Spor Tesisleri Tribün İnşaatı Yapım İşi" için Ankara 43 üncü Noterliğinde 05.10.2017 tarihli adi ortaklık sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre adi ortaklığı ... ve ...'nın müştereken temsile yetkili olduklarını, davalı banka şubesinde adi ortaklık adına açılan hesaba adi ortaklığın üstlendiği söz konusu işin hak ediş bedeli olarak yatırılan toplam 955.213,38 TL'nin adi ortaklık sözleşmesi gereği çift imza ile çekilmesi gereğinin davalı bankaca göz ardı edildiğini, bu işlemlerle ilgili şikayette bulunulması üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan 2018/200158 numaralı soruşturma dosyasının derdest olduğunu, davalı şirketle yapılan şifahi görüşmelerden bir sonuç alınamadığını, paranın adi ortaklık hesabına iadesi için davalı bankaya keşide edilen ihtarnameden de bir sonuç alınamadığını ileri sürerek adi ortaklığın uhdesindeki iş ile ilgili hakediş bedeli olan 955.213,38 TL'nin haksız işlem tarihinden (843.123,38 TL'nin 26.12.2017 tarihinden, 112.000,00 TL'nin 05.03.2018 tarihinden) itibaren işleyecek ticari faizi ile davalılardan tahsili ile adi ortaklığının hesabına iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı banka vekili cevap dilekçesinde; davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığını, banka hesabının adi ortaklığa ait olduğunu, davacının tek başına dava açamayacağını, işbu davanın davalı bankaya yöneltilemeyeceğini, adi ortaklığa ait mevduat hesabının adi ortaklık tarafından verilen 10.10.2017 tarihli vekaletname uyarınca ... isimli kişi tarafından açıldığını, sonrasında ise aynı vekaletnameye dayanılarak kurumsal internet şubesi başvurusu yapıldığını, söz konusu başvuru üzerine adi ortaklık hesabı için internet bankacılığı tanımlandığını, davaya konu tüm işlemlerin ... tarafından 68227 kullanıcı no ile internet üzerinden yapıldığını, davaya konu işlemleri yapan ...'un adi ortaklığı temsile yetkili kişiler tarafından 10.10.2017 tarihli vekâletname ile yetkili kılındığını, vekâletnamede "banka hesapları açma, mevcut ve açılacak hesaplara para yatırma ve her türlü evrak ve belgeyi imzalama" yetkisi verildiğini, vekâletnamedeki yetkilerin geniş ve kapsamlı olduğunu, ...'un yapılan işlemlerde yetkili sıfatını haiz olduğunu, adi ortaklık yetkilisi ... tarafından müvekkiline 03.09.2018 tarihli ibranamenin verildiğini bu ibraname uyarınca müvekkilinin sorumluluğunun kalmadığını, davacının hakediş ödemelerinin yapılmasından yaklaşık 1 yıl boyunca sessiz kaldığını ve yetkili ... tarafından yapılan işlemleri benimseyerek icazet verdiğini, davacının kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna göre davacı vekilinin internet bankacılığı başvuru formundaki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığına dair beyanı üzerine davacı şirket temsilcisinin yazı ve imza örnekleri alınarak yapılan incelemede, belge üzerindeki imzaların davacı şirket temsilcisi ...’ın eli ürünü olmadığı 10.12.2020 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edildiğinden, dava konusu para transferlerinin adi ortaklık açısından bağlayıcı olmadığı, adi ortaklık tarafından gerçek anlamda yetkilendirilmemiş ... tarafından internet bankacılığı üzerinden işlem yapılmasında davalı bankanın da kusurlu olduğu, adi ortaklık hesabına gelen hakediş bedelinden 848.123,38 TL'sinin 26.12.2017 tarihinde, 112.000,00 TL'sinin 05.03.2018 tarihinde davalı Mimarnet İnşaat Mimarlık Müh. Mak. Tur. ve Yapı Dan. San. Tic. Ltd. Şti.'nin hesabına havale edildiği, davalı şirketin bu parayı temellük etmesinin geçerli bir hukuki sebebe dayalı olduğunun davalı tarafça kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 955.213,38 TL'nin davalılardan tahsili ile adi ortaklık hesabına ödenmesine, davalı Mimarnet İnşaat Mimarlık Müh. Mak. Tur. ve Yapı Dan. San. Tic. Ltd. Şti. yönünden alacağın 848.123,38 TL'sine 26.12.2017 tarihinden, 112.000,00 TL'sine 05.03.2018 tarihinden itibaren, davalı banka yönünden alacağın tamamına dava tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı banka vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı banka vekili istinaf dilekçesinde özetle; 29.12.2020 tarihli Jandarma Kriminal raporunda açıkça "incelemeye sunulan belgelerin yeterli verileri içermemesi sebebiyle yeterli inceleme yapılamadığı" hususu vurgulanmış olmasına rağmen itirazları dikkate alınmaksızın bu rapora istinaden davanın hukuka aykırı olarak hükme bağlandığını, davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, usulsüz işlem yapıldığı iddia olunan hesap adi ortaklık adına olduğundan hak sahibi olan adi ortaklığın dava açabileceğini, müvekkili bankanın işbu davada taraf sıfatının bulunmadığını, davacı ve davalının ortağı olduğu adi ortaklık sözleşmesinin tarafı olmadığını, Ankara 65. Noterliğinin 10.10.2017 tarihli vekâletnamesi ile ...'un adi ortaklığın iki yetkilisi tarafından müştereken "banka hesapları açmaya, hesap açılışı için gerekli olan hesap açılış sözleşmelerini ve diğer belgeleri imzalamaya, mevcut ve açılacak yeni hesaplara para yatırmaya ve her türlü evrak ve belgeyi imzalamaya" vekil tayin edildiğini, ...'un bu vekâletname ile adi ortaklığa ait mevduat hesabı açtırdığını, ticari hizmetler sözleşmesini imzaladığını ve internet bankacılığı aktivasyonunu sağladığını, müvekkili banka tarafından dava konusu para transferleri gerçekleştirilmeden önce gerekli yetki kontrollerinin yapıldığını ve vekaletnamede belirtilen geniş yetki koşulları kapsamında işlemlerin yapıldığını, kaldı ki adi ortaklık yetkili ortağı ... tarafından, müvekkili bankaya verilen 03.09.2018 tarihli ibraname ile, adi ortaklık hesaplarına ilişkin müvekkil banka nezdinde yapılan tüm iş ve işlemlerin ibra edildiğini, işbu davaya konu işlemlerin internet bankacılığı üzerinden yapıldığını, havale işlemlerinden yaklaşık 8 ay sonra, davacı tarafından ödemelerin iadesine ilişkin işbu davanın açılmasının iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile adi ortaklığı oluşturan ortaklar davacı ve davalı olarak işbu davada yer aldıklarından taraf teşkilinin sağlanmış olduğunun kabulü gerektiği, Ankara 65. Noterliği'nce düzenlenen 10.10.2017 tarihli vekaletname incelendiğinde, dava dışı ...'un adi ortaklık adına banka hesabı açmaya, hesaplara para yatırmaya, her türlü belgeyi tanzim ve imzalamaya, tüm bu hususlarla ilgili yapılması gereken iş ve işlemleri yapmaya yetkili kılındığı, vekaletnamede dava dışı ...'a adi ortaklık hesabından para çekme veya internet bankacılığı üzerinden işlem ve havale yapma konusunda yetki verilmediği, bununla birlikte 16.10.2017 tarihli 4538362 form nolu kurumsal internet ve telefon şubesi başvuru formunun adi ortaklık adına ... ve ... tarafından imzalandığı, başvuru formunda kullanıcılar başlığı altında ...'un adı soyadı ve T.C. kimlik numarasının yazılı olduğu, davacı şirket vekilinin gerek bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde gerekse davacı şirket yetkilisi ...'ın 21.10.2020 tarihli duruşmada mahkemece aslı gösterilen 16.10.2017 tarihli Kurumsal İnternet Şubesi ve Kurumsal Telefon Şubesi Başvuru Formunda, adi ortaklık kaşesi üzerine kendi adına atılı imzanın eli ürünü olmadığını belirterek işbu belgedeki adına atılı imzayı açıkça inkâr ettiği, İlk Derece Mahkemesince, imzanın inkar edildiği 16.10.2017 tarihli başvuru formundan öncesine ait mukayeseye esas davacının imzasının bulunduğu belge asıllarının getirtildiği, davacının huzurda imza örneklerinin alındığı, yaptırılan imza incelemesi sonucunda düzenlenen 10.12.2020 tarihli grafoloji raporu ile söz konusu belge üzerindeki imzaların davacı şirket temsilcisi ...’ın eli ürünü olmadığının usulüne uygun olarak tespit edildiği, bu durumda internet bankacılığı yolu ile dava dışı ... tarafından, dava dışı adi ortaklığın davalı banka nezdindeki hesabından 26.12.2017 tarihinde 848.217,58 TL, 05.03.2018 tarihinde ise 112.000,00 TL olarak davalı şirket hesabına yapılan havale işlemlerinin usulsüz olduğu ve bu usulsüz işlemler sebebiyle davalı bankanın da sorumlu olduğu anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesince davanın davalı banka yönünden kabulüne karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmediği, davacı şirket tarafından işbu usulsüz işlemlerin benimsenmediği, davacı şirketçe davalı bankaya keşide olunan bila tarihli ihtarname ile usulsüz olarak transfer edilen paraların iadesinin talep edildiği, talebinin reddedilmesi üzerine 26.10.2018 tarihli şikayet dilekçesi ile dava dışı adi ortaklığın hesabının bulunduğu Ankara İvedik Organize Sanayi Bölgesi Şubesi yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunduğu, dava konusu transfer işlemlerinden önce adi ortaklık hesabına yatırılan hakediş bedellerinin, davacı adi ortaklığı oluşturan şirketlerin yetkililerinin imzalarını içeren müşterek talimatı ile Mimarnet Ltd. Şti.'nin hesabına transfer edildiği, davalı banka vekili, dava dışı adi ortaklığın diğer ortağı olan davalı şirket yetkilisi tarafından 03.09.2018 tarihli ibraname ile ibra edildiğini iddia etmiş ise de adi ortaklık kaşesi üzerine atılı bulunan tek imzanın sahibi ... adi ortaklığı münferiden temsile yetkili olmadığından ibranamenin adi ortaklık yönünden bağlayıcı olmadığı gerekçesiyle davalı banka vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı banka vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı banka vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Çakırlar İnşaat Tic. ve Sanayi Ltd. Şti. ... adi ortaklığının davalı banka nezdindeki hesabından yetkisiz kişi tarafından internet bankacılığı aracılığıyla çekilen ve adi ortaklığın ortağı olan davalı ... hesabına aktarılan paranın adi ortaklık hesabına iadesi istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 211 inci maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ...Ş. vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:34:57