Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/4150
2024/1011
13 Şubat 2024
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/263 Esas, 2022/233Karar
DAVACILAR: 1 ...
2 ... vekilleri Avukat ...
DAVA TARİHİ: **
HÜKÜM: Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2020/994 E., 2019/893 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, 04.01.2022 tarihli ek karar ile istinaf karar harcı yatırılmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Ek kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin ek kararına ilişkin hükmü kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesinin asıl kararı yönünden ise davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerine ait kafenin 21.06.2008 tarihli ve 30.07.2008 tarihli protokollerle davalıya devredildiğini, satım bedelinin 560.000,00 TL olduğunu, davalının 30.07.2008 tarihli protokolde yazılı olduğu üzere toplam 415.000,00 TL ödeyip, geri kalan 145.000,00 TL'yi ödemediğini ileri sürerek ödenmeyen 145.000,00 TL'nin 30.07.2008 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamış, duruşmalardaki beyanında davacıların daha önce icra takibi yaptıklarını, itiraz üzerine durdurulan takibin üzerinden 6 yıl geçtiğini, bu haliyle davanın zamanaşımına uğradığını, 30.07.2008 tarihli protokolün ıslak imzalı aslında davacı vekilinin dava dilekçesinde bildirdiği ödemeler dışında 165.000,00 TL bedelli senedin de davacılara verildiğinin yazılı olduğunu, bu senedin müvekkilince ödendiğini ve davacılar tarafından üzeri çizilip iptal edilerek müvekkiline iade edildiğini, protokol aslının davacılarda olup dosyaya ibraz edilmesi gerektiğini, 165.000,00 TL bedelli iptal edilmiş senet fotokopisini dosyaya sunduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından sunulan fotokopi 21.06.2008 ve 30.07.2008 tarihli belgelere göre, taraflar arasında iş yerinin 560.000,00 TL karşılığı devredildiği ve davalı tarafından 415.000,00 TL ödeme yapıldığı, davalı tarafça davacının sunduğu fotokopi belge kabul edilmemekle beraber davalı taraf böyle bir belge olmadığını inkar etmemekte sadece kabul edilen ödemelerde 165.000,00 TL senet de olduğunu beyan ettiği, davalının 165.000,00 TL bedelli fotokopi senet sunduğu ve senet bedelini ödediğinin asıl belgede yazdığını ileri sürdüğü, böylece davalı esasen davacıya senet miktarı kadar borçlu olduğunu kabullendiği ancak bunu ödediğini ve asıl belgede ödemenin yazdığını belirttiği, ödeme iddiasında bulunan tarafın bunu ispat etmesi gerektiği ve davalı tarafça senet bedelini ödediğine dair delil sunulmadığı ve davacının talebinin senet miktarını aşmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 04.01.2022 tarihli ek kararı ile Mahkemenin 12.10.2021 tarih 2020/994 E., 2021/893K. sayılı karar hakkında davalı vekili tarafından 18.11.2021 tarihli dilekçesi ile istinaf yoluna başvurulmuş ise de, istinaf defterine kayıt yapılan dilekçenin istinaf karar harcının eksik yatırıldığı, yatırılması gereken harç hususunda 29.11.2021 tarihli muhtırasının davalı vekiline 06.12.2021 tarihinde tebliğ edildiği, tebliğ tarihinden itibaren muhtıra gereği bir haftalık kesin süre içerisinde yatırılması gereken istinaf karar harcının yatırılmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 344 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca davalı vekili tarafından istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen ek kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 18.11.2021 tarihinde henüz gerekçeli karar tebliğ edilmeden UYAP üzerinde yüklü olan kararın incelenerek istinaf edildiği, dilekçenin aynı tarihte ön büroya sunulduğu gibi ön büroda hesaplanan istinaf avansı, karar harcı(maktu) ve başvurma harcının yatırıldığı, mahkemece daha sonra gerekçeli karar ve muhtıranın gönderildiği ve muhtırada istinaf karar harcının dosyaya yatırılması gerektiğinin ifade edildiği oysa harcın mahkeme veznesine yatırılacağı bu nedenle muhtıranını hataen gönderildiği izleniminin oluştuğu, içeriği itibarı ile yanıltmaya matuf olması nedeniyle geçersiz olup, usulüne uygun olmadığı, bu nedenle harcın süresinde yatırılmadığından bahisle mahkemece verilen 04.01.2022 tarihli "istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına" dair kararın kaldırılarak harcın 07.01.2022 tarihinde tamamlandığı da gözönüne alınıp, işin esasının incelenerek davanın kabulüne ilişkin kararının kaldırılmasını, belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece davalı vekiline gönderilen 29.11.2021 tarihli muhtırada, tamamlanması gereken harcın " mahkeme veznesi" yerine "dosyaya yatırılması" ifadesi yanıltıcı nitelikte olduğundan 6100 sayılı Kanun'un 344 üncü maddesine uygun bulunmayan muhtıranın geçersiz olmasına ve davalı vekili tarafından eksik istinaf harcının 07.02.2022 tarihinde yatırılmasına göre; İlk Derece Mahkemesinin yerinde olmayan 04.01.2022 tarihli ek kararının kaldırılmasına ve istinaf başvurusunun esastan incelenmesine geçildiği, davacılar tarafından ibraz edilen 21.06.2008 ve 30.07.2008 tarihli protokollere göre, davacılar tarafından işletilen Ehlikeyf Cafe adlı işyerinin 560.000,00 TL bedel karşılığında davalıya devredildiği ve bu bedelin 6.000,00 TL'sinin kapora, 147.000,00 TL'sinin nakit ve 12.000,00 TL'sinin elden, davalıya ait 250.000,00 TL değerindeki taşınmazın ise davacılardan ... 'a tapuda devredilerek satım bedelinden toplam 415.000,00 TL'nin ödendiğinin dosya kapsamı ile ... olup, taraflar arasında da ihtilafsız olduğu, davalı tarafın 415.000,00 TL ödeme dışında, bakiye 165.000,00 TL'nin, davacılar lehine düzenlenen 05.03.2009 keşide, 05.12.2009 vade tarihli 165.000,00 TL bedelli senetle ödendiğini böylece davacılara borcunun kalmadığını, 30.07.2008 tarihli protokol ... sunulduğunda senet bedelinin ödendiğinin yazılı olduğunun görüleceğini ve keşidecisi davalı olan üzeri çizili senet fotokopisini ibraz ettiği, davalı tarafın 30.07.2008 tarihli devir protokolünü inkar etmeyip aksine devir bedelinin tamamının ödendiğini savunduğu, bu durumda, devir bedelinden ihtilafa konu 145.000,00 TL'nin ödenmiş olduğunu yazılı belge ile ispat yükünün davalıya ait olduğu, davalı tarafından 165.000,00 TL tutarlı senedin davacılara teslim edildiği ve bedelinin ödendiği konusunda yazılı bir belge sunulmadığı, her ne kadar 30.07.2008 tarihli protokol ... üzerinde bu senedin ve bedelinin ödendiğinin yazılı olduğu ve belge aslının davacılar tarafından ibrazı halinde ödemenin ispatlanacağı ileri sürülmüşse de; davacı tarafından sunulan fotokopi belge içeriğinde yazılı iş yeri devir işlemi ve devir bedelinin davalının kabulünde olması, ödeme savunmasını ispat yükünün davalı üzerinde bulunması ve davalı tarafından bu yönde yazılı bir delil sunulamamasına göre ilk derece mahkemesince yazılı olduğu şekilde davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalının İlk Derece Mahkemesinin ek kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile ek kararın kaldırılmasına, davalının İlk Derece Mahkemesinin asıl kararına yönelik istinaf başvurusunun ise esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin asıl kararına yönelik istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, işyeri devir protokolü kapsamında devir bedelinin ödenmeyen kısmın tahsili istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6 ncı maddesi,
- Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:24:37