Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/580
2023/983
20 Şubat 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2020/130 Esas, 2021/51 Karar
HÜKÜM: Kısmen kabul
BİRLEŞEN DAVALAR: Erzurum 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/307 E.
Erzurum 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/409 E.
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davacıya ait aracın arızalanması üzerine davalı ... Ulakat'a ait ve sürücülüğünü davalı ...'ın yaptığı araca yüklenerek tamir için Erzurum'a nakledilmek istendiğini, aracın freninin patlaması neticesi ters döndüğünü, üzerinde bulunan davacıya ait aracın 2 metre yükseklikten Jandarma Alay Komutanlığı bahçesine düşmesiyle araç içerisinde bulunan görevli memurlar ile araç sürücüsü ve yardımcısının yaralanmasına sebep olunduğunu, araç üzerine yüklü müvekkili Bakanlığa ait araç içerisinde bulunan görevli polis memurlarına İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun ve yönetmelik gereğince yapılan hesaplama neticesinde toplam 676,31 TL tutarında nakdi tazminat ödendiğini, polis memurlarından ...'in bu kazada yaralanması sebebiyle %15 oranında malul olduğu yolundaki heyet raporununa istinaden maddi ve manevi tazminat talebi ile davacı aleyhine idare mahkemesinde açılan davada hükmedilen bedel ile masraflar toplamı 99.423,31 TL'nin Ankara 23. İcra Müdürlüğünün 2007/11886 E. sayılı takip dosyasına ödendiğini ileri sürerek 676,31 TL nakdi tazminatın ve ...'e söz konusu kazada yaralanması sebebiyle mahkeme kararına istinaden ödenen 99.423,31 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, birleşen 2009/307 E. sayılı dosyada; icra dosyasına vekalet ücreti olarak 9.020,73 TL ödendiğini belirterek bu meblağın ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş, birleşen 2016/409 E. sayılı dosyada Erzurum 2. İdare Mahkemesinin 2008/1539 E. sayılı dosyasına istinaden 618.162,05 TL daha ödeme yapıldığını ileri sürerek bu meblağın da ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... cevap dilekçesinde; olay tarihinde şoförü olduğu kamyonun arızalı olması sebebiyle Erzurum'a tamire getirecekken özel harekat timlerinin kendilerinin panzerinin arızalandığını, Erzurum'a ağır bakıma gitmesi gerektiğini ve bu aracı kamyonuna yükleyip götürmesi şeklinde hukuk dışı baskıda bulunarak arızalı kamyona panzeri yüklettiklerini, Palandöken dağı inişinde zaten arızalı olan kamyonun freninin patladığını, aracın kontrolünden çıktığını ve devrilmesi sonucunda ağır yaralandığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde; aracın davacı idare tarafından tutulduğuna fiş veya fatura bulunmadığını, müvekkiline bir ücret ödenmediğini, aracın müvekkilinin rızası dışında tutulduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 08.04.2010 tarih, 2008/340 E. ve 2010/1979 K. sayılı kararı ile yol güzergahının şoför tarafından belirlenmediği, kamyonun istiap haddi dikkate alındığında yükün taşımaya uygun olduğu, kazanın aracın freninin patlaması sonucu teknik bir arızadan meydana geldiği, gerek araç şoförü gerekse araç malikinin bir kusurlarının bulunduğunun ispatlanamadığı, davalıların sorumluluklarının bulunmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, karar asıl ve birleşen dava davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B.(Birinci) Bozma Kararı
Dairemizin 23.05.2012 tarih, 2012/4427 E. ve 2012/8629 K. sayılı kararıyla; taşıyıcının somut olaydan kaçınabilmek için tedbirli bir taşıyıcıdan beklenen özeni fiilen gösterdiğini ispatlamadıkça sorumluluktan kurtulamayacağı, aksine bu olaydan kaçınabilmek için tedbirli bir taşıyıcıdan beklenen dikkat ve özeni gösterdiğini ispatla mükellef olduğu, bu suretle, olaydaki fren patlaması sonucu oluşan teknik arızanın, taşıyıcıyı sorumluluktan kurtarmayacağının kabulünün gerektiği, ayrıca araç maliki davalı ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu' nun 85 vd. maddeleri uyarınca işleten olup aynı Kanun'un 86 ncı maddesi gereğince sürücünün kusuru olmasa da araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş ise işletenin sorumluluktan kurtulmasının mümkün olmadığı, bu durumda, fren patlaması sonucu kazanın meydana gelmesine sebep olan teknik arızanın taşıyıcının sorumluluğunu ortadan kaldıran bir sebep olmadığı, bu nedenle taşıyıcı olan davalıların sorumlu tutulması, davalı ... 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 85 vd. maddeleri uyarınca işleten olarak da sorumluluğunun bulunduğunun gözetilmesi, tazminat miktarı yönünden gerekli inceleme ve değerlendirmenin yapılması gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 09.04.2019 tarih, 2012/595 E. ve 2019/186 K. sayılı kararı ile Adli Tıp Kurumu raporuna göre kazaya neden olan arızanın öngörülemez nitelikte bir arıza olduğu, şoförün kusurunun bulunmadığı, kazanın gerçekleşmesinde davacı tarafın ağır kusurunun bulunduğu, esas olarak taşımayı yaptıranların gerekli özen ve dikkati göstermediği, iyi niyetle polis memurlarına bir menfaati olmadan yardım etmiş olan davalı araç malikinin yüksek miktarda tazminat yükü altında bırakmanın hakkaniyete aykırı olduğu, kanunun katı lafzi yorumlanmasının hakkaniyet ve adalet duyguları ile bağdaşmayacağı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
D. İkinci Bozma Kararı
Dairemizin 12.02.2020 tarih, 2019/3160 E. ve 2020/1307 K. sayılı kararıyla mahkemece, uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamında da belirtildiği üzere, fren patlaması sonucu oluşan teknik arızanın taşıyıcıyı sorumluluktan kurtarmayacağı kabul edilerek tazminat miktarı yönünden hesaplama yapılıp, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda 2918 sayılı KTK’nun 86 ncı maddesi çerçevesinde hüküm tesisi gerekirken anılan hususlar nazara alınmaksızın, yanılgılı değerlendirme ile karar verilmesinin doğru olmadığı, bozma sebep ve şekline göre davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmediği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
E. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece 18.02.2021 tarih, 2020/130 E. ve 2021/51 K. sayılı kararı ile; gerek bozma öncesi alınan Adli Tıp Kurumu raporunda, gerekse Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin en son tarihli bozma ilamında da belirtildiği üzere, davalı ..., araç işleteni olması nedeni ile kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat edemediği sürece kusursuz sorumluluk ilkelerine göre sorumlu olduğu, davalının da gerek bozma öncesinde, gerekse bozma sonrasında bu hususta herhangi bir delil sunmamış olduğu gibi herhangi bir iddiasının da bulunmadığı, bu itibarla, davacı idare tarafından yapılan tüm ödemelerden davalı ...'ın sorumlu olup davacı idarenin rücu hakkı olduğu, ancak, olayın meydana geldiği kaza tarihi 1995 yılı olmakla mahallin Ohal bölgesi olması , dönemin konjektürel yapısı , aracı durdurup zırhlı aracı yüklemek isteyenlerin özel harekat polisleri olması gibi hususlar dikkate alındığında davalıların taşıma işine onay vermemelerinin mümkün olmadığı, kaldı ki kendi araçlarının da tamire gittiğini arızalı olduğunu beyan ettikleri, davalıların herhangi bir ücret almadıkları da dikkate alındığında, taşımanın bir anlamda hatır taşıması olarak kabul edilmesi gerektiği, taşıması yapılan zırhlı aracın usulüne uygun olarak temin edilecek kamuya ait araçlar ile ya da usulüne uygun yapılacak taşıma sözleşmesi ile özel kişiler aracılığı ile taşıtılması gerekmekte iken bu hususlara aykırı davranıldığı, kamu hizmetinin, faaliyeti yürüten örgütün niteliklerinden bağımsız olarak, yalnızca faaliyetin niteliğine bakılarak tanımlandığı, buna göre kamu hizmetinin, tatmininde kamu yararı olan toplumsal bir ihtiyacı karşılayan, yani kamu yararına yürütülen faaliyet olduğu, bu açıdan bakıldığında, davalılarca, davacı kuruma ait aracın tamir için taşınması işlemi niteliği itibarı ile görülen bir kamu hizmeti olduğu, davacı idare tarafından ödenen tazminatın tamamının davalılardan rücu etmesinin gerek Yargıtay uygulamalarına, gerek kamu vicdanına uymayacağı, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 44 üncü maddesi de gözetilerek %70 oranında takdiri indirim yapılmasının yerinde olduğu gerekçesiyle davalı ... yönünden asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne, asıl dava yönünden 30.029,88 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, birleşen 2009/307 E. sayılı davada 2.706,19 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, birleşen Erzurum 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/409 E. sayılı dosyasında 185.448,61 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, davalı ... yönünden asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; meydana gelen zarardan her iki davalının da müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını,
Davalı ... aleyhine açılan davanın usulden reddine karar verildiği bu nedenle davacı idare aleyhine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini,
Alınan bilirkişi raporunda davalı ...'ın %100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini mahkemece %70 hakkaniyet indiriminin yapılmasının olayın içeriğine, tarafların kusuruna ve adalet ilkesine aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı idareye ait aracın taşınması sırasında meydana gelen kaza sebebiyle davacı tarafından yaralananlara ödenmek zorunda kalınan meblağların davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 inci vd maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 44 üncü maddesi
- Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple ;
Asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davacıdan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesi atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440 ıncı maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
20.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:32:35