Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/8220

Karar No

2023/888

Karar Tarihi

15 Şubat 2023

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

HÜKÜM: Esastan ret

Taraflar arasındaki vekaletin kötüye kullanılması ve hisse senedi satışından kaynaklanan alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın ...'ın mirasçıları yönünden reddine, davalı ... yönünden lotların iadesi talebinin reddine, alacak talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan ...'ın müvekkilinin adına hareketle Çemtaş Çelik Makina San. ve Tic. A.Ş.'ye ait 320.000,00 LOD ve 399.080,00 TL değerindeki hisse senetlerini satın aldığını, bu davalı tarafından vekaleten bu hisse senetlerinin alındığına dair bizzat ... ...'ın el yazısı ve imzasını içeren belgeleri dava dilekçesine eklediklerini; ancak daha sonra davalı ...'ın bu hisse senetlerini güvene dayalı olarak diğer davalı ...'ne kullanması karşılığında verdiğini ve bunun karşılığında Türkiye Garanti Bankası A.Ş. ...Şubesi'ne ait keşide yeri İstanbul, keşide tarihi 23.04.2011 olan 300.000,00 TL bedelli çekin müvekkili ... adına düzenlendiğini, çekin 25.04.2011 tarihinde bankaya ibraz edildiğini; ancak karşılıksız çıktığını, müvekkili tarafından hisse senetlerinin kendisine teslimi için davalılara ihtar çekildiğini, bu ihtara davalılardan ...'nin cevap vermediğini, diğer davalının cevap verip, belge örneği istediğini, bunun üzerine yeniden ihtar gönderildiğini; ancak cevap alınamadığını ayrıca davalı ...'ne, çekin karşılıksız çıktığı bildirilerek derhal ödenmesinin ihtar edildiğini fakat yine bir cevap alınamadığını, Çemtaş Çelik Makina San. ve Tic. A.Ş.'ye ait 320.000,00 LOD hisse senedinin müvekkiline teslim edilmemesi ve müvekkili adına düzenlenen çekin de ödenmemiş olmasından dolayı müvekkilinin mağdur olduğunu belirterek hisse senetlerinin müvekkiline teslim edilmesine, bu mümkün görülmezse hisse senetlerinin dava tarihindeki değerleri itibarıyla ve fazlaya ait hakları saklı kalmak kaydı ile 30.000,00 TL'nin 23.04.2011 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında, iadesi talep edilen hisse senetlerinin bildirilen 399.080,00 TL değeri üzerinden eksik harç ikmal edilmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ...' vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin vekaleten davacı adına olan hisseleri davalı ...'ne verdiğini, karşılığında 300.000,00 TL bedelli çeki aldığını, bunun davacının bilgisi dahilinde gerçekleştiğini, çeki davacıya verdiğini, davacının çeki kabul ettiğini, böylece müvekkilinin hisse senetlerinin devrine karşılık, devir bedeli olarak çekleri alıp vekil edene vermesi ile birlikte sorumluluğunun sona erdiğini, zira çekin itirazi kayıtsız olarak davacı tarafından kabul edildiğini, çek karşılıksız çıkmışsa davacının diğer davalıdan bedelini isteyebileceğini, müvekkilinin bu ilişkide herhangi bir kusur ya da sorumluluğunun bulunmadığını, davacının 1,5 yıl kadar sonra çekten dolayı ilamsız takip yaptığını, itiraz nedeniyle takibin durduğunu, bu nedenle alacağını tahsil edemediğini belirterek müvekkili yönünden davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... ...yargılama sırasında 26.01.2014 tarihinde vefat etmiş, dosyaya sunulan veraset ilamı gereğince mirasçıları davaya dahil edilmiş, mirasçılar vekili yargılamayı takip etmiştir.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; ticari ilişkinin davacı ile diğer davalı arasında olduğunu, davacı ile davalı ... arasındaki alım satım ve vekalet ilişkisinden dolayı müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, müvekkilinin söz konusu çeki de diğer davalıya verdiğini, davacıyı hiç tanımadığını, davacının söz konusu çeki eline geçirdikten 1,5 yıl sonra, ibraz süresi geçtikten sonra takibe koyması nedeniyle kambiyo niteliğinin kaybolduğunu, müvekkilinin çekin lehtarına borcu olmadığını, hiç bir somut delil olmadan güvene dayalı hisse senedi devredildiği iddiasını da kabul etmediklerini savunarak davanın müvekkili yönünden reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalılardan ... arasında hisse senetlerinin alımı ve devri yönünden bir vekalet ilişkisinin bulunduğu, senetlerin diğer davalıya verilmesi karşılığında alındığı kabul edilen çekin alınıp, ibraz edilip, icra takibine konması ve alınırken herhangi bir itirazın söz konusu olmaması nedeniyle davalılardan ...'ın vekillik görevini yerine getirdiği, hisse devri karşılığında çeki alıp, davacıya vermesi, davacının da itirazsız olarak bunu alması ile vekil olarak sorumluluğunun sona erdiği, kendisine çekin tahsiline ilişkin bir görev yüklemenin mümkün olmadığı gerekçesiyle davalı ... ... 'ın mirasçıları yönünden davanın reddine, davalının keşide ettiği çeki bizzat ... lehine değil davacı lehine keşide ettiği, davacının çekte lehtar olduğu, çekin keşide tarihinden 2 gün sonra ibraz edildiği ve karşılıksız çıktığı, çekin zamanaşımına uğradığı; ancak buradaki zamanaşımının defi niteliğinde olduğu, davalı ... tarafından zamanaşımı itirazının yapılmadığı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un (6098 sayılı Kanun) 235 inci maddesinin son fıkrası (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 211 inci maddesinin son fıkrası) gereğince davacının dönme hakkı bulunmadığı, çekin hisse senetlerinin devrinden sonra tahsil amaçlı alındığının sabit olduğu, davalının çek dışındaki hiç bir ilişkiyi kabul etmediği, aksine bir ilişki bulunduğunun da yazılı delille ispatlanamadığı; ancak bedelinin istenebileceği gerekçesiyle davalı ... yönünden lotların iadesi talebinin reddine, alacak talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen vekâletname uyarınca davalı ...’ın müvekkili adına banka hesabı açmaya, banka hesaplarına para yatırmaya ve çekmeye yetkisi bulunduğunu, vekil sıfatıyla bankaya ... tarafından ibraz edildiğini, müvekkilinin rızası ve bilgisi dışında ... tarafından Çemtaş Çelik Makine San. ve Tic. A.Ş.’ye ait 69.267 lot hisse senedinin müvekkili adına alındığını, bu miktardaki söz konusu hisse senedinin davalı ... avukatı tarafından dosyaya sunulan beyanla da müvekkil ... adına alınmış olduğunun kabul ve ikrar edildiğini, benzer alımlarla müvekkili adına ... tarafından satın alınan hisse senetlerinin, 16.03.2007 tarihinden sonra da split yaptığını, müvekkile ait hisse senetlerinin sayısının daha da arttığını ve haliyle değerinin de yükseldiğini, hal böyle iken ...'ın müvekkilinin rızası hilafına diğer davalı ...'ye bu hisse senetlerini devir ve teslim ettiğini, bu hisse senetleri karşılığında 300.000,00 TL bedelli çeki alarak, davalı müteveffa ... tarafından müvekkilinin zararına sebebiyet verildiğinin sabit olduğunu, vekil konumundaki davalı müteveffa ...'ın, ...'nin içerisinde bulunduğu ekonomik ve mali durumu bildiğini ve vekil olarak özen borcunu yerine getirmeyerek, almış olduğu ve gününde karşılıksız çıkan çek nedeniyle müvekkilinin zararına sebebiyet verdiğini, davalı müteveffa ...'ın bu şekilde bir işlemi, vekil sıfatıyla gerçekleştirebilmesi için kendisini vekil tayin eden müvekkili ...'un açık ve yazılı bir talimatını almış olması gerektiğini, aksi yöndeki davranış 6098 sayılı Kanun'un 505 ve devamı hükümleri uyarınca sorumluluğuna yol açacağını ileri sürerek kararın kaldırılmasını, hisse senetlerinin müvekkiline teslimi yönünden Mahkeme kararının düzeltilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, vekaletin kötüye kullanılması ve hisse senedi satışından kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6098 sayılı Kanun'un 235 inci, 505 inci ve devamı maddeleri

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Özellikle dava konusu çek 23.04.2011 keşide tarihli olup 25.04.2011 tarihinde vekil tarafından bankaya ibraz edildiğine göre davacı vekilinin tüm temyiz taleplerinin reddi gerekmiştir.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.02.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

(M)

KARŞI OY

Somut uyuşmazlıkta,

Beşiktaş 9. Noterliği'nin 26.10.1999 tarihli vekaletnamesi ile davacı tarafından vekil olarak tayin edilen davalı ... Ulbatur tarafından vekalet kapsamında davacı adına Çemtaş Çelik Mak. San. ve Tic. A.Ş. hisse senetleri satın alındığı, hisse senetlerinin davalınında kabulünde olduğu üzere davalı vekil tarafından diğer davalıya güvene dayalı olarak verildiği, karşılığında davalı ... tarafından davacı adına düzenlenen 23.04.2011 tarihli 300.000,00 TL bedelli çekin davalı vekile teslim edildiği, çekin davalı vekil tarafından 25.11.2011 tarihinde muhatap bankaya ibrazında karşılığının bulunmadığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.

6098 sayılı TBK 506/2 maddesinde "vekilin üstlendiği iş ve hizmetleri, vekalet verenin haklı menfaatlerini gözeterek sadakat ve özenle yürütmekle yükümlü" olduğu düzenlenmiştir.

Vekilin, vekaletname kapsamında davacı adına hisse senetleri satın aldığı, yine aynı yetki kapsamında diğer davalı ...'ne devrettiği, devir karşılığı 23.04.2011 tarihli çekin vekil davalı tarafından alındığı ve 25.04.2011 tarihinde bankaya ibraz edildiği, karşılığı çıkmayan çekin daha sonra vekil tarafından davacıya teslim edildiği, davacının da Kadıköy 5. İcra Müdürlüğü'nün 2012/25474 sayılı dosyasında keşideci aleyhine genel haciz yolu ile icra takibi yaptığı, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.

TBK 506/2 maddesine göre vekil, üstlendiği vekalet borcunun konusunu oluşturan iş ve hizmetleri, vekalet verenin haklı menfaatini gözeterek yürütmek zorundadır. Burada vekilin objektif özeni söz konusudur.

Hisse senetlerinin devrine karşılık davalı ...'den 23.04.2011 tarihli çeki alan davalı vekilin, çekin karşılıksız çıkmasından sonra zaman aşımı süresi içerisinde çeki davacıya teslim ettiği davalı vekil tarafından ispatlanmış değildir.

Hisse devir bedeli olarak çeki alan davalı vekilin, hisseleri davalı Zekiye devrinde ve aldığı çekin karşılıksız çıkmasında vekalet görevini özenle ifa ettiği ve kusursuz olduğunu ispat yükü davalı vekil üzerindedir.

Karşılıksız çekin davalı vekil tarafından davacıya iade edilmesi ve davacı tarafından keşideci aleyhinde genel haciz yolu ile icra takibi yapılmış olması vekilin ibra edildiği sonucunu doğurmayacağı gibi TBK 506/2 maddesinden kaynaklanan sorumluluğunu da ortadan kaldırmamaktadır.

Sonuç olarak, özen borcunu ihlal eden davalı vekil kusursuz olduğunu ispat edememesi nedeniyle davacı zararından sorumludur.

Davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz isteminin kabulü ile kararın bozulmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davacının temyiz isteminin reddi ile kararın onanmasına ilişkin çoğunluk görüşüne karşıyım.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafkarartemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderecekarşı

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:34:00

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim