Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/5370
2023/884
15 Şubat 2023
MAHKEMESİ: Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
HÜKÜM: Davanın reddi
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle değişik gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında danışmanlık ve işbirliği sözleşmesi imzalandığını, buna göre davalı ürünlerinin sunum ve pazarlanmasında davacının tek yetkili satıcı olduğunu, davalı tarafın müvekkilinin aracılık ettiği müşterilerle yapılan sözleşmelerden doğan komisyon ücretlerini ödemediğini, müvekkiline herhangi bir bilgi verilmeden Adana, Antalya, Ankara, İstanbul, Muğla, Mersin gibi bölgelerde alt bayileri aracılığıyla sözleşme konusu ürünü pazarladığı ve yine bu illerdeki alt bayilerine mal satıp bunlar aracılığıyla akaryakıt dağıtım istasyonlarına satış yapılmasını sağladığını, sözleşme hükmünün ihlal edildiğini, bu ihlallerin fesih ihtarnamesi ile davalı tarafa bildirildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000 Amerikan doları karşılığı 182.500,00 TL cezai şart ve 15.207,86 TL komisyon alacağı olmak üzere toplam 197.707,86 TL’nin fesih tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirdiğini, sözleşmenin 6.3. maddesi gereğince davacının komisyon ücretine hak kazanması için komisyon miktarının belirlenmesine yönelik ek sözleşme yapılması gerektiğini, davacının tek taraflı olarak komisyon oranı belirleyip kendi lehine komisyon alacağı tahakkuk ettirmesinin sözleşme hükümlerine aykırı olduğunu, müvekkilinin davacıyı ek sözleşme yapmaya davet etmiş ise de davacının bu davete icabet etmediğini, müvekkilinin sözleşmeye aykırı düzenlenen faturaları iade ettiğini, davacının haksız olarak sözleşmeyi feshettiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşmenin konusunun, üretici olan davalı ile belirlenen bölgede 3 üncü kişiler arasında sözleşme kurulmasına aracılık yapmak olduğu, bu nedenle sözleşmenin tek satıcılık sözleşmesi olarak değerlendirilemeyeceği, davacının sözleşme kapsamında ücret talebinde bulunabilmesi için aracılık ettiği müşterilerle üretici arasında sözleşmenin yapılması, bu sözleşmeden sonra üretici ile kendisi arasında komisyon ek sözleşmesi yapılması ve komisyon ek sözleşmesinden sonra üretici ile müşteri arasında yapılan sözleşmeden doğan alacağın üreticiye ödendiğini ispat etmesi gerektiği; ancak davacının aracılık ettiği bir sözleşmenin kurulduğunu ispat edemediği, davacının ticari defterlerinde davalıdan komisyon alacaklısı olduğunun tespit edilemediği gibi davalının davacıdan alacaklı olduğu sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle komisyon alacağı bakımından talebin yerinde olmadığı, sözleşmenin davacı tarafından feshedildiği ve feshin davalının kusurundan kaynaklandığının ispat edilemediği ve cezai şart isteminin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 179 uncu maddesine aykırı olduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin aracılık ettiği sözleşmelerden dolayı dava konusu komisyon ücretlerine ilişkin faturaların düzenlendiğini, sözleşmede ücret oranın belirlenmesi için yapılması zorunlu ek sözleşmelerin davalının müvekkiline bilgi vermeden, müvekkilini saf dışı bırakarak sözleşmede belirtilen tek satıcılık yetkisine aykırı olacak şekilde gizli satışlar yapmasından ve tarafların bir araya gelip sözleşme yapamayacak derecede iletişimi çıkmaza sokmasından dolayı yapılamadığını, bunun üzerine müvekkilince tek taraflı faturalar düzenlenmek zorunda kalındığını, bu faturalardan 11.07.2011 tarihli 5.900 TL bedelli faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu, sözleşmenin haklı nedenlerle feshedildiğini, cezai şart alacağı koşullarının doğduğunu, dosyada alınan raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla kapsamlı rapor alınmadığını, 16.07.2018 tarihli raporu düzenleyen heyete sektör bilirkişi atanmış olmasına karşın, kimya mühendisi bilirkişisinin katılımıyla söz konusu raporun düzenlendiğini, karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının kendi ticari defterlerinde, dava konusu komisyon faturalarından dolayı davalıdan alacaklı olmadığı bilakis davalının davacıdan alacaklı olduğunun tespiti karşısında, davacının davalıdan komisyon alacağının bulunmadığı sonucuna varıldığı, taraflar arasındaki sözleşmede kararlaştırılan cezai şart bakımından ise sözleşmenin haklı nedenle feshine dayalı bir cezai şart olmadığı, ifaya ekli cezai şart niteliğinde olduğu, sözleşmenin davacı tarafça feshedilmesi nedeniyle sözleşme hükmü gereği, feshe bağlı cezai şart talep edemeyeceği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile sonucu itibari ile doğru olan İlk Derece Mahkemesinin kararının gerekçesi düzeltilerek davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki sözleşmeye dayalı komisyon alacağı ve sözleşmede kararlaştırılan cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6098 sayılı Kanun'un 179 uncu maddesi
- Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
- Dava, taraflar arasında düzenlenen danışmanlık ve tek yetkili satıcılık sözleşmesinin ihlali nedeniyle sözleşmenin haklı nedenle feshinden kaynaklanan komisyon ve sözleşmede kararlaştırılan cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir.
3.İlk Derece Mahkemesince, yukarıda belirtilen gerekçe doğrultusunda davanın reddine, Bölge Adliye Mahkemesince ise değişik gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin değişik gerekçesi, taraflar arasında 01.07.2011 tarihinde imzalanan "Danışmanlık ve İşbirliği Sözleşmesi" başlıklı sözleşmede haiz olan 3 üncü madde ve 10 uncu madde hükümlerinin yorumlanmasından kaynaklanmaktadır. Ancak taraflar arasındaki sözleşme, “Danışmanlık ve Tek Satıcılık” sözleşmesidir. Üretici saklı tutmadıkça ilgili bölgeye mal satamaz. Bu durum sözleşmeye aykırı olup ve sözleşmenin 10 uncu maddesine göre cezai şartı gerektirir. Bu şart ifaya ekli cezai şart değil ifadan bağımsız bir cezai şarttır.
4.Davacı ihtara rağmen dava konusu komisyon alacağına ilişkin faturaların ödememesi ve sözleşmede kendisine tanınan tek yetkili satıcılık hakkını davalının satış bölgesine satış yaparak ihlal etmesini gerekçe göstererek sözleşmeyi feshederek cezai şartın tahsilini istemiş ve davalının defterlerine delil olarak dayanmıştır. Bu durumda Mahkemece davacının tek satıcılık sözleşmesi kapsamındaki bölgeye satış yapıp yapmadığının belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı vekilin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.02.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
(Karşı Oy)
K A R Ş I O Y
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediği ve kararın onanması gerektiğini düşündüğümden sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:34:00