Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/6222

Karar No

2023/874

Karar Tarihi

15 Şubat 2023

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13.Hukuk Dairesi

SAYISI: 2019/1789 Esas, 2021/883 Karar

HÜKÜM: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 7.Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2018/612 E. 2019/516 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında imzalanan sözleşme kapsamında müvekkilinin borçlu olarak yer aldığı 900.000,00 TL'lik kambiyo evrakının karşılıksız çıktığını, müvekili şirketin müşterilerinden keşide ederek davalıya teslim ettiği 1.350,672,00 TL'lik çekinde karşılıksız çıktığını, müvekkili şirketin davalıya 6.785,670,00 TL ileri vadeli riski olduğunu, cari hesabın katedildiğini, buna istinaden davalı tarafından müvekkili şirkete ihtarname gönderildiğini, müvekkilince bu ihtara cevap verildiğini, müvekkilinin müşterilerinden ve alt bayilerden alıp davalıya cirolayıp teslim ettiği evrakların cari hesap borcundan düşüldüğünü, bu evrakların risk olarak değerlendirildiğini ve davalı tarafından müvekkili yerine müşterilere ya da bayilere teslim edilmesine rağmen müvekkili şirketten bu evrakların iadesinin istendiğini, müvekkilinin davalıya iki ayrı kıymetli evrak verdiğini ileri sürerek, müvekkili şirketin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve davalıdan şimdilik 10.000,00 TL'nin reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının talebini açıkça belirtmediğini, müvekkili ile davacı arasında yetkili satıcılık sözleşmesi bulunduğunu, bu sözleşme gereğince davacının müvekkili şirketten mal satın aldığını, bu satımdan kaynaklı borca ilişkin ödemelerini ileri vadeli kıymetli evrak teslimi ile gerçekleştirmekte olduğunu, davacının hali hazırda müvekkili şirket cari hesaplarına işlenmiş 3.423.500,00 TL vadesi gelmemiş risk borcu bulunduğunu, kıymetli evrakın gününde ödenmemesi halinde 1.000.000,00 TL kısmının karşılıksız kalarak, davacının borçlu olacağının kuvvetle muhtemel olduğunu, davacının iddialarının gerçek olmadığını, davacı şirketin müvekkili şirkete 19.07.2018 tarihi itibari ile 1.211.918,53 TL borcunun bulunduğunu, davacı ile müvekkili arasında yetkili satıcılık sözleşmesi ve delil sözleşmesinin mevcut olduğunu, davacının borcun kabul ve ikrarına ilişkin müvekkili şirket ile yapmış olduğu 17.10.2017 tarihli protokolün olduğunu savunarak, haksız ve usulsüz olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında 01.01.2001 tarihli Tek Satıcılık Sözleşmesi düzenlendiği ve buna istinaden cari hesap ilişkisi kurulduğu, sözleşmenin 13 üncü maddesinde taraflar arasında sözleşmeden doğacak her türlü ihtilafta davalı şirket kayıtlarının kesin ve münhasır delil gücüne sahip olacağının hükme bağlandığı, incelenen davalı defterlerine göre dava tarihi itibariyle davalının davacıdan alacaklı olduğunun tespit edildiği, davacının cari hesaptan kaynaklı alacak talebini ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin ticari defterleri incelenmeden hazırlanan bilirkişi raporuna dayanarak hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, müşterilere ve alt bayilere satışlar sadece müvekkili şirket üzerinden yapıldığını, bu müşterilerin ürün bedeli olan kıymetli evrakları resmiyette müvekkiline vermiş gibi gösterildiğini, ancak davalı şirketin personelleri tarafından kıymetli evrakın müvekkiline cirolatılıp davalının personeli tarafından teslim alındığını, böylece davalı şirketin ürün alan firma ile beraber müvekkilini de borçlandırmakta olduğunu, davalının diğer müşteriler tarafından kendisine karşı açılan davalarda iyi niyetli üçüncü şahıs rolünü oynamak istediğini, keşide ettiği iki ihtarnamede de farklı rakam alacağı olduğunu bildiren davalı yanın cari hesap mutabakatı yapıldığı iddiasının yersiz olduğunu, davalı şirketin müvekkiline ait taşınmaz üzerine kurduğu ipotek nedeniyle kullandığı taşınmazın satıldığı, kabul anlamına gelmemek üzere bu satıştan elde edilen meblağın iddia edilen borçtan düşülmesi gerektiği davalının tüm riskli işlemleri müvekkili şirket üzerinden yapmak suretiyle paravan olarak kullandığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; mahkeme kararı usul ve yasaya uygun olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle;

1.İlk Derece Mahkemesince, borçlu olunmadığının tespitini talep ettiği miktarı bildirmek ve bunun harcını tamamlamak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesi gerekçesiyle davanın usulden reddedilmesi hukuka aykırı olduğunu,

  1. Sözleşmenin 13 üncü maddesinde taraflar arasında sözleşmeden doğan her türlü ihtilaflar davalı şirketin kayıtlarının kesin ve münhasır delil gücüne sahip olacağının hükme bağlandığı, incelenen davalı defterlerine göre gerekçesiyle, müvekkilinin ticari defterleri incelenmeden alınan bilirkişi raporuna dayanarak davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, kaldı ki 13 üncü maddenin ispat hakkının kullanımını engellediğinden esasen geçersiz olduğunu,

  2. Müvekkilinin ürün almak için kendi müşterilerden alıp cirolayıp davalıya teslim ettiği senetlerin riskli bulunması durumunda davalı tarafından bu evrakların çeklerle değiştirilmesi ve çek veren firmaların firma sahiplerinin şahsi avallerinin verilmesi de istenip, aksi takdirde söz konusu firmalar için ürün sevkiyatının durdurulacağının bildirildiğini,

  3. Müvekkili şirketin esasen davalı şirket tarafından denetim ve kontrol altında tutulduğunu, bu nedenle akdi ilişki sonlandırılabilecekken devam edilmesi nedeni ile davaya konu taleplerin hayatın olağan akışına aykırı olduğu değerlendirmesinin de hatalı olduğunu,

  4. Müşterilere ve alt bayilere satışlar sadece müvekkili şirket üzerinden yapıldığını, bu müşterilerin ürün bedeli olan kıymetli evrakları resmiyette müvekkiline vermiş gibi gösterildiğini, ancak davalı şirketin personelleri tarafından kıymetli evrakın müvekkiline cirolatılıp davalının personeli tarafından teslim alındığını, böylece davalı şirketin ürün alan firma ile beraber müvekkilini de borçlandırmakta olduğunu,

  5. Keşide ettiği iki ihtarnamede de farklı rakam alacağı olduğunu bildiren davalı yanın cari hesap mutabakatı yapıldığı iddiasının yersiz olduğunu,

  6. Kabul anlamına gelmemek üzere bu satıştan elde edilen meblağın iddia edilen borçtan düşülmesi gerektiği davalının tüm riskli işlemleri müvekkili şirket üzerinden yapmak suretiyle paravan olarak kullandığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, taraflar arasındaki cari hesap sözleşmesinden kaynaklı davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile 10.000,00TL alacağın tahsili istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6098 sayılı Kanun'un 11 inci maddesi, 6100 sayılı Kanun'un 107 nci maddesi.

  1. Değerlendirme

  2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin menfi tespit istemine ilişkin temyiz istemi ve aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

  3. Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmenin 13 üncü maddesinde taraflar arasında sözleşmeden doğan her türlü ihtilafta davalı şirket kayıtlarının kesin ve münhasır delil gücüne sahip olacağı gerekçesiyle yalnız davalı defterlerindeki kayıtlara göre karar verilmesi doğru görülmemiştir. Dayanak belgeler ile davalı tarafından alacağın ispatlanması gereklidir. Ayrıca davacının alınan mallara ilişkin ödemeler yaptığı iddiası yönünden de araştırma yapılmaması da doğru değildir. Bu nedenle mahkemece yapılacak iş taraflar arasındaki cari hesaba ilişkin ticari ilişkinin sürdüğü döneme yönelik defter ve kayıtların mahkemeye sunularak, sunulamaması durumunda gerekirse defter ve kayıtların ve dayanak belgelerin yerinde incelenmesi suretiyle, tarafların cari hesaba ilişkin alacak borç ilişkisinin dava tarihi itibariyle varlığı ve miktarının tespitidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Davacı vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararcevapistinaftemyizkaldırılmasınavı.kararımahkemesireddinederecebozulmasınaortadan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:34:00

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim