Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/934

Karar No

2023/811

Karar Tarihi

13 Şubat 2023

MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi

HÜKÜM: Kısmen kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının internet sitesi üzerinden uçak bileti satışı yaptığını, tahsilat işlemlerinin güvenliği için davalı bankanın arayüzüne bağlı 3D secure özelliği ile tahsilatın yapılabilmesini sağlayan sistem için anlaşma yapıldığını, ödemelerin yapıldığı bir kısım kart sahiplerinin işlemlere itiraz etmesi üzerine davalı tarafça ters ibraz (chargeback) işlemi yapıldığını, davacının işlem dayanağı belgeleri davalıya ibraz etmesine rağmen davalının, davacının banka hesabına bloke koyduğunu, ters ibraz işleminin dayandırıldığı sözleşmede ise 3D secure işlemine ilişkin düzenlemelerin bulunmadığını, blokenin kaldırılması için davalı aleyhine başlatılan takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini, itirazdan sonra 61.000,00 USD üzerindeki blokenin kaldırıldığını, ancak bakiye miktara davalı tarafça el konulduğunu ileri sürerek bakiye 71.836,00 USD alacağa yapılan itirazın iptaline ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; bloke konulan miktarın 127.274,60 USD olduğunu, bu tutarın bir kısmının yurtdışı bankalara ters ibraz yoluyla ödendiğini, davacının gerçekleştirdiği işlemlerin %77'sinin sahte işlem olarak raporlandığını, üye işyeri sözleşmesinin 12 nci maddesinin dördüncü fıkrasında davacı hesabından alınan blokenin ve banka tarafından ters ibraz yoluyla ödenen tutarlardan işyerinin sorumlu olduğunun kararlaştırıldığını, yapılan işlemin sözleşme ve uluslararası Visa Card kurallarına uygun olduğunu, sahte işlemlerin davacıya ait sanal pos üzerinden gerçekleştiğini, dolayısıyla bu işlemlerden doğacak ödemelerden de davacının sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 24.10.2017 tarih, 2014/303 E. ve 2017/833 K. sayılı kararı ile taraflar arasında üye iş yeri sözleşmesi akdedildiği, davalı tarafından davacının hesaplarında bulunan 127.274,60 USD'ye bloke konulduğu, takip tarihinden sonra bloke edilen 61.000,00 USD’nin çözülmesi sonrasında bakiye 71.836,00 USD yönünden itirazın iptalinin talep edildiği, davacı internet sitesinden yapılan işlemler nedeniyle işlemi yapan kart hamili bankaların ters ibraz hakkının doğmasına, davalı banka tarafından zamanında önleyici tedbirlerin alınmamasının neden olduğu, davacının işlemler nedeniyle sorumluluğunun bulunmadığı ve davalının yurt dışı bankalara ters ibraz kapsamında ödediği miktarı davacıdan tahsil hakkı bulunmadığı, bu itibarla davacının takipten sonra blokesi konulan miktarı düştükten sonra bakiye kısım için açtığı itirazın iptali davasında bloke konulan toplam miktardan blokesi kaldırılan miktarın düşülmesi ile bakiye kısma yönelik itirazın haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, itirazın kabul edilen kısım yönünden iptaline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 16.09.2019 tarih, 2018/427 E. ve 2019/1748 K. sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince alınan üç raporun olayın oluşuna ve dosya kapsamına uygun ve ayrıca istinaf denetimine elverişli olduğu, dava konusu işlemlerin 3D secure sistemi aracılığıyla gerçekleştiği, tüm tahsilat işlemlerinin banka tarafından gerçekleştirilmekte olduğu, işlem yapılan kartla ilgili sahtelik bilgisi var ise bunu kart firması ve davalı bankanın farketmesi gerektiği, davalı bankanın gerekli tedbirleri almadığı, usulsüz işlemlere karşı önlem alması gerekenin davalı banka olduğu, davacının usulsüz işlemlerden sorumluluğunun bulunmadığı, taraflar arasındaki sözleşmelerin dava konusu olaya uygulanamayacağı ve davacının meydana gelen olaylarda bir kusurunun bulunmadığı, davalı bankanın bloke koyduğu bakiye tutarın 66.274,60 USD olduğu, davacının bu tutarı talep hakkı olduğu gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

  1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. Dairemizin 15.04.2021 tarih, 2020/5026 E. ve 2021/3705 K. sayılı kararı ile “1 Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2 Davalı vekilinin ters ibraz yoluyla yurt dışı bankalara ödenen ve davalının sorumlu olduğu tutarın 62.939,57 USD olduğuna yönelik temyiz istemi yönünden yapılan incelemede, davalı vekili takibe yaptığı itirazında 62.939,57 USD’nin davacı alacaklı hesabından mahsup edilerek ödendiğini savunmuş olup yargılama kapsamında alınan 07.01.2014 tarihli raporda, 17.12.2009 tarihinde 66.758 USD’nin davacıya ait döviz hesabına aktarıldığı, aynı tarihte bu hesaptan 62.939,57 USD’nin “Visa tarafından kesinleşen chargeback” açıklamasıyla davacı hesabından çekildiği tespit edilmiş, davalının sorumlu olduğu miktara ilişkin bu tutar 28.12.2016 tarihli ek rapor ve dosya içinde bulunan ekstre ve tablolardan teyit edilmiştir. Bu durumda davalının sorumlu olduğu miktar tespit edilirken, davacının hesabından ters ibraz açıklamasıyla aktarılan 62.939,57 USD yönünden kabul kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.” gerekçesiyle (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak kaldırılmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 17.12.2009 tarihinde 66.758,00 USD’nin davacıya ait döviz hesabına aktarıldığı, aynı tarihte bu hesaptan 62.939,57 USD’nin “Visa tarafından kesinleşen chargeback” açıklamasıyla davacı hesabından çekildiğinin tespit edildiği, davalının sorumlu olduğu miktara ilişkin bu tutarın dosya içinde bulunan ekstre ve tablolardan teyit edildiği, bu durumda davalının sorumlu olduğu miktarın davacının hesabından ters ibraz açıklamasıyla aktarılan 62.939,57 USD olduğu kanaatine varıldığı, alacak hesaplamayı gerektirip bilirkişi incelemesi ile belirlendiğinden likit olmadığı ve icra inkar tazminatı isteminin reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 62.939,57 USD üzerinden devamına, takipten sonra asıl alacak olan bu miktara 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 4/a maddesi uyarınca USD faizi uygulanmasına, fazla istemin reddine, %40 icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

  1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 66.274,60 USD üzerinden takibin devamına hükmedilmesi gerekirken bozmaya uyularak 62.939,57 USD'ye hükmedilmesinin doğru olmadığını, alacağın likit olması nedeniyle icra inkar tazminatının kabulü gerekirken reddinin doğru olmadığını, vekâlet ücretinin davanın açıldığı tarihteki kura göre değil, karar tarihindeki kura göre hesaplanmasının gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

  2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde dava konusu değeri 71.836,00 USD gösterdiğini, buna göre reddedilen kısmın 8.896,43 USD olduğunu, reddedilen kısmın TL karşılığı üzerinden 12.053,06 TL nispi vekâlet ücretinin takdir edilmesi gerekirken maktu 4.080,00 TL'ye hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davanın kabul edilen kısmının yerinde olup olmadığı, icra inkar tazminatı talebinin kabul edilip edilmeyeceği, davacı lehine hükmedilen vekalet ücreti ile davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin yerinde olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.

  1. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

  1. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.

  2. Değerlendirme

1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân olmadığı, hükmedilen vekalet ücretlerinin USD'nin dava tarihindeki T.C. Merkez Bankası efektif satış kuruna ve karar tarihindeki A.A.Ü.T. hükümlerine göre hesaplandığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Aşağıda yazılı peşin harcın istek halinde davalıya iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozmadansürecikararistinafcevaptemyizyargılamakısmenkabulkararımahkemesionanmasınaderecesonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:34:57

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim