Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/8066

Karar No

2023/785

Karar Tarihi

13 Şubat 2023

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2019/926 Esas, 2021/557 Karar

DAVA TARİHİ: 30.01.2014

HÜKÜM: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2014/167 E., 2016/836 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 18.09.2010 tarihinde beş yıl süreli bayilik sözleşmesi imzalandığını, davalının Mersin 3. Noterliğinin 09.01.2014 tarihli ihtarla sözleşmeyi feshederek aynı gün başka bir dağıtıcı şirketle bayilik sözleşmesi yapılacağını bildirdiğini, fesih gerekçesi olarak müvekkilinin dağıtım lisansının iptal edildiğinin KAP'a bildirilmesinin gösterildiğini, sözleşmenin 4 üncü maddesiyle bayinin münhasıran müvekkilinden satın alacağı ürünlerin vasfını değiştirmeden müşterilerine satışını üstlendiğini, sözleşmenin bayinin kusuru nedeniyle feshi halinde müvekkilinin uğrayacağı kâr payının bayi tarafından ödeneceğinin sözleşmenin 22 nci maddesinde düzenlendiğini ve davalının tek yanlı feshinin haksız olduğunu, müvekkiline ait lisansın bir kısım eksiklikler nedeniyle 07.01.2014 tarihinde iptali üzerine hemen eksiklerin tamamlanarak yeniden başvuruda bulunulduğunu, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından 09.01.2014 tarihinde yeniden lisans verildiğini, LPG Lisans Yönetmeliğinin 25 inci maddesinde, dağıtıcının faaliyetinin geçici olarak durdurulması halinde bayinin başka bir dağıtıcıdan LPG temin edebileceğini düzenlemesi nedeniyle bu durumun fesih nedeni olamayacağını ileri sürerek kar mahrumiyeti alacağı olarak şimdilik 20.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının LPG dağıtıcı lisansının EPDK tarafından iptal edilerek ilan edildiğini, davacının KAP'a yaptığı bildirimde yeniden lisans alımı için başvuruda bulunulduğunu bildirdiğini, ilgili mevzuat gereğince faaliyet gösterilmesi için lisansın zorunlu olduğunu, lisansın iptali halinde ilgilinin faaliyet izninin sona ereceğini ve lisansın iptaliyle yapılan tüm sözleşmelerin hükümsüz hale geleceğini, LPG Lisans Yönetmeliği'nin 25 inci maddesinde, lisans iptali halinde bayilerin, sözleşmenin feshini beklemeden başka lisans sahibi başka dağıtıcılarla sözleşme imzalayabileceğinin düzenlendiğini, dağıtıcının lisansının iptal edilmesi üzerine müvekkilince sözleşmenin feshi ile yeni bir dağıtıcıyla sözleşme yapılmasında hukuka aykırı bir yön bulunmadığını, EPDK'nın kararıyla davacının faaliyetinin geçici olarak durdurulmadığını, akaryakıt dağıtım lisansının iptal edildiğini, müvekkilince keşide edilen ihtarla sözleşmenin feshedilmediğini, dağıtım lisansının iptali ile davacının artık faaliyet gösteremeyeceği gerekçesiyle sözleşmenin hükümsüz hale geldiğini ve bu nedenle başka bir dağıtıcıyla sözleme yapıldığının bildirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının LPG dağıtım lisansının iptal edilip edilmediği hususunda EPDK tarafından gönderilen cevabi yazıda, davacı şirketin LPG dağıtıcı lisansının 24.12.2013 tarihli 4789 4 sayılı Kurul kararı ile iptal edildiği, davacı şirketin yeniden lisans almak için yaptığı başvuru neticesinde ise davacıya 08.01.2014 tarihinde yeni lisans verildiğinin bildirildiği, davacı tarafın LPG dağıtıcı lisansının 24.12.2013 tarihli Kurul kararı ile iptal edildiğinin açık olduğu, feshe ilişkin ihtarname içeriğinden de davalının fesih nedeni olarak bu lisans iptali olgusuna dayandığı, davalı tarafın sözleşmeyi haklı bir nedenle feshettiğinin kabul edilmesi gerektiği, otogaz bayilik sözleşmesini davacının lisansının iptali nedeniyle ve haklı bir nedenle fesheden davalının, 5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları Piyasası Kanunu'nun 3 üncü maddesinde öngörülen zorunlu lisansa sahip başka bir dağıtıcı ile sözleşmenin feshini beklemeksizin sözleşme imzalayabileceği Sıvılaştırılmış Petrol Gazları Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 25 inci maddesinde açıkça düzenlendiği, dolayısıyla davalının lisans sahibi olan başka bir dağıtıcı ile sözleşme yapmasında hukuka aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin LPG dağıtım lisansının bir takım eksiklikler gerekçe gösterilerek iptal edildiğinin EPDK tarafından 07.01.2014 tarihi akşam saatlerinde duyurulduğunu, aynı saatlerde durumun müvekkilince KAP'a bildirilerek LPG dağıtım lisansı için yasal sürecin hemen başlatıldığı konusunda kamuoyuna ve Türkiye genelinde faaliyet gösteren 2000'den fazla bayiye sorunun hemen giderileceğinin bildirildiğini, EPDK'nın 08.01.2014 tarihli kararıyla müvekkili şirkete yeniden LPG dağıtım lisansının verilerek lisansın 09.01.2014 tarihinde yayınlandığını, her ne kadar Sıvılaştırılmış Petrol Gazları Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 25 inci maddesinde LPG dağıtıcı lisansının iptal edilmesi halinde bayilerin sözleşme feshini beklemeksizin lisans sahibi başka bir dağıtıcı ile sözleşme imzalayabileceğinin belirtilmişse de rağmen Yönetmelik'in aynı maddesinde, dağıtıcı faaliyetinin geçici durdurulması halinde, faaliyetin geçici olarak durdurulduğu süre ile sınırlı olmak üzere kuruma bilgi vermek kaydı ile başka bir dağıtıcıdan LPG temin edilebileceğine ilişkin düzenleme de bulunduğunu, davalının basiretli bir iş adamı gibi davranmadığını, yasal düzenlemenin bayinin mağduriyetini önleme amacı güttüğünü, kronolojik sıraya göre davacının iptali fırsat bilerek ticaretine engel bir durum bulunmamasına rağmen hem de müvekkili şirketin LPG lisansı bulunduğu tarihte sözleşmeyi kötü niyetli olarak feshettiğini, davalının bir gün beklemeksizin sözleşmeyi feshetmesinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesine aykırı olduğunu, hiç bir mağduriyet yaşamamasına rağmen lisansın yayınlandığı tarihte, LPG lisansının iptal edildiğinden bahisle sözleşmeyi feshettiğini, Yargıtay içtihatlarına göre bir bayinin yeni bir dağıtıcı firma ile sözleşme yapabilme süresinin 3 6 ay olarak kabul edildiğini, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle kâr mahrumiyetinin belirlenerek hüküm altına alınması gerektiğini, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi devam ederken EPDK'nın 24.12.2013 tarihli kararıyla davacının akaryakıt dağıtım lisansının iptaline karar verildiği, anılan kararın kurulca 07.01.2014 tarihinde yayınlandığı, aynı gün davacı tarafından KAP'a bildirimde bulunularak eksikliklerin tamamlanacağının beyan edildiği, diğer yandan ilan tarihinde davacı yanca evrak eksikliklerinin tamamlanarak yeniden idareye başvuruda bulunulduğu ve EPDK'nın 08.01.2014 tarihli kararıyla davacıya yeniden LPG dağıtıcı lisansının verildiği, Yönetmelik'in 25 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki hüküm, dağıtım lisansının iptali halinde bayiye mevcut sözleşmenin feshini beklemeden lisans sahibi olan başka bir dağıtıcıyla bayilik sözleşmesi yapma olanağı verdiği, Yönetmelik hükmüyle lisans sahibi bir kişiyle sözleşme yapma olanağı tanındığına göre anılan hükme göre yeni sözleşme yapan davalıdan sözleşmenin bakiye süresi için sözleşmenin 22 nci maddesi ve diğer hükümlerine göre kâr kaybından kaynaklanan tazminat istenemeyeceği, zira davalının fesih bildirimi ve yeni bir bayi ile sözleşme yapmasının geçerli bir hukuki nedene dayandığı, Yönetmelik'teki açık hüküm gereğince lisansın iptali üzerine bayinin beklemeksizin başka bir dağıtıcıyla sözleşme yapılmasında bir usulsüzlük bulunmadığı, davalı bayinin ilgili mevzuat gereğince sözleşmenin feshini beklemeksizin başka bir bayi ile sözleşme yapmasının kötü niyetli davranış olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle ve resen dikkate alınacak sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, bayilik sözleşmesinin haksız feshine dayalı kâr kaybı alacağı istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Sıvılaştırılmış Petrol Gazları Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 25 inci maddesi.

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafkarartemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:34:57

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim