Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/968

Karar No

2023/7772

Karar Tarihi

28 Aralık 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2021/285 Esas, 2021/471 Karar

HÜKÜM: Davalılar Müflis Kon Taş İnş. ve Mad. San. ve Tic. ve İth. İhr. Ltd. Şti. ve Müflis Canberk İnş. San. ve Tur. Paz. Ltd. Şti. hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı T.C. Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı yönünden davanın reddine

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davalılar Müflis Kon Taş İnş. ve Mad. San. ve Tic. ve İth. İhr. Ltd. Şti. ve Müflis Canberk İnş. San. ve Tur. Paz. Ltd. Şti. hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı T.C. Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalılarla imzaladığı satış sözleşmesine istinaden 400.000,00 TL bedelle dükkan satın aldığını, ödemelerini düzenli olarak yaptığını, kalan taksit tutarı olan 146.740,00 TL'yi de hemen yatırarak borcunu kapatmak istediğini bir kaç kez şifahi olarak bildirdiği halde yanıt alamadığını, ardından sözleşmenin davacıya verdiği hakka istinaden bakiye borç tutarından faiz indirimi yaptırarak 85.109,00 TL'yi davalının banka hesabına yatırmasına ve ihtarname göndermesine rağmen senetlerin iade edilmediğini iddia ederek davacının her biri 6.380,00 TL bedelli, vadeleri 20.03.2008 20.01.2010 tarihleri arasında olan toplam 23 adet senetten dolayı 146.740,00 TL borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı T.C. Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin sözleşmenin tarafı olmadığını, bu nedenle kendisine husumet yöneltilemeyeceğini, davacının işyerini peşin fiyatına satın aldığını, satış bedeline faiz uygulanmadığından ... ödeme indirimi yapılamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı Müflis Kon Taş İnş. ve Mad. San. ve Tic. ve İth. İhr. Ltd. Şti. ve Müflis Canberk İnş. San. ve Tur. Paz. Ltd. Şti. vekili, davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen Karar

Mahkemece 10.11.2016 tarih, 2015/235 E., 2016/765 K. sayılı kararı ile sözleşme içeriğine göre vadeden önce borcun ödenmesi halinde faiz indiriminin öngörüldüğü, aksine bir düzenlemenin bulunmadığı, vadesi gelmemiş bonolar için yapılan ... ödemeler nedeniyle faiz indirimi yapılmak suretiyle davacının borçlu bulunmadığı senetlerin toplam bedelinin 95.057,94 TL olduğu, yine vadesi gelmemiş bonoların vadelerine kadar geçecek dönem için işlemiş faiz tutarlarının bu bedelden düşülmesi gerektiği, en son ödemeden sonra kalan senet borcunun 51.682,06 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile toplam 95.057,94 TL yönünden davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, karar davalı TOKİ vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 17.04.2019 tarih, 2017/4197 E., 2019/2670 K. sayılı kararıyla dava konusu senetlerde davalı TOKİ’nin bir sıfatı bulunmadığı gibi, uyuşmazlığın kaynağını oluşturan adi yazılı şekilde yapılmış taşınmaz satışı sözleşmesinin tarafının da davalı TOKİ değil davacıyla davalı Canberk İnş.Ltd. Şti. ve Kon Taş İnş. Ltd. Şti. adi ortaklığı olduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 237 nci maddesi hükmü uyarınca taşınmaz satışının geçerli olabilmesi için sözleşmenin resmi şekilde düzenlenmesinin şart olduğu, bu hükmün bir geçerlilik şartı niteliği taşıdığı, dolayısıyla davalı TOKİ’nin tarafı olmadığı, harici şekilde yapılmış geçersiz bir sözleşmeye istinaden sorumlu tutulamayacağı, anılan davalı bakımından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçelerle bu davalı hakkında davanın kabul edilmesinin usul ve yasaya aykırı bulunduğu gerekçesiyle Mahkeme kararı bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu senetlerde davalı TOKİ’nin bir sıfatının bulunmadığı gibi, uyuşmazlığın kaynağını oluşturan adi yazılı şekilde yapılmış taşınmaz satışı sözleşmesinin tarafı da olmadığı, diğer davalılar yönünden verilen önceki karar temyiz edilmeyerek kesinleştiğinden ve bozma kapsamı dışından kaldığından, bu davalılar yönünden yeniden hüküm kurulmasına gerek olmadığından infazda tereddüt oluşmaması amacıyla hükümde tekraren yazıldığı gerekçesiyle davacının davalılar müflis Kontaş ve müflis Canberk aleyhindeki davasının kısmen kabul ve kısmen reddine ilişkin hükmün bozma dışı kalmakla onandığı ve kesinleştiği anlaşılmakla, bu hususta yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacının davalı TOKİ aleyhindeki davasının pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Yargıtay’ın 01.07.2014 tarihli bozma kararı ile birlikte, “sözleşmede yazılı faiz indirim hesabının yeniden yapılması ve bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi” konusu dışındaki tüm hususların kesinleştiğini, kamu düzenine ilişkin usuli kazanılmış hakkın Yargıtay dahil tüm mahkemeleri bağladığını, usuli kazanılmış hak ilkesine konu olabilecek bir hususun tekrar ele alınıp bozma konusu yapılması ve bozma kararı doğrultusumda davalı TOKİ aleyhindeki davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilemeyeceğini, Mahkemenin öncelikle sözleşmenin “4.5. maddesinin hükümsüz olduğu, böyle bir indirim hakkı bulunmadığı” itirazının haksızlığına, sadece “... ödeme faiz hesabının eksik yapıldığına” karar vererek özde müvekkilin haklılığına hükmettiğini, Daire’nin önceki bozma kararının 23.11.2006 tarihli sözleşmenin tüm davalıları bağladığı, davacının sözleşmenin 4.5. maddesinde yazılı şartlar doğrultusunda ... ödeme indirimi ile ödeyebileceği, ancak bilirkişilerin hesaplamaları arasında farklılık olduğundan bu farklılığın giderilmesi, hesaplamanın yeniden yapılması gerektiği anlamına geldiğini, Mahkemenin davanın pasif husumetten reddine dair kararının bir kamu düzeni olarak kabul edilmiş olan “usuli kazanılmış hak” ilkesine/ kavramına tamamen aykırılık teşkil ettiğini, 01.07.2014 tarihli bozma kararına davalılardan TOKİ’nin karar düzeltme istediğini, dilekçesinde “TOKİ'nin sözleşmenin tarafı olmadığı, sözleşmede yazan şartların TOKİ'yi bağlamayacağı” hususlarını ileri sürdüğünü, ancak karar düzeltme isteminin reddedildiğini, sözleşmenin her hükmünde yer ..., sözleşme konusu bedellerin ödenmesinin hesabına yapıldığı TOKİ’nin sözleşmede taraf olmadığı iddiasının açıklanamayacağını, TOKİ’nin sözleşmeye konu arsanın sahibi olduğunu, arazi üzerine işbu sözleşmeye konu binaların inşası taahhüdünü gerçekleştirecek diğer davalıları bulduğunu, ilan ve reklamlar yaparak bu reklamlarda TOKİ'nin isim ve markasını sunduğunu, vatandaşlarla diğer davalılar arasında imzalanan her satış sözleşmesinin TOKİ'nin onayından geçtiğini bildirdiğini, sözleşmede ödemelerin TOKİ'nin hesabına yapılacağını derc ettirdiğini, bu sözleşme konusu paraların garantörü olduğunu bildirdiğini, sözleşmenin ödeme planında yazılı bedellere ilişkin tüm senetleri aldığını, bunca hükme rağmen TOKİ'nin sadece “hiçbir ilgisi olmayan bir şahıstan senet almış bir kişi” ya da sadece “para almaktan başka bir fonksiyonu olmayan bir kişi” konumunda kabul edilemeyeceğini, bulduğu müteahhit batmış bir Kurumun batan müteahhidin oluşturduğu zararı ve sorumluluğu karşılamak zorunda olacağını, TOKİ’nin açtığı davada kendisini ilgilendirmediğini söylediği 23.11.2006 tarihli sözleşmeden kaynaklanan bir alacağı müvekkilinden istediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

1.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.

2.818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 80 ... maddesi, 85 ... maddesinin birinci fıkrası, 213 üncü maddesi.

  1. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı harcın istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

28.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozmadansürecikararcevapyargılamatemyizincelenenmahkemekararınv.onanmasınasonrakikararlarıbozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:32:00

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim