Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/3718
2023/7734
27 Aralık 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2019/2207 Esas, 2022/437 Karar
DAVA TARİHİ
HÜKÜM: Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2017/113 E., 2019/131 K.
Taraflar arasındaki markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, meni, refi ve ticaret unvanının terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin toptan satış mağazacılığı alanında köklü bir firma olduğunu ve ülke çapında 165 adet mağaza ile faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin 35. sınıf da dahil olmak üzere "BİZİM" ayırt edici unsurlu seri markaların sahibi olduğunu, davalının ise "BİZİM BAKKAL" ibaresini kullanmak suretiyle müvekkili firmanın marka haklarına tecavüz ettiğini, bu kullanımın aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek davalının "BİZİM BAKKAL" ibaresini davacının markalarının tescilli bulunduğu sınıflar kapsamındaki hizmetler üzerinden ... başına yahut sair tali unsurlar ile birlikte kullanmasının davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet yarattığının tespitine, önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, kararın ilanına, davalının ticaret sicilinde ticaret unvan kaydı bulunması halinde ticaret unvanının terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava açmak için hak düşürücü sürelerin geçtiğini, tabelada "bizim" ibaresinin yer almadığını, tabelada "Dükkan Sizin (bakkal amca logosu içinde) bakkal 39 her zaman yanınızda Şen Gıda" yazdığını, davacının işbu davayı açmasında menfaati bulunmadığını, kanun yolu ile ticari hayatlarında ve güncel yaşamlarında huzursuzluk yarattığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların sunduğu fotoğraf, davalının iş yerinde yapılan keşif sonucu düzenlenen rapor birlikte değerlendirildiğinde, Trabzon'da faaliyet gösteren davalıya ait bakkal dükkanında "BİZİM BAKKAL 39" ibaresinin işletme adı olarak ve markasal olarak kullanıldığı, keşif sırasında tabelada "BİZİM" ibaresinin silinmiş olmasına rağmen iş yerinde bulunan ilan ve poşetlerde kullanılmaya devam edildiği, sunulan fotoğraflar incelendiğinde davacıya ait "BİZİM" ibaresinin davalıların iş yeri tabelasında aynen kullanıldığı, işitsel, anlamsal ve görsel olarak markaların aynı olduğu, davacının 35. sınıfta tescilli olan markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresinin tescilli oldukları sınıf ile aynı olan 35. sınıfa dahil hizmetlerde davalı tarafından aynen kullanıldığı, bu nedenle markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, benzer konuda daha önce görülen davalarda markaların karıştırılma ihtimali bulunduğuna dair verilen kararların Yargıtay'dan geçerek onandığı, davalının tescilli ticaret unvanının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının "BİZİM" ibaresini işyeri tabelasında kullanmak sureti ile marka hakkına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tepitine, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının davacıya ait markaların esas unsuru olan "BİZİM" ibaresini davacı şirketin tescilli markalarının tescilli olduğu markalar sınıflar kapsamındaki ürün ve hizmetler üzerinde ... başına yahut tali unsurlar ile birlikte kullanmasının bu ibareyi taşıyan ürünler üretmesinin, ürettirmesinin, satmasının, sağlamasının, buldurulmasının, satışa arz etmek üzere depolanmasının, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanmasının ve bu markaları taşıyan ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımını yapmasının önlenmesine ve men edilmesine, davalıya ait bu markayı taşıyan ürünler, ambalajlar, ilan, reklam, broşür, afiş, tabela ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar vb. hertürlü ticari evrakın ve bu dava sonucunda verilecek esas hükme aykırı şekilde iletilen, satılan, sağlanan, dağıtılan, satışa arz edilen, ithal ya da ihrac edilen, elde bulundurulan, satışa arzetmek üzere depolanan, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlar ile kullanılan reklam, promosyon ya da tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar vb.hertürlü ticari evrakına el konulmasına ve esasa ilişkin hükmün kesinleşmesine müteakip masrafı davalıdan alınmak suretiyle imhasına, hüküm özetinin ilanına, davalının ticaret unvanında "BİZİM" ibaresini kullanmadığından ticaret unvanının terkini talebi ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının "bizim" markasının kendisine ait tanınmış marka olduğunu ileri sürdüğünü oysa bu markanın TÜRKPATENT'te başka bir şirket adına kayıtlı olduğunu, davacının davayı açmakta menfaati bulunmadığını, davacı markasının "bizim" ibaresinden oluştuğunu, bu nedenle müvekkilinin "bizim bakkal" ibaresini kullanmasını önleyemeyeceğini, davanın açıldığı tarihte müvekkillerin tabelada veya iltibas yaratacak başka şekilde bizim markasını kullandığına dair delil bulunmadığını, horon figürlü BZM ibaresinin bile BAKKALIM ifadesi olmadan asla kullanılmadığını, gerek dava tarihinin öncesinde gerek dava tarihi itibariyle tabelada ve ürünlerde BİZİM ibaresinin kullanılmadığını, bilirkişi raporunda, davacı markasının zayıf marka olduğu ve ... değişikliklerin dahi karıştırılma ihtimalini bertaraf edebileceği, "BİZİM BAKKAL" şeklindeki markasal kullanımın davacı adına tescilli "BİZİM" esas unsurlu marka haklarıyla karışıklığa yol açmayacağının tespit edildiğini, kabul anlamına gelememekle birlikte müvekkillerinin BAKKAL ibaresinin önünde BİZİM ibaresini kullanıyor olsa dahi her iki marka arasında marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin varlığının söz konusu olmayacağını, "bizim" ibaresi ... başına ne tabelalarda ne de işletme unvanında kullanılmadığından iltibas teşkil etmeyeceğini, müvekkilinin kullanımında "bakkalım" ibaresinin vurucu unsur olduğunu, ayırt ediciliği zayıf bir markayı seçen kimsenin bunun sonuçlarına katlanmak zorunda olduğunu, alttan hafif görünüyor olsa dahi silmenin görünen ilişkiyi yok etmek anlamına geldiğinden iltibası yok edecek bir durum olduğunu, unvan terkini talebinin reddi yerine karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile marka tescil kayıtlarında 35. sınıfta "BİZİM" ibareli markaların davacı adına tescilli olduğu, davalının 35. sınıfta marketçilik hizmet sınıfında faaliyet gösterdiği konusunda ihtilaf bulunmadığı, mahkemece alınan raporda davacıya ait olan "BİZİM" ibareli markanın davalı tarafından işletme tabelasında ve işletme unvanında kullanılmadığı, işletme cephesinde bulunan cam kaplama üzerinde "BİZİM BAKKAL 39 Her Zaman Yanınızda...ŞEN GIDA" ibaresinin yazılı olduğu ve "bizim" ibaresinin burada kullanıldığı, işletme içerisinde bulunan plastik poşet üzerinde "B Z M BAKKAL" ibaresinin yazılı olduğu ve dans eden insan figürlerinin bulunduğunun tespit edildiği, davacının sunduğu fotoğraflardan dava tarihinde davalı tarafça tabelada "BİZİM BAKKAL" ibaresinin kullandığı, ancak daha sonra "bizim" ibaresinin tabeladan silindiği, davalı tarafça davadan önce bu ibarenin tabeladan kaldırıldığının ispatlanamadığı, davacının tescilli markasının, tescil sınıfında davalı tarafça markasal olarak kullanıldığı tespit edilmekle markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespitinin yerinde olduğu, plastik poşetlerde BİZİM ibaresi yazılırken (İ) harfi yerine dans eden insan figürü konulmasının da markasal kullanıma farklılık katmadığı, markanın hitap ettiği ortalama tüketici kitlesi gözönüne alındığında iltibas tehlikesi bulunduğu, davanın kısmen kabulüne karar verilerek, davalının kullanımının bulunduğu işletme cephesinde bulunan cam kaplama üzerinde ve plastik poşetlerde kullanımının önlenmesi ve cam kaplama üzerindeki kullanımın kaldırılarak, plastik poşetlere el konularak tecavüzün ve haksız rekabetin ref'ine karar verilmesi gerekirken, mahkemece davanın tam kabulü ile davalının kullanımının bulunmadığı ürünlerle ilgili imha kararı verilmesinin yerinde görülmediği, davalının dava tarihinden önce tabelasında BİZİM ibaresini BİZİM BAKKAL şeklinde markasal kullandığı, ancak dava açıldıktan sonra tabeladan BİZİM ibaresini kaldırdığı, bu durumda tabelada kullanıma yönelik ref talebi konusuz kaldığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davalının "BİZİM" ibaresini işyeri tabelası ile işletme cephesinde bulunan cam kaplama üzerinde ve plastik poşetlerde kullanmak sureti ile marka hakkına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının "BİZİM" ibaresini cam kaplama üzerindeki kullanımının kaldırılarak plastik poşetlere el konulması, hüküm kesinleştiğinde imha edilerek tecavüzün ve haksız rekabetin ref'ine, hüküm özetinin ilanına, davalının işyeri tabelasındaki kullanımını kaldırması nedeniyle tabelaya yönelik ref talebi konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davalının ticaret ünvanında "BİZİM" ibaresini kullanmadığı anlaşıldığından bu kısma yönelik davanın ve davacı tarafın sair taleplerinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; "bizim" ibaresinin davacının tanınmış markası olmadığını, bizim bakkal ibaresi üzerinde resmi olarak hakkı bulunmadığını, dava tarihinde "bizim" ibaresinin müvekkilince kullanıldığının davacı tarafça ispatlanamadığını, müvekkili davacının "bakkalım" ibaresi ile birlikte kullanımı olduğunu, bilirkişilerce müvekkilinin kullanımının iltibasa yol açmayacağının tespit edildiğini, davacı markasının zayıf bir ibare olduğunu, müvekkilinin bizim ibaresini hiç bir zaman ... başına kullanmadığını, müvekkilinin bizim ibaresini dava açılmadan önce tabeladan sildirdiğini, dolayısıyla davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı adına tescilli "BİZİM" esas unsurlu markaların davalı tarafından aynı hizmet ve mal sınıfında iltibas oluşturacak şekilde kullanıldığı iddiası ile açılan markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve durdurulması ile ticaret sicilinde unvan kaydı bulunması halinde terkini istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
-
6769 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 29 uncu maddesi,
-
6102 sayılı Kanun'un 55 ... maddesi.
-
Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:32:48