Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/1295
2023/7708
26 Aralık 2023
AHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2020/5 Esas, 2021/212 Karar
DAVACILAR: 1 ...
2 ... vekilleri Avukat ...
vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ: 15.08.2012
HÜKÜM: Ret
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'ün davalı kooperatife olan toplam 538.789,71 TL borcuna karşılık borçluları her iki müvekkili olan iki adet bono düzenlenerek kooperatife verildiğini, ancak bonolar vadesinde ödenemediği için icra takibine konu edildiğini, üçüncü bir şahsın borcu ödemeyi kabul ettiğini ve buna ilişkin bir protokol düzenlendiğini, davalının 1.000.000,00 TL'yi müvekkilinin toplam borcu olarak kabul ettiğini, ancak taraflar arasında anaparaya tahakkuk ettirilen faiz oranına ilişkin ihtilaf olduğunu, davalının savunduğu %27 faiz oranına müvekkilince itiraz edildiğini, faiz oranının %9, %12 veya değişen oranlardaki temerrüt faiz oranı olarak uygulanması halinde müvekkilinin fazla ödeme yapmış olacağını, bunun yanında borcun üçüncü şahsa temlik edilmesi nedeniyle tahsil harcı talep edilmesinin doğru olmadığını belirterek 538,789,71 TL ana paraya uygulanması gereken yasal faiz oranına göre ödenmesi gereken faiz miktarının ve tahsil harcının ne olacağının tespiti ile tespit edilecek miktara göre davalı kooperatife müvekkilleri adına üçüncü kişi tarafından yapılan ödeme sebebiyle borçlu olmadıkları miktarın tespitine, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların temlik sebebiyle taraf sıfatını haiz olmadıklarını, davacıların sadece faize itirazlarının olduğunu, davacıların talebini icra müdürlüğüne yapacakları şikayet yoluyla da ileri sürebileceklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 13.03.2014 tarih, 2012/131 E. ve 2014/28 K. sayılı karar ile dava konusu icra takiplerinden birinde faiz miktarının fazla hesaplanmış olduğu, tahsil harcının hesabında ise hata olmadığı, diğer icra takibinde ise faiz ve tahsil harcı hesabında hata bulunmadığı, bu icra takibi yönünden davacının talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 16.03.2015 tarih, 2014/16046 E. ve 2015/3670 K. sayılı kararıyla davanın iki adet bonoya dayalı iki farklı icra takibi nedeniyle işlemiş faiz ve tahsil harcından dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olduğu, dava konusu borç miktarının hesap edilebilir nitelikte olduğu, harca esas değer olarak 159.160,08 TL'nin gösterildiği, ancak dava dilekçesinde, takibe konu borçlarla ilgili olarak ne kadarlık kısımdan borçlu olunmadığının tespitinin talep edildiği açıkça belirtilmediğinden davacıya dava konusu olan her bir icra takibi için ne kadarlık faiz ve tahsil harcından dolayı borçlu olmadığının tespitini talep ettiği hususu açıklattırılarak, davasını tam dava olarak sürdürmesi ve toplam alacak üzerinden eksik peşin harcı tamamlaması konusunda kesin süre verilip, sonucuna göre bir karar tesisi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece bozmaya uyularak verilen 13.04.2017 tarih, 2016/107 E., 2017/83 K. sayılı karar ile davanın kısmen kabulüne, Dazkırı İcra Müdürlüğü'nün 2011/246 E. sayılı dosyasında, 76.311,59 TL fazla faiz hesabı yapıldığının ve davacıların bu miktar yönünden borçlu olmadıklarının tespitine, tahsil harcına ilişkin talebin reddine, aynı icra müdürlüğünün 2011/247 E.ayılı takip dosyasında ise, eksik faiz hesabı yapıldığının ve bu talep ve tahsil harcına ilişkin talebin reddine denilerek bir önceki hükmün aynısı tesis edilmiş olup, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
D. İkinci Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 30.09.2019 tarih, 2018/2383 E. ve 2019/4562 K. sayılı kararıyla Dairemizin bozma ilamı tarihinden sonra, 23.08.2016 tarihinde, menfi tespit davasının konusunu teşkil eden Dazkırı İcra Müdürlüğünün 2011/246 E. ve 2011/247 E. sayılı icra dosyalarındaki asıl alacakların tüm ferileriyle birlikte, alacaklı olan Basmakçı Tarımsal Kalkınma Kooperatifi tarafından 3 üncü kişi olan İma Sanayi ve Ticarit Ltd. Şti.'ye temlik edildiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 125 ... maddesinde dava konusunun taraflarca üçüncü kişiye devir ve temliki halinde yapılacak usulü işlemlerin düzenlendiği, söz konusu madde hükmü uyarınca seçimlik hakkını kullanmak üzere davacı tarafa süre verilerek, bu eksiklik tamamlandıktan sonra tüm deliller toplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken Mahkemece bu husus göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
E. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar vekiline senede konu borcun davacılar tarafından ödenip ödenmediğinin sorulduğu, davacılar tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığının anlaşıldığı, davalı tarafından 23.08.2016 tarihinde Dazkırı İcra Müdürlüğü'nün 2011/246 E. ve 2011/247 E. sayılı dosyalarındaki asıl alacakların tüm ferileriyle birlikte İma Sanayi ve Ticarit Ltd. Şti.'ne temlik edildiği, takip konusu borç henüz tahsil edilmediğinden davacının temlik eden davalıya karşı davasını tazminat davasına dönüştüremeyeceğinden davacıya davayı temlik alana yöneltmesi için iki kez süre verildiği, davacının tercih hakkını davayı temlik eden davalıya karşı tazminat davasına dönüştürmek yönünde kullanmak istediğini bildirdiği, davacının tazminat talep edebilmesi için ortada mevcut bir zararının bulunması gerektiği ancak davacının bir zararının olmadığı dolayısıyla davalıdan tazminat isteme hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı kooperatife olan toplam 538.789,71 TL borcuna karşılık borçluları her iki davacı olan iki adet bononun düzenlenerek davalı kooperatife verildiği, bonolar vadesinde ödenemediği için icra takibine konu edildiği, üçüncü bir şahsın borcu ödemeyi kabul ettiğini ve buna ilişkin bir protokol düzenlendiğini, 3 üncü şahıs ...'ün davacıların borcuna karşılık davalı kooperatife 1.000.000,00 TL ödemede bulunduğunu, bu ödemenin dışında Başmakçı Yem Sanayi ve Ticaret A.Ş.'deki 277.792,00 TL değerindeki hisse senetlerini devrettiğini, fazla devredilen miktarın alacaklı kooperatif tarafından ne şekilde iade edileceğinin sözleşmede belirtildiğini, dava devam ederken davalının alacağını 3 üncü şahsa temlik etmesi üzerine taraflarına 6100 sayılı Kanun'un 125 ... maddesi uyarınca davacıya tanınan haklardan hangisini kullanacağı yönünde süre verildiğini, davayı tazminat davası olarak ilk davalıya karşı devam ettirmek istediklerini belirtmelerine rağmen borçlu, alacaklı ve borcu ödeyen 3 üncü şahsın imzalarını taşıyan 02.08.2012 tarihli borç ödeme protokolünü görmezlikten gelerek borcun ödenmediği kanaatine ulaşarak davayı reddettiğini, Mahkemece alacaklı kooperatif başkanlığına yazacağı bir müzekkere ile borcun haricen davacılardan veya onlar adına 3 üncü şahıstan tahsil edilip edilmediği, ödeme protokolünün gerçeği yansıtıp yansıtmadığı araştırılmadan karar verildiğini, bilirkişi raporuyla Dazkırı İcra Müdürlüğü'nün 2011/246 E. sayılı dosyasında, 76.311,59 TL fazla faiz hesabı yapıldığı ve bu tutarın 3 üncü şahıs tarafından davalıya ödendiği, 25.201,54 TL tahsil harcı davacılardan talep edilmemesi gerekirken borca dahil edilerek söz konusu dosyadan davacılardan 101.513,13 TL fazla alacak talep edildiği, Dazkırı İcra Müdürlüğü'nün 2011/247 E. sayılı dosyası ile başlatılan takipte 22.510,91 TL tahsil harcı olmak üzere toplam 124.024,04 TL'nin fazladan tahsil edildiğinin tespit edildiğini, bu tutarın davalıya 1.500.000,00 TL'nin borç ödeme protokolüne istinaden 02.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iki adet bonoya dayalı iki farklı icra takibi nedeniyle işlemiş faiz ve tahsil harcından dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 125 ..., 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.
-
Değerlendirme
-
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
-
Dava iki adet bonoya dayalı iki farklı icra takibi nedeniyle işlemiş faiz ve tahsil harcından dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Gerek tarafların gerekse borcu ödemeyi üstlenen ... ...'ün imzalarını taşıyan borç ödeme protokolünün 3 üncü bendinde "Borçlu ... ve ... adına Kooperatife olan bu borcu, ...'ün Babası ... ... Başmakçı İlçesinde bulunan ... YEM Başmakçı Yem San. ve Tic. A.Ş. de mevcut olan 1.111.168 pay ve 277.792 TL tutarında olan hisse senetlerinin tümünü alacaklı S.S. Başmakçı 2 No'lu (Tavukçuluk) Tarımsal Kalkınma Kooperatifi'ne 1.500.000 TL değer üzerinden devretmektedir. Bu miktarın 1.000.000 TL'si, ... ve ...'ün Dazkırı İcra Müdürlüğünün 2009/246 ve 2009/247 sayılı dosyalara konu olan toplam 538.789,71 TL ana para ve alacaklı Kooperatif vekilinin, talep ettiği ve hesaplattırdığı faiz ve masraflara karşılık olmak üzere (1.000.000 538.789,71 TL)=461.210,29 TL de yatırılmak suretiyle Kooperatife olan borç bu Protokol çerçevesinde sonlandırılmış olacaktır. ...'ün açacağı davada Kooperatifin alacak miktarı daha az olması halinde; Kooperatifin fazla olarak tahsil ettiği parayı borçlulara iade edecektir. Mahkeme sonucunda borçlular adına ödemede bulunan ... ... ...'ün ödediği miktarın yetmemiş olması halinde ise tespit edilen eksiklik hisse senetlerinin bedelinden bakiye kalan ve çekle ödemesi yapılacak olan kısımdan mahsup edilecektir. Mahkemenin ... sürmesi durumunda verilen taksitli çeklerin de tamamının ödenmesi durumunda eksik kalabilecek miktarın ödenmesini ... ... taahhüt etmektedir. ... ... tarafından Tavukçuluk Kooperatifi'ne olan ... ve ...'ün borcuna mahsuben, mahkeme sonucunda belirlenecek duruma kadar şimdilik kesin borç miktarı olmamakla birlikte 1.000.000 TL'nin Tavukçuluk Kooperatifine, borcuna mahsup edilmesi, kalan 500.000 TL nin 200.000 TL sinin peşin olarak ödenmesinin, 300.000 TL'sinin de 25.000 ... TL'lik bir ay sonra başlanmak üzere aylık çekler halinde 12 taksitle ödenecektir." kararlaştırılmıştır. Yargılama sırasında davalı kooperatifin dava dışı İma Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ye icra dosyalarındaki tüm alacaklarını temlik ettiği ve davacı tarafından işbu davanın 6100 sayılı Kanun'un 125 ... maddesine göre tazminat davası olarak davalı kooperatife karşı devam ettirildiği anlaşılmakta olup, borç ödeme protokolünde kararlaştırılan ve taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan 461.210,29 TL faiz miktarının borcu üstlenen ... ... tarafından davalı kooperatife ödenip ödenmediğinin, icra dosyalarına ödeme yapılıp yapılmadığının, yapıldıysa ne miktarda yapıldığının kooperatif kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak tespiti, gerekirse kooperatife bu konuda yazılacak müzekkere cevabı ve dosyadaki hesap bilirkişisi raporu da değerlendirilmek suretiyle davacıların zararının doğup doğmadığı ve kooperatiften tazminat alacağı olup olmadığının belirlenmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
-
Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
-
Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
26.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:33:39