Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/3831
2023/7680
26 Aralık 2023
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/1023 Esas, 2022/591 Karar
vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ: **
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2017/21 E., 2018/234 K.
Taraflar arasındaki markaya tecavüzün tespiti, men'i ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; "... Sigorta" markasının müvekkili adına tescilli olduğunu, davalının ise söz konusu markayı izni olmaksızın taklit etmek suretiyle ticaret unvanında kullandığını, davalıya ihtarname gönderilerek kullanımına son vermesinin istendiğini ancak davalı tarafça kullanıma devam edildiğini, davalının bu eyleminin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını, davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek markaya tecavüzün tespitine, men'ine ve manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sebepsiz yere ve kötü niyetli olarak davacının marka hakkının kullanmasının söz konusu olmadığını, davacının marka haklarının sessiz kalma yoluyla hak kaybına ve zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin dava konusu ismi senelerden beri iyi niyetle kullandığını ve tanıtmış olduğunu, davacıya karşı manevi tazminata konu olabilecek hiçbir tecavüz girişiminde bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin internet sitesi arşiv kayıtlarında yapılan incelemede 2010 yılından beri "... Sigorta" ibaresi kullandığının tespit edildiği, dava tarihinin 02.02.2017 tarihi olduğu, marka tescil tarihinden itibaren 5 yıllık sessiz kalma ve hak düşürücü sürenin geçtiği, davacının dava açma hakkını kaybettiği, davalının önceye dayalı hak sahibi olduğu ve kullanımın dürüst kullanım kapsamında bulunduğu, davacının sessiz kalmak suretiyle dava açma hakkını kaybettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının halen devam etmekte olduğu marka hakkına tecavüz teşkil eden eylemlerinin sonucunda davacı şirketin yıllar boyunca verilen emek ile kazandığı itibarı zedelendiğini ve davacının maddi ve manevi kayıplara uğradığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporundan davalı şirketin işyeri tabelasında ve kartvizit üzerinde "... Sigorta" ibaresini markasal olarak kullandığı anlaşılmışsa da, davalının ticaret ünvanından kaynaklanan önceye dayalı hak iddiasında bulunduğu, zira davalı vekilinin dosyaya sunmuş olduğu belge ve fotoğraflardan 01.12.1998 tarihli gider pusulası üzerinde "... Sigorta" ibaresinin sadece ticaret ünvanı yada işletme adı olarak değil, aynı zamanda markasal olarak kullanıldığı, yine plaket ve sertifikalar üzerinde "... Sigorta" ibaresinin kullanıldığı, davacının marka tescil başvurusunun ise davalının ticaret sicil tescilinden 20 yıl sonra yapıldığı, davacının ticaret ünvanının asıl unsurunu markasal olarak kullanmak yönünden önceye dayalı hak sahibi olduğu, kullanımın 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 12 nci maddesinde düzenlenen "dürüst kullanım" kapsamında bulunduğu, davalı şirketin ticaret ünvanı hükümsüz kılınmadığı sürece bu unvanın davalı şirkete 556 sayılı KHK'nın 8 ... maddesinin beşinci fıkrasından ... haklarını kullanma hakkı verdiği, zira davalı şirketin ticaret unvanının tescil tarihi 02.01.1991 iken, davacının markasının koruma tarihi 07.12.2011 olduğu, dava tarihinde yürürlükte bulunan 556 sayılı KHK'nın 8 ... maddesinin üçüncü fıkrasının a bendinde de önceye dayalı hak elde edenin hakkının korunacağının düzenlendiği, bu sebeplerle davalı kullanımının davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkeme kararlarının eksik incelemeye dayandığını, bilirkişi raporlarında davalı kullanımlarının davacının marka hakkını ihlal eder nitelikte ve iltibas yaratacak şekilde aynı hizmetlerde kullanıldığının tespit edilmesine rağmen raporun içeriğine itibar edilmediğini, raporda teknik konularda herhangi bir inceleme yapılmadığını, davalının markasal kullanımını ve buna dayalı olarak ... hak sahipliğini ispatlar nitelikteki delillerin dosyaya sunulmadığını, davalının ticaret unvanının tescilli olmasından hareketle davanın reddine karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin davayı ret gerekçesi olan sessiz kalma yoluyla hak kaybına ilişkin değerlendirme yapılmadığını, somut olayda sessiz kalma yoluyla hak kaybının gerçekleşmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacıya ait "... Sigorta" markasının, davalı tarafça ticaret unvanında kullanılması sebebiyle oluşan tecavüzün tespiti ve men'i ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
-
556 sayılı KHK'nın 8 ... maddesinin üçüncü fıkrasının bendi ile beşinci fıkrası ve 12 ... maddesi.
-
Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:33:39