Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/3794
2023/7678
26 Aralık 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2019/1729 Esas, 2022/334 Karar
DAVALILAR: 1....
2....
3.... vekilleri Avukat ...
DAVA TARİHİ: **
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2014/827 E., 2019/142 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin ... yıllardır tekstil alanında faaliyet gösterdiğini, davalılardan ...'ın ... yıllar geniş anlamda münferit imzası ile temsil ve ilzama yetkili şirket müdürü olarak görev yaptığını ve şirket ortaklarının güvenini kazandığını, bu dönemde şirketin bütün mali ve idari işlerini ... başına yönettiğini, şirket ortaklarının son dönemlerde özellikle mali yönden bir takım sıkıntıları olduğunu fark etmesi neticesinde şirket hesapları üzerinde inceleme yaptıklarında davalı ...'ın temsil ve ilzam yetkisini kötüye kullandığının ve çeşitli yollarla şirket hesaplarından zimmetine para geçirdiğinin, şirkete ait muhtelif meblağlı bir takım müşteri çeklerini kendi uhdesine aldığının ve başkaca bir takım usulsüzlükler gerçekleştirdiğinin tespit edildiğini, bunun üzerine şirketi temsil ve ilzam yetkisinin kendisinden alındığını, davalının bu durumun tespit edilmesi ve yetkilerinin alınmasından sonra istifa ettiğini ihtarname ile şirkete bildirdiğini, davalıların müvekkili şirketi zarara uğrattığının şirket kayıtlarında yapılan tespit ve incelemelerle ... olduğunu, muhasebe kayıtları ve şirket evrakları üzerinde yapılan incelemelerde davalıların suç teşkil eden haksız eylemleri ile müvekkilinin zararına sebebiyet verdiklerinin ve haksız kazanç elde ettiklerinin tespit edildiğini, davalı ...'ın, davalı ...'ın eşi olduğunu, şirkette fiilen çalışmamasına rağmen şirket yetkililerinin de haberi olmadığı halde müvekkili şirkette sigortalı gösterildiğini, haksız kazanç elde edildiğini ve ...'ın da sebepsiz zenginleşme kapsamında haksız kazanç elde ettiğini, davalı ...'ın diğer davalı ...'ın oğlu olduğunu, müvekkili şirkette hiçbir zaman fiilen çalışmadığı halde sigortalı gösterilerek haksız kazanç elde ettiğini, davalıların müvekkili şirketi zarara uğrattığı ve kendilerine haksız kazanç sağladıkları üniversite öğretim üyeleri tarafından düzenlenen bilimsel görüş raporu ile ... hale geldiğini, davalının kendisine verilen yetkileri tamamı ile ve şüpheye yer vermeyecek şekilde birden fazla eylemi ile kötüye kullandığını, bu sebeple de müvekkili şirket tarafından ... aleyhine hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma ve emniyeti suistimal suçlarından şikayette bulunulduğunu, tahkikatın halen devam ettiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile alacak davasının kabulüne, davalılardan ...'... 50.000,00 TL'nin zararın oluştuğu tarihten itibaren işlemiş ve işleyecek reeskont faizleri ile birlikte tahsiline, davalılardan ...'... 28.420,00 TL'nin zararın oluştuğu tarihten itibaren işlemiş ve işleyecek reeskont faizleri ile birlikte tahsiline, davalılardan ...'... 2.201,00 TL'nin zararın oluştuğu tarihten itibaren işlemiş ve işleyecek reeskont faizleri ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı şirketin aile şirketi olduğunu, ailenin tüm talimatlarının eksiksiz yerine getirildiğini, müvekkili ...'ın teftiş ve kontrol eden diğer sorumlu müdürün Günnar Camadan olduğunu, ...'ın ortaklar kurulu kararı ile müdürlük görevine son verildiğini, 30.01.2012 tarihinde istifasını bildirerek davacı şirketle arasındaki tüm iş ilişkisini bitirdiğini, müvekkili ... tarafından gerçekleştirilen tüm işlemlerin, diğer sorumlu müdürün bilgisi dahilinde ve ortakların şahitliğinde gerçekleştiğinden hukuka aykırı olmadığını, davacı şirketin zarara uğratılmadığını, diğer müvekkiller ... ve ...' in şirketin eski çalışanı olduğunu, müvekkili ...'ün davacı şirkette sigortalı olarak kendi evinden asgari ücretle satın alınan malların kontrolü ve ütülenerek paketlenmesi görevini yaptığını, müvekkili ...'in Sultanhamam mağazasında kısa süre sigortalı çalıştığını, şirket merkezinde görevli olduğunu ve fiilen çalışıldığının tanık beyanları ile ... olacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava ile davalı ...'ın müdür olarak görev yaptığı süre içerisinde yaptığı işlemlerle şirketi kendisi, eşi ve oğlu olan diğer davalılar menfaatine olmak üzere zarara uğrattığının iddia edildiği, davacının bu iddiasını ispat ile yükümlü olduğu, bilirkişi raporunda davacı şirketin kayıtlarında ticari ilişki çerçevesinde bir kısım şirketlerden avans ödemeleri nedeniyle alacaklı olduğunun, cari hesap ilişkisinin devam ettiğinin, bir kısım şirketlere ise borçlu olduğunun, söz konusu alacak borç durumunun satış işlemlerinden kaynaklandığının, davacının şirket ortaklarından alacağının olmadığının, davalı ...'ın şahsi banka hesaplarından davacı şirkete para havalesi yapıldığının tespit edildiği, yapılan işlemlerin ticari hayatın olağan akışına uygun olduğu, davacı şirketin kayıtlarında ticari ilişki içerisinde olduğu şirketlerden alacaklı olmasının davalı ...'ın şirketi zarara uğrattığını ispat etmeyeceği, davacı şirketin aynı anda iki ayrı müdür ile temsil edildiği ve yapılan ticari iş ve işlemlerin her iki müdürün ve muhasebe işlemlerini yapan personelin bilgisi dahilinde olacağı, kaldı ki davacı şirketin söz konusu işlemler nedeniyle zarara uğradığını iddia etmiş olmasına rağmen bu şirket ve şahıslar hakkında cari hesaplar nedeniyle herhangi bir takip veya dava açmamış olduğu, dinlenen tanıkların beyanlarında benzer şekilde davacı şirketin faturasız işlemler de yaptığını, bu işlemler nedeniyle tahsilatların müdürler tarafından yapıldığını ve tahsil edilen paraların yine şirket hesabına kullanıldığını beyan ettikleri, davacı şirketin işçilerinin işten çıkarılmaları nedeniyle ödenen tazminatların şirketi zararlandırmaya yönelik bir işlem olarak kabul edilemeyeceği, tanık beyanlarından diğer davalı ...'ın evde davacı şirketin bir kısım işlerini yaptığının, davalı ...'ın da yaz tatillerinde davacı şirketin şubelerinde çalıştığının anlaşıldığı, tanık anlatımlarının SGK kayıtları ile uyumlu olduğu, davacı şirket tarafından yapılan şikayet üzerine davalı ... hakkında güveni kötüye kullanma suçundan açılan ceza davasında davalının beraatine karar verildiği, tüm bu gerekçelerle davacının, davalıların kendisini zarara uğrattığı yönündeki iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalıların müvekkili şirketi zarara uğrattığı ve kendilerine haksız kazanç sağladıklarının üniversite öğretim üyeleri tarafından düzenlenen bilimsel görüş raporu ile de ... hale geldiğini, bilirkişi raporlarında iddiaların incelenmediğini, bilirkişilerin dosya kapsamında, davacı ve davalıların hesap hareketleri, davalının tedarikçilere mal alımı yapmadan göndermiş olduğu avans ödemeleri neticesinde müvekkili şirketi ne kadar zarara uğrattığı, davalının borçlu şirketlere sürekli mal vermeye devam etmesi sonucunda müvekkil şirketi ne kadar zarara uğrattığı, icra takipleri neticesinde tahsil edilen alacakların akıbetinin ne olduğu, davalı ... hesabına yatmış olan tahsilatların müvekkili şirket hesaplarına aktarılıp aktarılmadığı, ...’ın diğer davalılar ve yakınlarına sağladığı haksız kazanç ve menfaatlerin neler olduğu konularında inceleme yapmadıklarını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirket tarafından işbu davada ileri sürülen iddialar kapsamında yapılan şikayet üzerine davalı ... hakkında güveni kötüye kullanma suçundan açılan ceza davasında yapılan yargılama sonucu davalının beraatine karar verildiği de gözetildiğinde ve özellikle davacı şirketin bir aile şirketi olup davalı ...' ın şirket ortaklar kurulu kararlarıyla yaklaşık otuz yıl boyunca davacı şirketin dışarıdan atanan münferit müdürü olarak görevlendirildiği, görev süresince şirket ortaklarından Günnar Camadan' ın da davalı ile birlikte münferit yetkili müdür olduğu gözetildiğinde, görevi süresince davalıya isnat edilen eylemlerden şirket ortakları ile diğer münferit yetkili müdürün habersiz olduğunun kabulünün hayatın olağan akışına aykırı olacağı da gözetildiğinde, davanın reddi yönünde İlk Derece Mahkemesince verilen kararın isabetli olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı şirkette bir dönem şirket müdürlüğü yapan davalı ...'ın kötü yönetildiği ve davalılar tarafından haksız kazanç elde edildiği iddiasına dayalı şirkete verilen zararın tahsili istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
1.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 553 üncü maddesi, 618 ... maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi ile 644 üncü maddesi.
2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 115 ... maddesinin ikinci fıkrası.
- Değerlendirme
Dairemizin yerleşik içtihatları doğrultusunda 6102 sayılı Kanun'un 618 ... maddesinin üçüncü fıkrasının c bendi hükümleri uyarınca şirket tarafından şirket yöneticisine karşı sorumluluk davasının açılabilmesi için limited şirket genel kurulunda kararı alınması dava şartı olup, Mahkemece öncelikle davacı şirket genel kurulunca bu yönde karar alınıp alınmadığı hususunun değerlendirilerek şayet bir genel kurul kararı alınmamış ise 6100 sayılı Kanun'un 115 ... maddesinin ikinci fıkrası gereğince davacı şirkete bu hususta kesin mehil verildikten sonra bu yönde bir kurul kararının ibrazı halinde işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken bu eksiklik giderilmeden davanın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş ve bu sebeple yerel mahkeme kararının re’sen bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
-
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
-
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:33:39