Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/1296

Karar No

2023/7669

Karar Tarihi

26 Aralık 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2022/270 Esas, 2022/687 Karar

DAVACI (TEMLİK EDEN): ...

DAVACI (TEMLİK ...): ... vekili Avukat ...

DAVA TARİHİ: **

HÜKÜM: Kabul

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 59.955,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle uygulanması gereken 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438 ... maddesi gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Temlik eden davacı vekili dava dilekçesinde; lehtarı ... ... olan her biri 5.500,00 euro bedelli 30.07.2008 ve 30.08.2008 vade tarihli senetlerin tahsili için davalı bankanın ... Şubesine tahsil cirosuyla verildiğini, ancak senetlerin bankaca kaybedildiğini, davalı tarafça açılan senet iptali davası sonunda senetlerin iptaline karar verildiğini, senet lehtarı ... ...’nın bu senetlerdeki alacağını davacıya temlik etmesi nedeniyle davacı tarafından iptal kararına istinaden dava dışı keşideci aleyhine başlatılan takibin semeresiz kaldığını ve icra müdürlüğünce borç ödemeden aciz vesikası düzenlendiğini, bunun üzerine uğranılan zararın tahsili için başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu senetlerin 25.07.2008 tarihinde senet lehtarı ... ... tarafından davalı bankaya teslim edildiğini, adı geçenin 27.04.2010 tarihli ihtarnameyle senetlerin iadesini istediğini, senetlerin banka şubesinde kaybolması nedeniyle davalı tarafından senetlerin iptali için dava açıldığını, söz konusu senetlerdeki alacağın davacı tarafından temlik alındığının işbu dava sebebi ile öğrenildiğini, davacının takipte tazminat isteminde bulunduğunu, oysa tazminat isteminin yargılamayı gerektirmesi nedeniyle doğrudan takibe konu edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen Karar

Mahkemece 25.01.2018 tarih, 2017/612 E., 2018/55 K. sayılı kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacı tarafın, zarar ile bankanın eylemi arasında bulunan illiyet bağını ispat edemediği, dava dışı asıl borçlu aleyhine yapılan takipte aciz vesikası düzenlenmişse de borçlunun mal edinimi olduğu takdirde alacağın tahsilinin mümkün olduğu, davacının kötü niyetli olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın ve davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 24.09.2019 tarih, 2018/1635 E., 2019/4470 K. sayılı kararıyla; "...Davalı banka lehtarı tarafından tahsil cirosu ile ciro edilen her biri 5.500 euro bedelli bonoyu bünyesinde kaybetmiştir ve bonoların vade tarihi tarihleri 30.07.2008 ve 30.08.2008'dir. Davalı banka bonolar için ihmal göstererek zayi kararını 27.12.2012 tarihinde alabilmiştir. Bono lehtarının bankadan aldığı bu zayi belgesi ile yaptığı ilamsız takibe borçlu itiraz etmeyip takip kesinleştiği için davalı banka tarafından bonoların kaybedilmesi vakasına dayalı olarak doğrudan bir zarar görmemiştir. Ancak bu takip borçlunun acze düşmesi nedeniyle sonuçsuz kalmıştır. Dosya içinde bulunan bilirkişi raporuna göre borçlunun aleyhine yapılan diğer takiplerde alacaklılarına yaptığı ödemelere bakıldığında, şayet banka bonoları zamanında protesto etseydi ve müşterisi bono lehtarına bonoları iade etseydi veya zayi belgesini hızlı bir şekilde tedarik ... müşterisine verseydi alacağın tahsil edilebileceği anlaşılmıştır. Bu itibarla lehtarın alacağını tahsil edememesi ve bankanın zayi belgesi almada çok gecikmesi arasında uygun bir illiyet bağı bulunmaktadır. Mahkemece verilen davanın kabulüne ilişkin ilk karar, Dairemizce davacının zararı ile davalı bankanın eylemi arasında uygun illiyet bağı bulunması gerektiğine işaretle mahkemece bu hususun yeterince incelenmemesi yönünden bozulmuş ise de mahkemece verilen ... kararda yapılan incelemede illiyet bağının bulunmadığı şeklindeki değerlendirme doğru olmamıştır. Bu nedenlerle yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir..." gereğine işaret edilerek bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan inceleme sonucunda borçlunun 02.11.2010 tarihine kadar borçlarını ödemeye devam ettiği, buna göre ...'ın senetleri bankadan istediği 27.04.2010 tarihinde banka iade edebilseydi borçludan alacağını tahsil edebilecek durumda olduğu, alacağın temlikinde ...'ın alacağı ... ... mirasçılarından tüm şartlarla birlikte temlik alarak onların yerine geçerek onun hükümlerine tabi olacağı, burada alacağı 07.07.2011 tarihinde temlik almasının ve zayi kararından sonra icra takibi başlatmasının öneminin bulunmadığı, bu itibarla lehtarın alacağını tahsil edememesi ve bankanın zayi belgesi almada çok gecikmesi arasında uygun bir illiyet bağı bulunmakta olduğu, davacının davasında haklı olduğu, alacağın likit olması nedeniyle de icra inkar tazminatına hükmetmek gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynen devamına, asıl alacağın %20'si olan 9.013,16 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; alacaklının alacağını tahsil edememe sebebinin borçlunun borca batık olması olduğu, bonoların temlik tarihinde tahsil kabiliyetinin bulunmadığının ... olduğunu, bankanın başvuru üzerine protesto çekerek üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirdiğini, ancak senet alacaklısının aylar sonra senet aslını almak için başvurduğunu, bankanın sorumluluğunun bulunmadığını, temlik alacaklısı ...'ın, senet lehtarı ... Ortakaya'nın bankadan senetleri istediği 27.04.2010 tarihinde hak sahibi olmadığını, alacağın likit olmadığını, icra inkar tazminatının yerinde olmadığını savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.

  1. Değerlendirme

1.Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.

  1. Dava, bankanın kusuru nedeniyle tahsil edilemeyen çek bedelinin tazmini istemine ilişkindir.

Her ne kadar takipte çek bedeli kadar zararın olduğu belirtilmekte ise de takip konusu alacak bankanın eylemi nedeniyle uğranılan zarar/tazminat niteliğindedir. Bu nedenle takip konusu alacağın likit olduğundan söz etmek mümkün değildir. Bu durumda Mahkemece icra inkar tazminatına karar verilmiş olması bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 5236 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi ile değiştirilmeden önceki 438 ... maddesinin yedinci fıkrası gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

  1. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının iki numaralı bendinin çıkartılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

26.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozmadansürecikararcevapdüzeltilerektemyizyargılamaincelenenmahkemev.kararınonanmasınareddinesonrakikararlarıbozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:33:39

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim