Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/964
2023/7570
21 Aralık 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/1309 Esas, 2022/1277 Karar
DAVA TARİHİ
HÜKÜM: Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen istirdat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davadışı ... ...'in ... İnş. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ortakları olduğunu, davalının ise ...'nin eşi ve şirket müdürü olduğunu, şirketteki ... ortamının bozulması nedeniyle şirketin tasfiyesi davasının açıldığını, ancak bu süreç içerisinde yetkileri elinden alınamayan şirket müdürü davalının usulsüz işlemler yaptığını, davalının şirketten şahsi alacağının olduğuna dayanarak takip başlattığını, ancak bu takibin usulsüz olduğunu, şirket müdürünün şirkete karşı
başlattığı takibe ilişkin hiçbir yasal yollarının olmadığını, ancak bu takipten dolayı şirketin ortağı olması sebebiyle davacının doğrudan etkilendiğini, bu nedenle takibin iptalinin gerektiğini belirterek ... 5 İcra Müdürlüğü'nün 2011/5419 E. sayılı takip dosyasının ve dayanak işleminin kesin hükümsüzlüğünün tespitine ve takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, takibin kendi parasından şirkete yaptığı harcamalara ve ödemelere ilişkin olduğunu, şirketin malvarlığına tedbir konulması nedeniyle şahsı tarafından ödemelerin yapıldığını, şirket kayıtlarında bu durumun mevcut olduğunu, bu paranın yalnızca tutanakla değil şirket kayıtlarıyla da ispatlanabileceğini, ... bir alacağın takibinin yapıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin11.04.2018 tarih ve 2016/546 E. 2018/232 K. sayılı kararıyla; dava konusu takibin muhatabı ve borçlusunun şirket olduğu, davacının talebinin ise takibin, kendi ortaklık hissesi yönünden iptaline ilişkin olduğu, zararın dolaylı zarar olması halinde de şirket ortağı tarafından açılan davada talebin şirket adına olmasının gerektiği, ancak şirket ortağı davacının açtığı bu davada kendi hissesi yönünden hükümsüzlük ile iptal talep ettiği, davanın şirket adına ve onun yararına açılması gerekmesine rağmen davacının kendi adına olarak dava açmasında her hangi bir hukuki yararın bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesini 01.10.2020 tarih ve 2020/9 E. 2020/80 K. sayılı kararıyla; davacının davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, ancak aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
- Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairenin 13.06.2022 tarih ve 2021/16 E. 2022/4716 K. sayılı kararıyla davacının muvazaaya dayandığı ve dava dilekçesinin içeriği itibariyle de istemini şirket adına yaptığı, dava istirdat davasına dönüşmekle tahsil edilecek meblağın şirket adına istendiğinin kabulü gerektiği, tüm bu nedenlerle davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu anlaşılmakla, mahkemece işin esasına girilerek karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, takibin "Tutanak Şirket Harcamaları" başlıklı belgeye dayalı olduğu, belgenin davalı ile ... ... tarafından düzenlendiği, belge tarihi itibariyle ... ...'in şirketin ortağı ve yetkilisi olmadığı, dolayısıyla ... ... tarafından düzenlenen belgeye dayalı olarak takip borçlusu ... İnşaat ve Ticaret Limited Şirketine sorumluluk yüklenmesinin mümkün olmadığı, davalı tarafça, icra takibinin ... bir alacağa dayandığı ve kendi şahsi malvarlığından şirkete harcanan paralara ilişkin olduğu iddia edilmiş ise de, sunulan belgelerin şirket adına harcama yapıldığını ve şirketin davalıya borçlandığını ispata elverişli olmadığı, davalı tarafın şirketten alacaklı olduğu iddiasını ispatlayamadığını, davadan sonra, takibe konu alacağa ilişkin 02.05.2014 tarihinde 66.770,69 TL, 05.05.2014 tarihinde ise 19.577,89 TL tahsilat yapılarak ...'e ödendiği, dava istirdata dönüştüğünden anılan tutarların takip borçlusu ... İnşaat ve Ticaret Limited Şirketine iadesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile; 86.348,58 TL'nin davalıdan tahsiliyle dava dışı ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün 9651 sicil numarasıyla kayıtlı ... İnşaat ve Ticaret Limited Şirketine ödenmesine, karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının şirket adına talepte bulunma yetkisinin olmadığını, şirket adına muvazaa iddiası ile talepte bulunulamayacağını, şirketin ayakta kalabilmesi için borçlarının müvekkilince ödendiğini, bu konuda hesap mutabakatının bulunduğunu, müvekkilinin şirketin %70 ortağı olduğunu, davacının asılsız iddiaları ile şirketin atıl duruma getirildiğini, müvekkilinin alacağının ... olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, takip nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile istirdat istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
-
Değerlendirme
-
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:36:16