Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/7494

Karar No

2023/7562

Karar Tarihi

20 Aralık 2023

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/1158 Esas, 2022/1471 Karar

vekili Avukat ...

DAVA TARİHİ: **

HÜKÜM: Davanın kısmen kabulü

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 160.660,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya sattığı bir kısım ürünlere ilişkin fatura bedelleri ödenmeyince 193.603,69 TL asıl alacağın tahsili talebiyle icra takibi başlattığını, takibe haksız itiraz eden davalının takipten sonra 22.081,87 TL tutarında bir ödeme yapıp, 1.062,63 TL bedelli iade faturası kestiğini, müvekkilinin bakiye alacağının ödemeler düşüldüğünde 170.459,19 TL olarak göründüğünü ileri sürerek 170.459,19 TL üzerinden takibin devamına, %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının, müvekkilinin hak ettiği ciro primlerini ödemediğini, taahhüt ettiği bedelsiz ürünü vermediğini, iade alacağını belirttiği ürünleri almadığını, e posta ile tadil edilen fiyat farkını uygulamadığını, bunları cari hesaptan düşmediğini, müvekkilinin davacıya hiçbir borcunun bulunmadığını savunarak davanın reddini, haksız takip tazminatının tahsilini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 14.02.2017 tarih ve 2015/165 E., 2017/128 K. sayılı kararıyla; davacı cari hesap kayıtlarına göre davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan takip tutarı olan 193.603,69 TL alacaklı olduğu, bilahare davalı tarafça 05.11.2014 tarihinde yapılan 22.081,87 TL'lik ödemeden sonra davacı alacağının 170.459,19 TL kaldığı, davalının kayıtları içeriğine göre de davalının 2014 yılı sonu itibariyle davacıya 15.990,39 TL cari hesapta borçlu göründüğü, arada 154.468,81 TL fark bulunduğu, ciro primi ve fiyat farkı faturalarının düzenlenmesi ile farkın giderilerek davalı cari hesap kayıtlarının sıfırlandığı, taraflar arasında düzenlenmiş yetkili satıcı sözleşmesi, distribitör sözleşmesi, ek protokol ve e posta yazışmaları dikkate alındığında davalının yaptığı satışlar kapsamında 2013 yılı satışlarına ilişkin 29.975,00 TL tutarlı ve 2014 yılı satışlarına ilişkin 15.434,00 TL tutarlı fiyat farkı faturaları ile, 109.058,00 TL'lik ciro primi faturalarını kesmesinin uygun ve yerinde olduğu, ihtilaflı bulunan söz konusu faturaların kesilmesi ile taraflar arasındaki cari hesaptan kaynaklanan 154.468,81 TL'lik farkın bu şekilde giderildiği, davalının sözleşme kapsamında anılan faturaları kesebileceği, davalının ayrıca sözleşme kapsamında davacıya 13.598,40 TL bedelsiz ürünler alacağı yönünden KDV dahil 16.046,11 TL iade faturası düzenleme hakkı bulunduğu, elinde bulunan 85.000,00 TL'lik iadesi gereken ürünlerin de taraflar arasında yapılan e mail yazışmalarına göre davacı tarafça kabul edilmesine rağmen bilahare iadenin reddedildiği, bu ürünlerin de davacı tarafa iadesinin gerçekleşmesi ve 13.598,40 TL'lik bedelsiz ürünler alacağının davacı tarafından fatura edilmesi halinde ise bu kez davalının davacıdan alacaklı duruma geçeceği, davalının icra takip tarihinden sonra 05.11.2014 tarihinde yaptığı 22.081,87 TL'lik ödeme ile cari hesaptan kaynaklanan borcunu ödediği, davacının cari hesap kayıtlarının düzenlenmesinde ve bu kayıtlara dayalı olarak başlatmış olduğu icra takibinde kötü niyetli kabul edildiği, davalının ise usulüne uygun olarak düzenlemiş olduğu iade ve ciro prim faturaları ile cari hesap kayıtlarına göre yapmış olduğu ödemelerde iyi niyetli bulunduğunun anlaşıldığı, bu nedenle davacının icra inkar tazminatı taleplerinin yerinde görülmediği, davalının ise haksız takip tazminatı talebinin yerinde bulunduğu, davacının icra takibinin kötü niyetli yaptığı gerekçesiyle davanın reddine, alacağın % 20'si tutarında oluşan 34.091,83 TL haksız takip tazminatının davacıdan alınıp davalıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 30.12.2019 tarih 2017/2039 E., 2019/2902 K. sayılı kararıyla; taraflar arasındaki en son yazışmanın 22.09.2014 tarihinde yapıldığı, davacının davalıya gönderdiği e mailde, “2013 yılı ciro hak edişi üzerinden %7 üzerinden 76.340,62 TL ciro primi ve 2013 yılı fiyat farkı 29.975,00 TL'nin kabul edileceği, maksimum 85.000,00 TL (KDV dahil) Chicco ürünlerinin de satın alma fiyatı üzerinden %30 iskonto ile gönderilmesini kabul ettiklerini” ve “hali hazırda borcun 187.287,67 TL olduğunu” bildirdiği, davalı tarafça da, e mail'in gönderildiği 22.09.2014 tarihinde 2014 yılı ciro primi faturaları, 2013 yılı fiyat farkı faturalarının düzenlendiği ancak davacı defterlerinde bu faturaların kayıtlı olmadığının görüldüğü, davalı vekilinin malların iade edilmediğini kabul ettiği, iskontolu mal bedelinin hesaba katılamayacağı, 14.10.2019 tarihli ek bilirkişi raporunda; davacı alacağından, 2014 fiyat farkı faturaları ve iade mal bedeli de mahsup edilmişse de, davacının 2014 yılı fiyat farkı faturalarının kabul etmediği gibi, davalının da fiyat farklarının mahsubu gerektiğini ispat edemediği, iade malların iadesinin yapılmadığından mahsup edilemeyeceği, davacı vekilinin rapora itirazının kısmen haklı görüldüğü, raporda 22.09.2014 öncesi son bakiyenin 248.192,89 TL olduğu, 23.09.2014 tarihinde davalı borçlunun 100.000,00 TL ödeme yaptığının tespit edildiği, bu miktardan davacı alacaklının 22.09.2014 tarihli e mailde borçtan mahsup etmeyi kabul ettiği, 2013 yılı 76.340,62 TL ciro primi ve 2013 yılı fiyat farkı 29.975,00 TL'nin mahsubundan sonra, bakiye 41.876,87 TL miktarınca takip tarihi itibarıyla davalının davacıya borçlu olduğu, takipten sonra davalının 22.081,87 TL ve 1.062,63 TL ödemesi düşülerek dava açılmakla, yapılan hesaplama neticesinde tespit edilen 41.876,87 TL'den bu miktarların mahsubu ile bakiye 18.732,37 TL üzerinden davanın kabulü gerektiği, ayrıca davalı kayıtlarında da 2014 yılı sonu itibarıyla davalının davacıya 15.990,00 TL borçlu olduğunun görüldüğü, davalı vekilinin ön inceleme duruşmasında, ciro primi ve iade faturalarına savunmasında dayandığı, davacı vekilinin savunmanın genişletildiğine dair itirazda bulunmadığı, savunmanın genişletildiğine dair davacı istinaf başvurusunun yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davalının icra takibine itirazının kısmen iptali ile, takibin 18.732,37 TL asıl alacağa, yıllık %11,75 oranında ve değişen oranlarda reeskont faizi işletilerek devamına, kabul edilen kısım üzerinden %20 oranında (3.744,67 TL) inkâr tazminatına hükmedilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, takipten önce davalının ödediği 100.000,00 TL yönünden davacının kötüniyetli olduğunun kabulü ile, bu miktar üzerinden %20 oranında (20.000,00 TL) tazminatın davacıdan tahsil edilerek davalıya ödenmesine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

  1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. Dairemizin tarih 24.02.2022 tarih 2020/5217 E., 2022/3221 K. sayılı kararıyla; somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporları yeterli görülmemiş, istinaf aşamasında duruşma açılmaksızın dosya üzerinden kurulan ara kararla istinabe yoluyla bilirkişi raporu alınmış, kurulan ara kararda 6100 sayılı Kanun'un 278 ... maddesinin dördüncü fıkrası gereğince inceleme yetkisi de verilmek suretiyle bilirkişilerden “22.09.2014 tarihli davacı e mailine göre” hesap yapılması istenmiş, aldırılan bilirkişi raporu Mahkemece denetlenip değerlendirilmiş, bu rapora kısmen itibar edilerek yazılı şekilde İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılıp davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de bu şekilde verilen karar 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinde sayılan ve duruşma yapılmadan verilebilecek istisnai kararlar arasında değil, aynı Kanun'un 356 ncı maddesinde gösterilen ve duruşma açılması, tarafların usulen duruşmaya davet edilmesi sonucu verilebilecek kararlar arasında yer aldığı, bu itibarla duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmemiş, davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz isteminin kabulü ile kararın bozulmasına karar verilmiş, bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasındaki sözleşmelerde ciro primi ödeneceği kabul edilmişse de bir ... belirlenmediği, taraflar arasında en son imzalanan Ocak 2014 tarihli "Yetkili Satıcılık Sözleşmesinde" 6.2.g maddesinde "ARTSANA'nın yetkili satıcıya satış hedefi koyabileceği ve satış hedefinin gerçekleştirilmesi halinde ciro primine hak kazanacağının " düzenlendiği ancak ... ve ciro primi oranının belirlenmediği, ticari ilişkide ciro primi ve fiyat farkı konusunda farklı uygulamalara gidildiği, bu nedenle taraflar arasında yapılan ve itiraza uğramayan yazışmalara göre uyuşmazlığın çözümlenmesi gerektiği kanaatine varıldığı, taraflar arasındaki en son yazışmanın 22.09.2014 tarihinde yapıldığı, davacının davalıya gönderdiği e mailde, “2013 yılı ciro hak edişi üzerinden %7 üzerinden 76.340,62 TL ciro primi ve 2013 yılı fiyat farkı 29.975,00 TL'nin kabul edileceği, maksimum 85.000,00 TL (KDV dahil) Chicco ürünlerinin de satın alma fiyatı üzerinden %30 iskonto ile gönderilmesini kabul ettiklerini” ve “hali hazırda borcun 187.287,67 TL olduğunu” bildirdiği, davalı tarafça da, e mail'in gönderildiği 22.09.2014 tarihinde 2014 yılı ciro primi faturaları, 2013 yılı fiyat farkı faturalarının düzenlendiği ancak davacı defterlerinde bu faturaların kayıtlı olmadığının görüldüğü, davalı vekilinin malların iade edilmediğini kabul ettiği, iskontolu mal bedelinin hesaba katılamayacağı, 14.10.2019 tarihli ek bilirkişi raporunda; davacı alacağından, 2014 fiyat farkı faturaları ve iade mal bedeli de mahsup edilmişse de, davacının 2014 yılı fiyat farkı faturalarının kabul etmediği gibi, davalının da fiyat farklarının mahsubu gerektiğini ispat edemediği, iade malların iadesinin yapılmadığından mahsup edilemeyeceği, davacı vekilinin rapora itirazının kısmen haklı görüldüğü, raporda 22.09.2014 öncesi son bakiyenin 248.192,89 TL olduğu, 23.09.2014 tarihinde davalı borçlunun 100.000,00 TL ödeme yaptığının tespit edildiği, bu miktardan davacı alacaklının 22.09.2014 tarihli e mailde borçtan mahsup etmeyi kabul ettiği, 2013 yılı 76.340,62 TL ciro primi ve 2013 yılı fiyat farkı 29.975 TL'nin mahsubundan sonra, bakiye 41.876,87 TL miktarınca takip tarihi itibarıyla davalının davacıya borçlu olduğu, takipten sonra davalının 22.081,87 TL ve 1.062,63 TL ödemesi düşülerek dava açılmakla, yapılan hesaplama neticesinde tespit edilen 41.876,87 TL'den bu miktarların mahsubu ile bakiye 18.732,37 TL üzerinden davanın kabulü gerektiği, ayrıca davalı kayıtlarında da 2014 yılı sonu itibarıyla davalının davacıya 15.990,00 TL borçlu olduğunun görüldüğü, davalı vekilinin ön inceleme duruşmasında, ciro primi ve iade faturalarına savunmasında dayandığı, davacı vekilinin savunmanın genişletildiğine dair itirazda bulunmadığı, savunmanın genişletildiğine dair davacı istinaf başvurusunun yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davalının icra takibine itirazının kısmen iptali ile, takibin 18.732,37 TL asıl alacağa, yıllık %11,75 oranında ve değişen oranlarda reeskont faizi işletilerek devamına, kabul edilen kısım üzerinden %20 oranında (3.744,67 TL) inkâr tazminatına hükmedilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, takipten önce davalının ödediği 100.000,00 TL yönünden davacının kötüniyetli olduğunun kabulü ile, bu miktar üzerinden %20 oranında (20.000,00 TL) tazminatın davacıdan tahsil edilerek davalıya ödenmesine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşmede davacı şirketin ticari defterlerinin kesin delil niteliğinde olduğunun düzenlenmesine rağmen sadece davalı ticari defterleri üzerinde inceleme yaptırılarak bilirkişi raporu düzenlenmesinin ve bu rapor doğrultusunda karar verilmesinin yerinde olmadığını, taraflar arasındaki uzlaşma sürecinde yalnızca bir e mail yazışmasının bir ikrar olarak kabul edilerek yargılama yapılmasına itiraz ettiklerini, taraflarınca davalıya gönderilen Beyoğlu 28. Noterliği’nin 08.10.2014 tarihli ve 03900 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile çok açık bir şekilde taraflar arasında ticari ilişkinin sona ermesine dair bir anlaşma yapılmamış olduğu, taraflar arasındaki imzalı sözleşme hükümlerine riayet edileceği, işbu dosyada bilirkişi raporlarında hep hatalı bir şekilde nazara alınan ciro primi, bedelsiz ürün teslimi ve ürün iadesi taleplerinin davacı şirket tarafından reddedildiğinin davalıya bildirildiğini, ilgili e posta yazışmalarının bağlayıcı nitelikte olmadığı, karara esas alınan e mail yazışmasında davacının davalıya aynı ... nakit ve peşin ödeme şartlı bir teklif sunduğu ve bu teklifin davalı tarafından kabul ve ifa edilmediği, buna rağmen Bölge Adliye Mahkemesince bu e maile dayalı ek rapor alınmasına karar verildiği, taraflar arasında uzlaşma olmuş olsaydı icra takibi yapılmayacağını yada ödeme yapılan kısım açısından itiraz edilmemesi gerektiğini, davalının ilgili e postada belirtilen ürünleri iade etmediğini ikrar ettiğini, Bölge Adliye Mahkemesince bu hususun hüküm altına alınmasıyla davalının teklife aykırı hareket ettiğini de kabul ettiğini ancak aksi hüküm kurulduğunu, davalının 100.000,00 TL ödemesinin davacı şirket ticari defterinde kayıtlı olduğunu, takip başlatılırken mahsup edilerek kalan miktar üzerinden takibe geçildiğini, bu nedenle davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasındaki 31.05.2014 tarihli mutabakatın dikkate alınmadığını, dosyadaki bütün bilirkişi raporlarının eksik incelemeye dayandığını, yeniden rapor alınması gerektiğini ileri sürerek ve re'sen dikkate alınacak sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesince davanın 151.726,82 TL (170.459,19 TL 18.732,37 TL) yönünden reddine karar verilmiş olmasına rağmen kötü niyet tazminatına bu bedel üzerinden hükmedilmediği, hükmedilen vekalet ücretinin çok düşük olduğunu, kabul ve ret oranlarının hatalı bir şekilde belirlenmesi sebebiyle davalı aleyhine yargılama giderlerinin ve vekalet ücretine hükmedildiğini, takibin 18.732,37 TL asıl alacağa, yıllık %11,75 oranında ve değişen oranlarda reeskont faizi işletilerek devamına şeklinde karar verilmiş olmasının açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesince 14.10.2019 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınmama gerekçesinin belirtilmediğini, taraflar arasındaki ticari ilişkinin e posta yazışmaları ile tadil edildiğini, bu yazışmalar neticesinde davalının davacıdan alacaklı olduğunu ancak Bölge Adliye Mahkemesince takas mahsup def'inin dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu, davalı şirketin davacıya borçlu olmadığının Mahkeme kararıyla da tespit edildiğini, Bölge Adliye Mahkemesince hesap yapılırken iskontolu mal bedellerinin dikkate alınmamasının açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek ve re'sen gözetilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, cari hesap ilişkisine ve davalıya kesilen faturalara dayalı başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.

  1. Değerlendirme

Taraflar arasındaki 22.09.2014 tarihli e mail süreli ve kabule bağlı olduğu gibi davacı şirket tarafından davalıya gönderilen 08.10.2014 tarihli ihtarname ile ciro primi, bedelsiz ve ürün iadesi taleplerinin kabul edilmediği bildirilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, e mailin davacı açısından bağlayıcı kabul edilip yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Mahkemece konusunda uzman bilirkişilerden oluşan heyetten alınacak rapor ile taraf defterleri incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harçlarının istekleri hâlinde ilgililere iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozmadansürecikararkabulücevapistinafyargılamatemyizkısmendavanınkararımahkemesiderecebozulmasınasonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:38:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim