Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/3698
2023/7558
20 Aralık 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/754 Esas, 2022/128 Karar
DAVALILAR: 1.Türk Marka ve Patent Kurumu (TÜRKPATENT) vekili Avukat ...
2.... Süt Mamülleri San. A.Ş. vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ: **
HÜKÜM: Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 3.Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2014/148 E. 2019/586 K.
Taraflar arasındaki Türk Marka ve Patent Kurumu (TÜRKPATENT) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine, davalılar vekillerinin başvurularının kabulü ile yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2012/22350 sayılı "Bandıra Bandıra" ibareli marka başvurusuna davalı tarafından yapılan itiraz neticesinde başvurunun kısmen reddine dair karara yaptıkları itirazın YİDK'in 2014 M 4461 sayılı kararıyla kısmen reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira müvekkilinin "banmak" fiilinden türetilmiş seri markaların sahibi bulunduğunu, davalı Şirketin dayanak gösterdiği 2011/80296 sayılı markanın, hükümsüz kılınan önceki markasının aynısı olduğunu ve yedekleme maksadıyla tescil edildiğini, bu hususun davaya konu YİDK kararında dikkate alınmadığını, müvekkilinin 99/015929 sayılı markanın hükümsüzlüğü için açılan davanın ardından 2012/22350 sayılı dava konusu başvuruda bulunduğunu, ancak bu başvurunun davalının yedekleme maksatlı tescil edilen 2011/80296 sayılı markası sebebiyle tescil edilemediğini, davalının 11.10.2011 tarihli 2011/80296 sayılı "BANDIRA BANDIRA" ibareli başvurusunun zamanlamasının dahi manidar olduğunu, bu başvurunun 99/015929 sayılı markaya karşı hükümsüzlük davası açılmasından hemen sonra 11.10.2011 tarihinde yapıldığını, başvurunun zamanının dahi kötü niyeti ve yedekleme amacını ispatladığını ileri sürerek müvekkili markalarının serisi niteliğinde olan başvuru markasına yönelik YİDK'in 2014 M 4461 sayılı kararının iptaline, 2012/22350 sayılı "Bandıra Bandıra" ibareli marka başvurusunun tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının BANDIRA BANDIRA ibareli marka başvurusunun müvekkilinin 2011/80926 sayılı BANDIRA BANDIRA markası ile aynı olduğunu ve iltibas yarattığını, bu sebeple de YİDK kararının yerinde olduğunu, davacının marka yedekleme ve kötü niyet iddiasının mesnetsiz bulunduğunu, 99/015929 sayılı marka hükümsüz kılınmışsa da müvekkilinin emek ve çaba harcadığı markayı kullanmaya karar vererek 2011/80296 sayılı marka başvurusunda bulunduğunu, bu markanın varlığı karşısında davacı markasının tescil edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla dava konusu başvuru ile redde mesnet markanın aynı/benzer olduklarının tartışmasız bulunduğu, bununla birlikte davalının "BANDIRA BANDIRA" ibareli 99/015929 nolu markasının kullanılmama nedeniyle hükümsüzlüğünün ardından yapılan ve redde mesnet alınan 2011/80296 sayılı marka başvurusunun, gerçekte kullanılmayıp yedekleme amacıyla yapıldığı ve bu nedenle de davalının işbu başvuruyu yapmakta kötü niyetli olarak kabul edilebileceği, dolayısıyla, iptal talebine konu YİDK kararına dayanak yapılan davalıya ait 2011/80296 sayılı markanın kötü niyetli bir başvuru olduğu göz önüne alındığından, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 8 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi değerlendirilmeye alınmaması gerektiğinden YİDK kararının bu nedenle yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK’in 2014 M 4461 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri ve katılma yoluyla davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle; kararın yerinde olmakla birlikte gerekçesinin eksik olduğunu, gerekçeli kararda redde mesnet gösterilen 2011/80296 sayılı marka başvurusunun hükümsüz kılındığına ilişkin tespite yer verilmediğini, oysa bahse konu markanın 03.10.2017 tarihli mahkeme kararı ile hükümsüz kılındığını ve bu kararın kesinleştiğini, hükümsüzlük kararının da geçmişe etkili olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinin yeniden düzenlenerek davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı TÜRKPATENT vekili istinaf dilekçesinde özetle; YİDK'in kararın verildiği tarihteki şartlara göre inceleme yaptığını, inceleme yapılırken tescilli olan markanın göz önüne alınmasının gerektiğini, sicildeki kaydın görmezden gelinerek karar verilmesinin düşünülemeyeceğini, emsal yargı kararlarının da bu yönde olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
3.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece YİDK kararının iptali ve hükümsüzlük davalarındaki yargılama prensiplerine aykırı olarak, müvekkilinin itiraza mesnet markasının tescil edilebilirliği ile ilgili resen inceleme yapıldığını, oysa müvekkili Şirket markasının tescil edilip edilemeyeceğinin işbu davanın konusu olmadığını, TÜRKPATENT'in yargılama makamı yerine geçerek tescilli bir markayı hükümsüz sayma yetkisi bulunmadığı gibi Mahkemenin de huzurdaki davada bu konuda bir inceleme yapma yetkisinin bulunmadığını, YİDK kararının verildiği tarihteki durum ve koşullara göre değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkili Şirketin itiraza mesnet markasının işbu dava konusu YİDK kararının verildiği tarihten sonra ve işbu dava açıldıktan sonra hükümsüzlüğüne karar verilmesinin de durumu değiştirmediğini, dolayısıyla dava konusu YİDK kararının yerinde olduğunu, dosyada mevcut bilirkişi raporunda da bu sonuçlara ulaşıldığını, Mahkemece bu rapora ve içinde yer ... bu tespite hangi gerekçeyle itibar edilmediğinin de açıklanmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davaya konu YİDK kararının verildiği tarihteki hukuki duruma ve koşullara göre değerlendirilmesi gerektiği, iptali istenen YİDK kararının 31.03.2014 tarihli iken redde mesnet marka ise Ankara 3. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/414 K. sayılı ilamı ile 03.10.2017 tarihinde hükümsüz kılındığı ve Yargıtay incelemesinden geçerek onanarak kesinleştiği, bu durumda, YİDK kararının verildiği tarihte hüküm ifade eden markanın değerlendirilmeye alınması tabii bulunduğundan ve redde mesnet markanın, YİDK kararından sonra hükümsüz kılınmasının işbu uyuşmazlığa bir etkisi olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, İlk Derece Mahkemesince redde mesnet marka başvurusunun, kötü niyetli bir başvuru olduğu ve bu nedenle YİDK tarafından değerlendirilmeye alınmaması gerektiği kabul edilmiş ise de marka başvurusunun reddine ilişkin YİDK kararının iptali istemiyle açılan bir davada, redde mesnet markanın yada marka başvurusunun, tescil koşullarını taşıyıp taşımadığının ne davalı Kurumca, ne de Mahkemece değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, böyle bir kabul, eldeki davanın mahiyeti ile bağdaşmadığı gibi bu kabulün yasal bir dayanağının da olmadığı, yine bu kabul halinde marka başvurusunun reddine ilişkin YİDK kararının iptali istemi ile açılan davalarda, redde mesnet markanın ya da marka başvurusunun, tescil koşullarını taşıyıp taşımadıklarının tartışılması sonucuna yol açacağını, bu durumun marka hukukuyla bağdaşmayacağı, davalı Kurum tarafından diğer davalı Şirketin itirazına mesnet 2012/80296 sayılı markanın değerlendirilmesinde herhangi bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükümsüzlük kararının geçmişe etkisinin istisnalarının kanunda açıkça sayıldığından yazılı şekilde karar tesisinin mümkün olmadığını, YİDK kararlarının yargısal denetime tabi olduğundan karara ... teşkil eden olgulara dair değişikliklerin Mahkeme tarafından gözetilebileceğini, davalı şirketin redde mesnet markalarının hükümden düşmeleri sebebiyle dava konusu başvurunun tescil işlemlerinin devamına karar verilebileceğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali talebine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 556 sayılı KHK'nın 7 ve 8 ... maddelerinin birinci fıkralarının (b) bentleri.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:38:09