Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/3261
2023/7468
19 Aralık 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/775 Esas, 2022/286 Karar
İHBAR OLUNANLAR: 1.... A.Ş. vekili Avukat ...
2.... Bankası A.Ş. vekili Avukat ...
3.T.C. ... Bankası A.Ş.
DAVA TARİHİ: **
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2016/1149 E., 2019/1225 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit ve istirdat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında battaniye alımına ilişkin 15.03.2016 ve 23.03.2016 tarihli ürün satın alma sözleşmeleri imzalandığını, taraflar arasındaki sözleşmelerin 4/b maddesinin amir hüküm olduğunu ancak teslim edilmesi gereken 376.040,00 adet siparişten sadece 93.085 adet siparişin teslim alındığını, 282.955 adet battaniye siparişinin kesin vadeye rağmen teslim edilmediğini, sözleşmede bahsedilen 2017 Haziran ayı sonunun müvekkili şirketin malları teslim alabileceği azami vade olduğunu, bu vadenin davalı tarafa tanınan bir vade olmadığını, birçok sözlü ve yazılı uyarıya rağmen ifanın gerçekleşmemesi üzerine fazlaya dair hakları saklı tutularak Gaziantep 4. Noterliği'nin 29.09.2016 tarihli ihtarnamesi ile sözleşmenin sona erdirilerek, 8.618.572 TL'lik çek, senet ve sair belgelerin verilen iki iş günlük süre içerisinde iade edilmediğini ileri sürerek 8.602.066,00 TL tutarındaki 384 adet çekten dolayı borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep etmiş, 19.01.2018 tarihli ve 25.06.2019 tarihli dilekçesiyle ödenen çek bedellerinin vade tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşmede kesin vadenin söz konusu olmadığını, satın alma vadesinin 2017 yılı Haziran ayı sonu olduğunu, süresinde bir ihtirazi kayıt olmadığını, sözleşmenin feshinin haksız olduğunu, sözleşmenin feshi iddiasından sonra dahi davacı tarafın sözleşme kapsamında mal almaya devam ettiğini, dolayısıyla sözleşmenin feshi iddiasının dayanağının bulunmadığını, azami süre olarak belirlenen 2017 yılı Haziran ayı sonu vadesinin kendi lehlerine değerlendirilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.İhbar Olunan ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili banka davacı ile davalı arasında akdedilen sözleşmelere taraf olmadığından dava konusu sözleşmeler nedeniyle hukuki sorumluluğu olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında 23.03.2016 ve 15.03.2016 tarihli sözleşmelerin akdedildiği, taraflar arasındaki sözleşmelerin "Ürün Özellikleri, Üretim ve Sipariş Termini ile İlgili Esaslar" başlıklı 4 üncü maddesinin (b) bendinde belirtilen tarihlerin sözleşmeye konu ürünlerin en geç hangi tarihte sevke hazır halde bulundurulması gerektiğine ilişkin olduğu, madde başlığı ile birlikte irdelendiğinde asıl amacın bu olduğunun anlaşıldığını, maddenin son cümlesi ''Ancak YENTUR üretimini daha öncesinde kendi planlaması doğrultusunda yapabilecek ve ürünleri depolayabilecektir.'' şeklinde olup üretimin bu tarihlerden de önce yapılıp depolanması hususunu davalının takdirine bıraktığı, devamında ''Mali Hükümler'' başlığını taşıyan 5 ... maddenin (a) bendinde belirtilen ''satın alma vadesi, 2017 yılı Haziran Ayı sonudur'' ibaresinin davacıya tanınan vadeye ilişkin olduğu, davacının ürünleri en son ne zamana kadar alabileceği hususunu düzenlediği, bu nedenle davalı tarafın aksi yöndeki sözleşme yorumlarına itibar edilmediği, mahkemece benimsenen bilirkişi ... ve ek raporlarıyla incelenen davalı defterlerine göre davalı tarafa verilen ve karşılığında mal alınamayan davaya konu çeklerden toplamda 8.450.566,00 TL tutarlı 376 adet çekin ödendiği, toplamda 151.500,00 TL tutarlı 8 adet çekin ödenmediği tespit edildiğinden davanın kabulüne, ödenmeyen 8 adet çek yönünden davacının borçlu olmadığının tespitine, ödenen toplamda 8.450.566,00 TL tutarlı 376 adet çekin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece yeterli inceleme yapılmadığını, dosyadan verilen tedbir kararına ilişkin istinaf başvurularının üst mahkemeye gönderilmediğini, mahkemece davalı taraf olarak yükümlülüklerinin yerine getirilmediğinin belirtildiğini, sözleşme yükümlülükleri kapsamında mal vermeye devam ettiklerini, davacı tarafın bu malları fesih iradesinden ve davadan sonra dahi almaya devam ettiğini, tarafların mutabakatları, alınan bilirkişi raporlarında da bu durumun ... olduğunu, sözleşme sürecinin dolmadığını, süresi içinde mal tesliminin devam ettiğini, yerel mahkemeye ısrarla mal almadıklarını beyan eden davacı tarafın beyanının aksinin kanıtlandığını, satın alma vadesinin 2017 yılı Haziran ayı sonu olduğunu, davacı tarafın bahsettiği vadenin alıcının müşterilerine sevk edilebilecek şekilde hazır edilmesinden bahsettiğini, yapılan mal teslimlerinin oldukça fazla olduğu ve eksik ifadan bahsedildiğinde davacı tarafça eksik ifa nedeni ile ihtirazı kayıt konulmaksızın teslim alınan malların ve süresinde itiraz edilmeyen faturaların açıkça haklılıklarını net olarak ortaya koyduğunu, tüm süreler geçildikten aylar sonra ihtarın gönderilerek sözleşmenin feshedilmesi ve açılan bu davanın yasal dayanaktan yoksun olduğunu, dava dilekçesinde bahsedilen ve noterde keşide edilen ihtarnameden ve sözleşme feshi iddiasından sonra dahi davacı tarafın sözleşme kapsamında mal almaya devam ettiğinin açıkça görüldüğünü, dolayısıyla sözleşme ve kapsamının halen devam ettiğini, sözleşmenin feshi iddiasının yasal dayanağının olmadığını, mahkemece alınan bilirkişi raporlarında da iddialarının doğrulandığını, sözleşmeyi fesheden ve akabinde aynı sözleşme kapsamında mal almaya devam eden davacı tarafın sözleşmeyi fesih iradesinden vazgeçtiğini, mahkemece bu durumun ... sözleşme olarak değerlendirildiğini, mahkeme gerekçesinde sözleşme ve ayrıntılarına ilişkin akışı, tamamen karşı tarafın insiyatifinde değerlendirdiğini, davacı tarafın davanın ilerleyen safhasında ıslah talebi olmadan dava dilekçesinde belirtilen sonuç ve istem kısmını değiştirdiğini, menfi tespit yerine alacak istediğini, talebin genişletilmesinin ve değiştirilmesi hususunda da taleplerine rağmen ret kararı verilmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, avans olarak verilen çekler nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ve istirdat istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 ... maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:39:00