Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/625

Karar No

2023/7461

Karar Tarihi

19 Aralık 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/1312 Esas, 2022/1388 Karar

HÜKÜM: Kısmen kabul

İLK DERECE MAHKEMESİ: Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların Eskişehir Hayat ... Sağ. ve .... Hiz. A.Ş.'nin paydaşları ve aynı zamanda 23.09.2008 tarihli Eskişehir Hayat Hisse Alım Sözleşmesinin tarafı olduklarını, anılan sözleşmenin 6.6 ncı maddesinde müvekkilinin Eskişehir Hayat ... Sağlık ve .... Hiz. A.Ş.'nin yönetim kurulu başkanı seçileceği ve şirketi en üst düzeyde temsil etmeyi en ... 31.12.2010 tarihine kadar sürdüreceğinin kararlaştırıldığını, ayrıca 10.000,00 TL aylık huzur hakkı ödeneceği ve bu tutarın her yıl (ÜFE+TEFE)/2 oranında artırılacağının belirtildiğini, müvekkilinin anılan şirkette 24.09.2008 ila 22.06.2009 tarihleri arasında yönetim kurulu başkanlığı yaptığını, ancak 22.06.2009 tarihli genel kurulda müvekkilinin yönetim kurul üyesi olarak seçilmesine rağmen yönetim kurulu başkanlığına seçilmediğini, bu durumun taraflar arasındaki sözleşmeye aykırılık teşkil ettiğini, davalıların sözleşmeye aykırı davranmaları nedeniyle müvekkilinin 22.06.2009 tarihinden 31.12.2010 tarihine kadar olan 199.717,87 TL bedelli huzur hakkından mahrum kaldığını ileri sürerek davacının 199.717,87 TL zararının ticari temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı Eskişehir Hayat ... Sağlık Hizmetleri Turizm Ticaret A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/330 E. sayılı dosyasında alınan kesin kararın eldeki dava için kesin hüküm teşkil ettiğini, huzur hakkı, ücret ve benzeri ödemelerle ilgili kararların sadece genel kurul tarafından alınabileceği için 23.08.2009 tarihli sözleşmenin geçersiz olduğunu, ana sözleşmenin tadiline ilişkin 12.01.2008 tarihli olağanüstü genel kurulunda yönetim kurulu üyelerinin genel kurul tarafından tayin edilmedikçe huzur hakkı alamayacağının davacının da oyuyla kararlaştırıldığını, bu nedenle pay sahipleri arasında yapılan sözleşme ile huzur hakkı kararlaştırılamayacağını, öte yandan davacının 22.06.2009 tarihli genel kurulda haklı sebeple yönetim kurulu başkanı seçilmediğini, kaldı ki zarar eden şirketin huzur hakkı ödemesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddini savunmuştur.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/330 E. sayılı dosyasında 24.09.2008 ile 22.06.2009 tarihleri arasındaki huzur hakkı için talepte bulunduğunu ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmadığını, bu nedenle artık eldeki davayı açamayacağını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 408 ... maddesinin ikinci fıkrası gereğince yönetim kurulu üyelerine ödenecek huzur hakkı, ücret ve benzeri ödemelerle ilgili kararların sadece genel kurul tarafından alınabileceğini, pay sahipleri arasında yapılan sözleşme ile huzur hakkı kararlaştırılamayacağını, öte yandan davacının 22.06.2009 tarihli genel kurulda haklı sebeple yönetim kurulu başkanı seçilmediğini, kaldı ki zarar eden şirketin huzur hakkı ödemesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

3.Davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır.

4.Davalı .... cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 06.12.2016 tarihli ve 2014/350 E., 2016/800 K. sayılı kararıyla; davaya konu 23.09.2008 tarihli sözleşmenin pay sahipleri sözleşmesi olduğu ve sözleşmenin 6.6 maddesinin davalı Eskişehir Hayat ... Sağlık ve Turizm Hizmetleri Tic. A.Ş. dışında imzası bulunan diğer davalıları bağlayıcı olduğu, müteselsil sorumluluk söz konusu olduğundan bütün sözleşme taraflarına dava açılma zorunluluğunun bulunmadığı, 22.06.2009 tarihli genel kurulda alınan yönetim kurulunda alınan huzur hakkı verilmeyeceğine yönelik karara davacının olumlu oy kullandığı ve dolayısıyla davacının 22.06.2009 ila 22.06.2010 tarihleri arasında huzur hakkını talep edemeyeceği, 22.06.2010 ilâ 31.12.2010 tarihleri arası için toplam 75.047,48 TL huzur hakkı talep edebileceği gerekçesiyle davalı Eskişehir Hayat ... Sağlık ve Turizm Hizmetleri Tic. A.Ş. hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 91.933,49 TL'nin avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ...Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 09.12.2019 tarihli ve 2019/1681 E., 2019/1531 K sayılı kararıyla; önceki gerekçe ile direnme kararı verilerek davacının 27.01.2017 tarihli istinaf başvurusunun süresinde yapılmadığı, davalı ...Ş. vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde ise; 22.06.2010 ile 31.12.2010 tarihleri arasındaki dönem için davacının huzur hakkı yönünden toplam zararının 67.897,82 TL olduğu, ancak davacının yönetim kurulu başkanlığından alındıktan sonraki dönemde tasarruf ettiği masraf ile yönetim kurulu başkanı olarak görev yapmamasından kaynaklanan elde edeceği kazanç gözetilerek 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesi gereğince davacının zararından takdiren %25 oranında indirim yapılması gerektiği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun süresinde yapılmadığından reddine, davalı ...Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı ...Ş. hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 50.923,36 TL'nin davalı ...Ş.'den avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilerek önceki kararda direnilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

  1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ...Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.05.2022 tarih, 2021/11 30 E., 2022/663 K. sayılı kararıyla; "...24. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesince, ilk derece mahkemesi kararının davacı vekiline 24.01.2017 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilinin 27.01.2017 tarihinde ve süresi içinde istinaf başvurusunda bulunduğu gözetilerek davacı vekili tarafından ileri sürülen sebepler yönünden de esasa girilerek istinaf incelemesi yapılması gerekmektedir.

  1. Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında; somut olayda ilamın icraya konu edilerek takip talebine eklenmek suretiyle tebligatın bilgilendirme ve belgelendirme işlevinin gerçekleştiğinin anlaşıldığı, dolayısıyla ilk derece mahkemesi kararının takip talebine eklendiği tarih olan 10.01.2017 tarihinin tebliğ tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği, aksine durumun TMK’nın 2. maddesindeki dürüstlük kuralına ve çelişkili davranış yasağına aykırı olacağı, bu itibarla Bölge Adliye Mahkemesinin davacı vekilinin istinaf başvurusunun süre yönünden reddetmesinin hukuka uygun olduğu ve davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle kararın onanması, davalı ...Ş. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesi için ise dosyanın ... Daireye gönderilmesi gerektiği görüşü ileri sürülmüş ise de; bu görüş yukarıda açıklanan nedenlerle Kurul çoğunluğunca benimsenmemiştir.

  2. Hâl böyle olunca Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen ... Daire bozma kararına uymak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır..." gerekçesiyle bozma kapsamına göre davalı ...Ş. vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yetki ve husumet itirazının yerinde olmadığı, Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/339 E. 2010/367 K. sayılı dosyasında davacının 22.06.2009 tarihinden önceki kısma yönelik döneme ilişkin huzur hakkı alacağı talebinde bulunduğu, eldeki davanın konusunun ise 22.06.2009 tarihinden 31.12.2010 tarihleri arasındaki huzur hakkı alacağının tahsili istemine ilişkin olduğu, her iki davanın dava konusunun farklı olması nedeniyle kesin hükümden söz edilemeyeceği, taraflar arasında 23.09/2008 tarihli Pay Sahipleri Sözleşmesinin imzalandığı, sözleşmenin 6.6 ncı maddesi gereğince sözleşmeyi imzalayan davalı Eskişehir Hayat ... Sağlık ve Turizm Hizmetleri Ticaret A.Ş.'nin ortakları olan diğer davalıların 23.09.2008 31.12.2010 tarihleri arasında davacının yönetim kurulu başkanı olarak görev yapması ve kendisine aylık 10.000,00 TL huzur hakkı ödenmesini kararlaştırdığı, söz konusu düzenlemenin davalı Eskişehir Hayat ... Sağlık ve Turizm Hizmetleri Ticaret A.Ş. dışındaki diğer davalıları bağlayacağı, 22.06.2009 tarihli genel kurul toplantısında davacının yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı verilmemesi yönünde verdiği olumlu oyuyla oy birliğiyle karar verildiği, bu nedenle davacının 22.06.2009 22.06.2010 tarihleri arasını kapsayan dönem için huzur hakkı talep ve dava hakkı bulunmadığı, davalı şirketin davacıyı yönetim kurulu başkanlığından haklı gerekçeyle aldığı hususunu ispatlayamadığı, huzur hakkı alacağının toplam 67.897,82 TL olduğu, 6098 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi gereğince davacının huzur hakkı alacağından takdiren %25 oranında indirim yapılması gerektiği kanaatine varıldığı, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümde faiz başlangıcı olarak 14.03.2012 tarihinin esas alındığı, davalı yanın usulü kazanılmış hakkı da gözetilerek 50.923,36 TL'nin 14.03.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...Ş.'nden tahsiline yönelik hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ...Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak davalı ...Ş. hakkındaki davanın kısmen kabulü ile, 50.923,36 TL'nin davalı ...Ş.'den 14.03.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile (İlk Derece Mahkemesinin 16.12.2016 tarih ve 2014/350 E., 2016/800 K. sayılı kararındaki davalı ... ve Ashaş Anadolu Sağlık Hizmetleri A.Ş. hakkında kurulan hükümde belirtilen tutarlarla tahsilde tekerrür olmamak üzere ve müteselsilen tahsiline) davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; huzur hakkının yönetim ve temsil yetkisi olmayan davacıya ödenmesinin mümkün olmadığını, faiz yönünden davalı aleyhine karar verilmesinin isabetsiz olduğunu, yasal faiz yerine avans faizine hükmedilemeyeceğini, usuli müktesep hak ilkesine aykırı olduğunu, bir önceki döneme ilişkin huzur hakkı ücretinin tahsili için açılan davada fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmadığını, şirkete hiç bir katkısı olmayan davacıya herhangi bir ödeme yapılamayacağını savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, huzur hakkı alacağının tahsili istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

  1. 6762 sayılı Ticaret Kanunu'nun 333 üncü maddesi

3.6098 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi

  1. Değerlendirme

  2. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  3. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı ...Ş. vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozmadansüreciüfe+tefekararcevapistinafyargılamatemyizkısmenincelenenkabulkararıkararınmahkemesionanmasınaderecesonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:39:00

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim