Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/3477

Karar No

2023/7388

Karar Tarihi

14 Aralık 2023

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2019/3006 Esas, 2022/663 Karar

HÜKÜM: Yeniden hüküm kurularak davanın reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2018/105 E. 2019/337 K.

Taraflar arasındaki markaya tecavüzün tespiti, meni ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirketlerinin tarihinin 1887 yılına kadar uzandığını, müvekkillerinin Gaziantep denilince ilk akla gelen yerlerden biri olduğunu, davalı tarafın "... Künefe Baklava Katmer" adı altında müvekkillerinin tanınmış "..." markasını hukuka aykırı olarak kullandığını, aynı zamanda Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde 2017/122467 başvuru numarası ile tescil talebinde bulunduğunu, davalı tarafın noter aracılığı ile ihtar edildiğini ancak ilgili ihtar ile sonuç alınamadığını, davalı tarafın müvekkillerinin markasının tanınmışlığından faydalanarak, markayı kötü niyetle kullandığını, davalının "cagdaskunefe" adlı instagram hesabı ile ilgili olarak ticari marka haklarına dayanarak şikayette bulunulduğunu, instagramın şikayet sonrası hesabı kapattığını, ancak davalının sonrasında "cagdaskunefebeykent" isimli ... bir hesap açtığını, davalının marka başvurusunu "ÇKK ... KÜNEFE BAKLAVA KADAYIF" olarak yapsa da işletme adı olarak müvekkillerinin markasının ayırt edici unsuru "..." ibaresini kullandığını, geri kalan ifadelerin emtiayı belirtir ifadeler olduğunu, davalının müvekkillerinin markasını birebir kullandığını ve markaya tecavüz ettiğini, davalı ...'nin Gaziantepli olduğunu ve müvekkillerinin markalarından habersiz olmasının imkansız olduğunu, davalı kullanımlarının, müvekkillerini ticari açıdan zarara soktuğunu, açıkça iltibasa ve halk arasında karıştırılmaya yol açtığını, fazlaya ilişkin tazminat ve yoksun kalınan kazanç taleplerinin saklı olduğunu, bu nedenlerle davalı tarafından gerçekleştirilen "..." markasına tecavüz teşkil eden kullanımların durdurulmasını, önlenmesini, müvekkili şirketlerinin her türlü maddi ve manevi zararının ve yoksun kalınan kazancın davalıdan tanziminin istenilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkili tarafından "ÇKK ... KÜNEFE BAKLAVA VE KADAYIF'’ ibaresi İçin TÜRKPATENT nezdinde marka tescil başvurusunda bulunulduğunu, başvuruya davacı tarafın itiraz ettiğini ve başvurunun değerlendirme aşamasında olduğunu, davacı tarafın, TÜRKPATENT nezdinde devam eden başvuru mevcut iken aleyhlerine markaya tecavüz davası açamayacağını, marka tescil sürecinin sona ermesi gerektiğini, bunun bir dava şartı olduğunu, müvekkillerinin markasının, "... ..." ve "..." markalarından ayırt edicilik vasfına sahip olduğunu, davacının markalarının, tanınmış olduğu yönündeki beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, aksi halde Türkiye'de "..." ile başlayan veya ismi sadece "..." olan yüzlerce markanın iptal edilmesinin gerekeceğini, ... ibaresinin kullanılan ürün sınıfı bakımından bir anlamı bulunmadığını, bu nedenle bu kelimenin tali unsur olduğunu, davacının kullanımı ile kendi kullanımlarının birbiri ile alakası olmadığını, müvekkilinin kullandığı amblem üzerinde Hitit güneşi sembolünün yer aldığını, davacı firmanın ambleminde ise baklava dilimi üzerinde "..." ve altında da "... ..." "Kuşaktan Kuşağa Geçen Lezzet" ibarelerinin yer aldığını, markalar arasında karıştırılma durumu olmadığını, müvekkillerinin markasının orijinal olduğunu, davacı tarafın markasının tanınmış marka olmadığını, davacı tarafın sadece Gaziantep ilinde ... şubede faaliyet gösterdiğini, asıl işinin kebap ve lahmacun satışı olduğunu, künefe ve katmer imal etmediğini ve satmadığını, asıl işi olan restoran işinden tali olarak baklava, kuruyemiş, kurabiye satışı yaptığını, müvekkillerinin ise restoran işletmediğini, kafeterya niteliğinde bir işletme olduğunu, kebap ya da lahmacun gibi yemek servisinin bulunmadığını, tarafların müşterilere sunmuş olduğu ortak ürünün baklava olduğunu, müvekkillerinin asıl olarak künefe satışı yaptığını, internet ... adının da cagdaskunefe.com olduğunu, davacının markasının "..." olarak değil "... ..." olarak bilindiğini, Gaziantep dahil Türkiye'nin her yerinde "..." ve "..." ibareleri birlikte kullanılmadan davacının markasından söz edildiğinin anlaşılmayacağını, bu nedenlerden dolayı iki firmanın karıştırılma ihtimalinin olmadığını, faaliyetin davacının Gaziantep'teki pazar payını etkileyemeyeceğini, bu nedenle davacının zararının oluşmasının mümkün olmadığını, davacının fiilen kullandığı ambalaj ile davalının ürün ambalajının benzer olmadığını, bu nedenle markaların tüketici nezdinde iltibasa da sebebiyet vermediğini, davacının kötü niyet iddialarının kabul edilemeyeceğini, müvekkillerinin marka başvurusunun tescil sürecinin devam etmekte olduğunu, marka hakkına tecavüzün bulunmadığını, bu nedenlerle davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının markasının tescilli olduğu sınıf ile davalının kullanımının hitap ettiği sınıfın benzer olduğu, ancak davacının herhangi bir tali unsur içermeyen siyah ve düzyazı karakteri ile büyük harflerden oluşan '... ...' markası ile davalının kullanımının, renk ve yazı karakteri itibariyle tamamen farklı olduğu, davalının ayrıca davacıdan farklı olarak şekil ve büyüklük itibariyle dikkat çekici olan bir ... görseli de kullandığı, taraflar arasında ortak ve benzer olan ... kelime olan '...' kelimesinin dahi davalı tarafça yazı sitili ile farklılaştırıldığı, kaldı ki bu kelimenin ... başına karıştırma ihtimali yaratmasının somut olayda gerçekleşmeyeceği, tüketici nezdinde "... ..." olarak bilinen markanın bir bütün olduğu, bu kelimelerden yalnızca birinin (ek unsurlar, farklı yazı karakteri ve renkerle ve görsel şekillerle birlikte) kullanımının karıştırma ihtimali ve tecavüz oluşturmayacağı, tüketicinin rahatlıkla iki firmayı ayırdedebileceği, her iki kullanımın bir bütün olarak bıraktığı izlenimin farklı olduğu anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sözlü yargılamaya geçilmesine ilişkin 26.08.2019 tarihli ara kararın usule uygun olmadığını, çünkü davalı tarafın yokluğunda ve bildirimde bulunulmaksızın sözlü yargılamasına geçilerek hüküm kurulduğunu, Mahkeme kararına esas alınan bilirkişi ... ve ek raporunun hata ve eksiklikler içermesi nedeniyle kararın usule aykırı olduğunu, raporlara itiraz etmelerine rağmen mahkemece alanında uzman ... bilirkişi heyetinden rapor aldırılmadığını, müvekkile ait marka tescilleri ile davalı kullanımları arasındaki benzerlik değerlendirmesinin, asıl unsur olan '...' ibaresi üzerinden yapılması gerektiğini, zira davalı kullanımındaki diğer unsurların herhangi bir ayırt ediciliğinin bulunmadığını, markadaki ayırt edici olmayan unsurların, karıştırma ihtimali bakımından dikkate alınmayacağını, bilirkişi raporunda 'Çkk, Künefe, Katmer, Baklava, 1983' gibi ibarelerin tali unsur oldukları belirtilmesine rağmen, bir şekilde bu unsurların markaları farklı kıldığının hatalı olarak belirtildiğini, davalının, müvekkile ait ... markasını müvekkilin işletmesinde kullanılan halini hiçbir değişiklik yapmadan kullandığını, davalı marka başvurusunda mevcut olan ... görselinin, davaya konu davalı marka kullanımında görülmediğini, görselin ... ibaresinin arkasında ve ... görseli olduğunun dahi belli olmadığını, bilirkişi raporunda bu durumun 'güneşe benzer bir görsel' olarak vurgulandığını, müvekkil işletmesinin adı ... ... olmakla birlikte ... ibaresi de müvekkilin marka kullanımlarında önemli yer teşkil ettiğini, ... ibaresinin ayırt ediciliği zayıf olduğu varsayılsa bile, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun)5 ... maddesinin ikinci fıkrası gereğince bu kadar ... süreli ve fasılasız kullanıma sahip bir markanın kullanımına dayalı olarak ayırt edicilik kazanmış olacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın reddi üzerine hem maddi hem de manevi tazminat talepleri bakımından müvekkil lehine vekalet ücreti takdiri gerekirken, maktu olarak ... vekalet ücreti verilmesinin usule aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak talepleri gibi karar verilmesi istenmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile TÜRKPATENT kayıtları ile davacı ... adına 94222, 2005 29680, 2013 65024 sayılarla tescilli markalarının bulunduğu, davalıya ait "ÇKK ... KÜNEFE BAKLAVA KADAYIF" marka ibaresi için 07.11.2018 tarihinde 2017/122467 kayıt numarası ile tescil edildiği, davacı yana ait davaya mesnet markaların tanınmış marka kriterlerini ihtiva ettiği hususunun ispatlanamadığı, davalının yaptığı markasal kullanımlarının davacıya ait markalar ile iltibas teşkil eder mahiyette olmadığı, davalının ilgili kullanımlarının davacı yanın markalarına tecavüz ettiğinden bahsedilemeyeceğinin tespitiyle davanın reddine karar verilmesinde usule aykırılık bulunmadığı, mahkemenin kabulüne göre davalı taraf için takdir edilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine (AAÜT) uygun olmadığı, markaya tecavüzün durdurulması ve önlenmesi talebinin reddi nedeniyle mahkemece takdir edilen vekalet ücretinin yanı sıra, reddedilen maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden de ayrı ayrı vekalet ücreti tayini gerekirken eksik değerlendirme ile buna uygun karar verilmemesinin hatalı olduğu gerekçeleriyle davacı vekilinin istinaf talebinin reddine, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, markaya tecavüzün tespiti, meni ve maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 6769 sayılı Kanun

  3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptürkpatenttemyizkünefekadayıf"vı.kararımahkemesionanmasınakadayıf'’derecebaklava

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:41:34

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim