Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/6284
2023/7348
13 Aralık 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/1502 Esas, 2023/1327 Karar
DAVA TARİHİ: **
HÜKÜM: Direnme
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen menfi tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya direnme kararı verilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne dava konusu meblağ 358.160,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalının, dava dışı şirketin dava dışı bankadan kullandığı kredi sözleşmesine müteselsil kefil olduklarını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine banka tarafından asıl borçlu ve kefiller hakkında takip başlatıldığını, asıl borçlu şirket tarafından kısmi ödeme yapıldığını, davalının haciz tehdidi altında bakiye borcu ödeyerek alacağı sözleşme ile temlik aldığını, kredi borcunun teminatını teşkil eden ipoteğin paraya çevrildiğini ve davalının gerek müvekkilinden gerekse asıl borçludan hiçbir hak ve alacağı kalmadığını, davalının 6108 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 587 nci maddesi hükmü ve takipte alacaklı borçlu sıfatlarının birleşmesi sebebiyle takibin iptaline karar verilmesi gerektiğini, aynı talepler ile ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/491 E., 2019/745 K. sayılı dosyasında borçlu olmadıklarının tespiti ve takibin iptali istemi ile dava açıldığını, bu davanın zorunlu arabuluculuk başvurusu yapılmadığından bahisle dava şartı yokluğundan reddine karar verildiğini ileri sürerek icra takip dosyasında borçlu olmadıklarının tespiti ile takibin iptaline, icra dosyasındaki paranın davacıya iadesine, %20'den ... olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; tarafları ve konusu aynı olan ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/491 E. sayılı derdest dava dosyası bulunduğunu, davalının borçtan sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 24.12.2020 tarihli ve 2020/129 E. 2020/331 K. sayılı kararıyla davalının derdestlik itirazı üzerine incelenen ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/491 E. sayılı dosyasında tarafların ve dava konusunun aynı olduğu, anılan Mahkemece verilen kararın 28.09.2020 tarihinde kesinleştiği, huzurdaki davanın açıldığı tarih itibarıyla derdest olduğu gerekçesiyle davalının derdestlik itirazının kabulü ile davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 16.03.2021 tarihli ve 2021/265 E. 2021/213 K. sayılı kararıyla arabuluculuk anlaşmazlık tutanağı derdestlik itirazına konu davada dava şartı olarak kullanılamaz ise de ... açılan davada kullanılmasına bir engel olmadığı, başka bir ifadeyle dava açıldıktan sonra başvurulan bir arabuluculuk tutanağının o davada değil; ancak ondan sonra açılacak olan davada kullanmasının mümkün olduğu, usulden reddedilen dava sonrasında arabuluculuğa gidilmesi için kararın kesinleşmesinin beklenmesine gerek olmadığı, kaldı ki karar tarihinde derdestliğe konu dosyanın kesinleştiği ve derdestlik durumu ortadan kalktığı gibi davanın derdestlikten reddedilmesinin usul ekonomisine de aykırı olduğu, bu sebeple Mahkemece davanın esasına girilip hukuki değerlendirme yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin 6 ncı alt bendi gereğince kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılıp talebin esası ile ilgili hüküm kurulması için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine kesin olarak karar ..., davalı vekilinin bu karara ilişkin olarak yaptığı temyiz başvurusu ise kararın kesin olduğu gerekçesi ile 28.04.2021 tarihli ek karar ile reddedilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve ek kararlarına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Dairemizin 19.02.2023 tarih, 2021/4936 E. ve 2023/740 K. sayılı kararıyla davalı vekilinin ek karara yönelik temyiz isteminin kabulü ile ek kararın bozularak kaldırılmasına karar verilerek davalının temyiz isteminin incelenmesine geçilmiş ve İlk Derece Mahkemesince davanın derdestlik sebebiyle reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Direnme Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi tarafından usule yönelik olarak derdestlik dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verildiği, Dairece olayda derdestlik dava şartı koşullarının oluşmadığı ve esasa girilmesi gerektiği belirtilerek kaldırma kararı verildiği, esasa yönelik inceleme yapılmadığı, dolayısıyla Daire kararının 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde sayılan karardan olduğu gerekçesiyle önceki kararda ve 28.04.2021 tarihli ek kararda direnilmesine, davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına ve dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının kesin olmadığını, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderildiğini, halbuki tüm delillerin toplanmış olduğunu, derdestlik itirazının değerlendirilmesi için başkaca delil bulunmadığını, mahkemece verilen dava şartı yokluğundan davanın reddi kararının doğru olduğunu, bozma ilamına karşı verilen direnme kararının doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kesin olup olmadığı, davada derdestlik durumunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Kanun'un 114 üncü, 353 üncü ve 362 nci maddeleri ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
-
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.07.2023 tarih ve 2022/3 1075 E. 2023/717 K. sayılı ilamı.
-
Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
- 6100 sayılı Kanun’un 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yeniden yapılan incelemede; temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası ve 373 üncü maddesinin beşinci fıkraları uyarınca ONANMASINA,
Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:43:22