Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/6238
2023/7329
13 Aralık 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/943 Esas, 2023/1383 Karar
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2019/174 E., 2019/837 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı tasfiye memuru vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tasfiye memuru vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 05.10.2002 23.01.2015 tarihleri arasında tasfiye edilen Tuman Tekstil San. ve Tic A.Ş.'ye ait iş yerinde çalıştığını, iş akdinin feshi üzerine müvekkili tarafından İstanbul 7. İş Mahkemesi ve İstanbul 21. İş Mahkemesinin 2015/64 E. sayılı dosyasında işçilik alacağının tahsili için dava açıldığını, davalar sonuçlanmadan 03.011.2017 tarihinde davalı şirketin tasfiye edilerek sicilden terkin edildiğini, müvekkilinin işçilik alacaklarını tazmin etmesi bakımından şirketin tasfiye haline dönüşmesi ve tüzel kişiliğinin ihyası gerektiğini, tasfiye memurunun açılan davalardan haberdar olduğunu, şirket tasfiyesinin hukuka uygun olarak tamamlanmadığını ileri sürerek Tuman Tekstil San. ve Tic. A.Ş.'nin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde; ihyası istenilen şirketin tasfiye süresinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığından yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı tasfiye memuru vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından terkin edilen şirkete karşı işçilik alacağı ile hizmet tespiti istemiyle açtığı davaların derdest olduğunu, davacının diğer çalışanlara uyguladığı şiddet ve ettiği hakaretler nedeniyle haklı nedenle iş akdinin feshedildiğini, müvekkilinin Tuman Tekstil San. ve Tic. A.Ş.'nin tasfiyesini hukuka ve usulüne uygun olarak eksiksiz şekilde gerçekleştirdiğini, davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Ticaret Sicil Memurluğundan yapılan araştırmada ihyası talep edilen şirketin 26.12.2018 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilen tasfiye sürecinin tamamlanmış olduğu ve herhangi bir borcu, alacağı olmadığı şirket tasfiyesinin kapatılmasına ve tasfiye memurunun ibrasına ilişkin ortaklar kurulu kararı ile ticaret sicilinden kaydının 03.11.2017 tarihinde terkin edildiği, iirketin tasfiye sonu terkinin 03.11.2017 tarihinde yapıldığı, davacı tarafından İstanbul 7 İş Mahkemesinin 2015/61 E. ve 2016/374 K. sayılı dosyası ile ve İstanbul 21. İş Mahkemesinin 2015/64 E. sayılı dosyaları ile davaların açıldığı, açılan bu dava sonuçlanmadan şirketin ticaret sicilinden terkin edildiği, şirket tasfiyesinin bu şekliyle tamamlanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, tasfiye halinde Tuman Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin İstanbul 7. İş Mahkemesinin 2015/61 E. ve 2016/374 K. sayılı dosyası ve İstanbul 21. İş Mahkemesinin 2015/64 E. sayılı dosyaları ile sınırlı olmak üzere ihyasına, tasfiye memuru olarak önceki tasfiye memuru ...'nın atanmasına karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesinin 2019/2425 E. ve 2021/733 K. ve 10.06.2021 tarihli kararı ile davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, 10.06.2021 tarihinde kararın kesinleştiği, davacı vekili tarafından kesinleşen dosyaya 16.02.2023 tarihli dilekçe ibraz edilerek tasfiye memuru olarak atanan ...'nın yurt içinde yerleşik adresi olmadığından tescil ve ilan işlerinin yapılamadığının bildirildiğini, tasfiye memurunun yurt dışına yerleşmiş olduğunu, İstanbul 9.İş Mahkemesi dosyasına gönderdiği dilekçede yapılacak tebligatların yurt dışındaki adrese yapılmasını talep ettiğini ileri sürerek 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 536 ncı maddesi uyarınca mevcut tasfiye memuru ...'nın görevden alınarak yerine kanuni nitelikleri haiz ... bir tasfiye memuru atanmasını istemiş, İlk Derece Mahkemesinin 22.02.2023 tarihli ek kararı ile davacı vekilinin talebinin kabulü ile tasfiye memurunun yurt dışında olması nedeniyle görevden affına, yerine tasfiye memuru olarak şirketin diğer yetkilisi ...'nın atanmasına, kararın ticaret sicil memurluğunda tescil ve ilanına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı tasfiye memuru ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tasfiye memurluğunun mutlaka kabul edilmesi gereken bir görev olmadığını, mahkeme tarafından atanan tasfiye memurunun bu görevi kabul etme zorunluluğunun bulunmadığını, tasfiye memurluğuna atama kararının atanan kişinin kabul beyanı ile tamamlanması gerektiğini, her ne kadar müvekkilinin mernis adresinin Türkiye olarak görülmekte ise de senenin büyük bir kısmını yurt dışında geçirdiğini, tasfiye işlerini yürütebilecek kadar Türkiye'de bulunmadığını, 6102 sayılı Kanun'un 536 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında temsile yetkili tasfiye memurlarından en az birinin Türk vatandaşı olması ve yerleşim yerinin Türkiye'de bulunmasının şart hükmünün yer aldığını, tasfiye memurunun atanma amacının tasfiye işlerinin sağlıklı yürümesi olduğunun belirtildiğini, müvekkilinin tasfiye memuru olarak gereken nitelikleri taşımadığının açıkça görüleceğini, altı aylık süre içerisinde en fazla bir hafta Türkiye'de bulunduğunu, ...'nın tasfiye memurluğundan adresinin yurt dışında olması nedeniyle azledildiğini, müvekkili ile ...'nın evlilik birliği içinde olduklarına göre ayrı yerleşim yerlerinin olmayacağının açık olduğunu, bu durumun müvekkilinin yurt dışında yaşadığına karine teşkil ettiğini, merniste yerleşim yeri olarak Beşiktaş/İstanbul adresi görülse dahi müvekkilinin bu adresi Türkiye'de bulunan şirketlerinin iş ve işlemlerini yürütmek için geldiğini, senede ortalama iki hafta süreçte kullandığını belirterek tasfiye memuru olarak atandığı ek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile atanan tasfiye memurunun yerleşim yerinin yurt dışında olması ve gerekli tasfiye işlemlerini yerine getirememesi nedeniyle talep üzerine ve yasal düzenleme kapsamında diğer şirket yetkilisi tasfiye memuru olarak atanmıştır. İstinaf kanun yolundan geçerek kesinleşen şirketin ihyasına ilişkin dosya kapsamından şirketin tasfiye memurunun yurt dışında ikamet ettiğine dair herhangi bir bilgi ve belge mevcut değildir. Davanın açılış tarihi ve gelinen süreç dikkate alındığında ve özellikle de davanın niteliği ile istinaf kanun yoluna başvuran tasfiye memurunun ikamet adresinin Türkiye'de bulunması nedenleriyle davalı iddiaları yerinde görülmemiştir. Verilen kararda herhangi bir isabetsizlik mevcut gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı tasfiye memuru vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı tasfiye memuru vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi gereğince, tasfiyesine karar verilmiş bulunan şirketin ek tasfiye işlemlerinin yerine getirilmesi için sicil kaydının ihyası talebinin kabulü ve kararın kesinleşmesi sonrasında mahkemece atanan tasfiye memurunun değiştirilmesi istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı tasfiye memuru vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:43:22