Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/3534

Karar No

2023/7327

Karar Tarihi

13 Aralık 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/550 Esas, 2022/356 Karar

HÜKÜM: Kısmen Kabul

İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2019/171 E., 2019/1072 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ile davalı şirket arasında imzalanan 23.08.2017 tarihli 4.250.000,00 TL'lik kredi sözleşmesine dayalı kredi kullandırıldığını, diğer borçluların sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıklarını, ... ve ...'ın şirketin ortağı olduklarını, ayrıca Fiba 98 ... Ltd. Şti.'nin 50.000,00 TL'lik bir adet teminat mektubundan borçluların kefaleten sorumlu olduklarını, krediye ilişkin yükümlülüklerin yerine getirilmemesi üzerine 01.11.2018 tarihli ihtarname ile hesabın kat edildiğini, kat ihtarına rağmen ödeme yapılmaması üzerine takibe geçildiğini, ödeme emrinin tebliği üzerine borca itiraz edildiğini, itirazın haksız olduğunu belirterek, itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediklerini, davalılar ... ve ...'ın müvekkili şirketin yetkilisi konumunda olduklarını, davacı tarafça Ankara 9. İcra Müdürlüğünün 2019/2403 sayılı dosyası ile aynı borca ilişkin olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takibe geçildiğini, tahsilde tekerrür durumunun söz konusu olduğunu, aynı borca ilişkin ikinci kez takip yapan davacı hakkında Ankara 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/222 E. kayden dava açtıklarını, davanın derdest olduğunu, her iki takibin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, takibe konu edilen senedin teminat amaçlı olduğunu belirterek haksız ve dayanaksız davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar hakkında başlatılan ipotekli takip ve kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takibe geçilmiş ise de dava konusu ilamsız takibin tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile yapıldığı, takibin mükerrerlik oluşturamayacağı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda nakit alacak hesabında tazmin edilen çek yaprakları ile ilgili olarak hesabın kefiller için 07.11.2018 temerrüt tarihine kadar yapıldığı ancak kefiller yönünden bu bedelle ile ilgili olarak asıl borçlu gibi takip tarihine kadarki kısımdan sorumlu oldukları ve kefiller yönünden sözleşmede gayrinakit alacağın deposuna ilişkin açık hüküm bulunmadığından gayrinakit alacak talebi yerinde görülmeyerek ve asıl borçlu şirket yönünden çek deposuna konu 55.740,00 TL'lik talebin yerinde olduğu, 50.000,00 TL teminat mektubuna ilişkin borcun ise kefillikten kaynaklandığı ve sözleşmede gayrinakit yönünden açık hüküm bulunmadığından bu talep yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın 4.140.483,54 TL asıl alacak, 211.797,47 TL işlemiş faiz, 10.589,87 TL BSMV ve 64,10 TL masraf olmak üzere toplam 4.362.934,98 TL üzerinden kabulü ile bu miktar için itirazın iptaline, (davalı Fiba ... Ltd. Şti.'nin bu miktar ve 55.740,00 TL gayrinakit toplamı 4.418.674,98 TL alacaktan 1.750.000,00 TL ipotek limitinin düşümü ile 2.668.674,98 TL asıl alacak kısmından sorumlu olmak üzere) takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağın 4.060.523,11 TL'sine (davalı Fiba ... Ltd. Şti. yönünden 2.668.674,98 TL'ye) takip tarihinden itibaren yıllık %28,80 oranında, geri kalan 79.960,43 TL'sine yıllık %50 oranında faiz ve faize yıllık %5 oranında BSMV işletilmesine, bu kalemden fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı kefiller yönünden gayrinakit alacağa yönelik ve davalı Fiba ... Ltd. Şti. için gayrinakit alacağın 50.000,00 TL'sine yönelik talebin reddine, nakit alacak likit olmakla hükmolunan nakit alacağın %20'si oranında (davalı şirket için hükmedilen miktarın %20'si kısmından sorumlu olmak üzere) icra inkar tazminatının davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafça kötü niyetle takibe geçtiği hususu kanıtlanamadığından davalı tarafın reddedilen miktar yönünden yasal koşulları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kısmen ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, temerrüt hesaplamasında; Merkez Bankasına bildirilen en yüksek faiz oranının %100 fazlası yerine, fiilen uygulanan akdi faiz oranının %100 fazlası üzerinden hesaplama yapıldığını, taraflar arasında imzalanan Kredi Çerçeve Sözleşmesi'nin 4.2. maddesinde; "Müşteri, temerrüdün doğduğu tarihten itibaren aynı tür krediler ve hesaplar için Banka tarafından T.C. ...’na bildirilen TL/YP en yüksek cari akdi faiz oranının %100 fazlası olarak belirlenen oranda ve bu oranların değişmesi halinde değişen oranlarda temerrüt faizi uygulanmasını ve bu tutarları ödeyeceğini kabul eder" hükmünün yer aldığını, müvekkili bankanın K/T ve KOBİ Segment Nakit Kredi Fiyatlama Politikaları konulu Genel Mektup uyarınca, T.C. ...’na bildirilen TL/YP en yüksek cari akdi faiz oranının %100 fazlası değil, %50 fazlasının uygulandığını ve %57 temerrüt faizi talep edildiğini, ticari işlerde temerrüt faizi oranı serbestçe belirleneceğini, dolayısıyla, ticari işlerde tavan faizin belirlenemeyeceğini, kredi alacağının bir bütün olduğunu, aksine bir düzenleme ya da kefil tarafından bir yasaklama beyanı bulunmadıkça kefalette nakdi ya da gayrinakdi ayrımına gidilmesinin aklın ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müşterek müteselsil kefilsin imza attığı sözleşmeden kullandırılan kredilerden sorumlu olduğunu, asıl borçlu ve müşterek müteselsil kefillerin imzalarının bulunduğu Kredi Çerçeve Sözleşmesinde müvekkili banka tarafından kullandırılan teminat mektuplarının ve çek taahhütlerinin hangi şartlarda verildiği, hangi şartlarda muacceliyetin kaybedileceği ve hangi şartlarda gerek asıl borçlu gerek kefillerden teminat mektubu ve çek yaprakları asıllarının ve/veya bedellerinin geri talep edileceğine ilişkin hükümlerin oldukça açık ve net bir şekilde düzenlendiğini, kefillerin aynı zamanda sözleşmenin sonuna kendi el yazıları ile de “Fiba Tarım..Ltd.Şti"nin asaleten/kefaleten kullandığı/kullanacağı tüm kredilere tutarına kadar müteselsil kefil olmayı kabul ediyorum” yazarak imzaladıklarını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 23.08.2017 tarihinde 4.250.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesinde asıl borçlu müşteri yönünden sözleşmede düzenleme yapıldığı, davacı bankanın davalı şirket lehine ... olduğu çek riski bedelinin bankaya depo edilmesini ancak asıl borçlu olan davalı şirketten isteme hakkı bulunduğu, sözleşmenin müteselsil kefili olan davalıların ise imzalanan genel kredi sözleşmesinde kefilin gayri nakdi kredilere yönelik (teminat mektubu, çek bedeli...vs.) depo sorumluluğuna ilişkin herhangi bir ... bir düzenleme bulunmadığı gibi henüz risk gerçekleşmeden alacağın mevcudiyetinden de söz edilemeyeceğinden davalılar olan müteselsil kefiller yönünden depo isteminin reddi gerektiği, diğer yandan, davacı banka ile dava dışı Fiba 98 ...Ltd. Şti. Arasında imzalanan 600.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, imzalanan bu sözleşmeye davalı şirket müteselsil kefil olmuş ise de, sözleşmenin müteselsil kefili olan davalı şirketin ise imzalanan genel kredi sözleşmesinde kefilin gayri nakdi kredilere yönelik (teminat mektubu, çek bedeli...vs.) depo sorumluluğuna ilişkin herhangi bir ... bir düzenleme bulunmadığı gibi henüz risk gerçekleşmeden alacağın mevcudiyetinden de söz edilemeyeceğinden davalı olan şirket yönünden depo isteminin reddi gerektiğinden ilk derece mahkemesince bu yönde verilen kararların usul ve yasaya uygun olduğu, taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin 4.2.maddesinde temerrütün düzenlendiği, söz konusu düzenlemede müşterinin temerrüte düştüğü tarihten itibaren aynı tür krediler için banka tarafından Merkez Bankasına bildirilen en yüksek cari akdi faiz oranının %100 fazlası oranında temerrüt faizinin uygulanacağının kararlaştırıldığı, bankacı bilirkişi tarafından davacı bankada yerinde yapılan incelemede davacı bankanın T.C. ...'na bildirdiği kredi faizi oranı üzerinden değil, ilk derece mahkemesince bankacılık konusunda uzmanlığı bulunan bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilerek banka kayıtları incelenip dava konusu krediler için bankanın temerrüt tarihindeki emsal kredilerde fiilen uygulanan en yüksek faiz oranı belirlenip bu orana %100 ilave edildikten sonra taraflar arasındaki sözleşmede uygulanması gereken temerrüt faizi oranı saptanarak buna göre temerrüt faizi uygulanması gerektiği, davacı bankanın kullandırılan benzer kredilere uyguladığı en yüksek fiili faizin %24,96 olduğunun tespit edildiği, yapılan tespite göre davacı bankanın sözleşme kapsamında talep edebileceği temerrüt faizin bu miktarın %100'ün olan %49,92 olacağı, ayrıca çek yasal sorumluluk bedelleri nedeniyle davacı bankanın fiilen uyguladığı faiz oranının %25 olduğu, çek yasal sorumluluk bedeli nedeniyle davacı bankanın talep edebileceği temerrüt faizinin ise %25'in %100'ü olan %50 olacağı, bu oranlar dikkate alınarak takip tarihi itibariyle yapılan hesaplamaya göre davacı banka alacağının 4.140.483,54 TL asıl alacak, 464.307,87 TL işlemiş faiz, 23.215,39 TL BSMV ve 64,10 TL masraf olmak üzere toplam 4.628.070,90 TL olduğu, davalı asıl borçlu yönünden verilen 1.750.000,00 TL ipotek bedeli düşüldükten sonra asıl borçlu şirketin sorumlu olduğu miktarın 2.933.810,90 TL olacağı, asıl alacaktan 4.060.523,11 TL'sine (davalı asıl borçlu şirket yönünden 2.933.810,90 TL'sine) takip tarihinden itibaren yıllık %49,92, asıl alacaktan geriye kalan 79.960,43‬ TL'sine ise %50 oranında temerrüt faizi ve faize yıllık %5 BSMV işletilmesi gerekirken ilk derece mahkemesince yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle talepleri gibi karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, genel kredi sözleşmesine dayalı alacağın tahsili isteğiyle girişilen icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

  3. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.

  4. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafkarartemyizincelenenvı.kararıkararınmahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:43:22

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim