Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/3549

Karar No

2023/7291

Karar Tarihi

12 Aralık 2023

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/1158 Esas, 2022/343 Karar

HÜKÜM: Başvurunun esastan reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 14. Tüketici Mahkemesi

SAYISI: 2019/450 E., 2021/38 K.

Taraflar arasındaki munzam zararının tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı banka tarafından devralınan Yurt Ticaret ve Kredi Bankası A.Ş.'ye para yatırdığını, yatırılan paranın dava dışı banka görevlileri tarafından kağıt üzerinde off shore bankasına gönderilmiş gibi gösterildiğini, bu durumun TMSF tarafından bankaya el konulması ile öğrenildiğini, müvekkilinin açtığı dava sonunda verilen ilama dayalı olarak icra takibi ile hakkına geç kavuştuğunu, yatırılan para ile yatırıldığı tarihte Ankara'da daire satın alınabildiğini, paranın tahsili için 20 yıl boyunca birçok masrafa katlanarak mücadele verildiğini, mal varlığında azalma olduğunu, süreçte enflasyon verilerinin, döviz kurlarının değiştiğini, tahsil edilen paranın müvekkilinin zararını karşılamadığını ileri sürerek şimdilik 1.000,00 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline husumet yönetilmeyeceğini, davanın zamanaşımına uğradığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının munzam zarar iddiasının kabul edilemeyeceğini, davacının talebinin dürüst davranma kuralına aykırı olduğunu ve müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının incelenmesi gerektiğinisavunarak davanın reddini istemiştir.

  1. Fer'i müdahil ve ihbar olunan vekilleri cevap dilekçelerinde; husumet, zamanaşımı, hak düşürücü süre ve esasa ilişkin savunmalarda bulunarak davanın reddini istemişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile munzam zarar talep edilebilmesi için en önemli koşulun, temerrüt faiziyle karşılanamayan zararın oluşması ve bu zararın davacı tarafından ikna edici bir biçimde kanıtlanması olduğu, somut olayda, davacı tarafından böyle bir hususun iddia ve ispat edilemediği, munzam zarar kapsamı dışında kalan ve enflasyona bağlı muhtemel gelir kaybının karşılanmasının talep edildiği, munzam zararın, dava açıldığı tarihte, davacı tarafından bilinen, gerçekleşen ve temerrüt faiziyle karşılanamayan zarar olduğu, zarar temerrüt faizinden fazla olduğu takdirde munzam zarar talep edilebileceği, munzam zararın olası bir zarar olmadığı, davacının iddia ve talep ettiği gibi muhtemel kar ya da farz edilen gelir kabul edilmediği, somut olay nedeniyle gerçekleşen zarardan, temerrüt faiziyle karşılanan kısmı aşan zarar varsa bu husus inandırıcı bir biçimde kanıtlanabilirse ve de davalının kusuru/temerrüdü ile zarar arasında illiyet bağı kurulabilirse, bu koşullarda munzam zarar talep edilebileceği, davacının somut bir zarardan söz etmediği, muhtemel kar mahrumiyetine dayandığı, bu hususun ise munzam zarar kapsamı dışında kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin, alacağının 20 yıl sonra ödenmesi nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığını, munzam zarar talebinde aranan kusurun asıl borcun doğumuyla ilgili bir kusur olmayıp borçlunun temerrüte düşmedeki kusuru olduğunu, müvekkili ve onunla aynı durumda olan kişilerin paralarını istemekte haklı olduğunun herkes tarafından bilindiğini, ancak sürekli reddederek, sürekli itiraz ederek müvekkilinin parasını 20 yıl sonra almasının sağlandığını, bu durumda kusurun varlığının kabulünün gerektiğini, bunun ispatının zorlaştırıcı araçlarla yapılmasının beklenemeyeceğini, benzer durumda olan kişilerin parayı zamanında tahsil edememekten kaynaklanan zararlarının biriktirdiği para ile ev alıp kiradan kurtulamamak, çocuğunun eğitimi, düğünü için borç almak, parasını satmak zorunda kalmak şeklinde olduğunu, 20 yıl boyunca haklı alacağını alamayan bir kişinin somut bir zararının olmadığını düşünmenin hakkaniyete aykırı olduğunu, aradan ne kadar zaman geçerse geçsin ... bir oranlama ile her yıl için zararın hesaplanması yerine yıllar içindeki ekonomik koşullardaki farklılığın dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, munzam zararın tahsili istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 122 ... maddesi

  1. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

6502 sayılı Yasa'nın 73/2. maddesi gereğince Tüketici Mahkemelerinde tüketici tarafından açılan davalar harçtan muaf olduğundan, davacıdan alınan temyiz başvuru harcı ile temyiz ilam harcının isteği halinde davacıya iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafkarartemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:44:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim