Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/3630
2023/7260
11 Aralık 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/1000 Esas, 2022/352 Karar
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2017/210 E., 2018/239 K.
Taraflar arasındaki asıl davada marka hakkına tecavüzün olmadığının tespiti, marka hükümsüzlüğü; karşı davada marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile maddi, manevi tazminat davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı karşı davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı karşı davalı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, 11.09.2008 tarihli belge ile "... EKOL ÇOCUK DÜNYASI ... BAKIMEVİ" isimli kreşi/anaokulunu açtığını ve aralıksız olarak EKOL ismiyle faaliyetine devam ettiğini, www.ekolanaokulu.com web sayfasının whois kayıtlarına göre 01.06.2010 tarihinden itibaren internette yayında olduğunu, "www.ekolcocukdunyasi.com" web sayfasının ise 14.09.2008 tarihinde yayında olduğunu, davalı adına 2002/14156 tescil no.lu "Ekol Dershanesi Öğretim Merkezi" ibareli marka 41. sınıfta eğitim öğretim hizmetleri ve 43. sınıfta ... bakımı (kreş) hizmetleri tescili olmadığını, müvekkilinin faaliyete ve internette yayın yapmaya başladığı tarihten itibaren 1 yıl içerisinde tecavüzün durdurulması davası açılmadığından, davalının sesssiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığını, müvekkilinin kendi ticari unvanını ve kendi markalarını kullandığını, davalının 2002/14156 sayılı markasında "Sempozyum, kongre ve seminer düzenleme hizmetleri, konferans düzenleme ve idare etme hizmetleri, kongre düzenleme ve idare etme hizmetleri, seminer düzenleme ve idare etme hizmetleri, sempozyum düzenleme ve idare etme hizmetleri, kütüphane hizmetleri, Gezici kütüphane hizmetleri" sözcüklerini 5 yıldır kullanmadığını ileri sürerek müvekkili kullanımlarının davacı markasına tecavüz oluşturmadığının mülga 556 sayılı Markaların Korunması Hakkına Kanun Hükmünde Kararname'nin (mülga 556 sayılı KHK) 74 üncü maddesi gereği tespitine, mülga 556 sayılı KHK'nın 14 üncü maddesi uyarınca yukarıda belirtilen sözcüklerin iptaline; 2007/27028 tescil no.lu markanın 41. sınıfta, 2007/18130 tescil no.lu "Ekol Hoca" markasının 16. sınıfta ve 2002/14156 tescil no.lu markanın 41. sınıfta dilekçede belirtilen hizmetler yönünden kullanmama sebebiyle iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı karşı davacı vekili karşı dava dilekçesinde; davalı karşı davacının "Ekol" markasını kullanarak markasal haklarını ihlal ettiğini ileri sürerek karşı davalının "Ekol" ibaresi geçen kullanımları nedeniyle tecavüzünün ve haksız rekabetinin önlenmesine, men'ine, ref'ine, basılı evrak ve ürünlerin toplatılmasına, 556 sayılı KHK'nın 66 ncı maddesi gereğince 1.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile kararın ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı karşı davacı vekili 16.05.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat taleplerini 31.099,10 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı karşı davacı vekili cevap dilekçesinde; Ekol markasının 1991 yılında ortaya çıktığını, müvekkilinin 2022/14156 tescil no.lu markayı 01.06.2009 tarihinde devralarak 2012 yılında müvekkili adına yenilendiğini, yine 2007/18130, 2007/27028 tescil no.lu markaların ve muhtelif ... adlarınının da aynı tarihte müvekkiline devredildiğini, müvekkilinin bu markaların eğitim alanında lisans ve franchise sözleşmeleri ile muhtelif illerde kullanıldığını, yayıncılık alanında Ekolder şirketi aracılığıyla kullandığını, interaktif alanda da sahibi olduğu diğer şirketler vasıtasıyla kullandığını, "Ekol Dershanesi" markasının 2002 yılından; "Ekolhoca" markasının 2007 yılından beri müvekkili tarafından kullanıldığını, sessiz kalmanın söz konusu olmadığını, müvekkili şirketin haksız kullanımı öğrenir öğrenmez karşı tarafa ihtarname keşide ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davacı karşı davalı cevap dilekçesinde; davalının karşı dava açmasında hukuki menfaatinin olmadığını, usulüne uygun açılmış menfi tespit davası varken tecavüzün durdurulması davası açılamayacağını, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114 üncü maddesi uyarınca davanın reddi gerektiğini, tescilli markadan dolayı haksız rekabetin oluşmayacağını, davalının 2007/18130 tescil no.lu markasında 43. sınıfın bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2015/01529 ekol şekli markasının 41. ve 43. sınıfta 09.01.2015 tarihinden itibaren; 2015/01538 ekol eğitim hizmetleri şekil markasının 41. ve 43. sınıfta 09.01.2015 tarihinden itibaren; 2014/105842 ekol şekil markasının 41. ve 43. sınıfta 19.12.2014 tarihinden itibaren davacı taraf adına tescil edildiği, davalı karşı davacı tarafa ait 2013/37174 ekol markasının 16. ve 41. sınıfta; 2013/37173 ekol akademi markasının 16. ve 41. sınıfta; 2007/27028 ekol sınav markasının 16. ve 41. sınıfta; 2017/18130 ekol hoca markasının 16., 38. ve 41. sınıflarda tescilli olduğu, davacı karşı davalının mülga 556 sayılı KHK'nın 14 üncü maddesi uyarınca davalı karşı davacı markalarının kullanmama sebebiyle iptalini istediği, ancak Anayasa Mahkemesi'nin 14.12.2016 tarihli ve 2016/148 E, 2016/189 K. sayılı kararın ile 556 sayılı KHK'nın 14 üncü maddesinin iptal edilerek 06.01.2017 tarihli Resmi Gazete'de yayımlandığını, davanın yasal dayanağı kalmadığından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe girmesi sebebiyle eldeki davaya uygulama olanağı bulunmadığı ve boşluğun hâkim tarafından doldurulmasının mümkün olmadığı, davanın tarihinin ıslahla değiştirilemeyeceğinden davacı tarafın 2002/14156 sayılı markanın iptali talebi yönünden davanın usulden reddi gerektiği, davalı tarafa ait 2002/14156 sayılı marka kayıtları dikkate alındığında, söz konusu markanın eğitim ve öğretim hizmetlerinde tescilli olmaması dikkate alındığında, davalı tarafın markasının kapsamı ve davacı kullanımı aynı sınıf ve hizmetlerde bulunmadığından bu markaya yönelik kullanımın davalı tarafa ait markaya yönelik tecavüz olmadığı, karşı davada davacı taraf her ne kadar markaya yönelik tecavüzün tespiti ve men'i yönünden talepte bulunmuş ise de, karşı davanın açıldığı tarih dikkate alındığında davacı karşı davalıya ait 2015/01538, 2015/01529, 2014/10584 sayılı markaların davacı tarafından tescil ettirildiği, dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga 556 sayılı KHK hükümleri dikkate alındığında tescilli hakkın hükümsüz sayılıncaya kadar kullanımının tecavüz oluşturmayacağı, eski tarihli kullanımlar yönünden ise, davacı karşı davalı tarafın "ekol" ibaresini ilk defa 2008 yılında kullanmaya başladığı, 11.09.2008 tarihinde açılış izin belgesi aldığı, o tarihten beri kullanımın kesintisiz devam ettiği dikkate alındığında davalı karşı davacı tarafın ... süre sessiz kalıp aradan 6 7 yıl geçtikten sonra dava açmasının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesi gereği iyi niyetli bir davranış olmadığı, davalı karşı davacı tarafın ana okulu ve kreş hizmetleri yönünden davacı tarafın kullanımları sessiz kalma nedeniyle hak kaybı olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, davalıya ait 2002/14156 sayılı marka tescilli sınıf dikkate alındığında davacı kullanımının markaya tecavüz olmadığının tespitine, Anayasa Mahkemesinin 14.12.2016 tarihli, 2016/148 E., 2016/189 K. sayılı iptal kararına göre davacı tarafın marka iptali talebi yönünden davasının usulden reddine, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarında davacı karşı davalı markasının müvekkiline ait markalar ile benzer olduğu tespiti yapılmasına, müvekkilinin "Ekol" markası üzerinde öncelikli hak sahibi olduğu ve davacının kullanımının tecavüz teşkil ettiği tespitine rağmen aksine tecavüz olmadığı yönünde verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, davacının müvekkiline ait markalar ile aynı sınıfta ve benzer "Ekol" markasını kullanmasının haksız rekabet ve tecavüz teşkil ettiğini, davacı tarafın söz konusu yargılama devam ederken marka tescilinin kötü niyetli olduğunu, asıl davada marka iptali talebi yönünden dava usulden reddedildiğine göre davanın kısmen de olsa reddinden dolayı vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı karşı davalıya haksız kullanıma son verilmesi için Bakırköy 12. Noterliğinin 10.12.2014 tarihli ihtarının keşide edildiğini, davalı vekili tarafından müvekkili şirkete gönderilen cevabi ihtarda söz konusu kullanımın kabul edildiğini, fakat haksız kullanıma son verilmediğini, bunun üzerine Bakırköy 40. Noterliği’nin 14.01.2015 tarihli ihtarı ile karşı davalının belirtmiş olduğu süre içinde cevap verilerek, haksız kullanımın durdurulması veya tazminatın ödenmesinin talep edildiğini, müvekkili şirketin haksız kullanımı öğrendikten hemen sonra karşı davalıya ihtar keşide ettiğini, dolayısıyla sessiz kalındığına dair gerekçenin doğru olmadığını, müvekkilinin “Ekol” markası ile Türkiye'nin birçok il ve ilçesinde faaliyette bulunduğunu, karşı davalının sadece İstanbul Büyükçekmece'de ve anaokulu faaliyetinde bulunduğunu, müvekkilinin genel merkezinin İstanbul Bakırköy olması nedeniyle haksız kullanımın geç farkına varıldığını, haberdar olduğunda derhal itiraz haklarının kullandığını, tescilli olmayan marka ile 5 6 yıldır faaliyette bulunan ve kendilerine ihtar keşide edildikten hemen sonra marka tescili için başvuruda bulunan karşı davalının kötü niyetli olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı karşı davalının tecavüzünün bulunmadığının tespiti talebine konu davalı karşı davacı markasının 2002/14156 tescil numaralı "EKOL DERSANESİ ÖĞRETİM MERKEZİ ŞEKİL" markası olup, 41. sınıfta kararda sayılı hizmetlerde tescilli olduğu, davacı karşı davalının “EKOL ANAOKULU” ve “EKOL ÇOCUK DÜNYASI” ibarelerinin “... bakım hizmetleri” alanında tescilsiz olarak ... bakım (kreş) hizmetlerinde kullanıldığı, marka hakkına tecavüzün oluşması için markanın aynı veya benzerini, aynı veya benzer hizmet sınıflarında kullanılması ya da farklı sınıfta kullanım varsa, tecavüz edildiği iddia edilen markanın tanınmış marka olması gerektiği, davalı ve davacı markasındaki esaslı unsur "Ekol" ibaresi olduğundan, markaların aynı olduğu, tecavüz edildiği iddia edilen davalı karşı davacının markasının tanınmış marka olmadığı, davalı karşı davacının 2002/14156 tescil numaralı "EKOL DERSANESİ ÖĞRETİM MERKEZİ ŞEKİL" markası, 41. sınıfta kararda sayılı hizmetlerde tescilli olduğundan, davacı karşı davalının kullanımı ise eğitim alanında olduğundan, 2002/14156 tescil numaralı marka ile aynı mal ve hizmet sınıfında olmadığı için markaya tecavüz oluşmadığı ... olduğundan Mahkemece 2002/14156 tescil numaralı markaya tecavüzün bulunmadığının tespitine karar verilmesinde yasaya aykırılık olmadığı, yerleşik içtihat uyarınca Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı sebebiyle dava konusuz kaldığından dava konusuz kalmakla karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ve davanın açıldığı tarih itibariyle haklılık durumuna göre vekâlet ücreti ile yargılama giderleri yönünden karar verilmesi gerektiği, 556 sayılı KHK'nın 14 üncü maddesi uyarınca hükümsüzlük ve sicilden terkin davalarında markanın iddia edilen tarihler arasında kullanıldığının davalı karşı davacı ... tarafından ispatı gerektiği, davalı taraf, markaların lisans devir sözleşmelerini sunmuş ise de hükümsüzlüğü talep edilen 2007/14156, 2007/18130 ve 2007/27028 tescil numaralı markalarının tescilli oldukları sınıflarda fiilen kullandığına ilişkin fatura, broşür, internet sitesi çıktısı vb. belge sunmadığı, ticari defter ve kayıtlarını incelenmek üzere ibraz ederek kanıtlamadığı, yalnızca lisans verilmesi bir markanın kullanıldığı anlamına gelmediği, hükümsüzlük davası yönünden davacı karşı davalı taraf hükümsüzlük talebinde dava tarihi itibariyle haklı olduğundan, Mahkemece davalı karşı davalı vekiline vekâlet ücreti verilmemesinde usule aykırılık bulunmadığı, sessiz kalma yolu ile hak kaybı için, karşı tarafın tecavüzünden haberdar olduğu halde 5 yıllık süre içerisinde tecavüze son verilmesi için ihtar gönderilmemesi veya dava açılmaması gerektiği, davalı karşı davacı taraf markaların 2009 yılından itibaren devir yolu ile maliki olduğu, davacı karşı davalı tarafın 11.09.2008 tarihinden itibaren ... Ekol Çocuk Dünyası ... Bakımevi, 08.06.2010 tarihinden itibaren Ekol Eğitim Hiz. Gıd. San.ve Tic. Ltd. Şti. olarak ticaret sicilinde tescilli olduğu, 14.09.2008 tarihinden itibaren ekolcocukdünyası.com adresinde, 01.06.2010 tarihinden itibaren www.ekolanaokulu.com adresinde faaliyette olduğu, her ne kadar 2014 yılında davalı karşı davacı tarafça davacı karşı davalıya ihtar gönderilmiş ise de taraflar İstanbul'da aynı hizmet sektöründe hizmet verdiğinden ticaret sicilinin aleniliği ve tacir olan davalı karşı davacı tarafın basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü nazara alındığında davacı karşı davalı tarafın kullanımlarından haberdar olmadığı düşünülemeyeceğinden, markaları devraldığı 2009 tarihi ile ihtarın gönderildiği 19.12.2014 ve karşı davanın açıldığı 11.03.2015 tarihi arasında 5 yıldan fazla süre geçtiğinden, sessiz kalma yolu ile hak kaybı şartlarının oluştuğu, davacı karşı davalı tarafın 11.09.2008 tarihli açılış izin belgesi uyarınca ... Ekol Çocuk Dünyası ... Bakımevi olarak hizmet verdiği, 08.06.2010 tarihinden itibaren Ekol Eğitim Hiz. Gıd. San.ve Tic. Ltd. Şti. olarak ticaret sicilinde tescilli olduğu, 14.09.2008 tarihinden itibaren ekolcocukdünyası.com ve 01.06.2010 tarihinden itibaren www.ekolanaokulu.com, ... adlı internet sitelerinde herhangi bir itiraza uğramaksızın kullandığı "Ekol" markasının kullanımına son verilmesi için gönderilen ihtara cevap tarihi itibariyle tescil talebinde bulunduğu, davacı karşı davalı tarafın 11.09.2008 tarihinden itibaren fiilen kullandığı, daha sonra ticaret unvanı olarak kullandığı "Ekol" ibaresini marka olarak tescil ettirmesi ve Yargıtay kararlarında belirtilen, markayı kullanmaktan ziyade şantaj veya başkasından haksız para elde etmek veya başkalarının ticaretine engel olmak ya da güveni kötüye kullanma gibi bir amaçla yapıldığına dair dosyada delil bulunmaması karşısında davacı karşı davalının kötü niyetli olduğu kanıtlanmadığı, her ne kadar bilirkişi raporlarının bir kısmında marka hakkına tecavüzün varlığı konusunda görüş belirtilmişse de 6100 sayılı Kanun'un 182 nci maddesi uyarınca bilirkişi raporlarının hâkim tarafından diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirileceği, marka hakkına tecavüzün mevcut olup olmadığının tespitinin yerleşmiş Yargıtay uygulamaları uyarınca hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgisi ile çözümlenmesi mümkün olan hususlardan olduğu, davalı karşı davacının 2002/14156 tescil numaralı "EKOL DERSANESİ ÖĞRETİM MERKEZİ ŞEKİL" markası, 41. sınıfta kararda sayılı hizmetlerde tescilli olup, davacı karşı davalının kullanımı eğitim alanında olduğundan, 2002/14156 tescil numaralı marka ile aynı mal ve hizmet sınıfında olmadığı gibi, tecavüz edildiği iddia edilen davalı karşı davacı markası tanınmış marka olmadığı için markaya tecavüz oluşmadığı, davalı karşı davacı tarafın 2007/18130 tescil no.lu 05.04.2007 tarihinden itibaren korunan 2007718130 numaralı “EKOLHOCA" markasının 16. 38, 41. Sınıflarda; 2007/27028 tescil no.lu 18.05.2007 tarihinden itibaren korunan 16 ve 41. sınıfta tescilli "Ekol sınav" markasına sahip olduğu, davacı karşı davalı taraf www.ekolanaokulu.com ... adını 01.06.2010 tarihinden itibaren, www.ekolcocukdünyası.com ... adını 14.08.2010 tarihinden itibaren tescilsiz olarak kullandığı, ... adında kullanımın bu hali ile markasal kullanım olduğu, davalı karşı davacının markalarının tescilli olduğu sınıfta olduğundan, davacı karşı davalının, davalı karşı davacının 2007/18130 ve 200/27028 tescilli markalarına tecavüz ettiği ... ise de davacı karşı davalı tarafın "ekol" ibaresini ilk defa 2008 yılında kullanmaya başladığı, 11.09.2008 tarihinde açılış izin belgesi aldığı tarihten itibaren kullanımın kesintisiz devam ettiği, davalı karşı davacı tarafa ait 2002/14156 tescil numaralı markanın koruma tarihi başlangıcının 07.06.2002; 2007/18130 tescil numaralı markanın 05.04.2007 ve 2007/27028 tescil numaralı markanın 18.05.2007 koruma tarihi nazara alındığında 2014 ihtar ve 2015 dava tarihine kadar ... süre sessiz kalıp aradan 6 7 yıl geçtikten sonra dava açılması iyi niyetli bir davranış olmadığından, ana okulu ve kreş hizmetleri yönünden davacı tarafın eski kullanımları sessiz kalma nedeniyle hak kaybına uğradığı, karşı davanın 11.03.2015 tarihinde açıldığı, 2015/01538 ve 2015/01529 tescil numaralı markaların 09.01.2015, 2014/10584 sayılı markanın ise 19.12.2014 tarihinde davacı karşı davalı adına kullandığı sınıflarda tescil edildiği, dava tarihinde yürürlükte bulunan 556 sayılı KHK hükümleri uyarınca şayet tescilli bir hak söz konusu ise hükümsüz sayılıncaya kadar tescilli hakkın kullanımı söz konusu olup buna dayalı herhangi bir tecaüzün tespiti, men'i, söz konusu olmayacağından, davacı karşı davalı tarafın, davalı karşı davacı tarafın markasına tecavüzü söz konusu olmadığından, bir kısım bilirkişiler tarafından tecavüzün varlığı yönünde görüş bildirilmiş ise de 6100 sayılı Kanun'un 266 ncı maddesi gereği hakim tarafından dosya kapsamına uygun şekilde bir kısım bilirkişi tespitlerinin aksine karar verilmesinde usule aykırılık olmadığı gerekçesiyle davalı karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Ekol Eğitim Hizmetleri ve Ticaret A.Ş.'nin 1991'den bu yana markasını eğitim hizmetleri mecrasında kullandığını, davalı karşı tarafın kullanımından haberdar olunur olunmaz gerekli girişimlerin yapıldığını, müvekkilinin markaları devraldığı 2009 tarihi itibarı ile ihtarnamenin çekildiği 2014 yılı arasında 5 yıllık sürenin geçmediğini, istinaf mahkemesi gerekçesinde tarafların aynı hizmet sektöründe hizmet vermesine dayanılarak istinaf talepleri reddedilmişse de markalar aynı hizmet alanında olmadığından tecavüzün oluşmadığı sonucu arasında çelişki bulunduğunu, davacının müvekkilinin faaliyet alanında son 5 yıldır faaliyette bulunduğunun açık olduğunu, ... adının iptali için karıştırılma ihtimalinin bulunduğu açık iken aksi yönde verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, marka hakkına tecavüzün açık olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, asıl davada, davacı kullanımının davalı markasına tecavüz oluşturmadığının tespiti ile davalı markalarındaki bir kısım hizmetlerin kullanmama sebebiyle hükümsüzlüğü talebine, karşı davada, asıl davada davacı kullanımlarının marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesi, men'i, ref'i, maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesi.
-
Anayasa Mahkemesi'nin 14.12.2016 tarihli ve 2016/148 E, 2016/189 K. sayılı kararı.
-
Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:45:04