Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/3263
2023/7228
11 Aralık 2023
MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/1457 Esas, 2022/155 Karar
DAVACILAR: 1.Zahir Döviz ve ... Ticaret A.Ş.
2.... vekilleri Avukat ...
DAVALILAR: 1....
2.... vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ: **
HÜKÜM: Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2019/100 E., 2020/174 K.
Taraflar arasındaki kayyım atanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; tarafların Avsallar Mah. İncekum Cad. No:43/A ... adresinde davacı Zahir Döviz ve ... A.Ş.'nin ortakları olduğunu, bu şirketin %65 hissesinin aynı zamanda şirketin yönetim organı temsilcisi olan davacı ...'a, %30 hissesi davalı ...'a, % 5 hissesi de davalı ...'e ait olduğunu, Maliye ve Hazine Bakanlığı'nın 2018 32/45 sayılı tebliğ uyarınca 01.07.2019 tarihine kadar yapılması zorunlu işlemlerin ifası için davalılara ihtar çekildiğini, ancak davalılarca işlemlerin yerine getirilmediğini, tüm bu nedenlerle Maliye ve Hazine Bakanlığı'nın 2018 32/45 sayılı tebliğ uyarınca 01.07.2019 tarihine kadar yapılması zorunlu işlemlerin ifası için 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 403 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve devamı maddeleri uyarınca işin aciliyeti, süre kısıtlılığı ve yapılacak işlerin davalıların menfaatine olacağı nazara alınarak davalılara tebligat ve kayyımla ilgili menfaat çatışması araştırması yapılmaksızın ihtiyati tedbir yoluyla mahkemede hazır edilecek olan ... ...'un veya mahkemece uygun görülecek başka bir şahsın Hazine ve Maliye Bakanlığı Mali Sektörle İlişkiler ve Kambiyo Genel Müdürlüğü'nün şirket ortaklarınca yerine getirilmesi istenen yükümlülüklerin ifasıyla sınırlı olarak kayyım atanmasına, atanacak kayyıma tüm bu belgelerin temini, işlemlerin ifası için elden takip yetkisi verilerek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; şirket ortağının diğer ortaklara böyle bir dava açmasının mümkün olmadığını, anonim şirketlerin sermaye ortaklıkları olduğunu, sermaye ortaklıkları olmasından dolayı da kanun koyucunun amacının sermayelerin korunması olduğunu, bu noktada davacının davasında ileri sürdüğü hususların öncelikle hukuki temelinin oturtulması gerektiğini, Sermaye ortaklıklarının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'ndaki (6102 sayılı Kanun) düzenlemesinde kayyum atanması talebine ilişkin hiçbir yasal düzenleme bulunmadığını, anonim şirketlerde kayyum atanabilmesi için öncelikle 4721 sayılı Kanun'un 403 üncü maddesi uyarınca kayyum belirli işleri görmek ve malvarlığını yönetmek için atanabileceğini, 4721 sayılı Kanun'un 426 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca yasal temsilcinin görevini yerine getirmesine bir engel varsa ilgilinin isteği üzerine veya resen temsil kayyumu atanmasının mümkün olduğunu, aynı Kanun'un 427 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca da "bir tüzel kişi gerekli organlarından yoksun kalırsa ve yönetim başka yoldan sağlanmazsa" diyerek tüzel kişinin organsız kalması yani, iş göremez hale gelmesinin düzenlendiğini, somut olayımızda davacının talebinin tarafların ortağı olduğu şirkete kayyum atanmasına ilişkin olduğunu davacının talebinin hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ..., duruşmadaki beyanında davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı Zahir Döviz ve ... A.Ş.'ye belirli işlerin yapılması için kayyım atanmasının talep edildiği, 4721 sayılı Kanun'un 403 üncü maddesinin ikinci fıkrasında, kayyımın, belirli işleri görmek veya malvarlığını yönetmek için atanacağı, 4721 sayılı Kanun'un 427 nci maddesinde ise bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa kayyım atanacağı hususlarının düzenlendiği, davacı şirketin organ yoksunluğunun bulunmadığı ve yönetimin sağlanamadığının davacı tarafça ispat edilemediği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; şirket ortağı olan davalıların, kendileri tarafından yerine getirilmesi gereken yükümlülükleri yerine getirmekten imtina ettiğini ve halen de imtina etmeye devam ettiklerini, 01.07.2019 tarihine kadar yerine getirilmesi zorunlu olan bu yükümlülüklerin yerine getirilmesi için 5 ... gibi kısa bir süre kalmış olmasına rağmen davalı şirket ortaklarının bu yükümlülüklerini yerine getirmeyerek şirketin faaliyet izninin iptali ve dolayısıyla da şirketin mahvına yol açacak bir tutum sergilediklerini, zira faaliyet izninin iptali durumunda şirketin hiçbir değerinin kalmayacağını, mahkemece herhangi bir gerekçe ortaya konmaksızın genel geçer ifadelerle davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıların temsilcisi olduğu şirketin organsız kalmadığı, 4721 sayılı Kanun'un 427 nci maddesine göre organ eksikliği bulunmayan şirkete kayyum atanamayacağı, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın bulunmaması ve kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, anonim şirkete belirli işlemlerin yerine getirilmesi için kayyım atanması istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 4721 sayılı Kanun'un 403 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 426 ncı maddesinin üçüncü fıkrası ve 427 nci maddesinin dördüncü fıkrası.
-
Değerlendirme
-
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve şirketin belli işlemlerinin yerine getirilmesine yönelik kayyım atanması talepli davada davacı ... yönünden aktif dava ehliyetinden davanın reddi gerekirken davanın reddine karar verilmesi yerinde değil ise de, bu davacı yönünden verilen ret kararı sonucu itibariyle doğru olmasına göre aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir
2.Dava, belirli işlemlerin yerine getirilmesine yönelik kayyım atanması istemine ilişkindir. Dava dilekçesinde, Hazine ve Maliye Bakanlığı Mali Sektörle İlişkiler ve Kambiyo Genel Müdürlüğü'nün şirket ortaklarınca yerine getirilmesi istenen yükümlülüklerin ifasıyla sınırlı olarak davacı şirkete kayyım atanması talep edilmiştir.
4721 sayılı Kanun'un 403 üncü maddesinin ikinci fıkrasında Kayyım'ın belirli işleri görmek ve malvarlığını yönetmek için atanabileceği düzenlenmiştir. Hazine ve Maliye Bakanlığı Mali Sektörle İlişkiler ve Kambiyo Genel Müdürlüğünün Şirket Ortaklarınca yerine getirilmesi istenen yükümlüklüklerin '' A Müflis olunmadığına , Konkordato ilan edilmediğine ve İflasın ertelenmesi kararının verilmediğine dair beyan, B Adli sicil belgesi, C Vergi Borcu Bulunmadığına Dair Belge, D Yetkili Müessese kuruluşu için kurucular beyannamesi, E Tebliğde belirtilen şartları sağladığına ilişkin yazılı beyan, F Ticari Özgeçmiş '' şeklinde olduğu, davalılara ihtar çekilmesine rağmen söz konusu ivedi işlemlerin yerine getirilmediği ve şirket lehine yapılması gereken işlemlerin yapılmadığı, davalı ortakların yükümlülüklerini yerine getirmeyerek şirketin faaliyet izninin iptaline yol açabileceklerinin iddia edildiği anlaşıldığından sadece bu yükümlülüklerin yerine getirilmesiyle sınırlı olarak kayyım tayin edilmesi talep edildiği hususu gözetilmeksizin yanılgılı değerlendirilmeyle şirketin organ yoksunluğu olmadığı gerekçesiyle yukarıda yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacılar vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,
-
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
-
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacılara iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:45:04