Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/5007
2023/7171
7 Aralık 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/553 Esas, 2022/1021 Karar
DAVALILAR: 1 ... vekili Avukat ...
2 Türk Ekonomi Bankası A.Ş. vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ: **
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Zile Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI: 2016/376 E., 2022/24 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne verilmiştir.
Kararın davalı Türk Ekonomi Bankası A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, duruşma istemli olarak davalı Türk Ekonomi Bankası A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 05.12.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı Türk Ekonomi Bankası A.Ş. vekili Avukat ... ... ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin alacağın devri işlemi ile Tarımsal ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu'ndan 1460007 sözleşme numaralı proje için Türk Ekonomi Bankası Zile Şubesi'nde bulunan şirket hesabına yatacak olan 450.000,00 TL hibeyi müvekkili olduğu şirkete devrettiğini, davalı şirketin sonra devirden vazgeçtiğine dair bildirimde bulunduğunu, bu vazgeçmenin geçerli olmadığını, davalı bankanın Zile Şubesinin temliknameyi dikkate almadan hesaba gelen parayı davalı şirkete ödediğini, alacağın devri sözleşmesinin ... taraflı feshinin mümkün olmamasına rağmen her iki davalının da kötü niyetli olarak hileli hareketlerle müvekkilinin alacağını tahsil etmesine engel olduğunu iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 450.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalı banka vekili cevap dilekçesinde; temlikname üzerinde yer ... “Bilgi verilecek olan” ibaresinin müvekkiline temlik borçlusu sıfatını kazandırmayacağını, bu ibare ile yapılan tebliğ işleminin, ancak hesaba para girmesi hâlinde gelen bu tutarın havale edilmesine dair ileri tarihli talimat olarak nitelendirilebileceğini, müvekkili olan banka, bankacılık hizmeti verdiğinden müşterisi olan davalı şirketin banka hesabı üzerinde ... olduğu havale talimatı ve havale talimatından cayma talimatı ile bağlı olduğunu, havale eden şirketin kendi hesabına dahi girmemiş bir para için ... olduğu ileri tarihli havale talimatından cayabileceğinin açıkça düzenlendiğini, hesap hakaretleri incelendiğinde, gerek temlikname tarihinde gerekse temlikten vazgeçildiğinin bankaya bildirilme tarihinde, davalı şirketin hesabına temlik borçlusu tarafından ödenmiş bir tutarın bulunmadığını, bu sebeple asıl ilişkinin tarafı olmayan müvekkilinin temlik konusu alacağın davacı şirkete ödenmesini üstlenmesinin ya da garanti etmesinin söz konusu olamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; dava dışı Kurum'dan gelen yazıdan da görüleceği üzere alacağın aslının temlik edilmesinin yasak olduğunun belli olduğunu, temlikin geçersiz olduğunu, dava dışı Kurum'un müvekkiline ödeyeceği paranın borç değil hibe olduğunu, müvekkilinin tamamladığı işlerin bedelini hibe olarak Kurum'dan aldığını, temlik borçlusu dava dışı Kurum'un tarafların iradesinden haberi olmadığını, davalı bankanın temlik borçlusu olmadığını, davada bankanın taraf sıfatı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile temlik yasağının alacağın doğduğu Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu nezdinde ödenmeden önce bir yasak olup bedel Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu tarafından Kurtban Tarım ve Hayvancılık Ltd. Şti. hesabına yattıktan sonra temlik yasağının ortadan kalktığı, davalı bankanın, diğer davalının kendisine göndermiş olduğu Zile Noterliğinin 12.10.2016 tarih, 9917 yevmiye numaralı ihbarnamesine istinaden alacağın temliki sözleşmesi kendisine tebliğ edilmiş olmasına rağmen ... taraflı olarak diğer davalının yapmış olduğu fesih ihbarı sonucu bu bedeli ödemediği, alacağın devri sözleşmesi iki taraflı sözleşme olup taraflardan birinin ... taraflı olarak bu sözleşmeden vazgeçmesinin mümkün olmadığı, ayrıca bankaya ulaşan her iki ihbar sonucu alacağın devri sözleşmesinde kararlaştırılan bedelin ihtilaflı hâle geldiği, bu durumda davalı bankanın mahkemeye başvurarak tevdi yeri tayin ettirip belirlenecek hesaba bedeli yatırması gerekirken davalı şirkete ödediği, her ne kadar davalı banka cevap dilekçesinde temlik sözleşmesinin kendisine tebliği ile müşterisi olan diğer davalının kendisine ileri tarihli bir havale emri verdiğini beyan ederek kendisi açısından davanın reddini talep etmişse de, alacağın devri sözleşmesi yapıldığı andan itibaren artık davalı şirketin bu bedel üzerinde tasarruf yetkisi kalmadığı, tasarruf yetkisi kalmadığı bir bedel üzerinde havale emri vermesi mümkün olmadığından davalı bankanın bu savunmasına itibar edilmediği, davalı bankanın da temlik borcundan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 450.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Türk Ekonomi Bankası A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Türk Ekonomi Bankası A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, somut olayda geçerli bir temlik ilişkisi kurulmadığını belirterek kararın kaldırılıp davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yerel Mahkeme kararı ve gerekçelerinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı Türk Ekonomi Bankası A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Türk Ekonomi Bankası A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Türk Ekonomi Bankası A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; dosyada bulunan ve müvekkili bankaya sorumluluk yüklemeyen üç ayrı bilirkişi raporu dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu, müvekkilinin temlik borçlusu olmadığını, temlik yasağı nedeniyle sorumluluğun bankaya yüklenmeye çalışıldığını, sırf bilgi verildi diye müvekkilinin temlik borçlusu olmayacağını, müvekkili bankanın, müşteri hesabına giren ve kendinden doğmayan bir para üzerinde kendiliğinden tasarrufta bulunmasının, bu parayı tutmasının, sanki kendinden doğmuş da ihtilaflı hâle gelmiş gibi bu parayı hesap sahibine ödemeyip tevdii mahalli tayin etmesinin bankacılık teamüllerine, vedia ve hesap açılış sözleşmesine açıkça aykırılık teşkil edeceğini, temlikname uyarınca müvekkili bankanın ödemekle yükümlü olduğu bir borç bulunmadığını, temlik borçlusunun müvekkili banka olmadığını, bilgi verilecek ibaresinin ancak ileri tarihli bir havale talimatı olarak değerlendirilebileceğini, geçerli bir temlik bulunmadığını, temlik alanın bir beyanı bulunmadığını, gayri kabili rücu ibaresinin temlikten vazgeçilebileceğini gösterdiğini, temlik edenin havale talimatından caydığını, müvekkili bankanın bu cayma ile bağlı olduğunu, bu hususun 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 559 uncu maddesinde düzenlendiğini, müvekkili bankanın bu hususu her iki tarafa da ihtar ettiğini, gerek 18.07.2016 temlikname tarihinde gerekse 12.10.2016 temlikten vazgeçildiğinin bankaya bildirilme tarihinde, davalı şirket hesabına temlik borçlusu tarafından ödenmiş bir tutar bulunmadığını, bu nedenle asıl ilişkinin tarafı olmayan müvekkili bankanın temlik konusu alacağı davacı şirkete ödemeyi üstlenmesi ya da garanti etmesinin söz konusu olamayacağını, uyuşmazlığın bankacılık işlemi ve havale talimatı hükümleri kapsamında değerlendirilmesi gerekirken sanki temlik konusu alacak müvekkili nezdinde doğmuş bir alacak gibi değerlendirme yapılarak alacaktan müvekkilinin sorumlu tutulmasının haksız ve kanuna aykırı olduğunu, yerel Mahkemenin açıkça yer ... temlik yasağını gözardı etmesinin ve temlik yasağının paranın banka hesabına gelmesi ile kalktığı yönünde gerekçe kurmasının doğru olmadığını, sözleşmede yer ... devir yasağı uyarınca yapılan temlik işlemi sonuç doğurmayacağından müvekkili bankanın herhangi bir sorumluluk altına girmesinin mümkün olmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, diğer davalı şirket tarafından davacıya temlik edilen alacağın ödenmesinden davalı bankanın sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
- İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2.6098 sayılı Kanun'un 183 ve devam eden maddeleri.
- Değerlendirme
6098 sayılı Kanun'un 183 üncü maddesinde, kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklının, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebileceği hüküm altına alınmıştır. Dava dosyasının incelenmesinden davalı şirketin, dava dışı ...'ndan olan alacağını davacıya devrettiği, devir hususunun bilgi verilen sıfatı ile davalı Türk Ekonomi Bankası A.Ş.'ne bildirildiği anlaşılmaktadır. Ödeme vasıtası olmak dışında başka bir sıfatı bulunmayan, temlik borçlusu olmayan davalı bankanın somut uyuşmazlıkta sorumluluğu bulunmadığı gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
-
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
-
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Türk Ekonomi Bankası A.Ş.'ne verilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalı Türk Ekonomi Bankası A.Ş.'ne iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:46:47