Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/2919
2023/7106
6 Aralık 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/880 Esas, 2022/220 Karar
HÜKÜM: Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2018/302 E., 2019/418 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2017/29525 sayılı "Pürsu Premium ..." marka başvurusuna davalı şirket tarafından itiraz edildiğini, davalının itirazı kabul edilerek 32 ve 35. Sınıflardaki bazı mal ve hizmetlerin başvurusu markasından çıkarıldığını, müvekkilinin karara itiraz ettiğini, itirazın dava konusu YİDK kararıyla reddedildiğini, müvekkilinin markasındaki PÜRSU ibaresinin dikkate alınmadığını, 2010 yılından beri damacana su satışı yapmakta olduğunu, 550 bayi aracılığı ile 31 ilde hizmet verdiğini, ...’ın, ... ili sınırları içerisinde yer ... Marmara Bölgesi’nin en yüksek dağı olma özelliği taşıyan dağın adı olduğunu, neredeyse tüm su dağıtım şirketlerinin ...’dan çıkan suları kullandığını, ... kaynaklarını kullanan su dağıtım şirketlerinin ... ibaresini kullanmalarının engellenmesinin mümkün olmadığını, müvekkilin 2012/104430 sayılı Pürsu ... ibareli markası nedeniyle 32. sınıfta kazanılmış hak sahibi olduğunu ileri sürerek dava konusu YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; dava konusu marka ile müvekkiline ait tanınmış markanın ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, davacının "PÜRSU" ibareli daha önceden tescilleri bulunduğunu, korunmak istenen ibarenin "Pürsu" değil, "Premıum ..." ibaresi olduğunu, emsal yargı kararları bulunduğunu, davacının ... ibaresini ... gösterme amaçlı kullandığına yönelik iddialarının kabulünün mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
- Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının "Pürsu Premium ..." ibareli başvuru markasıyla davalının "..." ibareli tescilli markaları arasında görsel ve sesçil olarak ortalama (...) tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, taraf markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında iltibas koşullarının oluştuğu, davacının başvuru markasından çıkarılan mallar/hizmetler açısından davalı tarafça kullanım ispatı yapıldığı, diğer yönden davacının müktesep hak olarak ileri sürdüğü 2012/104430 sayılı "Pürsu ..." markası ile "Pürsu Premium ..." başvuru markası aynı olmadığından müktesep hak koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalıların ilana itiraz aşamasında kullanıma dair sunduğu delilleri kabul etmediklerini, kullanıma yönelik delillerin mahkeme aşamasında bir inceleme yapılmaksızın hüküm kurulduğunu, mahkeme kararında müvekkilinin kazanılmış hak iddiası konusunda hataya düşüldüğünü, kazanılmış hak teşkil eden markanın ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, iş bu davanın öncelikle kazanılmış hak nedeniyle kabulünün gerektiğini, ... ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğu ve hatta marka vasfı dahi taşımayan bir ibare olduğunun göz ardı edildiğini, Yargıtay 11. HD. 2018/1266 E., 2019/2944 K. sayılı kararının işbu kararın somut uyuşmazlık bakımından emsal alınması gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6769 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinde coğrafi yer isimlerinin marka olarak alınabileceği yönünde açık bir düzenlemenin bulunmadığı, ancak maddenin genel düzenlemesi dikkate alındığında bu gibi yer isimlerinin de marka olarak tescil edebileceğinin anlaşıldığı, ülkemizdeki şehir, bölge, coğrafi yer veya maruf mahal isimlerinin ... bir sözcük olarak bir kişi lehine marka olarak tesciline olanak tanındığında, bu isimlerin artık başkaları tarafından markalarında kullanılamayacağı sonucunu ortaya çıkaracağı, ayrıca yerleşen uygulamaya göre bu ismin markanın ... sözcüğü olacağı ve iltibas iddiası ile diğer marka başvurularının önlenmesini sağlayacağı, anılan Kanun'un genel amacı dikkate alındığında böyle bir imtiyazın kimseye tanınamayacağı, bu şekildeki bölge, şehir, ilçe, coğrafi yer veya maruf yerleşim yerlerinin isimlerini teşkil eden sözcüklerin hangi ürünün markası olarak kullanılacak ise onunla birlikte tesciline imkan verilmesinin söz konusu Kanun'un düzenlenme amacına daha uygun olduğu, böylelikle coğrafi işaretlerle karışıklığın önlenebilmesinin mümkün olabileceği, somut olayda davacının "Pürsu Premium ..." ibareli marka başvurusuna davalı şirketin "..." asıl unsurlu markalarına dayalı olarak itiraz ettiği, başvurunun kısmen reddi üzerine de işbu davanın açıldığı, başvurunun kapsamında bulunup çıkarılan mal ve hizmetler ile itiraza mesnet markaların kapsamlarında yer ... mal ve hizmetler aynı veya benzer olduklarından işaretler arasında benzerlik olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği, taraf işaretlerindeki ortak unsurun "..." ibaresi olduğu, ...'ın ... ili sınırlarında bulunan dağın ismi olup turistik açıdan bilinen bir yer olduğu, dolayısıyla böyle bir ibarenin ... kişinin tekeline bırakılmasının söz konusu olmayıp bu kelimeye eklenecek diğer kelime ve/veya şekil unsurları ile birlikte marka olarak kullanılmasının mümkün bulunduğu, bu nedenle başvurudaki asli unsurun PÜRSU ibaresi olduğunun kabulü gerektiği, bu durumda dava konusu başvuru ile itiraza mesnet davalı markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi birinci fıkrası anlamında bir benzerlikten ve iltibas tehlikesinden söz edilmesinin mümkün olmadığı, davalı şirketin itirazına mesnet markalarının tanınmış olmalarının da varılan bu sonucu değiştirmeyeceği gibi işaretler arasında benzerlik bulunmadığından koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğinin de tartışılmasına gerek bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulü ile TÜRKPATENT'in 2018 M 4348 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin itirazına mesnet markaları ile davacının başvuru markası arasında benzerlik ve iltibas tehlikesi bulunduğunu, davacının etiket ve ambalajlarında "..." ibaresini ön plana çıkararak kullandığını, ülkemizdeki şehir, bölge, coğrafi yer veya maruf mahal isimlerinin ... bir sözcük olarak bir kişi lehine marka olarak tesciline imkan olmadığına dair kanuni bir düzenlemenin bulunmadığını, müvekkiline ait ... markasının tanınmış marka olduğunu, davacının bu tanınmışlıktan haksız yarar sağlamaya çalıştığını belirterek kararın boulmasını istemiştir.
2.Davalı TÜRKPATENT vekili temyiz dilekçesinde özetle; markalar arasında benzerlik ve iltibas ihtimali bulunduğunu, kazanılmış hak koşullarının oluşmadığını, davalı markasının tanınmış olduğunu, Kurum kararının yerinde olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
-
6769 sayılı Kanun'un 4 ve 6 ncı maddesi birinci fıkrası.
-
Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:47:42