Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/368
2023/7099
6 Aralık 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2022/372 Esas, 2022/639 Karar
HÜKÜM: Ret
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin yurtiçinde Alpet markası altında akdedilen bayilik sözleşmeleri ile halen akaryakıt LPG ve madeni yağ ürünlerinin bayiler ve satış noktaları vasıtasıyla toptan ve perakende satış ve pazarlaması yaptığını,bu kapsamda Alpet markası altında bayilik faaliyeti gerçekleştirmesi için davalı şirket ile davacı şirket arasında 27.01.2006 tarihli 5 yıl süreli akaryakıt bayilik sözleşmesi imzalandığını, ayrıca bayi ve davalı garantörler ile 18.12.2006 tarihli bayilik protokolü imzalanmış olduğunu, işbu bayilik protokolü ile davalılar ..., ... ve ...'in müştereken ve müteselsilen bayinin yanında, bayi tarafından Alpet'e karşı gerek akaryakıt bayilik sözleşmesi ve bayilik sözleşmesi ekinde yer ... hukuki işlemlerdeki (protokol, taahhütname, şartname, zeyilname gibi) gerekse de işbu protokolden kaynaklanan tüm yükümlülükleri (cezai şart da dahil doğmuş ve doğacak tüm borçlar da dahil) ve bunlara ait tüm madde ve hükümlerini okuyarak ve bunların hukuki sonuçlarını kabul ile garantör sıfatı ile davacı şirkete karşı üstlenildiğini, garantörlerden ...’in davacı şirket lehine mülkiyeti kendisine ait olan gayrimenkul üzerinde Alpet lehine 15 yıl süreli intifa hakkı tesis ettiğini, davacı şirket lehine, tesis edilen intifa hakkının sona ereceği 11.12.2021 tarihine kadar davalı şirketin davacı şirketin bayi olarak hizmet vereceği inancı ile intifa hakkı bedeli ödendiğini ve intifa hakkı tesis edilen gayrimenkulde kalıcı yatırımlar yapıldığını, 15 yıl süre için bayilik hizmet bedeli ödendiğini, ancak Rekabet Kurumunun almış olduğu bir kısım kararlar sonucunda bayi ile yeniden bayilik sözleşmesi imzalanamadığını, davalının sebepsiz zenginleşme kuralı uyarınca aldığını geri vermekle yükümlü olduğunu, davacı şirketin, sözleşmeden ve bayilik ilişkisinden kaynaklanan edimlerini tam ve gereği gibi yerine getirdiğini, diğer edimlerin yanı sıra, bayilik hizmet bedeli olarak ... Petrol'e 12.01.2007, 13.01.2007, 25.01.2007, 27.01.2007, 01.02.2007 ve 05.02.2007 tarihlerinde, taraflar arasındaki bayilik ilişkisi 15 yıl süreceği inancıyla toplam 182.899,15 TL bayilik hizmet bedelini (şerefiye bedeli faturası karşılığında) akaryakıt olarak teslim ettiğini, ancak taraflar arasındaki ticari ilişkinin 27.01.2011 tarihinde sona erdiğini, bayiye yapılan yatırımın kullanılamayan süresinin 10 yıl 10 ay 15 güne tekabül ettiğini, yatırımın kullanılamayan süresine tekabül eden ana para tutarının 133.588,01 TL olduğunu, bu miktara ödeme tarihi olan "12.01.2007, 13.01.2007, 25.01.2007, 27.01.2007, 01.02.2007 ve 05.02.2007" tarihlerinden itibaren faiz, yürütülmüş olup anapara + vade farkı + KDV (%18) = 325.857,79 TL, dava tutarına ulaştığını, güncellenmiş değerin sebepsiz zenginleşme kapsamında bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 325.857,79 TL'nin, dava tarihinden itibaren anaparaya işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında 27.01.2006 bayilik sözleşmesi ve 27.12.2006 protokol imzalandığını, resmi senetteki intifa bedelinin 1.500,00 TL olduğunu ve bu bedelin ... tarafından alındığı metinde yazılmakla birlikte bu bedelinde ödenmediğini ve davanın intifa veren ...'e karşı açılması gerektiği halde, ona karşı dava açılmadığını, 155.000,00 TL bedelin 1 yıl sonra 04.07.2007 tarihinde ödendiğini, bu bedelin iade şartlarının protokol ile belirlenmiş olması karşısında ve protokolde iade için bayilik sözleşmesi ile protokolün ihlal edilmesi şartı aranmış olduğundan davacının önce davalının kusurunu ispat etmesi gerektiği, bu yönde bir ihbar ve ihtar bulunmadığını, hizmet bedelinin bayilik sözleşmesi boyunca devam edecek olan rekabet yasağı için ödendiğini, intifa hakkı sözleşmesi veya senedine dayanarak yapılan bir ödeme olmadığını, 2015 yılında tanzim edilen sözleşmenin 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un (4054 sayılı Kanun) 4 üncü maddesine açıkça aykırı olduğunu ve bu kapsamda Rekabet Kurumuna başvuru yaptıklarını, davalının ... ve sonraki tarihli yasanın açık emri uyarınca, bayilik sözleşmesini sona erdirdiğini, davacı şirketin standarda aykırı yakıt tedarik ederek, tüketici kaybına sebep verdiğini, sözleşme = inkişaf = şerefiye bedeli karşılığında kesilen fatura nedeniyle, amortisman / enflasyon düzeltmesi ve KDV indirimi yaptığını, dolayısıyla davacının davalı yedinde ariyetinin kalmadığını, faiz talebinin iyi niyetli zilyedi mahveden oranda olduğunu, ayrıca faizin başlangıç tarihinin açıkça hatalı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 26.02.2015 tarih ve 2012/28 E. ve 2015/137 K. sayılı kararı ile taraflar arasındaki intifa hakkı tesis ettirme taahhüdüne ilişkin protokolün 5 ... maddesinin üçüncü fıkrasına göre, "Tarafların ihtiyarı dışında herhangi bir resmi makamın ruhsatın iptali veya ..., karar ve müdahalesi veya yasa ve teamüllerle kabul edilen mücbir sebeplerle, kısmen veya tamamen yakıt ikmalinin yapılamaması veya bu yerde Akpet'in esas gayesi olan akaryakıt satış ve servisi faaliyetinin gerçekleştirilememesi veya bu ... ticaretin devamına mani herhangi halin zuhur etmesi durumunda” davacı Akpet'in sözleşmeyi derhal fesih hakkının bulunduğu, dava konusu ihtilafta Rekabet Kurulu kararıyla ortaya çıkan ve intifa hakkı süresini azami bir süreyle sınırlandıran gelişme de, sözleşmenin bu hükmü çerçevesinde davacıya sözleşmeyi feshetme hakkı tanındığının kabulü gerektiği, davacıya 11.12.2006 tarihinden geçerli olmak üzere 15 yıl süreli intifa hakkı tanındığı, intifa hakkının normal süresi sonu olan 11.12.2021 tarihinde sona ermesi gerektiği fakat Rekabet Kurulu kararları ve mevzuatı kapsamında 18.09.2010 tarihinde sona ereceği düşünülerek 27.01.2011 tarihi itibariyle feshedildiği, ancak dava konusu ihtilaftaki bayilik sözleşmesinin 27.01.2006 tarihli olduğu, beş yıllık sürenin 27.01.2011 tarihinde sona ereceği, bu durumda, intifa hakkının süresinin de rekabet etmeme hükmüne yer veren bayilik sözleşmesiyle uyumlu olması gereği karşısında, intifa hakkının da bu sözleşme süresinin sonunda sona ereceğinin kabul edilmesi gerektiği, böylece esasında 2021 yılında sona ermesi planlanan intifa hakkının süresinden önce sona ermesi ve en geç 27.01.2011 tarihinde terkin edilmesi gerekirken, davacı tarafından intifa hakkının 10.06.2013 tarihinde terkin edildiği, buna göre 15 yıllık intifa süresi karşılığı ödenen 189.200,00 TL miktar bakımından 27.01.2011 sona erme tarihi ile 11.12.2021 intifanın bitiş tarihi de dikkate alınarak, toplam 5479 günün kullanılan 1826 ... mahsup edildikten sonra kalan 3653 ... için bilirkişi kurulu raporundaki hesaplama doğrultusunda (189.200/5479=) 34,53 TL üzerinden 126.144,84 TL olması gerektiği, sözleşmelerin başlangıçta geçerli olarak kurulduğu, başlangıçta geçerli olan sözlemelerde artık güncellenmiş bedele hükmedilmesinin mümkün olmadığı, davalı tarafın intifa bedelini kötü niyetli olarak elinde tuttuğunun söylenemeyeceği, ayrıca faiz başlangıç tarihinin de dava tarihi olması gerektiği ve davacının fazlaya ilişkin ve sair istemlerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 126.144,84 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 09.03.2021 tarih, 2020/2617 E. ve 2021/2201 K. sayılı kararıyla davacı tarafından şerefiye bedeli adı altında davalıya yapılan ödemenin hangi hallerde geri istenebileceği hususu taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin 5 ... maddesinin üçüncü fıkrası gereğince düzenlenmiş olduğu, anılan maddeye göre geri iadenin davalının kusurundan kaynaklanan bir nedenle sözleşmenin sona ermesi halinde mümkün olduğunun hüküm altına alındığı, taraflar arasındaki bayilik ilişkisinin Rekabet Kurulu kararıyla kendiliğinden sona erdiği, bu durumun protokolün mezkur maddesi kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı gözetilmeksizin dosya kapsamı ile bağdaşmayan gerekçeye istinaden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğine işaret edilerek bozulmuş, davacı vekilinin ise tüm temyiz itirazlarının ret edilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından şerefiye bedeli adı altında davalıya yapılan ödemenin hangi hallerde geri istenebileceği hususu taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin 5 ... maddesinin üçüncü fıkrası gereğince düzenlendiği, anılan maddeye göre iadenin davalının kusurundan kaynaklanan bir nedenle sözleşmenin sona ermesi halinde mümkün olduğu, taraflar arasındaki bayilik ilişkisinin Rekabet Kurulu kararıyla kendiliğinden sona erdiği, bu durumun protokolün 5 ... maddesinin üçüncü fıkrası gereğince kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, bu itibarla, davacı tarafın açmış olduğu davada haksız olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı bayiye ödenen tutarın bayilik hizmet bedeli olduğun davalı tarafça da kabul edildiğini, yatırımların asıl gayesinin sözleşmenin 15 yıl süreceği inancı ile ödendiğini, kullanılmayan süreye tekabül eden kısmın ödenmeyerek sebepsiz zenginleşildiğini, davalının iyi niye kurallarına aykırı tutumunun korunamayacağını, bayilik sözleşmesinin 45 ... maddesinde taraflar arasındaki bayilik ilişkisinin her ne suretle olursa olsun sona ermesi durumunda doğacak her türlü borcun muaccel olacağının düzenleme altına alındığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, akaryakıt bayilik sözleşmesine istinaden alacak istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 18 ve 110 uncu maddeleri.
- Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
06.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:47:42