Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/3044
2023/7055
5 Aralık 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2019/245 Esas, 2022/287 Karar
HÜKÜM: Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ: İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2015/640 E., 2018/1249 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ... yönünden kısmen kabulüne, ... ... yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların davacı şirket ve distribütörle imzaladığı 01.08.2012 tarihli sözleşme ile sözleşme süresince sözleşmede yazılı adresteki işyerinde davacı şirketin bira ürünlerini satmayı ve bulundurmayı, bira satışını azaltacak davranış ve eylem içerisine girmemeyi, sözleşme konusu ürünleri bizzat davacı şirketten, bayi ve distribütörden almayı, işyerini başkalarına devir ve temlik etmemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, davalının bu taahhütlerini yerine getirmeyerek 20.09.2014 tarihinden bu yana ürün almadığını, sözleşmenin 6 ve 16 ncı maddelerine aykırı olarak işyerini kapatarak üçüncü şahsa devrettiğini, davalıların sözleşmeyi ihlal etmesi nedeniyle davacının İzmir 21. Noterliğinin 06.04.2015 tarihli ihtarnamesiyle sözleşmeyi feshettiğini, sözleşmenin 16 ncı maddesinde davalının sözleşmenin feshine sebebiyet vermesi halinde 125.000,00 USD cezai şartı ödemeyi taahhüt ettiğini, ayrıca davacının sözleşme gereği davalılara 100.000,00 TL nakit katkı ve 23.117,43.TL’lik nakit bazlı katkı verdiğini ileri sürerek 125.000,00 USD cezai şartın ve 123.117,43 TL mali katkının dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin %25 hissedarı olduğu cafenin ortaklığından 2010 yılında fiilen ayrıldığını, %75 hisseli diğer ortak ... sözleşme gereği edimini yerine getirmediğinden ortaklığın hukuken sona ermediğini, müvekkilinin 2010 yılından beri cafe ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını, müvekkilinin 2012 yılındaki sözleşmeyi imzalamadığını, sözleşme ve diğer makbuz ve faturalardaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, cafenin 2014 Ekim ayından beri ... ... isimli kişi tarafından kullanıldığını, ... ... aleyhine ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/117 E. sayılı dosyası ile meni müdahale davası açtıklarını, ayrıca ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2015/2944 Soruşturma sayılı dosyası ile şikayette bulunduklarını savunarak davanın husumetten ve esastan reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna göre, davacı ile davalılardan ... arasında davacıya ait bira ürünlerinin satılması ve bulundurulması konusunda 01.08.2012 tarihli satış sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin 16.12.2016 tarihinde sona ereceğinin kararlaştırıldığı, sözleşmenin 2 nci maddesine göre davalı ...'in bira ürünlerini bulundurması ve sözleşme süresi boyunca aynı işyerinde ticari faaliyetini devam ettirmesi, aksi halde söz konusu sözleşmenin 16 ncı maddesine göre cezai şart ödemeyi ve verilen nakdi ödemeleri iade etmeyi kabul ve taahhüt ettiği, sözleşmenin 9/b maddesi gereğince davalı ...'in ticari faaliyetini kısmaması gerekirken işletmeyi 02.10.2014 tarihinde yapılan tespitle ... ... isimli bir başka kişiye devrettiğinin belirlendiği, bu nedenle davalı ...'in cezai şart ve değişik tarihlerde düzenlenen faturalar karşılığı tahsil ettiği toplam 123.117,43 TL nakdi ödemelerden dolayı sorumlu olduğu, tacirin ekonomik olarak mahvına sebep olacak olduğundan cezai şarttan %40 oranında indirim yapılmak suretiyle davalı ... hakkında açılan davanın kısmen kabulüne, 75.000,00 USD cezai şart alacağının ve 123.117,43 TL nakdi katkı payının dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacıya ödenmesine, davacı ile davalı ... arasında imzalanan 01.08.2012 tarihli sözleşmede ... ... adına atılan imzanın ... ...'a ait olmadığının bilirkişi raporu ile tespit edildiği gerekçesiyle davalı ... ... yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ... yönünden cezai şartta %40 oranında yapılan takdiri indirim nedeniyle reddedilen kısım için davalı ... lehine hükmedilen vekâlet ücretinin hukuka aykırı olduğunu, davalı ... hakkındaki davanın husumetten reddedilmesi sebebiyle müvekkili aleyhine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nisbi vekâlet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, birden fazla davalı aleyhine açılan davalarda, davalılar vekili lehine ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmedilmesinin de yasaya aykırı olduğunu, davalı ... yönünden, sözleşmenin 16 ncı maddesi "işletici, cezai şartın tenkisini hiç bir şekilde talep edemez" hükmü gereği ve davalı tacir olduğundan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 22 nci maddesi hükmü gereği cezai şartta indirim yapılamayacağını, tenkis miktarının adaletsiz olduğunu, davalılar arasındaki adi ortaklık sebebiyle dava konusu sözleşmenin davalı ... ...'u da bağladığını, Mahkemenin davalı ... ...'un 24.10.2011 tarihli ortaklık devir sözleşmesi ile hissesini devrettiği ve ortaklığı bulunmadığına ilişkin gerekçeyle davanın reddi kararının dayanaksız olduğunu, 24.10.2011 tarihli Ortaklık Devir Sözleşmesi'nde ...'un hisselerinin ...'e devrinin protokolde yer ... şartlara bağlandığını, protokol şartları yerine gelmediğinden devrin söz konusu olmadığını, davalı ... ... vekili Av. ... tarafından dosyaya sunulan bila tarihli dilekçede ''... ...'un 2010 yılında ortaklık ilişkisi fiilen kesilse de davalı ... protokol koşullarını yerine getirmediğinden hukuki ilişki devam etmiştir. ... ... kâr paylarını mahkeme kararı ile almıştır" şeklinde bulunduğu beyanın protokol koşulları yerine getirilmediğinden geçersiz olduğunu ve davalılar arasındaki adi ortaklığın devam ettiğinin ikrarı niteliğinde olduğunu, davalı vekilinin dilekçesinde dava konusu sözleşmeye ilişkin işyerinin 2014 yılının Ekim ayından beri ... ... isimli kişinin fiili işgalinde bulunduğu ve konu ile ilgili ... ... tarafından meni müdahale davası açıldığı yönündeki beyanları, sözleşmenin imzası tarihinde davalı ... ...'un adi ortak olduğunun kanıtı olduğunu, adi ortaklık devam ettiğinden ve ...'in imzası ile adi ortaklık temsil edildiğinden dava konusu sözleşmenin davalı ... ...'u da bağlayıcı nitelikte olduğunu, ayrıca davalı ... ...'un adi ortaklık kapsamında ortaklığa sağlanan menfaatlerden faydalanıp (kar paylarını dava yolu ile alıp) ortaklığın borçlarından sorumlu bulunmadığını iddia etmesinin kabul edilmeyeceğini, bilirkişi raporunda katkı payı ödemelerine ilişkin faturalarda ... ve ... ... ibarelerinin yer aldığının tespit edildiğini, gerek faturalardan gerekse 24.10.2011 tarihli Ortaklık Devir Sözleşmesi'nden, davacı şirket ile akdedilen sözleşme gereği bira ürünlerinin satılması kararlaştırılan işyerinin davalı ... ile davalı ... ... arasında tesis edilen bir adi ortaklık tarafından işletildiğini, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 625 ... maddesi uyarınca adi ortaklığın yönetimi, karar ya da sözleşme ile ortaklardan birisine verilmediği sürece tüm ortakların yönetim yetkisi olduğunu, davalı ...'in davacı şirket ile akdettiği 01.08.2012 tarihli sözleşme ile bu sözleşmenin ihlalinden ... borçlardan diğer davalı ... ... da müteselsilen sorumlu olduğundan davalı ... ... yönünden davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay'ın da kabul etmiş olduğu üzere tacirin ekonomik mahvına sebep olabilecek nitelikteki cezai şartın indirilmesi gerektiğinden cezai şarttan %40 oranında indirim yapılarak 75.000,00 USD cezai şarta hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, hakimin takdir hakkını kullanarak 6098 sayılı Kanun’un 161 ... maddesinin son fıkrasını uygulamak suretiyle yapmış olduğu indirim miktarı vekâlet ücretinin hesaplanmasında dikkate alınamayacağından Mahkemece davalı ... yararına, cezai şarttan yapılan indirim bakiyesi üzerinden hesaplanan vekâlet ücretine hükmedilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, dosya içeriğinden davalıların sözleşmeden önceki adi ortaklıklarının sözleşme süresi ve dava tarihi itibariyle devam ettiği, 6098 sayılı Kanun'un 625 ... maddesi uyarınca adi ortaklıkta yönetim yetkisi karar ya da sözleşme ile ortaklardan birisine ya da birkaçına verilmediği sürece tüm ortakların yönetim yetkisi olması, aynı Kanun'un 637 nci maddesinin üçüncü fıkrasına göre ortaklığı yönetme yetkisi olan ortakların aynı zamanda temsile de yetkili olduğu, aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca, ortaklardan biri, ortaklık veya bütün ortaklar adına bir üçüncü kişi ile işlem yaparsa, diğer ortaklar ancak temsile ilişkin hükümler uyarınca bu kişinin alacaklısı veya borçlusu olacakları, 6098 sayılı Kanun'un 620 nci ve 638 ... maddeleri gereğince dava konusu sözleşmeden kaynaklanan alacak ile ilgili ortaklardan her birinin müteselsilen sorumlu olacağı gözönünde bulundurularak davalı ...' un da davalı ... ile birlikte cezai şart ve katkı payı alacağından sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken Mahkemece yanılgılı gerekçe ile davalı ... ... yönünden davanın reddine karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne, 75.000,00 USD cezai şart alacağının ve 123.117,43.TL nakdi katkı payının dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı ...'un 24.10.2011 tarihinde ortaklık devir sözleşmesi ile hissesinin tamamını davalı ...'e devrettiği, hisse devri ile adi ortaklığın sona erdiği, davacı ile davalı ... arasında imzalanan 01.08.2012 tarihli sözleşmede davalı ...'un imzasının bulunmadığı, Adli Tıp Kurumundan alınan raporla 01.08.2012 tarihli sözleşmede davalı ... ... adına atılan imzanın ...'a ait olmadığının tespit edildiğini, ...'in adi ortaklık bulunmadığı halde sözleşmeyi imzaladığı, bu durumda 6098 sayılı Kanun'un 625 ... ve 637 nci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması imkanı olmadığını, ... ...'un hissesini devrettiği sözleşmeye istinaden alacaklarını tahsil için ...'e karşı takip yapması veya alacak davası açmasının adi şirketteki hisseyi devretmediği anlamına gelmeyeceği, Bölge Adliye Mahkemesi kararında imzası bulunan Hakim ... ...'ın davacının Tuborg Pazarlama A.Ş. olduğu, davalıları işbu davanın davalıları olan ve konusu aynı olan İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/600 E., 2017/549 K. Sayılı 08.06.2017 tarihli ilamı ile " ... ...'un 10.07.2013 tarihli sözleşmede ve aynı tarihli müşterek borçlu ve müteselsil kefalet senedinde imzası bulunan imzanın davalı ...'a ait olmadığı, sahte olarak atıldığı, bilirkişi raporlarıyla belirlendiğinden ona karşı açılan davanın reddine" karar verildiğini, Mahkemece kendisini vekille temsil ettiren her bir davalı lehine red sebeplerinin farklı olması halinde Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen her bir miktar üzerinden ayrı ayrı vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiğini, Bölge Adliye Mahkemesinin davalı ... aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesine ilişkin kararının hatalı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bayilik sözleşmesinin ihlal edilmesi nedeniyle cezai şart alacağının ve sözleşmeden kaynaklanan diğer alacakların tahsili istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 ... maddeleri, 6098 sayılı Kanun'un 161 ..., 620 nci, 625 ..., 637 nci ve 638 ... maddeleri.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılardan müştereken ve müteselsilen yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:48:37