Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/3232

Karar No

2023/7051

Karar Tarihi

5 Aralık 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/1455 Esas, 2022/273 Karar

HÜKÜM: Başvurunun kısmen kabulü ile davanın usulden reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2020/814 E., 2021/296 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında akdedilen 03.03.2017 tarihli sözleşme ile müvekkilinin Diyarartos İnş. .... Sosy. Tes. San. ve Tic. Ltd. Şti.’ndeki hissesini 950.000,00 TL bedel karşılığında davalıya devretmesinin kararlaştırıldığını, devir bedelinin 142.000,00 TL'sinin önceden ödenmiş olduğunu, kalan bedelin ise çeklerle ödeneceğini, bir kısım ödemeler yapıldığını, ancak bakiye 250.000,00 TL’nin ödenmediğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; icra müdürlüğünün ve mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini, Diyarbakır İcra Müdürlükleri ve Mahkemelerinin yetkili olduğunu, zira hisse devrine konu şirket merkezinin Diyarbakır ilinde bulunduğunu, şirket pay sahiplerinin ve müvekkilinin ikametgahının da Diyarbakır olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takip dosyasına süresi içerisinde davalı tarafından icra dairesinin yetkisine itiraz edildiği, itirazın iptali davası açılabilmesi için öncelikle yetkili icra dairesinde usulüne uygun şekilde icra takibinin başlatılması gerektiği, davalı tarafça hem takip talebine yapılan itirazda, hem de davaya verilen cevapta yetki itirazında bulunulduğunda, davalı tarafça sunulan belgelerden Diyarbakır'da bulunan şirketin devrinden kaynaklı ihtilaf olması, ayrıca davalının ikametgahının Diyarbakır'da olduğunun anlaşılması nedeniyle yetkili icra dairesinin Diyarbakır İcra Dairesi olduğu gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun)114 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 115 ... maddenin ikinci fıkrası gereğince yetkili icra dairesinde usulune uygun icra takibi başlatılmadığından dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;

1.Uyuşmazlığın hisse devrine ilişkin olmadığını, devir sonrasında sözleşme ile belirlenmiş olan ödemenin yapılmamasına, yani para alacağına ilişkin olduğunu, para borcunun götürülecek borçlardan olması nedeniyle alacaklının ikametgahında ifa edilmesinin gerektiğini, dolayısıyla 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 50, 6100 sayılı Kanun'un 10 ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 89 uncu maddeleri uyarınca müvekkilinin ikametgahının bulunduğu yer icra müdürlüğünün yetkili olduğunu,

2.Davanın usulden reddine karar verilmiş olmasına rağmen davalı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu icra dosyasında davalı tarafça yasal sürede borca itirazın yanında Diyarbakır İcra Müdürlüklerinin yetkili olduğundan bahisle yetki itirazında da bulunulduğu, 6100 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkili olduğu, 03.03.2017 tarihli Şirket Pay Devir Sözleşmesi uyarınca ödenmeyen hisse devir bedeline ilişkin davada yetkili icra müdürlüğünün şirket merkezinin bulunduğu yer olan Diyarbakır İcra Müdürlüğü olduğu, dolayısıyla mahkemece yetkili icra müdürlüğünde icra takibi yapılmamış olması nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) yedinci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davanın dava şartı yokluğundan reddi halinde davalı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin maktu vekalet ücretini geçemeyeceği, Mahkemece bu husus dikkate alınmadan davalı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru görülmediği, ancak bu hususun yeniden yargılamayı gerektirmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın usulden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; uyuşmazlığın hisse devrine ilişkin olmadığını, devir sonrasında sözleşme ile belirlenmiş olan ödemenin yapılmamasına, yani para alacağına ilişkin olduğunu, para borcunun götürülecek borçlardan olması nedeniyle alacaklının ikametgahında ifa edilmesinin gerektiğini, dolayısıyla 2004 sayılı Kanun'un 50, 6100 sayılı Kanun'un 10 ve 6098 sayılı Kanun'un 89 uncu maddeleri uyarınca müvekkilinin ikametgahının bulunduğu yer icra müdürlüğünün yetkili olduğunu savunarak kararın bu yönden kaldırılmasını istemiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu yapılan alacak bir para alacağıdır ve dolayısıyla aranacak borçlarda maktu vekalet ücretine değil, nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini savunarak kararın bu yönden kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Kanun'un 114, 115 ... maddeleri ve 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin ikinci alt bendi,

  1. 2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesi,

3.AAÜT'nin yedinci maddesinin ikinci fıkrası.

  1. Değerlendirme

Dava, taraflar arasında tanzim edilen limited şirket hisse devri sözleşmesine dayalı bakiye alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesince uyuşmazlığın ve takibin Diyarbakır'da bulunan şirketin devrinden kaynaklı ihtilaf olması, ayrıca davalının ikametgahının Diyarbakır'da olduğunun anlaşılması nedeniyle yetkili icra dairesinin Diyarbakır İcra Dairesi olduğu gerekçesiyle usulüne uygun başlatılmış bir takip bulunmadığından davanın usulden reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Ancak takip ve takibe ilişkin itirazın iptali davası taraflar arasındaki limited şirketin hisse devrindeki edimlerin ifasına ilişkin olmayıp, ifa edilmiş hisse devrinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili istemine ilişkindir. Bu nedenle sözleşmeden ... davalara yönelik 6100 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin ve ... hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açtığı davalara yönelik aynı Kanun'un 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanma alanı bulunmamaktadır.

Hisse devrinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olarak düzenlenen 6098 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesine göre para borçları götürülecek borçlardan olup aksine bir anlaşma yoksa, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir.

Bu nedenle itirazın iptali davasına konu takibin davacının takip zamanındaki yerleşim yeri mahkemesinde açılmış olduğu gözetilerek davanın esası hakkında karar verilmesi gerekir iken usulüne uygun başlatılmış takibe yönelik yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harçlarının istekleri halinde ilgililere iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizincelenenvı.kararıkararınmahkemesiderecebozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:48:37

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim