Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/4857
2023/6981
30 Kasım 2023
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/167 Esas, 2022/261 Karar
HÜKÜM: Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2014/1272 E., 2019/781 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, duruşma istemli olarak davacı ... A.Ş. vekili, duruşmasız olarak davacı ... Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davacılar vekillerinin temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 28.11.2023 günü hazır bulunan davacılar vekili Avukat ... ve davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı ... A.Ş.'nin 1986 yılından beri Irak piyasasında iş yapan bir şirket olduğunu, davalı şirket ile 2009 yılına kadar ihracat partisi bazında sürdürülen tek satıcılık anlaşmasının, 2009 yılında sürekli tek satıcılık sözleşmesine dönüştürüldüğünü, sözleşmenin beş yıl süre ile bağıtlandığını, ancak 2012 yılından itibaren davacının çalışmasının davalı tarafından baltalandığını, davalının bir taraftan tek satıcılık sözleşmesini ihlâl ederken diğer taraftan haksız rekabette bulunduğunu iddia ederek davalının sözleşmeyi ihlâl ettiğinin tespiti ile Irak'a 2012 2014 yılları arasında bizzat veya başkaları marifetiyle mal satıp satmadığının tespitine, uğranılan zararın tespiti ile bu zarara mahsuben şimdilik 10.000,00 USD'nin davalıdan tahsiline, taraflar arasındaki münhasır tek satıcılık sözleşmesinin 26.02.2014 tarihinde sona ermiş olması nedeniyle 2001 yılından itibaren süregelen başarılı ilişki nedeniyle müvekkili şirket adına uygun bir denkleştirme bedeli tespit ve tayinine, fazlaya ait talepleri saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 USD'nin tahsiline, davalının haksız rekabette bulunduğunun tespiti ile davalının bizzat veya dolaylı olarak gerçekleştirdiği ihracatlar nedeniyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 55 ve devamı maddeleri uyarınca ihracat bedellerinin müvekkili şirkete intikal ettirilmesine ve bu kalem için şimdilik 1.000,00 USD'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; 2009 tarihli yetkili satıcılık sözleşmesinin davalı şirket ile davacı ... Altyapı Mühendislik ve İnşaat ... A.Ş. arasında imzalandığını, dolayısıyla diğer davacının davada husumeti bulunmadığını, haksız rekabete ilişkin davalarda zamanaşımının fiilin öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıl olduğunu, davacı yanın haksız rekabet tazminatına ilişkin taleplerine karşı zamanaşımı def'inde bulunulduğunu, 2009 tarihli sözleşmenin geçerli olmadığını, sözleşmenin tek satıcılık sözleşmesi niteliğinde bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşmenin sadece davalı ile davacılardan ... arasında bağıtlandığı, sözleşme altında diğer davacı ... adına imza bulunmadığı, sözleşmenin tek satıcılık sözleşmesi niteliğinde olduğu, sözleşmede üreticinin tek satıcı bölgesinde doğrudan doğruya mal satması açıkça yasaklanmasa dahi bu hakkın saklı tutulduğu sözleşmede açıkça belirlenmedikçe üretici davalının, tek satış bölgesinde kendi adına da satış yapamayacağı, davalının sözleşme süresi içinde davacının tekel hakkı bulunduğu Irak bölgesinde doğrudan doğruya mal satmak suretiyle sözleşmeyi ihlal ettiği gerekçesiyle davacı ... Yapı Malzemeleri Makine Orman Ürünleri İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. yönünden davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacı ... Altyapı Mühendislik ve İnşaat Yatırım Dış Tic. A.Ş. yönünden davanın kısmen kabulüne, 278.425,66 USD denkleştirme tazminatı ile 212.325,92 USD cezai şart alacağı olmak üzere toplam 490.751,58 USD alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin ve haksız rekabetten kaynaklı tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; sözleşmenin yeni sona erme tarihinin 23.02.2015 tarihine uzatılmış olduğunu, fesih ihbarının 23.01.2014 tarihinde yapılması şart olup bu süreden sonra yapılan fesih ihbarının şayet yeni bir sözleşme yapılmamışsa geçerli olamayacağını, dolayısıyla tüm tazminatların (zararların) hesaplanmasındaki esas alınacak tarihin, asgari 23.02.2015 tarihi olacağını, aslında bu tarihin dahi zararların hesaplanmasında esas alınabilecek tarih olmadığını, davacılardan ...'ın davasının aktif husumet yönünden reddedilmesinin yanlış olduğunu, davalı tarafın anılan şirketin ihalelere girmesine Irak'taki mevzuat ve bazı önemli ilişkiler nedeniyle izin verdiğini ve ...'ın da ...'ın yanı sıra ihalelere davalının gerekli belgeleri ona da vermesi nedeniyle girdiğini, kazandığını ve ihracatı gerçekleştirdiğini, tek satıcılık sözleşmesinin yazılı olmasının gerekmediğini, yani bu sözleşmelerde şekil şartı olmadığını, taraflar arasında akdi ilişki bulunduğunu, aksi hâlde bu davacının ihalelere katılmasının mümkün olmayacağını, taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığı ve yazılı tek satıcılık sözleşmesinde bu davacının imzası bulunmadığı cihetle bu davalının cezai şartla ilgili hükümden yararlanmasının mümkün olmadığını, ancak diğer tazminat haklarından aktif husumet nedeniyle mahrum edilmesinin mümkün olmadığını, kâr mahrumiyeti taleplerine ilişkin harç yatırılmadığı yolundaki tespitin doğru olmadığını, davalarını açarken bu kalemle ilgili harcı da 10.000,00 USD üzerinden yatırdıklarını, taleplerinin hiçbir zaman ortadan kalkmadığını, bu talebin hukuki sonuç doğurmayacağı yolundaki Mahkeme görüşünde isabet bulunmadığını, haksız rekabet hükümlerinin ne lafzı ne de ruhunun yerel Mahkeme tarafından anlaşılamadığını belirterek İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin doğrudan satış yapma hakkının korunması ve dolaylı satışlar için davacı şirkete münhasırlık yerine öncelik hakkı tanınmış olması karşısında uyuşmazlık konusu sözleşmenin tek satıcılık sözleşmesi olarak nitelendirilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı ... A.Ş.'nin sözleşmenin imzalandığı 23.02.2009 tarihinden itibaren sadece 4 ay gibi kısa bir süre alım yaptığını, sözleşmede süreklilik unsurunun oluşmadığını, davaya konu olan yetkili satıcılık sözleşmesi incelediğinde, asgari miktarda ürün satın alma, reklam ve tanıtım yapma, stok yapma gibi tek satıcılık sözleşmesinin ayırt edici özelliklerinden hiçbirisinin bulunmadığının görüleceğini, dava dosyası içeriğinde davacı şirketin bu yönde faaliyetlerde bulunduğuna yönelik bir bilgi ve iddia da yer almadığını, müşteri potansiyelinin artırılması ve sürekli yeni müşteriler kazanılması açısından bakıldığında davacı şirketin tek müşterisinin Irak Sanayi Bakanlığı olduğunun anlaşıldığını, taraflar arasındaki sözleşmenin 4/(b) maddesi uyarınca üreticinin cezai şart bedelini ödeyerek başka alıcılar ile satış yapabilme imkanına sahip olduğunu, diğer bir deyişle sözleşmede ifa yerine cezai şart kararlaştırılmış olmasının da, yetkili satıcıya münhasırlık yerine diğer alıcılara nazaran olsa olsa bir öncelik hakkı verildiğini gösterdiğini, yerel Mahkemenin müvekkili şirketin sözleşmeyi ihlâl ettiği kabulünün hatalı olduğunu, davacı şirket ile en son 2009 yılında ticaret yapılmış olmasına rağmen davacı şirketin 2013 yılına kadar müvekkili şirket ile hiç irtibata geçmemiş olması, 2013 yılında peş peşe yazı gönderilmiş olmasının da manidar olduğunu, bu süre içerisinde de davaya konu sözleşmenin hiç uygulanmadığı ve uygulanması için davacı tarafça hiç çaba harcanmadığının açıkça ortada olduğunu, müvekkili şirket tarafından 20.05.2014 tarihinde davacı ... A.Ş.'ye yazı yazılarak birlikte çalışmaya devam edebilmek için gereken hassasiyetin gösterildiğini, iş alınması durumunda birlikte çalışılacağı, kendilerinden üretim hususunda bir talepte bulunulmadığı için farklı ülkeler ile çalışmak zorunda kalındığı hususlarının açık ve net bir şekilde belirtildiğini, buna rağmen davacı şirketçe hiçbir şekilde Irak'tan ihale alınmadığını ve üretim yapılmasının müvekkili şirketten talep edilmediğini, bu şartlarda huzurdaki davanın yasal temeli bulunmadığını, davacı şirketin Irak pazarından iş almadığını, müvekkili şirketin ürettiği malların satışı için çaba harcamadığını ve müvekkili şirketten talepte bulunmadığını, davacı şirketin müvekkili şirketten evrak veya sair belge talebinde bulunmadığını, davacı yan tarafından iddia edilen Irak'ta ihalelere girmek için gerekli belgelerin müvekkili şirketten istenmesine rağmen cevap mahiyetinde dahi geri dönüşlerin olmadığı hususunun gerçeği yansıtmadığını, müvekkili şirketten istenilen her türlü belgenin yetkililerine istenildiğinde verildiğini, davacı ... A.Ş. tarafından ihalelerin alınması, mal sipariş edilmesi ve benzeri satışa yönelik faaliyetlerin gerçekleştirilmesi gerektiği hâlde bunların yapılmadığının açık ve net bir şekilde ortada olduğunu, cezai şarta hükmolunmasının doğru olmadığını, davacı yanın denkleştirme tazminatı talebinin esastan reddi gerektiğini, zamanaşımı def'inin ıslah yoluyla ileri sürülebileceğini, taraflar arasındaki münhasır delil sözleşmesine aykırı olacak şekilde delil toplandığını, davacı ... A.Ş. yönünden davanın reddine karar verilmiş olması karşısında müvekkili şirket lehine ayrıca vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek bir vekâlet ücretine hükmedilmesi hatalı olduğu gibi hesaplanan vekâlet ücretinin de eksik olduğunu, müvekkil şirket lehine ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, yargılama giderlerinin paylaştırılmasında da hata edildiğini belirterek yerel Mahkemenin davacı ... A.Ş.'nin davasının kısmen kabulüne ilişkin kararının kaldırılarak davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ... Yapı Malzemeleri Makine Orman Ürünleri İnşaat San. ve Ticaret Ltd. Şti., davaya dayanak 23.02.2009 tarihli yetkili satıcı sözleşmesinin tarafı olmadığından Mahkemece adı geçen davacı yönünden davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, Mahkemece davalının zamanaşımı def'inin değerlendirilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile değerlendirilmemesinin usul ve yasaya uygun olmadığı, ancak zamanaşımı def'inin değerlendirilmemesinin davalı aleyhine sonuç doğurmadığı anlaşıldığından bu hususun kararın kaldırılma sebebi yapılmadığı, ıslah ile zamanaşımı def'inin ileri sürülebileceği, davalı ile davacı ... Altyapı Mühendislik ve İnşaat Yaptırım Dış. Tic. A.Ş. arasındaki ticari ilişkinin 2009 yılında sürdürüldüğü, 2010 ve takip eden yıllarda ise diğer davacı ... Yapı Malzemeleri Makine Orman Ürünleri İnşaat San. ve Tic. A.Ş. arasında devam ettiği, 2012 yılından itibaren Irak pazarına davalı şirket tarafından doğrudan satış yapıldığı, davacı ... A.Ş. ile davalı arasındaki sözleşme ve dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki ticari ilişkinin, davacı satıcının Irak Savunma Bakanlığı'ndan alacağı ihaleler kapsamında ihtiyacı olan malı davalı üreticiye ürettirip ondan satın alarak alıcıya satması şeklinde olduğu, sözleşmenin 4 b maddesinde üretici davalının, Irak pazarına başka bir aracıyla girmesi hâlinde satışı gerçekleşen mal bedelinin %5'i tutarında cezayı müeyyide olarak defaten ve nakden temsilci (davacı) ... A.Ş'.ye ödemek zorunda olduğu belirtilmiş olup bu hükümde sadece davalı üreticinin Irak pazarına başka bir aracıyla girmesi hâlinde mal bedelinin bir kısmını cezai şart olarak ödemesi yönünde düzenleme bulunmakta olup davalının kendisinin aynı bölgede satış yapmasının sözleşme ile engellenmediği veya bir yaptırıma bağlanmadığı, dolayısıyla tek satıcılık sözleşmesinin münhasırlık unsurunun bulunmadığı, kök bilirkişi raporundan anlaşılacağı üzere taraflar arasındaki sözleşme süresince oluşan satış hacminin, fiili ve hukuki yönden bir süreklilik oluşturmadığı, alınacak ihaleler kapsamında iş yapıldığı dikkate alındığında bölge içinde düzenli sürüm ve pazarlama faaliyetinde bulunulamadığı, sözleşmede satıcıya ilişkin pazarlama, satış ve sürümü artırma faaliyetinde bulunma hususlarında hüküm olmadığı, taraflar arasındaki sözleşme ve fiili uygulama şekli tek satıcılık sözleşmesini diğer sözleşmelerden ayıran özellikleri taşımadığından uyuşmazlığa dayanak sözleşmenin, tek satıcılık sözleşmesi olarak nitelendirilemeyeceği, davacı ... A.Ş. tarafından tek satıcılık sözleşmesine aykırılık temeline dayalı olarak ileri sürülen tüm taleplerin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı ... Yapı Malzemeleri Makine Orman Ürünleri İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. yönünden davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacı ... Altyapı Mühendislik ve İnşaat Yatırım Dış Tic. A.Ş.'nin tüm taleplerinin ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı ... Altyapı Mühendislik ve İnşaat Yatırım Dış Tic. A.Ş. vekili 20.03.2022 tarihli temyiz dilekçesinde özetle; yetkili satıcı sözleşmesinin 23.02.2015 tarihinde sona ereceğinin açık ve kesin olduğunu, Mahkemelerin ve bilirkişilerin bunu dikkate almamasının hatalı olduğunu, 2012 yılı başından itibaren ısrarla talep edilmesine karşın yetki belgesinin, davalı şirket tarafından davacıya verilmediğini, ihalelere girmesinin engellendiğini, açıklanan tüm e mail ve gönderilen yazılara rağmen davalı şirketin yetki belgesini göndermediğini, ürün temin etmediğini, davacı şirketin Irak'ta yatırım yaptığını, ancak davalı şirketin kendisinin doğrudan satış yaptığını, davalı şirketin hakkını kötüye kullandığını, taraflar arasındaki sözleşmenin tek satıcılık sözleşmesi olduğunu, davalı şirketin 2012, 2013, 2014 yıllarında davacının tüm taleplerine karşın ürün göndermediğini, ihalelere katılmak için zorunlu olan ürün yetki belgesini vermediğini, sözleşme hükümlerini ihlal ettiğini, davalı şirketin 2012, 2013, 2014 yıllarında Irak şirketine 10.815.367,67 USD ürün satarak yetkili satıcı sözleşmesinin 4/b madde hükmünü ihlal ettiğini, ceza i şart tazminatını ödemekle yükümlü olduğunu, davacının yaptığı ticari ilişkilerle 1987 yılından itibaren Irak pazarında faaliyet gösterdiğini, gerek kamu kurumları gerekse diğer tüzel kişi ve gerçek kişilerle büyük bir müşteri potansiyeli oluşturduğunu, davacının denkleştirme tazminatı istemesinin yerinde olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını, davanın kabulünü istemiştir.
2.Davacı ... Altyapı Mühendislik ve İnşaat Yatırım Dış Tic. A.Ş. vekili 04.04.2022 tarihli temyiz dilekçesinde özetle; İstinaf Mahkemesi gerekçeli kararının Anayasa ve kanunlarda belirtilen ilkelerden tamamen uzak olduğunu, sözleşmenin tek satıcılık sözleşmesi olduğunun uyuşmazlık konusu olmaktan çıktığını, davalının sözleşmenin tek satıcılık sözleşmesi olduğunu cevap dilekçesi ile ikrar ettiğini, İstinaf Mahkemesinin kök raporu hükme esas almasının doğru olmadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin tek satıcılık sözleşmesi olduğunu, davacının muhtelif tarihlerde davalıdan ihalelere girebilmek için gerekli olan belge ve fiyat bilgisini talep ettiğini, ancak davalının hiçbir şekilde yanıt vermediğini, müvekkilinin girebilmek için belge talep ettiği ihalelelere davalının bizzat girdiğinin dosyada sabit olduğunu, taraflar arasında mevcut olan tek satıcılık sözleşmesi devam ederken davalının bir anda müvekkili ile iletişimi kesip tüm yazılı ve sözlü ihtarlara rağmen 3 yıl boyunca davacıyla görüşmediğini, dava açıldıktan sonra Irak'a satış yaptığını inkar ederek ihracatını Avrupa Birliği ülkelerine kaydırdığını ihtarnameye cevap olarak iddia ettiğini, Irak'a 10.850.000,00 USD satış yaptığı ortaya çıkınca taraflar arasındaki sözleşmede davalının tek imza ile temsil edilmediği, bu nedenle sözleşmenin geçersiz olduğunu öne sürdüğünü, tek imza iddiası kabul olmayınca bu defa hukuka aykırı kök rapora dayanarak ıslah ile sözleşmenin hukuki niteliğinin tek satıcılık sözleşmesi olmadığını iddia ettiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
3.Davacı ... Yapı Malzemeleri Makine Orman Ürünleri İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemenin kök raporu dikkate aldığını, dosyaya sunulan diğer raporları ve hukuki mütalaayı dikkate almadığını, gerekçeli kararında da neden dikkate almadığını açıklamadığını, Mahkemenin sözleşmenin tek satıcılık sözleşmesi olmadığı yönündeki gerekçesinin kabul edilebilir olmadığını, sözleşmenin tek satıcılık sözleşmesi olduğunu, bizzat üreticinin bölgede satış yapmasının ihlal olmadığına dair değerlendirmenin doğru olmadığını, sözleşmede aksi kararlaştırılmış olmadıkça üreticinin de bölgede satış yapamayacağı, somut sözleşmenin hiçbir yerinde üreticinin bölgede doğrudan satış yapabileceğine ilişkin bir hüküm bulunmadığını, davacı Uluşınar'ın bu sözleşmenin tarafı olmadığını ileri sürmenin doğru olmadığını, tek satıcılık sözleşmesinin yazılı olmasına gerek olmadığını, davalının davacı ...'a bölgede satış yapması için yetki verdiğini, kar kaybı ile ilgili gerekçenin doğru olmadığını, müşteri tazminatının da yine müvekkiline ödenmesi gerektiğini, İlk Derece Mahkemesinin haksız rekabete ilişkin kararını da istinaf dilekçesindeki gerekçelerle temyiz ettiklerini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacı ... Altyapı Mühendislik ve İnşaat Yatırım Dış Tic. A.Ş. ile davalı arasında akdedilen 23.02.2009 tarihli yetkili satıcı sözleşmesi başlıklı sözleşmeden kaynaklanan, sözleşmeye aykırılık nedeniyle uğranıldığı iddia edilen zararın tazmini, denkleştirme tazminatı, cezai şart ve haksız rekabet nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un 122 nci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 19 ve 23 üncü maddeleri.
- Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı ... Yapı Malzemeleri Makine Orman Ürünleri İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. vekilinin tüm, davacı ... Altyapı Mühendislik ve İnşaat Yatırım Dış Tic. A.Ş. vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Tek Satıcılık Sözleşmesi, üretici ile tek satıcı arasındaki ilişkileri düzenleyen, üreticinin mallarını belirli bir bölgede tekel şeklinde satmak üzere tek satıcıya göndermeyi üstlendiği, tek satıcının da kendisine gönderilen malların sürümünü artırmak için kendi adına ve hesabına faaliyette bulunduğu, taraflar arasında sürekli borç ilişkisi doğuran bir sözleşme olarak nitelendirilmektedir.
3.6098 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesinin birinci fıkrasında, bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmayacağı, gerçek ve ortak iradelerinin esas alınacağı düzenlenmiştir. Yine aynı Kanun'un 23 üncü maddesinde, açık ve anlaşılır olmayan ya da birden çok anlama gelen bir sözleşme hükmünün, düzenleyenin aleyhine ve karşı tarafın lehine yorumlanacağı ifade edilmiş olup genel işlem koşullarına ilişkin bu düzenlemeden, uygun düştüğü ölçüde genel sözleşme yorumunda da yararlanılması mümkündür. Her iki taraf tacir olsa da burada düzenleyen kavramının, sözleşmede daha güçlü olan taraf olarak değerlendirilmesi mümkündür.
4.Yukarıda yapılan açıklamalar, davacı ... ile davalı arasında akdedilen 2009 tarihli sözleşme hükümleri, taraflar arasındaki yazışmalar, eskiye dayalı ticari ilişki ve tüm dosya kapsamına giren belgeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacı ... ile davalı arasında akdedilen 2009 tarihli sözleşmenin, tek satıcılık sözleşmesi olduğu, tek satıcı davacı ...'ın davalı tarafından üretilen ürünleri sözleşmede belirlenen süre içinde Irak'ta satmayı, davalının ise bu bölgeye başka bir aracı ile girmeyeceğini, diğer bir deyişle başka bir kişiye satıcılık vermeyeceğini kabul ettiği, sözleşmenin niteliği, taraflar arasındaki uygulama, sözleşmede açıkça üreticiye satış yetkisi tanınmamış olması karşısında, davalının kendisinin de o bölgede satış yapamayacağı, ancak davalının ürettiği malları davacı tek satıcıya satış yetkisi tanınan bölgede sözleşmeye aykırı olarak kendi nam ve hesabına sattığı anlaşılmaktadır. Satış yapmama yükümlülüğünü ihlal eden davalıdan, davacı ... sözleşmede öngörülen cezai şartla birlikte 6102 sayılı Kanun'un 122 nci maddesi çerçevesinde uygun bir portföy (denkleştirme) tazminatı isteyebilir. Açıklanan sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesince yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı ... Yapı Malzemeleri Makine Orman Ürünleri İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. vekilinin tüm, davacı ... Altyapı Mühendislik ve İnşaat Yatırım Dış Tic. A.Ş. vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacı ... Yapı Malzemeleri Makine Orman Ürünleri İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'den alınarak, davalıya verilmesine,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacı ... Altyapı Mühendislik ve İnşaat Yatırım Dış Tic. A.Ş.'ye verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacı ... Yapı Malzemeleri Makine Orman Ürünleri İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ne yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacı ... Altyapı Mühendislik ve İnşaat Yatırım Dış Tic. A.Ş.'ye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.11.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğunu düşündüğümüzden sayın çoğunluğun aksi yöndeki bozma görüşüne iştirak etmiyoruz.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:51:19