Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/104

Karar No

2023/6972

Karar Tarihi

30 Kasım 2023

MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2022/754 Esas, 2022/867 Karar

ASIL DAVADA BİRLEŞEN BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2015/709 E. SAYILI DOSYASINDA

HÜKÜM: Asıl dava kabul, birleşen dava kısmen kabul

Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan 02.04.2002 tarihli acentelik sözleşmesi uyarınca müvekkilinin acente olarak görev yaparken davalının 06.09.2010 tarihinde sözleşmeyi hiçbir haklı sebebe dayanmadan feshettiğini, müvekkilinin portföyünden yararlanan davalının menfaat sağlamaya devam ettiğini ileri sürerek şimdilik 1.000,00 TL denkleştirme tazminatının fesih tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.

2.Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan 02.04.2002 tarihli acentelik sözleşmesi uyarınca müvekkilinin acente olarak görev yaparken davalının 06.09.2010 tarihinde sözleşmeyi hiçbir haklı sebebe dayanmadan feshettiğini, müvekkilinin portföyünden yararlanan davalının menfaat sağlamaya devam ettiğini, asıl davada zamanaşımı nedeniyle davanın reddine dair verilen kararın bozulduğunu ileri sürerek 79.000,00 TL denkleştirme tazminatının fesih tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; acentelik sözleşmesinin sona ermesinden itibaren bir yıl içinde ileri sürülmesi gereken denkleştirme tazminatının zaman aşımına uğradığını, fesihten sonra müvekkilinin davacının portföyü sayesinde önemli bir menfaat elde etmediğini, davacının müşterileri dava dışı sigorta şirketine geçirmeye başlaması ve bu firma ile çalışmak istemesi üzerine sözleşmenin feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; davanın derdestlikten reddinin gerektiğini, zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını, 79.000,00 TL tutarındaki meblağın neye dayandırıldığının anlaşılmadığını, tazminat için portföy sayesinde önemli menfaat ve hakkaniyet gibi gerekli şartların sağlanmadığını, davacının müşterileri dava dışı sigorta şirketine geçirmeye başlaması ve bu firma ile çalışmak istediği beyanı üzerine sözleşmenin feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A.Mahkemece Verilen Karar

Mahkemece 06.10.2020 tarih, 2015/519 E., 2020/551 K. sayılı karar ile davanın kısmen kabulüne, 56.466,05 TL yıllık denkleştirme tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 06.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Dairemizin 05.04.2022 tarih, 2021/1026 E., 2022/2819 K. sayılı kararıyla, Mahkemece davaların birbirinden bağımsız olması anlamına gelen ''davaların istiklali prensibi'' uyarınca asıl ve birleşen davalar yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapılıp, hüküm kurmak gerekirken mahkemece asıl dava ve birleşen dava yönünden ayrı ayrı hüküm kurulmaması, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de her dava için ayrı ayrı belirlenmemesi doğru görülmemiş, karar bu nedenlerle bozulmuş, bozma sebep ve şekline göre, asıl ve birleşen davada taraf vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile talimat mahkemesi aracılığıyla aldırılan 22.01.2020 tarihli bilirkişi raporunda; davacı vekili tarafından banka hesap ekstreleri ile aylık olarak sunulan 2009 yılı komisyon bedelinin 80.509,23 TL, 2010 yılı komisyon bedelinin 32.422,88 TL, toplamda ise 112.932,11 TL olduğu, ortalamasının 56.466,05 TL’ye tekabül ettiğinin hesaplandığı, davacı acentenin iki yıllık mevcut komisyon belgelerine göre yaklaşık 56.466,05 TL yıllık denkleştirme tazminatı talep edebileceği sonucuna varıldığı, tüm raporlar birlikte incelendiğinde 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun (5684 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin 16 ncı fıkrası gereğince sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra sigorta acentesinin portföyü sayesinde önemli menfaatler elde ediyor ve hakkaniyet gerektiriyor ise sigorta acentesinin sigorta şirketinden tazminat talep edebileceği, bilirkişilerce hesaplanan iki yıllık mevcut komisyon belgelerine göre davacının 56.466,05 TL denkleştirme tazminatı isteyebileceği gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, 1.000,00 TL denkleştirme tazminatının 06.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, birleşen davanın kısmen kabulüne, 55.466,05 TL denkleştirme tazminatının 06.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

  1. Asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarında tamamen müvekkiline ait kayıtlar üzerinden hesaplama yapıldığını, Mahkemece davalıya defalarca, ticari defter ve kayıtlarını sunması, sunmadığı takdirde ticari defter ve dayanağı kayıtları ibrazdan kaçındığı kabul edileceği ihtar edildiği halde davalının ticari defter ve kayıtlarını dosyaya sunmadığını, kayıtların incelenmesi için bilirkişilere fırsat vermediğini, kesin süre verilerek, sonuçlarına hatırlatılmasına rağmen defter ve kayıtların sunulmaması durumunda ibrazı talep eden tarafın iddiası ispat edilmiş sayılacağını, sadece kendilerince sunulan kayıtlarla ortalama bir tazminatın belirlenmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırılık taşıdığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

  2. Asıl ve birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının tazminat için gerekli acentenin faaliyeti sebebiyle sözleşmenin feshinden sonra portföy sayesinde önemli menfaat elde edilmesi ve hakkaniyetin gerektirmesi koşullarını sağlayamadığını, bu hususları ispatlayamadığını, dava dışı sigorta şirketi ile çalışmaya başladığını, bu sebeple müvekkilinin zaten menfaat elde edemeyeceğini, davacının müşterileri dava dışı sigorta şirketine geçirmeye başlaması ve bu firma ile çalışmak istemesi üzerine sözleşmenin feshedildiğini, Kanunda son beş yıllık faaliyete göre hesaplanması gerektiği belirtilmesine rağmen iki yıllık tahmini olarak yapılan hesaplamayı kabul eden Mahkemenin eksik inceleme yaptığını, Mahkeme tarafından acentenin son 5 yıllık faaliyeti sonucu aldığı yıllık komisyon ve diğer ödemeleri belirlemek için bankalara müzekkere yazılabileceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Asıl ve birleşen davalar, denkleştirme tazminatının tahsili istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 5684 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin 16 ncı fıkrası.

  3. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 219 ve 220 nci maddeleri.

  4. Değerlendirme

Asıl ve birleşen dava, acentelik sözleşmesinin haksız feshedildiği iddiasına dayalı denkleştirme tazminatının tahsili istemlerine ilişkindir. Davacı tarafından davalı şirketin müşteri portföyüne kattığını ileri sürdüğü firmaların listesi dava dosyasına sunulmuş, bir kısım örnek poliçeler de ibraz edilmişse de bu sigortalılara ait poliçelerin öncelikle davacı acente tarafından davalı adına düzenlenip düzenlenmediğinin taraf kayıtlarından araştırılması, sözleşmenin feshinden sonra aynı sigortalılarla davalının sigorta ilişkisinin sürüp sürmediğinin, davalı sigorta şirketinin acentenin portföyü sayesinde önemli menfaatler elde edip etmediğinin belirlenmesi, bu hususta bilirkişilere davalı şirket merkezinde yerinde inceleme yetkisi verilmesi, gerekirse usulünce 6100 sayılı Kanun'un 219 ve 220 nci maddelerinin işletilmesi, bundan sonra taraflar arasındaki acentelik ilişkisi kapsamında davacının talep edebileceği tazminat tutarının belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın taraflar yararına bozulması gerekmiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istekleri halinde ilgililere iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

30.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürecikararyargılamav.ticaretasliyebozmatemyizbirleşensonrakikararlarıbozmadandavadadosyasındasayılıbursacevapmahkemebozulmasınamahkemesinin

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:51:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim