Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/4904
2023/6935
29 Kasım 2023
MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2020/20 Esas, 2022/94 Karar
BİRLEŞEN DAVALAR: Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/112 E., 2014/117 E., 2014/260 E., 2018/390 E. sayılı dosyaları
HÜKÜM: Asıl ve birleşen davaların kabulü
Taraflar arasındaki yöneticinin sorumluluğu davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 28.11.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. Mehmet Hüdai Çeltek dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili şirketin 2011 2013 yılları arasında yönetim kurulu başkanlığını yaptığını, mevzuata ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun (EPDK) uyarılarına rağmen şirketin işlettiği akaryakıt istasyonuna sorumlu müdür atamaması ve EPDK'nın bu konudaki savunma istemine cevap vermemesi üzerine şirkete para cezası kesildiğini ve bu cezanın 23.09.2013 tarihinde 51.000,00 TL olarak ödendiğini ileri sürerek bu tutarın davalıdan tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalini, %20'den az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen 2014/112 E. sayılı davada, davalının kendi müşterisinin çekini müvekkili şirkete verip, şirketten parasını tahsil ettiği çeklerin karşılıksız çıktığını; 2014/117 E. sayılı davada, şirketi tek başına temsil ve ilzama yetkili davalının şirket taşınmazlarını ipotek ederek kredi kullandığını ve bu krediyi şirkete aktarmadığını; 2014/260 E. sayılı davada, şirketi tek başına temsil ve ilzama yetkili davalının bir başka bankadan kredi açtırarak şirket adına kullandığı krediyi şirkete aktarmadığını, 2018/390 E. sayılı davada, şirketin sermaye artırım kararı aldığını ve ortaklarca ödenen sermeye paylarının davalının uhdesinde kaldığını, bu paraların şirket hesabına aktarılmadığını ileri sürerek, muhtelif miktarlı alacakların davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; yönetim kurulu başkanı olduğu dönemde tüm kararların Türk Ticaret Kanunu'nda belirli oy oranları ile birlikte alındığını, icra takibinin kötü niyetli olduğunu, davacı şirket aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 05.04.2018 tarih, 2017/169 E. ve 2018/260 K. sayılı kararı ile davacı şirketin gerçekleştiğini iddia ettiği zararlarının tespit edilemediği, böyle bir zarar mevzu bahis olsa dahi davalının kusurlu bulunduğuna ilişkin somut bir kayıt ve belge bulunmadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine, takibin haksız ve kötü niyetli olduğuna kanaat getirilmediğinden kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 25.09.2019 tarihli, 2018/5214 E. ve 2019/5823 K. sayılı kararıyla, öncelikle davacının sorumluluğa dayanak gösterdiği olayların doğuş tarihi belirlenerek, somut olaylara uygulanacak kanunun saptanması ve sonucuna göre ispat yükünün belirlenmesi gerektiği, daha sonra davacı defterleri incelenerek bankadan çekilen krediler ile davacı borçlarının ödenip ödenmediği, yine kredilerin aktarıldığı davacı şirket hesaplarından davalıya yapılan ödemelerin akibetinin araştırılması, akaryakıt şirketine sorumlu müdür atamaması ve bu konudan EPDK'ya savunma yapılmamasının nedenleri, kesideci ... olan çeklerle ilgili davacı şirket ile ...'ın işletmesi arasındaki ilişki, bu çeklerin davacı şirketten alınan akaryakıt karşılığı mı verildiği, gerekirse ...'ın ticari defterleri incelenerek tek tek belirlenip, sonucuna göre karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dosya kapsamında yapılan yargılamada; davalı, davacı şirketin Yönetim Kurulu Başkanı olduğu dönemde EPDK'ya gerekli savunmayı yapmayarak ve şirkete sorumlu müdür atamayarak davacı şirkete 67.962,00 TL idari para cezası verilmesine sebebiyet verdiği, takip konusu alacağın miktarının belirli olması ve davalının haksız itirazı üzerine takibin durdurulmuş olması dikkate alındığında icra inkâr tazminatının yasal şartlarının oluştuğu, birleşen 2014/112 E. sayılı dosya kapsamında, dava dışı ... isimli kişiden alınan 6 adet toplam 48.000,00 TL tutarlı çeklere ilişkin talepler yönünden, çeklerin davacı şirket adına alınarak davacı şirketin kasten veya kasta yakın ihmal ile zarara uğratıldığı, bu zarardan davalının sorumlu olduğu, birleşen bu dosya kapsamında görülen davanın da kabulü, birleşen 2014/117 E. sayılı dosya kapsamında, davalının yönetici olduğu dönemlerde davacı şirket adına krediler kullanılıp çekilen kredilerin şirket hesaplarına aktarılmadığı, bu şekilde davacı şirket adına çekilip de davacı şirketin hesaplarına aktarılmayan kredi tutarlarından ötürü davalının uhdesinde kalan meblağın 4.685.260,00 TL olduğu ve bu tutarın 1.000.000,00 TL tutarlı kısmının birleşen 2014/117 E. sayılı dosya kapsamında talep edilen kısım olduğu anlaşılarak birleşen bu davanın da kabulü gerektiği, birleşen 2014/260 E. sayılı dosya kapsamında, davalının yönetici olduğu dönemlerde davacı şirket adına krediler kullanılıp çekilen kredilerin şirket hesaplarına aktarılmadığı, bu şekilde davacı şirket adına çekilip de davacı şirketin hesaplarına aktarılmayan kredi tutarlarından ötürü davalının uhdesinde kalan bakiye 947.000,00 TL olduğu anlaşılarak birleşen bu davanın da kabulü gerektiği, birleşen 2018/390 E. sayılı dosya kapsamında yapılan yargılamada, davalının şirket yöneticisi olduğu dönemde şirket sermaye artışına gidilmiş olup, bilirkişi heyeti kök ve ek raporlarında ayrıntıları ile açıklandığı üzere, ortakların artırılan sermayeden ödenen 1.200.000,00 TL'sının, şirketin banka veya kasasına girmediği, davalı ortağın tasarrufunda kaldığı, bu nedenle davalının söz konusu 1.200.000,00 TL bedelin tamamından sorumlu olduğu, birleşen bu dosya kapsamındaki davanın da kabulüne karar vermek gerektiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; zamanaşımı definde bulunmuş ve bozma ilamları sonrası davacının taleplerini genişletmesinin kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin sorumluluğuna dair somut deliller sunulmadığını, kusurun ispatlanamadığını, kasaya girmediği tespit edilene paraların yine şirket yararına harcandığının da tespit edilmesi gerektiğini, banka kredilerinin kurul kararıyla kullanıldığını, şahsi işler için harcanmadığını, söz konusu krediler nedeniyle sorumluluk gündeme gelecek ise tüm yönetim kurulunun sorumlu olması gerektiğini, Türk Ticaret Kanunu'nda yönetim kurulu başkanına sorumlu müdür atamak gibi bir görev yüklenmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl ve birleşen davalar, yönetim kurulu başkanının sorumluluğuna ilişkin itiraz iptali ve alacak istemlerine ilişkin olup, uyuşmazlık, davalı yönetim kurulu başkanının görev yaptığı dönemdeki davaya konu işlemler nedeniyle şirket zararına sebebiyet verip vermediğine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 553 üncü maddesi, 5307 sayılı LPG Piyasası Kanunu'nun 14 üncü maddesi.
- Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
29.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:53:05