Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/3046
2023/6900
28 Kasım 2023
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/781 Esas, 2022/221 Karar
HÜKÜM: Davanın kabulü (Esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle)
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2016/547 E., 2017/732 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... sigara fabrikası servis alanının elektronik ve mekanik işlerini dava dışı ... Mühendislik ve İnşaat Taahhüt A.Ş. firmasına verdiğini, davalı bankanın söz konusu iş için 27.12.2001 tarihli, 153.500,00 USD bedelli kesin ve süresiz teminat mektubu düzenleyerek kendilerine teslim ettiğini, riskin doğması üzerine davalı bankaya başvuruda bulunulduğu halde ödeme yapılmadığını, söz konusu teminat mektubu bedelinin tahsili için başlattıkları ilamsız icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu teminat mektubunun zamanaşımına uğradığını, davacının sorumluluğunda bulunan şantiyede 10.02.2003 tarihinde gerçekleşen ölümlü iş kazası sebebiyle davacı ve mektup lehtarı ......A.Ş. aleyhine tazminat davası açıldığını, İstanbul 12. İş Mahkemesinin 2012/347 E. sayılı dosyası üzerinden görülen yargılama sonucunda 15.04.2016 tarihinde verilen kararla, davacı aleyhine kazanın gerçekleşmesinde %100 kusurlu olduğundan bahisle tazminata hükmedildiğini, ......A.Ş. hakkındaki davanın ise reddedildiğini, davacının tazminata mahkum edildikten hemen sonra 20.04.2016 tarihinde müvekkiline başvurarak teminat mektubunun nakde çevrilmesini talep ettiğini, ancak teminat mektubunun, ... sigara fabrikası servis alanının elektronik ve mekanik işleri için verildiğini ve söz konusu iş kazasının teminat mektubu kapsamında yer almadığını, teminat mektubuna konu işin ise tamamlandığını ve iş sahibine teslim edildiğini, hatta iş sahibi tarafından müvekkile gönderilen mektupla, yapılan işin kalitesinden ötürü müvekkiline teşekkür edildiğini, kaldı ki mektup lehtarı şirkete iş kazası sebebiyle atfı kabil bir kusur bulunmadığının mahkeme kararıyla tespit edildiğini, tüm bu hususlar gözetildiğinde teminat mektubu ile garanti edilen riskin gerçekleşmediğinin ve ödeme talebinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunun açık olduğunu savunarak davanın reddini ve kötü niyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava dışı bir şirkete ait sigara fabrikasının yapımını üstlediği, davacıyla dava dışı ......A.Ş. arasında yapılan sözleşme ile bu fabrikanın elektrik ve mekanik işlerinin alt yüklenici sıfatıyla ......A.Ş.'ne verildiği, dava konusu teminat mektubunun, bu ihale ile ilgili kanun ve şartname hükümlerinin yerine getirilmesinin garantisi olarak davalı banka tarafından, ......A.Ş. lehine düzenlendiği, "kesin ve süresiz" olduğu, davalı yanın zamanaşımı definin bu nedenle yerinde olmadığı, uyuşmazlığın, teminat mektubunun tazmin koşullarının somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkin olduğu, davacı yanın, İstanbul 12. İş Mahkemesinin 2012/347 E. sayılı dosyasına konu olan tazmin talebinden dolayı riskin gerçekleştiğini ve tazmin koşullarının oluştuğunu ileri sürdüğü, dosya kapsamı ve istanbul 12. İş Mahkemesinin 2012/347 E., 2016/337 K. sayılı kararının içeriğine göre; tazmin talebinde bulunan davacıların miras bırakanı olan ...'un davacı şirket çalışanı olduğu kabul edilerek hüküm kurulduğu, ......A.Ş. yönünden sorumluluk koşullarının gerçekleşmediği belirtilerek hakkındaki davanın reddedildiği, 15.04.2016 tarihli bu kararın henüz kesinleşmediği, başka bir anlatımla; İş Mahkemesi davasına konu olan iş kazası nedeniyle davacı ....... A.Ş yönünden dava dışı yüklenici .......A.Ş. ile ilgili olarak gerçekleşmiş bir riskin bulunmadığı, dava tarihi itibariyle teminat mektubunun tazminini gerektirecek bir durumun söz konusu olmadığı, teminat mektubunun paraya çevrilmesine sebep olacak riskin, ancak sözü edilen yargılama sonucunda, müteveffa işçinin ......A.Ş. işçisi olduğunun kesin olarak tespiti halinde doğabileceği, dava tarihi itibariyle ve halen teminat mektubunun tazminini gerektiren bir risk söz konusu olmadığı, davanın erken açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul 12. İş Mahkemesinin 2012/347 E. sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, Mahkemece, bu talepleri hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmeden davanın karara çıkarılmasının doğru olmadığını, anılan davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, müvekkilinin, ... Sigara Fabrikası Servis Alanı Rekonstruksiyonu (Elektrik Mekanik İşleri) için ihale açtığını, işin ...... A.Ş.'ye verildiğini ve müvekkili şirketin “yüklenici” ve lehdar ...'nun “Alt Yüklenici” olduğu 15.11.2001 tarihli sözleşmenin düzenlendiğini, müvekkilinin, ... A.Ş.'nin yükümlülüklerine uymaması nedeniyle zarara uğradığını, müvekkili tarafından ...... A.Ş.'nin mütevvefa çalışanının ailesine ödeme zorunda kaldığı/kalacağı milyonlarca liralık tazminatın bu zararın açık göstergesi olduğunu, bu süreçte yapılan yargılama giderleri, vekalet ücretleri, yaşanılan itibar kaybının da zararın diğer bölümü olduğunu, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca da ... A.Ş.'nin bu zararı tazminle mükellef olduğunu, Mahkemenin, “İstanbul 12. İş mahkemesi'nin 2012/347 E. sayılı dosyasında yapılan yargılamada iş kazasına maruz kalan ...'un ......A.Ş. çalışanı olduğunun kesin olarak belirlenmesi halinde ancak davacı .......A.Ş. açısından bir sorumluluk söz konusu olabilecektir” kanaatinin hatalı olduğunu, davaya konu teminat mektubunun, sözleşmesel bir ilişkinin garantisi olarak verildiğini, şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin de bu sözleşme kapsamında belirlenmesi gerektiğini, İş Mahkemesi tarafından ...'nun sorumluluğunun kabulünün önem taşımadığını, ..., bu işçiler için müvekkili tarafından ödenecek tazminatları müvekkiline ödemeyi koşulsuz olarak taahhüt ettiğinden, müvekkilinin İş Mahkemesi kararından bağımsız olarak ...'dan alacaklı olduğunu, İstanbul 12. İş Mahkemesi'nin 2012/347 E. sayılı dosyanın gerekçeli kararında; "...... A.Ş'nin işçisi olarak çalışmakta iken, elektrik çarpması sonucu yaşamını yitirmiştir" beyanı ile ...'un ... A.Ş.'nin çalışanı olduğunun şüpheye yer vermeyecek biçimde belirlendiğini, müvekkili şirkete verilen teminat mektubunun muteber olduğu da tespit edildiğinden davalı bankanın, garantör olduğu şekilde terninat mektubu tutarını müvekkiline ödemesi gerektiğini, davaya konu teminat mektubunun ilk talepte ödeme kaydını içerdiğini, bu nedenle davalı bankanın, muhataptan, riskin gerçekleştiğini ispat etmesini isteyemeyeceğini ve bu hususu resen araştıramayacağını, yerleşik içtihatlar ve ticari teammüllere göre, “ilk talepte ödeme” kaydını içeren teminat mektuplarında, muhatabın, mektupta öngörülen şekilde bankadan talepte bulunmasının, riskin gerçekleştiğini gösterme açısından yeterli sayıldığını, davalı bankanın cevap dilekçesinde yer verdiği Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.11.2007 tarihli, 2007/11 852 E. ve 2007/892 K. sayılı kararının da bu yönde olduğunu, ilgili Yargıtay kararında, ilk talepte ödeme kaydını havi mektuplarının muhatap lehine olduğu kuralının istisnası olarak "bankanın kendi adına sahip olduğu defileri kullanarak ödemeden kaçınması" ve "lehdarın mahkemelerden ihtiyati tedbir kararı alarak teminat mektuplarının ödenmesine engel olmasının" gösterildiğini, dava konusu teminat mektubu ile ilgili olarak kabul edilen iki hukuki istisna da gerçekleşmediğinden bankanın ödemeden kaçınmasının hukuki dayanağının olmadığını, müvekkili şirketin, davadışı lehdarın sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle, usulüne uygun şekilde teminat mektubunun nakde çevrilmesi için bankaya başvurduğunu, teminat mektubunun ödenmemiş olmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı banka tarafından davacıya hitaben düzenlenen 27.12.2001 tarihli teminat mektubu ile, ... Sigara Fabrikası Servis Alanı Rekonstruksiyonu (elektrik mekanik işleri) işini üstlenen dava dışı ...... A.Ş.'nin, taahhüdünü kısmen veya tamamen yerine getirmemesi halinde, protesto çekmeye, hüküm ve adı geçenin iznini almaya gerek kalmaksızın ilk talep halinde ödeme tarihine kadar geçen sürelere ait kanuni faizi ile birlikte 153.500.00 USD'yi davacıya ödemeyi taahhüt ettiği, davacının 20.04.2016 ve 28.04.2016 tarihinde, ..... A.Ş'nin, taahhüdünü yerine getirmediğinden bahisle ödeme talep ettiği, teminat mektubunun verilmesine konu olan davacı ve ...... A.Ş. arasındaki sözleşmenin 5/1 a maddesinde, herhangi bir kişinin ölmesi ve yaralanması halinde alt yüklenicinin yükleniciye karşı sorumlu olacağının ve yüklenicinin zararını tazmin edeceğinin düzenleme altına alındığı, İstanbul 12. İş Mahkemesinin 2012/347 E., 2016/337 K. sayılı kararı ile davacı hakkındaki davanın kabulüne, mektup lehtarı hakkındaki davanın reddine karar verildiği, hükmün, Yargıtay 21. Hukuk Dairesince, eksik inceleme nedeniyle bozulduğu, Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, hükmedilen maddi ve manevi tazminattan her iki davalının da sorumlu tutulduğu, dosyanın halen Yargıtay incelemesinde olduğu, iş kazasının, teminat mektubunun verildiği ... Sigara Fabrikası Servis Alanı Rekonstruksiyonu (Elektrik Mekanik İşleri) işine ait iş yerinde gerçekleştiği dosya kapsamındaki belgelerle sabit olduğu gibi bu konuda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, davacı ile ... arasındaki sözleşmenin yukarıda anılan 5/1 a maddesinde, "herhangi bir kişinin ölümü ve yaralanması halinde doğacak zararın ... A.Ş'ye ödeneceği" taahhüt edildiğinden, teminat mektubu uyarınca talepte bulunabilmek için ölüm veya yaralanmanın işin görüldüğü yerde gerçekleşmesi ve ... A.Ş'nin tazminat talebi ile karşılaşmasının yeterli olduğu, kazanın işyerinde gerçekleştiği ve işçinin 04.03.2003 tarihinde vefat ettiği, anılan iş davasının ise 01.03.2012 tarihinde açıldığı, İş Mahkemesince verilen son kararla, her iki davalının zarardan sorumluluğuna karar verildiği de nazara alındığında teminat mektubunda belirtilen riskin gerçekleştiğinin sübuta erdiği, İş Mahkemesince verilen ilk kararla, müteveffa işçinin ......A.Ş. çalışanı olduğu tespit edildiği, davacı ile ......A.Ş. arasında imzalanan sözleşmeyle, herhangi bir kişinin ölümü ve yaralanması halinde doğacak zararın ... A.Ş'ye ödeneceğinin taahhüt edildiği, ölen ya da yaralanan kişinin ... çalışanı olması koşulu getirilmediği, bu nedenle müteveffa işçinin kimin çalışanı olduğunun tespit edilmesinin sonucuna bir etkisi bulunmadığı, kaldı ki bu tespitin yapılabilmesi için İş Mahkemesi davasının beklenmesine de gerek bulunmadığı, bu hususun bir takım belgelerin dosyaya kazandırılması suretiyle de tespit edilebileceği, bu nedenle anılan İş Mahkemesi davasının beklenilmesine gerek olmadığı, davacının bu yöne ilişen istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, davalı banka tarafından verilen teminat mektubunun geçerliliği konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, davacı tarafça sunulan cevaba cevap dilekçesi ekindeki Federal Çalışma Müfettişliği Krasnador Bölgesi Devlet Çalışma Müfettişliğince düzenlenen 8 9 sayılı Resmi Ceza Hakkında Karar başlıklı belge ile; ...'un teminat mektubuna konu işyerinde, gerekli güvenlik önlemlerinin alınmaması nedeniyle vefat ettiğinin tespit edildiği, ... A.Ş.'nin, taşeron sıfatı nedeniyle işyerinde bulunan herkesin güvenliğini sağlamakla yükümlü olduğu ancak işyeri güvenliğini temin etmediği, bu nedenle taşeron sözleşmesinin 5/1 a maddesi uyarınca işyerinde meydana gelen ölümden dolayı ...'un işvereni olup olmaması nazara alınmaksızın ... mirasçılarına karşı sorumlu olduğu, sorumluluk teminat mektubunun verildiği sözleşmeden doğduğundan, teminat mektubundaki riskin bu hali ile de gerçekleştiği, ilk talepte ödeme kaydı olan teminat mektuplarında garantör bankanın ödemekten kaçınma koşulları sınırlı olup, bu halin varlığı iddia ve ispat edilmediği sürece, ödemekten kaçınılamayacağından ve davalı tarafça kaçınma koşullarının varlığı usule uygun belge sunularak kanıtlanmadığından, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü gerektiği, taraflar arasındaki ... Sigara Fabrikası Servis Alanı Rekonstruksiyonu (Elektrik Mekanik İşleri) için taşeron sözleşmesi uyarınca verilen teminat mektubunun, ilk talepte ödeme kaydını içerdiği, yerleşik Yargıtay kararları uyarınca, davalı bankanın yalnızca şekli manada inceleme yapma yetkisi olup esasa ilişkin herhangi bir inceleme yapma hak ve yetkisi bulunmadığı, bankanın sadece; teminat mektubu sözleşmesinin tarafı sıfatıyla kendisine ait olan defileri ileri sürerek veya lehdarın mahkemelerden ihtiyati tedbir kararı alması yada muhatabın talebinin haksız olduğunu, dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığını kesin olarak bildiği taktirde “ilk talepte” kaydına rağmen muhataba ödeme yapmaktan kaçınabileceği, davacı yanın, 20.04.2016 ve 28.04.2016 tarihlerinde, ......A.Ş.'nin taahhüdünü yerine getirmediğinden bahisle ödeme talep ettiği, davalının ödemeden kaçınma noktasında ileri sürebileceği kendisine ait bir defi bulunmadığı gibi lehtar tarafından alınmış bir ihtiyati tedbir kararı da bulunmadığı, riski oluşturan davada verilen ilk kararın, ilk talep tarihinden önce 15.04.2016 tarihinde verilmiş olması karşısında ödeme talebinin haksız ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğundan da söz edilemeyeceği, davalı bankanın teminat mektubunu ödememesinin haklı bir gerekçesi bulunmadığı ve alacağın likit olduğu gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kabulüne ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
-
Dava konusu teminat mektubunun zamanaşımına uğradığını, müvekkili bankanın düzenlediği teminat mektubuna konu işin, teminat mektubunda bahsedilen sigara fabrikasının servis alanı rekonstruksiyonu (elektrik mekanik işleri) olduğunu, söz konusu şantiyede, bu işin yanında gerek yüklenici gerekse de diğer taşeronlar tarafından yapılan bir çok iş bulunduğunu, iş kazasının, mektup lehtarı şirketçe üstlenilen bu iş nedeniyle gerçekleştiğine ilişkin ne huzurdaki davada ne de İş Mahkemesinde görülen davada bir tespit bulunmadığını, iş kazasının şantiyede yapılan başkaca bir işten dolayı gerçekleştiğinin tespiti halinde müvekkili bakımından telafisi imkansız zararlar doğacağını, bu husus, tereddüte mahal vermeyecek bir şekilde tespit edilmeden eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiğini,
-
Yerleşik Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere. Teminat mektubu, ilk talepte ödeme kaydını içerse de bankanın, ödeme talebinin haksız ve dürüstlük kuralına aykırı olması halinde ödeme yapmaktan kaçınabileceğini, davacının İstanbul 12. İş Mahkemesinin 15.04.2016 kararıyla tazminata mahkum edilmesi üzerine müvekkiline başvurarak teminat mektubunun paraya çevrilmesini talep ettiğini, mektup lehtarının söz konusu davaya ilişkin belgeleri müvekkiline ulaştırması üzerine yapılan incelemede, anılan davada, davacının kazanın gerçekleşmesinde %100 oranında kusurlu bulunarak tazminata mahkum edildiğini, mektup lehtarı şirket hakkındaki davanın ise kendisine atfı kabil bir kusur bulunmadığından bahisle reddedildiğini tespit ettiklerini, ortada mektup lehtarından kaynaklanan ve teminat mektubunun garanti kapsamına giren bir risk, zarar, ziyan söz konusu olmadığından haklı olarak ödeme talebini reddettiklerini, ödeme talebinin dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, esasen, bu halde ödeme talebinin reddetmelerinin de kaçınılmaz olduğunu, aksi halde lehtara karşı müracaat haklarını kaybedeceklerini, kaldı ki teminat mektubuna konu işin de tamamlanarak iş sahibine eksiksiz olarak teslim edildiğini, teminat mektubu kapsamına giren bir risk bulunmadığını,
-
İtirazın iptali davalarının, takip tarihindeki haklılık durumuna göre karara bağlanması gerektiğini, İstinaf Mahkemesince, bu ilkeye aykırı hüküm tesis edildiğini zira, takip tarihinden sonra iş davasında yaşanan gelişmeler gerekçe gösterilerek karar verildiğini, davacının, davaya konu teminat mektubuna dayalı olarak müvekkilinden bir talep hakkı olduğu kabul edilse dahi bu hakkın, takip tarihi itibariyle değil İş Mahkemesince verilen en son karar tarihi itibariyle doğduğunu, kaldı ki iş davasının da henüz kesinleşmediğini,
-
Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi ve kabulüne göre, yeniden yargılama yapılması gerektiğini zira kaza, mektup konusu iş, mektup konusu iş yeri, sözleşmeler ve sözleşme hükümleri, müvekkil bankanın sorumluluğu, mektup kapsamı gibi hususların yargılamaya muhtaç olduğunu ancak bu yapılmaksızın dosya üzerinden karar verildiğini, kararda, cevap dilekçesinde belirttikleri hususlar hakkında herhangi bir değerlendirme bulunmadığını,
-
İstinaf Mahkemesinin, iş kazasının, teminat mektubunun verildiği işe ait iş yerinde gerçekleştiğinin dosya kapsamında sabit olduğu ve taraflar arasında bu hususta bir ihtilaf bulunmadığına ilişkin değerlendirmesinin hatalı olduğunu, bu hususun dosya kapsamı itibariyle sabit olmadığını, Bölge Adliye Mahkemesince, İş Mahkemesi dosyası kapsamına göre inceleme yaparak karar verildiği halde söz konusu davanın beklenmesine gerek olmadığına karar verildiğini, bu tespitin hatalı ve kendi içinde çelişki arz eder nitelikte olduğunu,
-
Bölge Adliye Mahkemesinin, "riski oluşturan davanın ilk karar tarihinin talepten öncesi olan 15.04.2016 tarihi olduğu nazara alındığında davacının taleplerinin haksız olduğu kabul edilemeyeceği " yönündeki gerekçesinin de doğru olmadığını zira söz konusu kararın içeriğinin dikkate alınmadığını, kararda, iş kazasının tamamıyla davacının kusuru sebebiyle gerçekleştiğinin belirtildiğini, bu karara rağmen ödeme talep eden davacıya ödeme yapmalarına imkan bulunmadığını, keza "davalı banka tarafından verilen teminat mektubunun geçerliliği konusunda taraflar arasında ihtilaf yoktur" yönündeki değerlendirmenin de hatalı olduğunu zira teminat mektubunun zamanaşımına uğradığına ve iş kazasının teminat mektubunun kapsamına girmediğine yönelik itirazları bulunduğunu,
-
Davacı ile lehtar arasındaki sözleşme uyarınca davanın kabulüne karar verildiğini ancak sözleşmelerin usulünce celbedilip incelenmediğini, Bölge Adliye Mahkemesince dayanak yapılan sözleşme maddesinin sigortaya ilişkin olup anılan maddeden Bölge Adliye Mahkemesince yorumlandığı gibi bir anlam çıkarmanın mümkün olmadığını,
-
Bütün bu hukuki tartışmalar ortadayken takibe konu alacağın likit olduğundan söz edilemeyeceğini, müvekkili aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin doğru olmadığını,
-
Bir an için davacının teminat mektubuna dayalı olarak talepte bulunabileceği kabul edilse dahi teminat mektubunun riski aşacak şekilde tanzim edilemeyeceğini, İş Mahkemesince, davacı aleyhine hükmedilen tazminat tutarının icra takibine konu edilen teminat mektubu tutarı ve ferilerinden daha az olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesince, bu hususun gözden kaçırıldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 inci maddesi.
- Değerlendirme
1.Dava, teminat mektubu bedelinin tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemime ilişkindir.
2.2004 sayılı Kanun 67 inci maddesiyle düzenleme altına alınan itirazın iptali davaları, icra takibine sıkı sıkıya bağlı olup bu davalarda haklılık durumunun takip tarihi itibariyle belirlenmesi gerekmektedir.
3.Banka teminat mektubunda tespit edilmiş olan miktar belli ve likit bir miktar olmasına rağmen, bu bankanın sorumlu olacağı azami miktarı, başka bir deyişle, bankanın sorumluluğunun üst sınırını göstermektedir. Teminat mektubu ile güvence altına alınan riskin gerçekleşmesi halinde, bankanın her halükarda mektupta belirtilen miktarı ödeme zorunluluğu olmayıp, garanti kapsamında uğranılan zararın tazmini söz konusudur. (Vahit Doğan, Teminat Mektupları, Savaş Yayınevi, Ankara, 6. Baskı, 2020, s.520) Dairemizin 05.04.2010 tarihli, 2008/12892 E., 2010/3772 K. sayılı kararı da bu yöndedir.
4.Somut olayda, takip tarihi itibariyle, teminat mektubu ile güvence altına alınan risk doğmuş ise de teminat mektubu bedelinin tazmini talebine dayanak yapılan İş Mahkemesi kararı kesinleşmediğinden takipte talep edilebilecek miktar kesin olarak belirlenmemiş, talep edilen alacak henüz muaccel olmamıştır. Bu nedenle muaccel olmayan alacağın tahsili için başlatılan davaya konu icra takibi erken başlatılmıştır. Davalı bankanın, takip tarihi itibariyle teminat mektubunu ne miktar üzerinden ödeyeceği belli olmadığından teminat mektubu bedelini ödemeyi reddetmesi haklıdır.
5.Bu itibarla, Bölge Adliye Mahkemesince, davaya konu icra takibinin erken başlatıldığı gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:53:57