Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/7486

Karar No

2023/6876

Karar Tarihi

28 Kasım 2023

MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi

(Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)

SAYISI: 2022/417 Esas, 2022/364 Karar

HÜKÜM: Davanın kısmen kabulü

Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüzün önlenmesi, maddi ve manevi tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ait "dyg+şekil" markasını, davalı tarafın, davacı şirketten izin almaksızın kullandığını, bu hususun davalı şirketin Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2012/228 E. sayılı dava dosyası kapsamındaki dava dilekçesi ile de sabit olduğunu, davalı eyleminin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek davalı şirketin davacının "dyg" markasına tecavüzünün men'ini, şimdilik 20.000,00 TL maddi tazminat ile 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin unvanının baş harflerinden oluşan ve kendisi ile özdeşleşmiş "dyg" ibareli pek çok markası bulunduğunu, davalı şirketin hukukun izin verdiği çerçevede hareket ederek markasını tescil etme ve hak arama özgürlüğünü kullandığını, davacı tarafından dava konusu edilen markanın davalının tescilli markası olduğunu, zira davalının marka tescil talebinin tamamen değil yalnızca 35 inci sınıfın tamamı ve 41 inci sınıfın ise bir kısmı için reddedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen Karar

Mahkemece 23.01.2020 tarih, 2019/138 E. ve 2020/38 K. sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporuna göre, davalının kullanımı ile davacının marka hakkına tecavüzün oluştuğu, bu nedenle markaya tecavüzün önlenmesine karar vermek gerektiği, ancak yapılan incelemede davalının marka hakkını kullanmasından kaynaklı kazancına rastlanılamadığı ve maddi tazminat hesabının yapılamadığı, bundan dolayı maddi zararın oluşmadığına kanaat edildiği, davacının marka hakkı, davalının tecavüzü ve tarafların ekonomik durumu dikkate alınarak manevi tazminat miktarının takdir edildiği gerekçesiyle markaya tecavüz davasının kabulüne, davalının davacının markasına yönelik tecavüzünün önlenmesine, davacı tarafın maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, 30.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Dairemizin 22.06.2021 tarih, 2020/5912 E. ve 2021/5297 K. sayılı kararıyla; "...1 Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2 Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, men'i ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak marka hakkına tecavüzün tespitine, men'ine ve manevi tazminata hükmedilmesi kararı isabetli ise de, maddi tazminata ilişkin davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Davalının, davacıya ait markanın tescilli mal ve hizmetler yönünden kullandığı tespit edilmesine göre, her ne kadar, davalının markayı kullanmasından elde ettiği net kârı tespit edilememişse de, en azından davalının markayı izinsiz kullanmak suretiyle bir takım masraf ve ödemeler yapmaktan kurtulduğu da varsayılarak TBK 50. madde çerçevesinde ihlalin niteliği, boyutu, süresi ve ihlalin yapılış şekli dikkate alınarak davacı lehine hakkaniyete uygun, makul bir tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamış ve bu nedenle davacı yararına bozmayı gerektirmiştir...." gereğine işaret edilerek bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak davalının eyleminin ağırlığı, davacının zararı dikkate alınarak markaya tecavüz davasının kabulü ile davalının davacının markasına yönelik tecavüzünün önlenmesine, davacı tarafın maddi tazminat talebinin kabulüne karar vermek gerektiği gerekçesiyle davacı tarafından davalı şirket aleyhine açılan markaya tecavüz davasının kabulü ile davalının davacının markasına yönelik tecavüzünün önlenmesine, davacı tarafın maddi tazminat talebinin kabulü ile, 20.000,00 TL maddi tazminatın ve davacı tarafın manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 30.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle;

1.Tazminat istemlerinin reddedilen kısmının gerekçelendirilmediğini,

a. Kabul edilen markaya tecavüzün tespiti ve meni davasına yönelik davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmediğini,

b. Davacıya sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir tazminatını mı yoksa sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazançdan dolayı mı tazminat talep ettiğine dair seçimlik hakkının kullandırılmadan hüküm kurulduğunu,

c.Yerel Mahkemenin konusunda uzman olmayan bilirkişi heyetinden rapor aldığını, eksik incelemeye dayandığını, davalının tescil konusu faaliyetler konusunda davalının kazancına rastlanılmadığı tespitinin doğru olmadığını,

d.6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 151 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendine göre seçimlik hakkın kullanılmak istendiğini, Mahkemece buna ilişkin bir hatırlatma yapılmadığını, buna göre davalının net kârını bildirmesi gerektiğini,

e. Manevi tazminatın reddedilen ksımı üzerinden yargılama giderlerinin hesaplanması ve davacı lehine yapılan masrafın 1/3'ünün verilmesinin doğru olmadığını savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.

  1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece hükmedilen maddi tazminat davasının neye göre kabul edildiğinin gösterilmediğini, gerekçelendirilmediğini, davanın tümden reddinin gerektiğini savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, marka hakkına tecavüzün önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

556 sayılı KHK'nın 9 ve 61 inci maddeleri.

  1. Değerlendirme

1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.

  1. Dava, marka hakkına tecavüzün önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, Mahkemece bozma ilamına uyularak marka hakkına tecavüzün önlenmesi ve maddi tazminat talebinin kabulü ile manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacının, her biri ayrı bir davaya konu olabilecek istemlerini tek bir dava içinde talep etmiş olması 6100 sayılı Kanun'un 110 uncu maddesi gereğince davaların yığılması niteliğinde olup, reddedilen istemlerin her biri için ayrı ayrı vekâlet ücreti takdir edilmesi gerekmektedir. Buna rağmen kabul ve kısmen kabul edilen maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkin davacı lehine vekâlet ücreti takdir edilmekle birlikte, yine kabul edilen markaya tecavüzün önlenmesi davasının kabul edilmesi nedeniyle davacı lehine ayrı bir vekâlet ücreti verilmemiş olması bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 5236 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi ile değiştirilmeden önceki 438 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

  1. Davalı vekilin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

  2. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının üç numaralı bendinde yer alan “manevi tazminat yönünden 5.100,00 TL” ibaresinden sonra gelmek üzere “;markaya tecavüzün önlenmesi yönünden 5.100,00 TL” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacıya iadesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

28.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozmadansürecikararcevapdüzeltilerekyargılamatemyizv.mahkemeonanmasınareddinesonrakikararlarıbozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:53:57

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim