Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/3105
2023/6863
27 Kasım 2023
MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/1695 Esas, 2022/301 Karar
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Samsun 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2018/516 E., 2021/380 K.
Taraflar arasındaki ipoteğin fekki ile ipotek temlik kayıtlarının terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı banka vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı banka vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, dava dışı ... şirketinin Halk Bankasından kullandığı kredi nedeniyle taşınmazını ipotek verdiğini, kredi borcu nedeniyle şirket tarafından ve şirket hesabına ödeme yapılarak borcun sona erdirildiğini, buna rağmen banka tarafından, ... ödeme yapmış gibi ipotek alacağının 795.305,00 TL'lik kısmını adı geçene temlik ettiğini, onun da muvazaalı olarak diğer davalı ...'e alacağı devrettiğini, temlik edilen ipotek alacağı dışında kalan kısım yönünden davalı bankaya husumet düştüğünü ileri sürerek, borçtan sorumlu olmayan davacının 21.03.2013 tarih ve 5530 yevmiye sayılı ipotek belgesi ile teminat verdiği şirketin davalı banka nezdindeki ipoteğe konu borcun sona erdiğinin tespitine ve ipoteğin fekkine, taşınmaz kaydına 22.07.2015 tarih ve 16400 16456 yevmiye sayılı işlemler ile tescil edilen ipotek temlik kayıtlarının terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı banka vekili cevap dilekçesinde; bankaya başvurmaksızın davanın açıldığını ve bakiye borcun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... cevap dilekçesinde; muvazaalı işlemin söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
3.Davalı ...’ün davaya cevap vermediği, vekilinin yargılama sırasında davanın reddini istediği anlaşılmıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava dışı şirketin yasal defter kayıtlarında 102 numaralı banka hesabının kullanmaması dolayısıyla bunun muhasebe kayıtlarında yer almaması nedeniyle 05.06.2015 ve 08.06.2015 tarihli ödemelerin kim tarafından yapıldığının tespiti mümkün olmamakla birlikte 05.06.2015 tarih ve 535.000,00 TL meblağlı ödeme dekontunun açıklama bölümünde "nakit yatan" ibaresi ile dava dışı şirketin vergi kimlik numarasının yazılmış olması nedeniyle ödemenin dava dışı şirket tarafından yapıldığının anlaşıldığı, yine aynı günlü 210.000,00 TL tutarlı ödemenin, dava dışı şirketin Vakıflar Bankasındaki hesabından davalı bankaya yapılması dolayısıyla bu ödemenin de dava dışı şirket tarafından gerçekleştirildiği, 05.06.2015 günlü ve 27.200,00 TL miktarlı ödeme dekontunda nakit yatan ibaresinin yazılı olması nedeniyle belirtilen ödemenin de dava dışı şirket tarafından yapıldığı, 08.06.2015 tarihli ve 23.000,00 TL meblağlı ödemenin dava dışı şirket hesabına Volkan Polat isimli kişi tarafından gönderildiği, davalı ... tarafından bir ödeme yapıldığının dekontta yazılı olmaması yanı sıra davalı ...'ün kefili olduğu kredi borcunu kendisinin ödediğini iddia etmesi nedeniyle alacaklı ve borçlu sıfatının birleşeceği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 135 inci maddesinde belirtilen alacaklı ve borçlu sıfatının birleşmesi hâlinde borcun düşeceğine ilişkin düzenleme göz önüne alındığında adı geçenin, davalı bankadan krediye konu alacağı temlik alması ve yine diğer davalı ...'e temlik etmesinin belirtilen yasal düzenleme nedeniyle mümkün olamayacağından ortada geçerli bir alacağın temlikinin de bulunmadığı, aynı zamanda dava dışı şirketin banka hesabına açıklama yazılmadan para yatırılmasının dava dışı şirketçe kendi hesabına nakit para yatırması olarak değerlendirilmesi gerektiği, davalı ...'ün iddia ettiği şekilde parayı yatıranın kendisi olduğu yönünde soyut beyanı dışında dayanağının olmadığı anlaşılmakla kredi ödemelerinin, toplanan deliller ve dosya kapsamı ile dava dışı şirket tarafından yapıldığı kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı banka vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı banka vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda gerekli araştırmaların yapılmadığını, rapora karşı itirazlarının dikkate alınmadığını, bankaya ödemelerin davalı kefil ... tarafından yapıldığını, verilen kararın hatalı olduğunu, kefilin alacaklının haklarına halef olduğunu, devredilen ipotek yönünden bankanın pasif husumet ehliyetinin bulunmadığını, kendi aleyhlerine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilemeyeceğini, kredi çerçeve sözleşmesine yer verilmediğini ve davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı banka vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı banka vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı banka vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebep ve gerekçeler ile kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sona erdiği iddia edilen borç nedeni ile teminat vasfını yitiren ipoteğin fekki istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı banka vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:55:41