Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/3045
2023/6839
27 Kasım 2023
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/873 Esas, 2022/394 Karar
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2015/254 E., 2017/1120 K.
Taraflar arasındaki finansal kiralama sözleşmesinin feshi ile sözleşme gereğince ödenen bedelin tazmini ile kar kaybının tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın gerçek kişiler yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı şirket yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili firmanın davalılardan Finans Finansal Kiralama A.Ş. ile .... Noterliğinin 12.03.2014 tarihli ... sözleşmesini akdettiğini, ürünlerin teslimi ve kurulumunun diğer davalı satıcı firma olan ... Kimya Polimer Petrol ve Dış. Tic. Ltd. Şti. tarafından yapılarak kiralanması hususunda anlaştıklarını, belirtilen ürünlerin davalı ... firması tarafından 24.03.2014 tarihinde demonte şekilde müvekkiline ait teslimat adresine bırakıldığını, davalılardan ... Firması, sözleşme gereği paranın hesabına geçtiği tarihten itibaren kurulum yapacak olması, eğer hesabına para geçmez ise, kurulumunun yapılmayacak olması sebebiyle, diğer davalı firmanın onay verdiğini ve 26.03.2014 tarihinde sözleşme konusu paranın davalılardan ... firmasının hesaplarına geçtiğini, ancak davalı ... firmasının 26.03.2014 tarihinden itibaren 24 gün içerisinde kurulumu bitirmesi gerekirken defalarca aranmalar neticesinde ancak 2 ay sonra makine parçaları monte edilerek kurulum çalışmalarına başlandığını, ancak müvekkilinin alt yapısının uygun olmadığının bahane edilerek kurulumun bitirilmeyip yarım bırakıldığını, fakat satış yapılmadan önce makinalarla ilgili yere kurulum olup olmayacağının tespitinin davalı ... firması tarafından yapıldığını, bu sebeple davalı ...nın böyle bir bahaneyle kurulum yapmamasının davalı ... firmasının kötü niyetini açıkça göstermekte olduğunu, müvekkili firmanın makinaların üzerinde marka, model ve menşeine ilişkin herhangi bir açıklamanın ve etiketin olmadığını görmesi üzerine, etiketleri ve belgeleri istediğini, ancak bu ürüne ait evrak ve belgelerin davalı ... firması tarafından müvekkiline asla teslim edilmediğini, gelen makinaların çalışmasını sağlayacak yazılımında davalı ... firması tarafından makinalara yüklenmediği için, makinaların alındığı günden bugüne müvekkili tarafından hiç kullanılmadığını, müvekkili firmanın makinaların çalışma sistemine uygun elektrik tesisatını çektirdiğini, makinaları kullanacak kişileri işe aldığını, makinanın üreteceği ürüne göre koliler yaptırdığını ve üreteceği ürünler için reklam broşürleri bastırarak inşaat firmalarına dağıttığını, müvekkili firmanın makinalar üzerinde marka ve modeline ilişkin herhangi bir açıklamanın ve etiketin olmaması sebebiyle Çorlu Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/89 D.İş dosyasıyla dava açıldığını, tespit edilen bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere müvekkili firmaya teslim edilen malların öncelikle sözleşmedeki mallar olmayıp 6098 sayılı Trük Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 112 nci maddesine göre Aluid teslim olduğunu, bu sebeple sözleşmede belirtilen makinaların teslim edilmemesi ve bu hususta müvekkilinin bir kusurunun olmaması sebebiyle .... Noterliğinin 12.03.2014 tarihli ... sözleşmesinin feshini talep etme zorunluluğunun hasıl olduğunu, müvekkilinin bu ... sözleşmesi gereği davalı ... firmasına şu ana kadar 169.300,00 TL ödeme yaptığını ileri sürerek .... Noterliğinin 12.03.2014 tarihli ... sözleşmesini feshine, davalı Finans Finansal Kiralama A.Ş 'ye şimdilik ödenen 169.300,00 TL 'nin ticari faiziyle birlikte davalıdan istirdatına, .... Noterliğinin 12.03.2014 tarihli ... sözleşmesi gereği doğacak ve muaccel hale gelecek kiraların icra edilememesi için şimdilik ticari faiziyle birlikte davalı ... Kimya Polimer Petrol ve Dış. Tic. Ltd. Şti.'nden 1.000,00 TL'nin tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; öncelikle davacı tarafın ... sözleşmesinin feshi ve bedel iadesi davasını müvekkile yöneltemeyeceğini, ... sözleşmesinin tarafının müvekkili olmadığını, müvekkiline yöneltilen böyle bir davanın evvela husumetten reddinin gerektiğini, makinaların malikinin davacı değil ... firması olduğunu, .... Noterliğinin 01.07.2014 tarihli ihtarnamesine karşı keşide ettikleri .... Noterliğinin 21.07.2014 tarihli ihtarnamesinde de belirtildiği üzere müvekkili ile davacı arasında herhangi bir akdi ilişki mevcut olmadığını, davacının iddiasının aksine, müvekkili tarafından herhangi bir anahtar teslim iş taahhüdü veya makine kurulumu taahhüdünde bulunulmadığını, müvekkili ile Finans Finansal Kiralama A.Ş. arasında ticari mal alım satım sözleşmesi yapılmış olduğunu, müvekkilinin kendisine verilen talimat uyarınca müvekkilden satın alınan emtiayı davacıya teslim ettiğini, bu aşamadan sonra makinaların davacı tarafça kontrol edildiğini, makineleri davalı tarafça sipariş edilen nitelikte, evsafta ve herhangi bir ayıptan ari olduğunu, davacı tarafın kendi akdi olan Finans Finansal Kiralama A.Ş.'ye müvekkile ödeme yapılması için onay verdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
- Davalı Finans Finansal Kiralama A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket ile davacı arasında .... Noterliğinin 12.03.2014 tarihli inansal kiralama sözleşmesi imzalandığı ve bu sözleşme kapsamında satıcısı, nitelik ve mahiyeti tamamıyla finansal kiracı tarafından belirlenen ürünlerin satıcı ... Kimya Polimer Petrol ve Dış. Tic. Ltd. Şti.'den satın alınarak davacıya finansal kiralandığını, nesneyi satın alan finansal kiralama şirketinin nesnenin maliki olurken, nesneyi kiralayan işletmenin buna zilyed kılındığını, leasingli nesnenin her türlü özelliklerinin belirlenmesinden ve bunun satıcısı ile satım şartlarının görüşülmesine, sözleşmenin kurulmasına ve malın teslim alınmasından sonra, mala ilişkin her türlü maddi ayıp kontrollerinin yaptırılıp, bunların satıcıya ihbarına kadar, bütün işlemlerin kullanıcı tarafından yerine getirildiğini, ... kurumunun, finansal kiracıya karşı kiralanan nesnenin maddi ayıplı olmadığını, müvekkili şirketin ayıba karşı tekeffül borcunun bulunmadığını, 6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanununun (6361 sayılı Kanun) 24 üncü maddesinin altıncı fıkrası sarih bir hüküm olup, davacının bu yöndeki taleplerinin muhatabının malın üreticisi olan diğer davalı şirket olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı kiracı durumunda olup ayıba karşı satıcının tekeffül hükümlerine dayanarak dava açabilmesi için, makinenin maliki durumundaki finansal kiralama şirketinin bu konuda davacının kendisine yetki vermesi gerekmekte olup, 6361 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesinin altıncı fıkrasına göre kiracının seçimi ve talebi üzerine 3. kişiden sağlanan malın ayıplı olmasından kiralayan sorumlu tutulamayacağı, bu nedenle davacının kendisine yetki veren finansal kiralama şirketine karşı dava açmasının usul ve yasaya aykırı olduğundan Finans Finansal Kiralama A.Ş. aleyhindeki davanın pasif dava ehliyeti yokluğundan reddine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde, açıkça belli değilse teslim aldıktan sonra 8 gün içinde bu durumu satıcıya ihbarla yükümlü olduğu, davacının, ... Sözleşmesine konu ürünleri 24.03.2014 tarihinde demonte şeklinde teslim aldığı tarihten itibaren, ... Kimya Polimer Petrol ve Dış Tic. Ltd. Şti.'ne kanunen ön görülen süre içerisinde ayıp ihbarında bulunmadığından zaman aşımı nedeni ile bu davalı yönünden de davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline sözleşme konusu mallar dışında mal verildiğinden, aliud teslim yapıldığını, mahkemenin ayıp hükümlerine göre vermiş olduğu kararın hatalı olup kaldırılması gerektiğini, davalılardan ... Firmasının, sözleşme gereği paranın hesabını geçtiği tarihten itibaren kurulumu yapacak olması, eğer hesabına para geçmez ise kurulumun yapılmayacak olması sebebiyle, diğer davalı firmaya onay verdiğini ve 26.03.2014 tarihinde sözleşme konusu paranın davalı ... firmasının hesaplarına geçtiğini, Ancak Davalı ... firmasının, 26.03.2014 tarihinden itibaren 24 gün içerisinde kurulumu bitirmesi gerekirken, defalarca aranmalar neticesinde ancak 2 ay sonra sonrasında kutular ... firması tarafından açılarak makine parçaları monte edilerek, kurulum çalışmalarına başlandığını, ancak müvekkilinin alt yapısının uygun olmadığı bahane edilerek kurulumun bitirilmeyerek yarım bırakıldığını, fakat satış yapılmadan önce makinalarla ilgili yere kurulum olup olmayacağının tespitinin, davalı ... firması tarafından yapıldığını, bu sebeple davalı ...nın böyle bir bahaneyle kurulum yapmamasının, davalı ... firmasının kötüniyetini açıkça gösterdiğini, Müvekkili firma makinaların üzerinde marka, model ve menşeine ilişkin herhangi bir açıklamanın ve etiketin olmadığını görmesi üzerine etiketleri ve belgeleri istediğini, ancak bu ürüne ait evrak ve belgeler davalı ... firması tarafından müvekkile asla teslim edilmediğini, yine gelen makinaların çalışmasını sağlayacak yazılımında davalı ... firması tarafından makinalara yüklenmediği için makinaların alındığı günden bugüne müvekkil tarafından hiç kullanılamadığını, kurulumla ilgili tüm sorumluluk sözleşme gereği davalı ... firmasına ait olmasına rağmen müvekkil tarafından boruları delik gelen makinaya boru aldığını, baca masrafları yaptığını, makinanın dengede durması için dengeleyici masrafı yaptığını, bu hususlar bilirkişice tespit edildiğini, bunun üzerine müvekkili firmanın, .... Noterliğinin 01.07.2014 tarihli ihtarnamesiyle makinaların müvekkiline verilmesi gereken makinalar olmadığını, sözleşmeye uygun makinaların getirilerek sözleşmeye uygun kurulumunun yapılmasını, kar kaybı ve maddi zararlarının ödenmesini ihtar ettiğini, davalı ... tarafından ihtarnamelerine cevap olarak keşide edilen .... Noterliğinin 21.07.2014 tarihli ihtarnamesinde malların Sözleşmedeki mallar olduğunun belirtildiğini, 24.09.2014 tarihli bilirkişi raporunda, makinaların tamamının faturadaki makinalardan farklı makinalar olduğu ve yeni veya 2014 model olmadığı, 2006/42 AT Makine Emniyeti Yönetmeliğine aykırı olduğu, hali hazırdaki makinaların ayıplı olduğu ve makinalardaki ayıpların gizli olduğu, müvekkili Nurse yapı firmasının 95.000,00 USD zarara uğradığının tespit edildiğini ve buna rağmen davalılar tarafından müvekkilinin zararı giderilmediğini, yerel mahkemece 06.06.2016 tarihli alınan kök rapora göre de, ... Kimya Polimer Petrol ve Dış Tic. Ltd. Şti. tarafından Finans Finansal Kiralama A.Ş adına kesilen ve davacı ... Yapı İnşaat İzolasyon Dekorasyon Malzemeleri San. Tic. Ltd. Şti. 'ne teslim edilen makine ve ekipmanların 24.03.2014 tarih ve 53467 ve 53468 nolu faturalarda bahsi geçen makine ve ekipmanların niteliğinde olmadığını, 16.09.2014 tarihli keşife göre makine ve ekipmanların kurulum ve montajlarının tam olarak tamamlanmadığı, sistemin gayri faal durumda olduğunu, makine ve ekipmanların kurulum ve montajları tam olarak tamamlandığı için üretim aşamasına geçilemediğinin anlaşıldığını, sözleşmeye konu bulunan maldan başka bir mal teslim edilmesi sebebiyle sözleşmenin gereği gibi ifa edilmemesi (aliud teslim) çerçevesinde davalılardan davacı nezdinde zarardan oluşan sorumlu olacağının belirtildiğini, dosyada müvekkili lehine hukuki durumu etkileyecek üç adet teknik bilirkişi raporu bulunmasına rağmen yerel mahkemenin davanın reddine karar vermesine anlam veremediklerini, Aliud ifa neticesinde 6098 sayılı Kanun'un 126 ncı maddesindeki 10 yıllık zamanaşımının uygulanması gerektiğini, 06.06.2016 tarihli kök rapor ile 25.09.2017 tarihli ek raporda da zamanaşımının 6098 sayılı Kanun'un 126 ncı maddesi gereği 10 yıl olduğunun belirtildiğini, kaldı ki davalı ... Kimya'nın demonte olarak teslim ettiği makinelerin proforma faturada belirtilen "24 gün içerisinde" kurulum şartını yerine getirmemiş olup müvekkilinin makineleri inceleme yükümlülüğünü de açıkça engellediğini, buna rağmen mahkemenin müvekkilinden bunu yapmasını beklemesinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesine açık aykırılık teşkil ettiğini, davalı ... Kimya tarafından hazırlanan Proforma faturada bulunan "Söz Konusu makine ve tecsisat yeni olup montaj ve kurulumları tarafımıza aittir" ve "ödeme sonrası 24 gün içinde kurulum gerçekleştirilecektir" ibarelerine göre, kurulum yükümlülüğünün davalı ... Kimyaya ait olduğunu, ancak davalı ... Kimyanın kendisine gönderilen ihtara rağmen hiçbir zaman kuruluma gelmediği, kurulum yapmamasının teknik sebeplerle olup olmadığını müvekkiline bildirmediğini, tüm bilirkişi raporlarıyla tespit edildiğini, bu sebeple müvekkilinden davaya konu malların, çalışıp çalışmadığı,ayıplı mı aliud teslim mi yapılıp yapılmadığı hususlarını bilmesini beklemenin 4721 sayılı Kanun'un 2 nci maddesine açıkça aykırı olduğunu, davalı Finans Finansal Kiralama tarafından verilen yetkinin, diğer davalı ... Kimyaya ayıplı mal veya kar kaybı hususunda tazminat davası açmak üzerine verildiğini,bu yetkiyle davalı Finans Finansal Kiralama şirketinin sorumluluktan kurutulduğunun kabulünün 6098 sayılı Kanun'un 112 nci maddesine açıkça aykırı olduğunu, dosyada mübrez yetki belgelerinin içeriğinden açıkça görüleceği üzere ayıplı mal ve tazminata ilişkin davalarda yetki devri yaptığını, aliud ifadan kaynaklı olarak 6098 sayılı Kanun'un 112 nci maddesine göre sözleşme hiç oluşmadığından davalı Finans Finansal Kiralama firmasının herhangi bir yetki devri yapmasının da hukuken imkansız olduğunu, kaldı ki yetki devrini kabul ettiğimizde bu kapsamda sadece tazminata ilişkin olarak huzurdaki davanın, davalılardan ... kimyaya karşı açıldığının ve bu durumun dava dilekçesinde de açıkça belirtildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, ... Sözleşmesine konu ürünleri 24.03.2014 tarihinde demonte şeklinde teslim aldığı, davalı ...... A.Ş.'ye ayıp ihbarını .... Noterliğince düzenlenen 01.07.2014 tarihli ihtarnameyle yaptığı, teslim edilen mallara ilişkinde ayrıca Çorlu Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/89 D.iş sayılı dosyasında 15.09.2014 tarihli talebiyle tespit yaptırdığı, buna göre süresinde ayıp ihbarının yapılmadığı, mahkemece alınan 02.06.2016 tarihli asıl ve 25.09.2017 tarihli ek bilirkişi raporlarında davacıya davalı satıcı firma tarafından faturada belirtilen mallar dışında farklı mal teslimi gerçekleştirildiği, bu sebeple burada ayıplı ifa (teslim) değil aliud ifa (teslim)'nın söz konusu olduğu, davacı vekilininde istinaf sebebi olarak aliud teslime dayandığı, her ne kadar bilirkişi raporlarında, yapılan teslimin aliud teslim olduğu tespiti yapılmışsa da, bu tespitin dosya kapsamına uygun düşmediği, zira 24.03.2014 tarihli iki adet irsaliyeli faturadaki mallar ile, 12.03.2014 tarihli proforma faturada belirtilen malların aynı olduğu, bu faturalardaki imzaların davacı inkar edilmediği, bu durumda davacının teslim aldığı malların irsaliyede belirtilmiş mallar olmadığını, yani yapılan teslimin aliud teslim olduğunu, imzalı irsaliyeli fatura ve dava değeri karşısında kesin delille kanıtlaması gerektiği, buna ilişkin olarak teslimden yaklaşık olarak 6 ay sonra davalı satıcı firmanın yokluğunda Çorlu Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/89 D.İş dosyasında 16.09.2014 tarihinde gerçekleştirilen tespit ve keşif sonucu düzenlenen raporun delil olarak gösterildiği, yokluğunda yapılan tespite ve düzenlenen tespit bilirkişi raporuna davalı satıcı firmanın suresinde itiraz ettiği, bu sebeple tespit raporunun tek başına kesin delil sayılamayacağı, dosyaya sunulan başkaca bir kesin delil bulunmadığı, bu sebeplerle davacı tarafça yapılan teslimin alıud teslimi olduğunu kanıtlayamadığı, öte yandan yukarıda açıklandığı üzere davacı tarafından basiretli bir tacir olarak süresinde ayıp ihbarında da bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava, sözleşme konusundan başka bir makinenin teslimi nedeniyle ... Sözleşmesinin feshi ile şimdilik davacının ödediği 169.300,00 TL kiraların iadesi, sözleşme konusu makinelerin çalıştırılmamış olmasından dolayı davacının elde edemediği kar kaybı ve diğer tüm maddi zararların tazmini istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanununun (6361 sayılı Kanun) 24 üncü maddesinin altıncı fıkrası.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:55:41