Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/2932
2023/6802
23 Kasım 2023
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2019/1173 Esas, 2021/1671 Karar
HÜKÜM: Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2016/974 E., 2019/69 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının kendisine ait tapulu taşınmazı dava dışı ... isimli şahsa bu şahsın Üsküdar Denizbank Şubesinden aldığı 90.000,00 TL konut kredisi karşılığında sattığını, bu paranın bankanın Alibeyköy Şubesine havale edildiği, davacı ile dava dışı bina müteahhidi ve dava dışı alıcı ...'nin Eyüp Tapu Müdürlüğünden birlikte Denizbank Alibeyköy Şubesine gittikleri ancak işlemlerinin uzayacak olması sebebiyle davacının pastanede beklemesini istediklerini, bankanın 90.000,00 TL konut kredisini satıcı davacıya ödemeyip alıcı dava dışı Serkan’a ödediğini, paranın davacıya ödenmesi gerektiğini, davacı tarafından üçüncü şahıslara tahsil yetkisi verilmediğini, davacının dolandırılarak mağdur edildiğini, davalıya göderilen ihtarnameyle parasının ödenmesinin talep edildiği halde halen ödenmediğini ileri sürerek 90.000,00 TL maddi tazminat, 785,00 TL işlemiş faiz ve 30.000,00 TL manevi tazminat olmak olmak üzere toplam 120.785,00 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davalı bankanın Üsküdar Şube müşterisi dava dışı ...’ye konut kredisi kullandırıldığını, kullanılan kredi için ilgili taşınmaz üzerine davalı banka lehine ipotek kurulduğu, kredi tutarının “konut kredisi bedeli olarak satıcıya ödenen hesap sahibi tarafından çekilen” açıklaması ile satıcıya (davacıya) ödenmek üzere dava dışı ...’ye ödendiğini, davanın parayı teslim alana karşı açılması gerektiği, davalı bankanın davacıya ödeme yapma taahhüdünün bulunmadığı, bankanın davacı ile bir sözleşme de yapmadığını, davalı bankanın müşterisine kredi bedelini ödeyerek sözleşmesel ilişkiden doğan edimini yerine getirdiği, davacının resmi satış senedinde taşınmazın 62.000,00 TL karşılığında sattığını ve satış bedelini nakden aldığını beyan ettiğini, satış bedelini almayan bir kimsenin banka şubesinde bulunmayıp dışarıda beklemesinin hayatın olağan akışıyla bağdaşmadığını, davalı bankanın sorumlu olduğu kabul edilse bile tazminatın kusur oranına göre değerlendirilmesi gerektiğini, davacının manevi tazminat isteminin soyut beyanlara dayandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı banka taşınmazın alıcısının dava dışı ... olduğunu bilmesine rağmen "konut kredisi bedeli olarak satıcıya ödenen" açıklamasını düşerek satıcıya değil aksine alıcıya ödeme yaptığı, oysa satıcıya ödeme şerhi düşülüyorsa bedelin banka memuru tarafından satıcıya ödenmesi gerektiği, ortada yazılı delil bulunmaktayken bankacılık teamül veya uygulamalarına gidilerek somut davanın çözümlenmesi mümkün olmadığı, ...'ye ödenen 90.000,00 TL bedelin davacıya ödenmemesi davalı bankanın kusurlu ve hatalı işleminden kaynaklandığı, davacının kişilik haklarına saldırı mahiyetinde bir fiil bulunmadığından manevi tazminat talebinin uygun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 90.000,00 TL asıl alacak ve 785,00 TL işlemiş faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek davalılardan tahsiline, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili banka tarafından konut kredi bedelinin kredi borçlusu müşterisi ...'ye ödenmesinin hukuka uygun olduğunu, hukuka uygun fiil nedeniyle zarar tazmini talep edilemeyeceğini, maddi tazminat taleplerinin unsurlarından olan illiyet bağı ve kusur da oluşmadığını bu itibarla talebin reddedilmesi gerektiğini, İlk Derece Mahkemesince ödeme dekontunda yer alan "satıcıya ödenen" ibaresinin hükme dayanak olarak gösterildiğini, müvekkili bankanın satıcıya ödeme taahhüdü bulunmadığını, davacının taşınmazı sattığını ve bedelini alamadığını beyan ettiği dava dışı üçüncü kişiye husumet yöneltilmeksizin uğranıldığı iddia olunan zararın müvekkili bankadan tazmin talebinin kötü niyetin ispatı olduğunu, davacının müterafik kusurunun değerlendirilmediğini, davacının satış bedeli olduğunu resmi senette beyan ettiği 62.000,00 TL üzerini talep hakkının bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın davacı satıcı tarafından dava dışı alıcıya 62.000,00 TL bedelle, bedeli nakden ve tamamen alınarak 23.06.2016 tarihinde satıldığı, davalı tarafından alıcıya mezkur taşınmazı satın alması amacıyla 22.06.2016 tarihinde konut finansman kredisi verdiği, bu krediyi teminen alıcının mevduat hesabına 174.242,42 TL bedelli rehin konulduğu, 23.06.2016 tarihinde konut finansman kredisinin alıcının hesabına aktarıldığı, ''konut kredisi bedeli olarak satıcıya ödenen hesap sahibi tarafından çekilen'' kaydı ile 23.06.2016 tarihinde alıcı hesabından 90.000,00 TL tutarlı olarak Alibeyköy Şubesi tarafından alıcıya ödendiği, sözleşmelerin nispiliği ilkesi uyarınca kural olarak edimler ve yükümlülükler taraflar yönünden bağlayıcı olduğu, taraflar birbirlerine karşı sözleşme gereği sorumlu olduğu, sözleşmenin üçüncü kişiyi bağlamayacağı somut olayda, davalı Banka tarafından onaylanan konut finansman kredisi ödemesinin, kredi sözleşmesinin tarafı olan dava dışı taşınmaz alıcısı ...'ye yapılması sözleşmelerin nispiliği ilkesi gereği olduğu, kredi veren davalı Banka ile kredi alan dava dışı ... kredi ödemesinin taşınmaz satıcısı olan davacıya yapılacağını kararlaştırılmadığı, konut finansman kredisi sözleşmesi onaylandıktan sonra ödemenin taşınmaz satıcısına yapılacağı, kredinin satıcı hesabına aktarılacağı, satım işlemi ile krediye blokaj konulacağı gibi hususların da kararlaştırılmadığı, bu durumda davalı bankanın kredi alana ödemede bulunması yasal sorumluluğu gereği olduğu gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, maddi ve manevi tazminat davasının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı bankanın konut kredisini alıcıya peşin ödemediğini, bankanın avukatı, alıcı ve satıcı Eyüp Tapu Müdürlüğüne birlikte giderek satış işlemini gerçekleştirdiklerini, davalının satış işlemi gerçekleşmeden, satın alınan taşınmaz üzerine banka lehine ipotek tesis edilmeden alıcıya ve satıcıya ödeme yapmadığını, tapudaki işlem bitince, alınan yazıyla davalı bankanın şubesine gidildiğini, burada banka şubesi müdürü hatalı bir şekilde parayı satıcıya ödemesi gerekirken ödemeyerek, davacıyı mağdur ettiğini, tapu dairesinde banka kredisi ile ilgili satışlarda alıcının banka kredisini peşin alamadığı ve fakat satış tutarını aldığına dair beyanının tapu kaydına işlendiği, satışın yapıldığını bankaya bildirilerek satıcıya ödenme yapıldığını, uygulamanın bu yönde olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı banka tarafından taşınmaz alıcısı dava dışı ...' ye kullandırılan konut kredi tutarının davacı satıcıya ödenmesi gerektiği halde dava dışı alıcıya ödenmesi nedeniyle, satıcı davacının uğradığını iddia ettiği maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
- Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:56:30