Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/5977
2023/6799
23 Kasım 2023
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/989 Esas, 2023/1357 Karar
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2022/955 E., 2023/31 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı ... Tur. Sey. Oto. Motor Araç İnş. Nak. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin davacı idareye 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun'dan kaynaklanan borcu bulunduğunu, söz konusu alacağın tahsili için yapılan hukuki işlemler sırasında anılan şirketin tasfiye sonucunda 17.04.2020 tarihinden ticaret sicilinden terkin edildiğinin öğrenildiğini, şirket aleyhine gerekli hukuki işlemlerin devamı için şirketin ihyasının gerektiğini ileri sürerek kamu alacağının tahsili için şirketin ihyasına karar verilmesini ve tasfiye memuru atanmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Ticaret Sicili Müdürlüğünün, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 32 nci ve Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 34 üncü maddesi hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu yüzden yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; şirketin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne ibraz edilen belgelere istinaden ve 6102 sayılı Kanun'a uygun olarak terkin edildiğini, dava dışı şirketin davacı idareye borcu olmadığını, zamanaşımı süresinin de geçtiğini, tüzel kişiliğin sona ermesinden önceki dönemlerle ilgili olsa dahi ticaret sicilinden kaydı silinen şirket adına tarh ve tahakkuk ve tahsilat işlemleri tesis edilemeyeceğini, tesis edilen işlemlerin de herhangi bir hukuki sonuç doğuramayacağını, kaydı silinen şirketin borçlu olmasının ve temsilinin mümkün olmadığını, sicilden terkin edilen şirket adına tüzel kişiliğin sona ermesinden önceki dönemlerle ilgili olsa dahi tarhiyat yapılamayacağını ve ceza kesilemeyeceğini, herhangi bir hukuki işleme taraf olamayacağını, şirket adına düzenlenip tebliğ edilen ve ödeme emirlerindeki vergi alacağına yönelik işlemin, Anayasa ve vergi hukukuna uygun olmadığını, davacının davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası talep edilen şirketin 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi gereğince tasfiye ile sicilden terkin olduğu, davacının şirket adına tescilli beyannamelerden kaynaklanan kamu alacağının tahsili için şirketin ihyasını talep etmekte hukuki yararının bulunduğu, davacının kamu borcunu ödenmeden tasfiyenin sonlandırılmış olmasının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, şirketin tescilli beyannamelerden kaynaklanan kamu alacağının tahsili ile sınırlı olmak suretiyle 6102 sayılı Kanun'un 547 inci maddesi uyarınca ihyasına, ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına, kararın tescil ve ilanına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; tasfiye edilen şirkete ait böyle bir borç bulunmadığını, kaldı ki davacının davaya dayanak gösterdiği alacağının zamanaşımına uğramış olduğunu, ceza ve tahakkuka konu araçların beyannamesinin 2008 tarihinde verilmiş olduğunu, hangi şartlara göre beyan edilen değerler ile gerçek değerlerinin kıyas edildiği belirli olmamakla birlikte açıkça iddiaların farazi olduğunu, bu hususların ispata muhtaç olup araçların gerçeğe aykırı beyan verildiğine ilişkin herhangi bir husus mevcut olmadığını, ihyası istenen şirketin davacı şirkete muaccel borcu bulunmadığını, dolayısıyla davacının ihyası istenen şirket nezdinde kesinleşmiş bir alacağı bulunmadığından davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, ihyası istenen şirketin tasfiye işlemlerinin usulüne uygun bir şekilde yapılarak şirketin ticaret sicilinden terkin edildiğini, tasfiye memuru olarak atanmış olduğu tarihte göz önüne alındığında belirtilen ceza kararına ilişkin sorumluluğum bulunmadığının görüldüğünü belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının, davacı tarafından şirketin ihyasını talep ederken ek tasfiye sebebi olarak gösterdiği kamu alacaklarının zamanaşımına uğradığı, yine bu alacakların haksız ve hukuka aykırı olduğu, buna göre davacının iddia ettiği alacaklar yönünden ihya davasında korunmaya değer yararı bulunmadığına ilişkin iddiaları ihya davasının konusu olmadığı, bu yönde iddia ve savunmalarını davacının dava dışı şirket ile ilgili başlatacağı işlemlere karşı idari yargı nezdinde açılabilecek davalarda değerlendirilebileceği gerekçesiyle davalı ...'ın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle ve söz konusu kamu alacağının yapılandırılarak ödendiğini, ortada borcun kalmaması nedeniyle davacının hukuki yararı bulunmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi uyarınca terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi.
-
Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:56:30