Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/4848
2023/6750
22 Kasım 2023
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/249 Esas, 2022/643 Karar
HÜKÜM: Karar verilmesine yer olmadığına
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2018/722 E., 2020/739 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına ve kötüniyet tazminatının reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına ve kötüniyet tazminatının kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar vekili, duruşma istemi olmaksızın davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 21.11.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekilleri Av. ... ve Av. ..., davalı ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu kredi sözleşmesini davalı borçlular ... ve ... Endüstri Tesisleri İmalat ve Montaj A.Ş.nin müteselsil kefil olarak imzaladığı, ödenmeyen kredi borçları nedeniyle hesabın kat edildiğini, ihtarnameye itiraz edilmediğini, ihtiyati haciz kararı ile icra takibi başlattıklarını ileri sürerek haksız itirazın iptaline, fazlaya ilişkin alacak ve talep haklar saklı kalmak kaydıyla bakiye alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %31,87 temerrüt faizi ile birlikte takibin devamına karar verilmesini, alacağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatının davalılardan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacı Banka’nın, ... Holding A.Ş.’nin tüm paylarının %10’una tekabül eden payları üzerinde rehin hakkına sahip olduğunu, bu hakkın paraya çevrilmesi için bir takip başlatmış bulunduğunu, rehnin borcu fazlasıyla karşılamaya yeterli olduğunu, rehin hakkı paraya çevrilmeden, müteselsil kefil olan müvekkili şirketten bir talepte bulunamayacağını, davacının İstanbul 34. İcra Müdürlüğünün 2018/24671 E. sayılı dosyası üzerinden genel haciz yolu ile ilamsız takip başlatmış olduğunu, müvekkiline bir ödeme emri gönderdiğini, bu ödeme emrine karşı süresi içerisinde itiraz ederek şikâyet yoluna başvurduğunu, ödeme emri hakkında henüz İcra Mahkemesince bir karar verilmediğini, davacı bankanın müvekkili şirkete kötü niyetli bir şekilde yeni ödeme emirleri tebliğ ettirdiğini savunarak davanın reddi ile davacının reddedilen miktarın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının iddia ettiği alacakları için rehin sözleşmesi tanzim edildiğini, teminata konu rehinler paraya çevrilmeden kefillere müracaat edilemeyeceğini, icra dosyasından gönderilen ödeme emrine itiraz edilip şikayet yoluna gidildiğini, aynı dosyadan ikinci kez ödeme emri gönderilmesinin de sonuç doğurmayacağını, şikayete ilişkin dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini savunarak davanın reddi ile dava değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile icra dosyasında davalılara tebliğ edilen ödeme emirlerinin mahkeme kararı ile kesin olarak iptal edildiği gerekçesiyle konusuz kalan davada esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, icra takibi ile istenen alacağın %20'si oranında kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalılara verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin kötü niyet tazminatına mahkum edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, somut olayda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 586 ncı maddesinin ikinci fıkrasının uygulanamayacağını, kefillere başvuru koşullarının mevut olduğunu, ayrıca davanın açıldığı tarihte müvekkilinin alacağı mevcut olup esas yönünden davada haklı olduğunu, davanın açılmasına müvekkilinin sebebiyet vermediğini, buna göre yargılama giderlerinden davalı tarafın sorumlu olduğunu, bu nedenle davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmesinin bu açıklamalara aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Davacı vekili, 01.04.2022 tarihli dilekçesiyle, davadan, davaya ilişkin istinaf, temyiz ve tüm taleplerden feragat ettiklerini bildirmiş ise de aynı tarihli bir diğer dilekçe ile bu dilekçenin maddi hata sonucu verildiğini bildirmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf talebinde bulunduğu, feragat dilekçesinin maddi hataya dayalı olduğunun kabulüyle incelemeye geçildiği, davanın konusu olan icra takibi, takip hukuku kapsamında istinaf mahkemesince iptal edilip ortadan kalktığından, eldeki itirazın iptali davasının konusunun kalmadığı, davanın konusuz kaldığı durumlarda icra inkâr ya da kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için icra takibinin mevcudiyetini koruması ve takibin esası bakımından haklılığın ya da haksızlığın belirlenmiş olması gerektiği, somut olayda iptal kararı ile ortada takip hukuku bakımından geçerli bir icra takibinin bulunmadığı hususu kesinleşmiş olup, ortada geçerli bir takip bulunmadığına göre, artık davacının takibin esası bakımından haklı ya da haksız olduğu değerlendirilmesinin de yapılamayacağı için davalılar yararına kötü niyet tazminatına hükmedilemeyeceği gerekçesiyle davalıların tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görüldüğünden, davacı vekilinin bu konudaki istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine, davacı tarafın bekletici sorun talebinin, doğrudan bağlantılı olmadığından reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı tarafından başlatılan takibin kötü niyetli olduğunu, kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davacının birden fazla istinaf dilekçesi verdiğini, sonradan istinaf ve temyiz hakkından feragat ettiğini, feragatin dikkate alınması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
1.Dava, hukuki niteliği itibariyle, banka kredi alacağının davalı kefillerden tahsili için başlatılmış olan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatının tahsili istemine ilişkindir.
2.Uyuşmazlık, takip tarihinden davacının haklı olup olmadığı ve kötü niyet tazminatına ilişkindir.
- İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi, 6098 sayılı Kanun'un 586 ncı maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 326 ncı maddesi.
-
Değerlendirme
-
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve davacı vekilinin feragat dilekçesinin maddi hataya dayalı olmasına göre davalılar vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazının reddi gerekmiştir.
-
İtirazın iptali davası; 2004 sayılı Kanun'un 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre; geçerli bir ilamsız takip yapılmış olması, borçlunun bu takibe süresinde itiraz etmesi, itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir. Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tâbidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. İtirazın iptali davası; icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.
-
Davaya konu ilamsız icra takibiyle ilgili olarak takip borçlusu ... Endüstri...A.Ş. vekilinin şikayeti üzerine İstanbul 18. İcra Mahkemesinin 2018/712 E. 2018/875 K. sayılı kararıyla, ödeme emrinin iptaline, takibin iptali talebinin reddine, karar verilmiş ise de, bu kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinin 2019/338 E. 2019/2247 K. sayılı kararıyla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile İstanbul 34. İcra Müdürlüğünün 2018/24671 E. sayılı takibinin iptaline karar verilmiş, bu kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2020/830 E. 2020/8639 K. sayılı kararıyla onanmış ve karar bu tarihte kesinleşmiştir.
-
Takip borçlusu ... vekilinin şikayeti üzerine de İstanbul 18. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/700 E. 2018/873 K. sayılı kararıyla, takibin iptali talebinin reddine, karar verilmiş ise de, borçlu vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinin 2019/327 E. 2019/2246 K. sayılı kararıyla istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesinin şikayetin reddine dair kararının kaldırılmasına ve şikayetin kabulü ile icra takibinin şikayet eden yönünden iptaline karar verilmiş, bu kararın alacaklı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2020/1396 E. 2020/7390 K. sayılı kararıyla onanmış ve karar bu tarihte kesinleşmiştir.
-
İcra takip dosyasında davacı vekilinin talebi üzerine davalı kefillere 02.08.2018 tarihinde ikinci defa olarak ödeme emri gönderilmesine ilişkin memur işleminin ise iptal edilmesine karar verilmiş, karara karşı yapılan istinaf istemi esastan reddedilmiş ve bu kararlar da kesinleşmiştir.
-
İtirazın iptali davasının icra takibine sıkı sıkıya bağlı olduğu, icra takiplerinin ve ödeme emirlerinin borçluların şikayeti üzerine iptaline karar verildiği anlaşılmakla artık geçerli bir takip olmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece yanılgılı değerlendirme ile konusuz kalan davada esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru olmadığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davacı vekilinin tüm, davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istekleri halinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:58:25