Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/2784
2023/6740
22 Kasım 2023
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2019/1247 Esas, 2022/165 Karar
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2017/28 E., 2019/135 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında akdedilen 25.01.2016 tarihli Ürün Sözleşmesi uyarınca davalıdan satın alınan ürünlerden IBO 600 Valsli değirmenin saatte 600 kg kahve çekirdeği öğütmesi beklenmekteyken taahhüt edilen saatte 600 kg kahve öğütme işleminin yapılamadığı, öğütme makinesinden yanma kokusu gelmeye başladığının görüldüğünü ve bu durumun hemen davalıya bildirildiğini, davalının servis ekiplerinin birkaç kez gelerek servis formu verilmeksizin arızanın giderildiğini bildirdiklerini ancak arızanın bir türlü giderilememesi üzerine müvekkili tarafından satım konusu ürünün ayıplı olup olmadığının tespiti amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırıldığını, anılan teknik inceleme sonucunda ürünün ayıplı olduğunun ortaya çıktığını, ayıplı ürünün iade alınması ve ayıplı maldan doğan zararlann tazmin edilmesi için davalıya gönderilen ihtarname ile 3 iş günü sure verildiğini, davalının söz konusu ürünün ayıplı olduğunu kabul ederek ihtarnamede belirtilen süre içerisinde ürünü iade aldığını, ürünün iade alınmasına müteakip davalı tarafından iade alınan ürünün bedeli de düşülmek suretiyle yapılan cari hesap sonucunda davalının müvekkiline olan borcunu ödediğini ancak davalının müvekkilinin ayıplı ürün sebebiyle doğan maddi ve manevi zararlarını karşılamadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklan saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat ile 10.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt tarihi olan 15.11.2016 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından yapılan servis aşamalarında söz konusu makinede görülen hususların kullanım hatasından kaynaklandığının bizzat yetkililere bildirildiğini ve bu hususun servis raporu ve tutanaklarla da kayıt altına alındığını, davacının makinedeki topların ayarlarıyla oynaması ve kullanım talimatına uygun kullanmaması nedeni ile daha önce makinenin toplarının ayarlanıp gerekli kontroller yaptırılarak müvekkili şirket servisi tarafından tamirinin yapıldığını, ayrıca davacı tarafından yaptırılan inceleme sonucu düzenlenen raporda yer alan makineye ilişkin fotoğraflar incelendiğinde; makinenin son derece pis ve bakımsız olduğunun görüldüğünü, müvekkili şirket tarafından müşteri memnuniyeti ve tamamen dürüst ahlaklı ve etik çalışma prensiplerine dayanılarak davaya konu makinenin bizzat davacı şirkete gidilerek teslim alındığını ve alınan bedelin davacıya geri ödendiğini ancak makinenin mevcut durumunun üretim/imalat/montaj hatasından değil kullanıcı hatasından kaynaklanması ve ürünün ayıpsız olması sebebiyle davacının zararlarının karşılanması taleplerinin kabul edilmediğini, anılan makinenin hali hazırdaki durumunun tamamen kullanım hatasından ve/veya davacıdan kaynaklanan nedenlerden meydana geldiğinden ürünün mevcut durumu nedeniyle müvekkili şirkete kusur atfedilmesi ve bu bağlamda maddi ve manevi tazminat adı altında talep edilen tutarların müvekkili şirkete yükletilmesinin hatalı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafından davalı üreticiden 26.02.2016 tarihli sözleşme ile 1.180.000,00 TL bedelle birden fazla ürün satın alındığı, aralarında IBO 600 Valsli değirmenin de bulunduğu ürünlerin davacı adresine kurulumunun ise 23.07.2016 tarihinde yapıldığı, 14.11.2016 tarihinde ürünün ayıplı olduğu gerekçesiyle davacı tarafından davalıya iade edildiği, dava konusu ürünün ayıplı olup olmadığı konusu teknik inceleme gerektirdiğinden bilirkişi incelemesine başvurulduğu, buna göre, dava konusu üründe iddia edildiği gibi saatte 600 kg öğütmenin olmamasının ve makineden çıkan ürünlerde yanık kokusu bulunmasının makinenin üretim ve imalat hatasından kaynaklanmadığı, davacı yanında çalışanların makinedeki topların ayarlarıyla oynaması ve topları aşırı sıkması nedeniyle yani kullanıcı hatasından kaynaklandığı, satıcının kusurlu olduğunun tespit edilemediği, zira davacının dosyaya sunduğu Makine Mühendisleri Odasına üye bilirkişinden alınan raporda ürünün 2 saat 20 dakikada 70 kg kahve öğüttüğüne yönelik bir görüntü kaydına rastlanılmadığı gibi bu hususun herhangi bir tartım fişine bağlanılmadığı, ayrıca davacının sunduğu servis raporunda da davacı şirkette makineyi kullanabilecek kapasitede usta veya formen bulunmadığı, makinenin verilen talimatlar dışında kullanıldığı, üst ve alt topların aşırı şekilde sıkıldığı ve makinenin tekrar kurulumu yapıldığında normal bir şekilde çalıştığının tespit edildiği, dolayısıyla itibar edilen ve hükme esas alınan heyet bilirkişi raporunun da bu tespitle örtüştüğü gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya kapsamında bulunan "BELGEDİR" başlıklı belgede geçen "IBO 600 valsli değirmenin 04.11.2016 tarihli teknik bilirkişi raporu doğrultusunda ayıplı olduğunun anlaşılması neticesinde " şeklinde davalı ikrarı ile sabit olduğunu ve bu konuda uyuşmazlık bulunmadığını, uyuşmazlığın makinenin ayıplı olup olmaması değil müvekkilinin maddi ve manevi zararının tespiti talebine ilişkin olduğunu, Mahkemece hükme esas alınan servis raporlarının hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, servis elemanlarınca arızanın giderildiği belirtildikten hemen sonra da makinenin sağlıklı çalışmamasının makinenin üretim hatasından kaynaklı ayıplı olduğunu gösterdiğini, davalı tarafından düzenlenen servis raporlarının müvekkilinin yokluğunda sonradan tanzim edildiğini ve müvekkili şirket yetkilisinin imzasının bulunmadığını, dosya kapsamında hükme esas alınan bilirkişi raporunu düzenleyen heyetçe dava konusu makine üzerinde fiziki inceleme yapılmadığını ve yine raporda da servis tutanaklarının esas alındığını, bu nedenle eksik ve hatalı olduğunu, müvekkili şirket çalışanlarıne bizzat davalı tarafından makine kullanımı konusunda eğitim verildiğini, davalı tarafından bu kişilerce makinenin kullanılamayacağı konusunda bir bildirim yapılmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; yargılamanın usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına ve özellikle davacı tarafından davalı üreticiden 25.01.2016 tarihli sözleşme ile aralarında IBO 600 Valsli değirmenin de bulunduğu ürünlerin satın alındığı, davacı adresine kurulumunun ise 23.07.2016 tarihinde yapıldığı, 14.11.2016 tarihinde ürünün ayıplı olduğu gerekçesiyle davacı tarafından davalıya fatura ile iade edildiği, Mahkemece alınan bilirkişi raporunda oluşan arızanın kullanıcı kaynaklı olup, zarar istenemeyeceğinin anlaşılmasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar etmiş, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile dava dilekçesi ekinde sunulan uzman görüşü arasındaki çelişkinin giderilmediğini ve bilirkişi raporunda uzman görüşünün teknik değerlendirilmesinin yapılmadığını ileri sürerek ve re'sen tespit edilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ayıplı mal iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 23 üncü maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası.
- Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Dava, ayıplı mal satımı nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zarara yönelik tazminat talebine ilişkindir. Taraflar arasındaki tarihsiz "Belgedir" başlıklı yazıdan, davalı tarafından davacıya satılan makinenin, ayıplı olduğu belirtilerek davalıya iade edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı satıcının dava konusu makinenin ayıplı olduğunu ikrar etmiş olduğu açıktır. Mahkemece, davacının uğramış olduğu maddi zarara ilişkin delillerinin değerlendirilerek, maddi zararını ispat ettiği takdirde ispat edilen maddi zarara hükmedilmesi gerekirken malın ayıplı olup olmadığı hususunda yeniden bilirkişi raporu alınarak makinenin kullanıcı hatasından kaynaklandığı ve ayıplı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
-
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
-
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
22.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:58:25