Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/353

Karar No

2023/674

Karar Tarihi

7 Şubat 2023

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

HÜKÜM: Ret

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 04.10.2022 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2011 yılından 31.12.2013 tarihine kadar davalı şirketin personelinin giyim, kuşam ve aksesuarlarını tedarik ettiğini, takibe konu faturalarda yer alan kıyafet ve aksesuarların davalının talep etmiş olduğu kurumlarda teslim edildiğini, bir kısım kurumda bizzat personellere giydirildiğini ve zimmet formu doldurulduğunu, bedelin ödenmediğini, bu sebeple Bakırköy 16. İcra Müdürlüğünün 2014/4682 E. sayılı dosyası ile icra takibinde bulunduklarını, itiraz üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu iddia ederek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili çalışanlarına kıyafet sattığı iddiasıyla 31.12.2013 tarihli faturaları gönderdiğini, ancak böyle bir mal teslimi yapılmadığından faturaların iade edildiğini, müvekkilinin 1500'e yakın çalışanı bulunduğunu, davacı şirketten herhangi bir mal teslim alınmadığını, şirket kayıtlarında da böyle bir fatura bulunmadığını, davacının fatura ve sevk irsaliyelerinin gerçek olmadığını, davacı zimmet formlarına dayanmış ise de bu formların, davacı tarafından üretilip üretilmediği, burada yer alan mallar olup olmadığının belli olmadığını, faturadaki mallarla zimmet formlarındaki malların farklılık arz ettiğini, davacının müvekkiline mal sattığını ve satmış olduğu malları teslim ettiğini ispat etmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından dosyaya sunulan zimmet formlarından davalının hizmet sunmuş olduğu İstanbul Ulaşım A.Ş.'deki personele bizzat giysi ve aksesuarların teslim edildiğinin anlaşıldığı, davalı taraf mal teslimini kabul etmese de, Ulaşım A.Ş. personeline gönderilen kıyafetin çalışanlara bizzat davacı şirket çalışanları tarafından tek tek teslim yapılarak zimmet formunda çalışanların imzalarının alındığı, davalı şirket yetkilisi ...'ın da 26.02.2016 tarihli celsedeki beyanında, bu formların kendilerine ait olduğunu kabul ettiği, teslim formlarının davalıya ait olması ve asıllarının davacı tarafından ibraz edilmesi dikkate alındığında Ulaşım A.Ş. yönünden tahsili talep edilen faturaya konu malların davalı çalışanlarına teslim edildiğini kabul etmek gerektiği, davacının, davalı adına Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Osmangazi Üniversitesi, Toros Üniversitesi rektörlüklerine kargo ile gönderide bulunduklarını beyan ettiği, her ne kadar ilgili üniversitelere yazılan müzekkerelere verilen cevaplarda, kendilerinin doğrudan davacıdan bu şekilde mal teslim almadıklarını iddia etmiş iseler de, kendilerinin bizzat muhatap olmadıkları anlamında cevap verildiği, kargo ile gönderilen malların alınmadığı yönünde açık bir ifade bulunmadığı, davacı tarafından da bununla ilgili kargo ve ambarlara malın teslim edildiğine dair zimmet fişlerinin dosyaya sunulduğu, davalının teslim hususundaki inkarı ile birlikte davacıyla hiç çalışmadığını ileri sürse de, aralarında ticari ilişkinin bulunduğunun davalı şirket yetkilisi tarafından da kabul edildiği, davalı şirket armasının davacı tarafından yaptırılmış olduğu, mal siparişine ilişkin mail yazışmalarının davalı şirket yetkilisi tarafından kabul edildiği, tüm bu hususlar dikkate alındığında takibe konu malların davalıya teslim edildiği, bedelin ödenmediği, itirazın haksız olduğu gerekçesiyle asıl alacak yönünden yapılan itirazın iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin gerekçesinde mal teslimi yapıldığının ispatı yönünden kabul edilen zimmet formlarının müvekkiline ait iç zimmet formları olduğunu, mal teslimi için bu zimmet formlarının kabul edilemeyeceğini, zimmet formlarının birbirinin aynı olduğunu, hukuka aykırı şekilde alındığı iddiası ile savcılığa şikayet yapıldığını, zimmet formları 23.09.2013 tarihliyken faturaların 31.12.2013 tarihli olduğunu, fatura içeriğinde yer alan mal adetleri ile zimmet formları arasında çok sayıda fark olduğunu, ...numaralı faturada 18 ayakkabı satıldığı yer almış ise de, zimmet formlarından binlerce personele ayakkabı teslim edildiğinin görüldüğünü, davacı yan iddiasında kıyafetlerin bizzat kendileri tarafından müvekkili şirket personeline giydirildiğini iddia etmiş ve bu hususta itiraza rağmen tanık dinlenilmiş ise de, teslimin yazılı belge ile ispat edileceğini, kargo teslim fişlerinin teslimin ispatı için yeterli görülmesinin hatalı olduğunu, kargonun yazı cevabında ne taşındığı, ne kadar taşındığı belli olmayan isimlerin yazılı olduğu bir belge teslim edildiğini, bu belgenin teslimi ispat için yeterli görülemeyeceğini, müvekkilinin geçmiş ilişkiyi inkar etmediğini, ticari defterde de bu durumun anlaşıldığını, ancak müvekkilinin dava konusu faturalar içeriğindeki malların teslimini ve satın aldığını inkar ettiğini, Mahkemenin gerekçesinde yetkilinin kabulde bulunduğu belirtilmiş ise de, bu gerekçenin hatalı olduğunu, müvekkili şirket yetkilisinin böyle bir beyanda bulunmadığını, reddedilen kısım yönünden müvekkili lehine kötü niyet tazminatı talep edilmiş olmasına rağmen bu hususta herhangi bir tazminata hükmedilmemesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını, davanın reddini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının, taraflar arasındaki önceye dayalı ticari ilişkiyi kabul ettiği, ancak takibe konu faturalar yönünden sözleşme ilişkisini ve teslimi kabul etmediği, takibe konu faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacı tarafça sunulan faturaların teslim alan bölümlerinde isim ve imza bulunmadığı, davacının usulüne uygun tutulan ticari defterlerinde kayıtlı faturaların dayanağının da usulüne uygun olduğunu ispatlaması gerektiği, davacının ürünlerin bir kısmının bizzat personele teslim edildiğini iddia ettiği, bu hususta zimmet formlarına dayanmış ise de, zimmet formları Bilge Koruma Güvenlik... Ltd. Şti. antetli olduğu gibi teslim alan kısmındaki tüm isimlerin davalı şirket çalışanlarına ait olduğunun tespit edilemediği, bazı formların imza kısmında aynı işaretlerin yer aldığı, zimmet formlarının içeriklerinin takibe konu faturaların içeriği ile aynı olup olmadığının ispatlanamadığı, davacının diğer iddiasının ise ürünlerin bir kısmının davalı şirket tarafından bildirilen adrese kargo ve ambar ile gönderildiğine ilişkin olduğu, taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmadığı gibi kargo şirketinin yazı cevabına göre teslimatın içeriğine dair bir açıklama yer almayan, kime teslim edildiği tam olarak belirlenemeyen faturaya konu malların teslim edildiğinin kabulünün mümkün olmadığı, üniversitelerin yazı cevaplarında da personellerin kıyafetlerinin davacı şirket tarafından teslim edildiği hususunda bir cevap verilmeyip Yüzüncü Yıl Üniversitesi ve Eskişehir Üniversitesinin yazı cevaplarında, kıyafetlerin davalı şirket tarafından personele gönderildiğinin belirtildiği dikkate alındığında bu husustaki delillere göre de teslimin sübuta erdiğinden söz edilemeyeceği, elektronik postaların ancak yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilebileceği gibi mail içerikleri incelendiğinde, maillerin farklı tarihlere ilişkin siparişlere yönelik olduğu, fatura ve teslimat bilgisinin yer almadığı, bu durumda mailler ile birlikte tanık ifadesi değerlendirilerek teslimin ispatlandığından söz edilemeyeceği, açıklanan nedenlerle davalı yanca davaya konu faturalar yönünden teslimin ispatlanamadığı, davacının delil listesinde açıkça yemin deliline de dayanmadığı dikkate alınarak davanın reddine ve davacının kendi defterinde kayıtlı faturalar yönünden başlattığı takipte kötü niyetli olduğundan söz edilemeyeceğinden davalının tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın ve davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraflar arasında 2013 yılında davaya konu olan alışverişin gerçekleştiği 30.12.2013 tarihinde davalıya teslim edilen mallara ilişkin 187.954,84 TL tutarlı faturanın davalı şirkete teslimi sonrası faturaların ihtarname ile iade edildiğini, ancak ihtarname incelendiğinde faturaların tebliğ tarihi belirtilmediğinden faturalara ilişkin itirazlarının 8 gün geçtikten sonra yapıldığını ve aynı konuda 2 ihtarnamenin gönderilmesi durumunun bile davalının kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, faturaya konu ürünlerin teslim durumunun ürünleri alan kişilerin isim ve imzaları ile davalı ve davacı tanık beyanları ile aynı şekilde ifade edildiğini, davalıya tüm teslim yapılmasından sonra toplamı fatura edilmesinin tamamen davalı tarafın isteği olduğunu, teslime ilişkin fatura ile teslim edilen ürünlerin eşleştirilerek ve malları teslim alan davalı çalışanlarının SGK'dan belirlenerek teslimin faturalara ilişkin olup olmadığı belirlenmeden karar verildiğini, davalının davacı dışında malları başka yerden tedarik ettiğini ortaya koyamadığını, dosyadaki zimmet formları, sevk irsaliyeleri ve üniversitelerin beyanları ile malın teslim alındığının açık olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle satılan mal karşılığı kesilen fatura bedelinin ödenmediği iddiasıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:35:55

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim