Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/2893

Karar No

2023/6719

Karar Tarihi

22 Kasım 2023

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2019/2667 Esas, 2022/71 Karar

HÜKÜM: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2018/993 E., 2019/788 K.

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, Gelir Vergisi Kanunu kapsamında %5 vergi indirimi uygulamasından faydalanabilmesi için yasal mevzuatın aradığı bütün şartlara sahip olduğunu, 26.04.2018 tarihinde 2017 yılı için verdiği Kurumlar Vergisi Beyannamesinde "Vergiye Uyumlu Mükelleflere Vergi İndirimi" hükmünden faydalanmak istediğini, Kurumlar Vergisi üzerinden 145.249,50 TL vergi indirimi tutarını hesaplayarak bunu Marmara Kurumlar Vergi Dairesine bildirdiğini, ancak Gelir İdaresinin müvekkili şirketin mahsup talebini işleme koymadığı gibi indirime konu vergi için 12.07.2018 tarihli ödeme emri gönderdiğini, Gelir İdaresinin buna gerekçe olarak şirketin Haziran 2015 dönemine ait KDV ve Muhtasar beyannameleri süresinde verilmiş olmasına rağmen, tahakkuk eden vergilerin süresinde ödenmemesi nedeniyle vergi indiriminden faydalanılamayacağını belirttiğini, müvekkili şirketin yasal mevzuata uygun olarak vergi beyannamelerini verdiğini, bu beyannameler gereği tahakkuk eden vergilerini de süresinde ödediğini, müvekkili şirketin tahakkuk eden vergilerini davalı bankanın Gayrettepe Ticari Şubesine verdiği talimatlarla ödediğini, Gelirler İdaresinin mahsup talebini reddetmesi üzerine yapılan araştırmada, vergilerini düzenli ve süresinde ödeyen müvekkilinin davalı bankadan kaynaklanan sebeplerle bir gün gecikmeli olarak ödendiğinin anlaşıldığını, davalı bankanın müvekkili şirketin yazılı talimatlarına aykırı olarak sistemlerindeki arıza nedeniyle vergi ödemelerini bir günlük gecikme ile yapmasının Gelir İdaresi nezdinde müvekkili şirketin tahakkuk eden vergilerinin süresi içerisinde ödenmemesine neden olduğunu, dolayısıyla müvekkili şirketin davalı bankanın sebep olduğu gecikme nedeni ile son iki yılda tahakkuk eden vergi beyannamelerini süresinde vermiş olmasına rağmen kanuni süresi içinde ödemediği kabul edilerek vergi indiriminden yararlanamadığını ileri sürerek 145.249,50 TL zararı ile geç ödeme nedeniyle ödenen 5.953,47 TL gecikme zammının toplamı olan şimdilik 151.202,97 TL'nin ihtarnarname tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalı bankadan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu olayda müvekkili bankaya kusur izafe edilemeyeceğini, bahse konu teknik arızanın hiçbir şekilde davalı bankanın sistemlerinden kaynaklanmadığını,30.07.2015 tarihinde yapılmış olması gereken vergi ödemesinin geç yapılmış olmasının sebebinin müvekkili banka ile GİB arasındaki tahsilat sisteminde oluşan veri akışına dair teknik arıza olduğunu, bankanın gerek talimatın iletildiği gün olan 30.07.2015 tarihinde gerekse de sonrasında her türlü çabayı gösterdiğini, 30.07.2015 tarihinde gece yansına kadar sistemin düzeltilmesi için her türlü girişim denendiğini, GİB teknik yetkililerinin dahi arızanın bankanın sistemlerinden kaynaklanmadığını açıkça teyit ettiğini, hiçbir şekilde müvekkili bankadan kaynaklanmayan teknik bir arıza sebebiyle indirim hakkından faydalanılamadığına yönelik müvekkili bankaya kusur izafesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı firmanın davalı banka nezdindeki mevduat hesabından online vergi ödemelerine ilişkin talimat verildiği halde hesapta para olmasına rağmen banka sisteminde yaşandığı ifade edilen sorun nedeniyle ödemenin gecikmeli olarak bir gün sonra 31.05.2017 tarihinde gerçekleştirildiğinin sabit olduğu, gecikmeli olarak yapılan ödemenin vergi mevzuatı dikkate alındığında davacı uhdesinde tahakkuk olunan miktar üzerinden 2018 yılı kurumlar vergisinin %5'ine tekabül eden 145.249,50 TL ile davacı şirket tarafından ödenmek durumunda kalınan 5.953,47 TL'lik gecikme zammı olmak üzere 151.202,97 TL zarar meydana getirdiğinin tespit edildiği, taraflar arasındaki ilişkinin sözleşme temelinde irdelenmesi gerektiği, her halükarda davalı bankanın davacı şirkete ilişkin vergi ödemelerinin süresi içerisinde Gelir İdaresi Başkanlığı'na elektronik ortamda banka ile kurum arasındaki sistemsel bağlantı üzerinden süresinde yapılması taahhüdünde bulunduğundan gecikmeden kaynaklı oluşan maddi zararı tazmin yükümlülüğünün doğacağı, somut olayda sorumluluğun bankaya ait olduğu, davacıya zararın artmasına sebebiyet vermesine yönelik müterafik herhangi bir kusur atfının söz konusu olmadığı, davacı uhdesinde oluşan zararın bankanın sözleşme ilişkisi nazarında sorumluluğuna aykırı davranmasıyla oluşan doğrudan zarar olduğu, sistemden kaynaklı arızanın bankayı sorumluluktan kurtaracağı yönündeki iddianın kabul edilemeyeceği, bu hususun davalı bankanın taahhüdü kapsamında sorumluluğunun ortadan kalkması ya da tenkise sebebiyet vermesi gibi bir neticeye sebep olamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne 151.202,97 TL'nin 12.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı talebinin zamanaşımına uğradığını, davacı tarafından vergi ödemesindeki gecikmenin müvekkili bankanın kusurundan kaynaklandığını 2018 yılında öğrenildiğinin kabul edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkili bankanın güven kurumu ve basiretli bir tacir olmasının gerekliliklerine uygun şekilde, davacının vergi ödeme talimatını süresi içerisinde sözleşme hükümlerine göre dava dışı kuruma ilettiğini, müvekkili bankanın sistemi dışında kaynaklı teknik arıza nedeniyle iddia edilen zararın oluşmasında müvekkil bankaya kusur izafe edilemeyeceğini, davacının iddia ettiği zararın doğmasına sebebiyet veren aksaklığın Gelir İdaresi Başkanlığı'nın hizmet aldığı operatör firma olan Türk Telekom Şirketi'nden kaynaklandığını, 30.07.2015 tarihinde yapılması gereken vergi ödemesinin gerçekleştirilememesinin sebebinin, müvekkili banka ile Gelir İdaresi Başkanlığı arasındaki tahsilat sisteminde oluşan veri akışına dair teknik arıza olduğunu, olay tarihinde Türk Telekom A.Ş. sistemleri üzerinde inceleme yapılmadığını, bankanın 30.07.2015 tarihinde gece yarısına kadar sistemin düzeltilmesi için her türlü girişimin denendiğini, ancak giderilemeyen ve bankadan kaynaklanmayan teknik arızanın hukuki sonuçlarının, kusur sorumluluğu çerçevesinde müvekkili bankaya izafe edilmesinin hukuk, hakkaniyet ve iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığını, davacı tarafından dosyaya geç ödemenin bankaları sistemlerinden kaynaklandığına yönelik herhangi somut delil sunulmadığını, HMK hükümleri gereğince ispat yükünün davacıda olduğunu, davacının iddiasını ispat edemediğini, bu konuda teknik bir inceleme yapılması için ek raporun alınması belirtilmişse de, mahkemenin yetersiz inceleme yapılan söz konusu bilirkişi heyeti tarafından oluşturulan raporu hükme esas aldığını, mahkeme tarafından davacının iddia ettiği zararın gerçekten mevcut olup olmadığının araştırılmadığını, ayrıca davacının iddia ettiği zararına, bir günlük gecikme zammının da dahil edildiği görülmekte olup; bu zammın müvekkili banka tarafından müşteri memnuniyeti yaklaşımı kapsamında halihazırda ödenmiş olduğunun göz ardı edildiğini, davacının süresi içerisinde vergi mahkemesinde dava açmadığını, zararın meydana gelmesine kendisinin sebebiyet verdiğini, davacının, bu kadar yüksek meblağda bir indirim hakkı kazanabilmesine olanak sağlayacağını iddia ettiği vergi ödemesi ile ilgili talimatını son gün verdiğini, vergi ödemesini son güne bırakmasaydı sistemlerde arıza yaşansaydı dahi ertesi güne kadar çözülebilme imkânı sayesinde iddia ettiği zararın hiç ortaya çıkmayacağını, haksız fiile dayalı tazminatın koşullarının oluşmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı firmanın davalı banka nezdindeki mevduat hesabından online vergi ödemelerine ilişkin talimat verdiği halde hesapta para olmasına rağmen online sistemde yaşandığı ifade edilen sorun nedeniyle ödemenin gecikmeli olarak bir gün sonra yani 31.05.2017 tarihinde gerçekleştirildiğinin sabit olduğu, her ne kadar davalı tarafça yargılama sırasında, vergi ödemesinin bir gün gecikmesinin sebebinin müvekkili banka ile GİB arasındaki tahsilat sisteminde oluşan veri akışına dair teknik arıza olduğu, bu nedenle kusur ve sorumluluklarının bulunmadığı savunulmuş ise de davalı bankanın 05.09.2018 tarihli yazısında banka sistemlerinde yaşanan sorun nedeniyle gecikmeli ödeme yapıldığının belirtildiği, yine taraflar arasındaki otomatik ödeme talimat ve taahhüdüne dair sözleşmesel ilişki bulunduğu nazara alındığında davalı bankanın gecikmeden kaynaklı oluşan zarardan müşterisine karşı sorumlu olduğu, ödemenin zamanında yapılması halinde davacının bu indirim hakkından faydalanabilmesi için gerekli şartları sağladığının bilirkişi raporu ile tespit edildiği, davacı tarafça, 31.07.2015 tarihinde yapılan ödeme nedeniyle davalı banka tarafından davacıya iade edilen bir günlük gecikme zammının dava konusu edilmediği, dolayısıyla bu yönde bir hüküm de kurulmadığı, davacının işbu davayı açmadan önce kurumlar nezdinde söz konusu durumun düzeltilmesi için gerekli başvuruları yaptığı, davacının ayrıca vergi mahkemesinde dava açmamasının bu davayı açmasına engel olmadığı, söz konusu teknik arızanın dava dışı 3. şahısların kusuru nedeniyle oluştuğunun kabulü halinde dahi davalı tarafça bu hususta gerekli hukuki yollara başvurulabileceği, davalının zamanaşımı def'ini süresinde ve usulüne uygun olarak ileri sürmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararı bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, kusurlu bankacılık hizmetinden kaynaklandığı iddia edilen zararın tazmini istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

  3. 6098 sayılı Türk Borçlar kanunu'nun 49 uncu maddesi.

  4. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:58:25

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim