Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/4692
2023/6701
21 Kasım 2023
MAHKEMESİ: Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2019/2868 Esas, 2022/807 Karar
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Kelkit Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2018/78 E., 2019/184 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 21.11.2023 günü hazır bulunan davacılar vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin babaları müteveffa ...'nin 02.12.2017 tarihinde vefat ettiğini, sağlığında hiçbir işle uğraşmadığını, bir şirketi, tarımsal kooperatifi, ticari işletmesi, hatlı arabası, yahut para alışverişine konu faaliyetinin bulunmadığını, davalının ne surette bu senedi aldığını açıklamasının dahi mümkün olmadığını, vefat ederken yaşının 84 olduğunu, müvekkillerinin babaları ...’nin vefatından sonra Kelkit İcra Dairesinin 2018/25 E. sayılı dosyası ile 770.00,00 TL tutarında bir senedin müvekkilleri aleyhine takibe konulduğunu, ...'nin senedi imzaladığı iddia edilen düzenleme tarihinde 84 yaşında olduğunu, müvekkillerinin takip alacaklısı şahsa böyle bir borcunun bulunmadığını, senedin iktisabının kötü niyetli olduğunu ve irade fesadı ile kazanımın gerçekleştiğini, müteveffa ...’den sağlığında almış oldukları senedi vefatından sonra takibe koyduklarını, müteveffa ...’nin ciddi sağlık problemlerinin olduğunu bildikleri için vefatını beklediklerini ve vefatından sonra müvekkillerine icra takibini başlattıklarını, takibin haksız ve kötü niyetli olduğunu, senedin hile, ikrah yolu ile müteveffanın düşkünlüğü ve zayıflığından çirkince yararlanılarak ele geçirildiğini iddia ederek dava konusu 16.12.2015 düzenleme tarihli, 04.02.2017 ödeme günlü, 770.000,00 TL bedelli bononun iptaline, müvekkillerinin borçlu olmadıklarının tespitine, kötü niyetli takip tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların iddialarının doğru olmadığını, muris için mahkemece verilmiş bir kısıtlama kararı olmaması, davacılar tarafından bu yönde yapılmış bir başvurunun dahi olmadığı gözetildiğinde davacıların iddiasına itibar edilemeyeceğinin açık olduğunu, müvekkilinin alacağının kıymetli evrak niteliğini haiz senede dayandığını, senedin illetten mücerret olduğunu, dolayısıyla davacıların borç ilişkisinin sebebini araştırmalarının yersiz olduğunu, menfi tespit davasında ispat yükünün davacı borçluda olduğunu, müvekkilinin alacağının senede dayanıyor olması ve davacıların borçlu olmadıklarını yazılı delil ile ispat etmeleri gerekliliği düşünüldüğünde dava dilekçesindeki iddialarının anlamsız kaldığını, ayrıca davacı yan tarafından talep olunan imza incelemesi yaptırıldığı takdirde senetteki imzanın müteveffaya ait olduğunun anlaşılacağını savunarak davanın reddi ile tazminat istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dinlenen tanık ve taraf beyanlarından muris ...'nin yaşlı olduğu, son zamanlarda olayları ve kişileri hatırlamakta zorluk çektiği, ölmeden önce kronik rahatsızlıklarının mevcut olduğu, ...'nin ekonomik olarak iyi durumda olduğu, emekli maaşının olduğu, davalının muris ...'den aralarındaki ilişkiyi kullanarak yaşından ve hastalıklarından faydalanarak takibe konu senedi almış olduğu, davalının Kelkit Cumhuriyet Başsavcılığında vermiş olduğu ifadesinde, murise evinde bulunan paradan 770.000,00 TL' yi elden borç olarak verdiğini, karşılığında takibe konu senedi aldığını beyan ettiği, yapılan sosyal ve ekonomik araştırmalar ile dosyada toplanan delillerden murisin davalıdan yüksek miktarda borç almasını gerektiren bir sebebin olmadığı, ayrıca davalının beyanlarının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, murisin senedin verildiği iddia edilen tarihte 82 yaşında olduğu da dikkate alındığında senedin hile ile alındığının anlaşıldığı gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabul, kısmen reddine, Kelkit İcra Müdürlüğünün 2018/25 E. sayılı takip dosyasına konu olan 770.000,00 TL bedelli senetten dolayı davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine, Kelkit İcra Müdürlüğünün 2018/25 E. sayılı takip dosyasından başlatılan takibin iptaline, davacıların kötü niyet tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bazı davacılar bakımından dosyanın işlemden kaldırılması gerektiğini, müvekkilinin alacağını davacılara icra takibinden önce bildirdiğinde, mirasçıların tanık olarak ... ismi üzerinden müvekkiline 200.000,00 TL verebileceklerini beyan ettiklerini, bu anlamda müteveffanın borçlu olduğunu davacılar da bilmesine karşın böylesine bir dava açıldığını, müvekkilinin icra işlemine başlamadan önce davacılara borçlarını ödemelerini ihtar ettiğini, fakat ödeme olmayınca icra yoluna başvurmak zorunda kalındığını, müvekkilinin kötü niyetli olsa bu alacağını ciro etmek suretiyle 3. kişilere de devredebileceğini, fakat böyle bir işlem dahi yapılmadığını, davacı taraf müteveffanın hastalığından bahsetse de dosyaya gelen bu anlamda hiçbir rapor olmadığı gibi bunun aksini gösterir şekilde yani senet düzenlendiği tarihlerde müteveffanın sağlıklı olduğunu gösterir (vekâlet/kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığına dair deliller vs.) delillerin dosyada mevcut olduğunu, fakat yerel Mahkemenin sadece yorum yapan tanıkların soyut anlatımlarını dikkate alarak müteveffanın sağlık sorunları olduğu kanaatine vardığını, davacı tarafın müvekkilinin husumetli olduğu bir tanığı ve taraflar arasındaki ilişkiyi dahi bilmeyen iki tanığı dinletmek suretiyle böylesine bir davayı kazanmayı hedeflediklerini, fakat bahse konu davanın kamu güvencesine haiz kambiyo senedine ilişkin bir dava olduğunu, kamu güvencesine haiz bu senedin ve dayanağı icra takibinin sadece üç tanığın soyut ve taraflı beyanları ile karara bağlanmasının yerinde olmadığını, soruşturma dosyasından bahsedilse de Mahkemece bu dosyanın sonucu beklenilmeden karar verilmesinine hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekili, davacı ... dışında diğer davacıların kendilerini ikinci celseden itibaren vekil ile temsil ettirmedikleri, bu nedenle davacılardan ... dışındakiler yönünden dosyanın işlemden kaldırılmasına ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararı istinaf etmiş ise de, dosya içerisindeki vekâletname ile davacılar ..., ..., ..., ..., ...'nin Avukat ...'a usulüne uygun vekâletname verdikleri ve davacıların tamamının Avukat ... tarafından davanın tüm aşamalarında ve duruşmalarında temsil edildiği anlaşıldığından davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazının yerinde görülmediği, dava ve takip dosyası içeriğine göre, davacıların murisi ... ile davalı arasında takip konusu 770.000,00 TL bedelli senedin davalıya verilmesini gerektirecek bir ticari ilişkinin bulunmadığı, davacılar murisinin senedin keşide edildiği 16.12.2015 tarihinde .... Noterliğinin 16.12.2015 tarihli ve 20838 yevmiye numaralı işlemini gerçekleştirdiği ve İstanbul İli'nde olduğunun dosya kapsamından anlaşıldığı, senedin keşide yerinin Kelkit İlçesi olduğu, davacıların murisinin davalı ile birlikte 17.12.2015 tarihli TK 2654 sefer sayılı THY'nin tarifeli uçağı ile İstanbul Erzincan seferi ile yolculuk yaptıkları, bu itibarla senedin düzenleme tarihi ile düzenleme yerinin gerçeği yansıtmadığı, davalının ise savunmalarında Kelkit İlçesi'ndeki evinde bulunun 770.000,00 TL parayı nakit olarak muris ...'ye verdiğini savunmasının mevcut deliller ile çeliştiği, murisin senedin düzenleme tarihindeki yaşı ve sağlık durumu gözetilerek senedin murisin elinden hile ile alınarak daha sonra gerçeğe aykırı şekilde doldurulduğunun anlaşılmasına göre dosyadaki yazılara göre İlk Derece Mahkemesi kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir aykırılığın bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri kısmen tekrarlayarak Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, müşterek muris tarafından düzenlenen bono nedeniyle haklarında başlatılan icra takibinde davacıların borçlu olmadıklarının tespiti istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.
- Değerlendirme
Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince yukarıda açıklanan gerekçelerle senedin hile yolu ile alındığı kabul edilerek Kelkit İcra Müdürlüğünün 2018/25 E. sayılı takip dosyasına konu olan 770.000,00 TL bedelli senetten dolayı davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine, Kelkit İcra Müdürlüğünün 2018/25 E. sayılı takip dosyasından başlatılan takibin iptaline karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince de yine yukarıda açıklanan gerekçelerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ise de, dosyada toplanan deliller, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesi karar gerekçeleri bu aşamada senedin hile ile alındığını ispata yeterli değildir. Zira iddia olunan hile olgusu, henüz kesin, net ve inandırıcı delillerle ispatlanmıştır. Davacı tarafça sunulan dava dilekçesinde ve diğer dilekçelerde senetteki imzanın da davacıların murisine ait olmadığı/olmayabileceği iddiası ileri sürülmüş olup bu iddia çerçevesinde İlk Derece Mahkemesince bir inceleme yapılmadığı gibi hile olgusunun değerlendirilmesi için dava konusu senet ile ilgili yürütülen soruşturma dosyası da irdelenmemiştir. (Soruşturma dosyasında alınan beyanların değerlendirilmesi, takipsizlik kararı mı verildi, ceza davası açıldımı, açılması hâlinde sonucunun beklenilmesi) Bu şekilde eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
-
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
-
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:00:16