Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/3040
2023/6672
20 Kasım 2023
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/254 Esas, 2022/220 Karar
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 201/632 E., 2021/776 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalının akrabası olan ... ve ...'ın sahibi olduğu ... Tekstil'e iplik sattığını, ... ve ... iplikleri akrabaları olan davalı ...'a sattığını, davalının satın aldığı bu malların karşılığı verdiği toplamda 274.000,00 TL çekleri vadesinde ödeyemeyen davalı borcuna karşılık evini müvekkiline devretmişse de davalının eşinin aile konutuna dayanarak açtığı davanın kabulüne karar verildiğini, bahsekonu davada davalının müvekkiline olan borcunu ikrar ettiğini, akabinde müvekkiline verilen çeklerden dolayı başlatılan takibe davalının itirazının haksız olsuğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davalının davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı ile davalı arasında herhangi bir ticari ilişkinin (temel ilişki) olmadığını, takibe ve davaya konu çeklerin, alacağın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava ve takibe konu zaman aşımına uğramış çeklerin hamiline düzenlendiği, davalının keşideci olduğu, davacının ise hamil olduğu ve davacı ile davalı arasında temel ilişkinin bulunmadığının dosya kapsamı itibariyle sabit olduğu, taraflar arasında temel ilişki bulunmadığından, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 732 nci maddesi uyarınca davacı hamilin çekten kaynaklı haklarını davalı keşideciye karşı sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre çeklerin zamanaşımına uğradığı tarihleri takip eden tarihten itibaren bir yıl içerisinde ileri sürebileceği, somut olayda 4 adet çekin keşide tarihleri itibariyle çekte zamanaşımı süresinin 6 ay olduğu (6102 sayılı Kanun'un 814 üncü maddesi 31.01.2012 tarih ve 6273 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile birinci ve ikinci fıkrada yer alan "altı ay" ibareleri "üç yıl" şeklinde değiştirilmiştir), bu çeklerin ibraz sürelerinde tahsil için bankaya ibraz edilmediği ve ibraz tarihleri itibariyle 6 aylık sürenin geçirilmesi nedeniyle çeklerin zamanaşımına uğrayarak kambiyo vasfını yitirdiği ve 6 aylık sürenin dolmasını takiben davacı alacaklının 6102 sayılı Kanun'un 732 nci maddesi uyarınca 1 yıllık sürede sebepsiz zenginleşme hakkını kullanmadığı gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, şartlar oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin de reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Bakırköy 6.Aile Mahkemesinin 2017/666 E. sayılı dosyasında ...'ın ticari ilişkiyi ikrar ettiğini, taşınmazı borunun teminat olarak verdiğini beyan ettiğini, davacı tanıklarının da ticari ilişkiye şahit olduklarını beyan ettiklerini, davalı ..., çekteki ciranta ... ve müvekkili arasında iplik satışına dayalı üçlü bir ticari alışveriş olduğunu, müvekkilinin taşınmazın kendi adına kayıtlı olduğu süre zarfında alacağını aldığını düşünerek çeklerden dolayı işlem yapmadığını, taşınmazın müvekkiline devredildiği tarihin 08.07.2010 olduğunu, taşınmazın devredildiği tarihte çeklerin zamanaşımı süresinin dolmadığını, Bakırköy 6. Aile Mahkemesinin 2017/666 E., 2017/960 K. sayılı kararının 12.06.2019 tarihinde kesinleştiğini, 1 yıllık zamanaşımı süresinin işlemeye başladığı tarihin tapu iptali ve tescil davasının kesinleştiği tarih olması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle, kötüniyet tazminatı taleplerinin reddinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bu yönüyle kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında temel ilişki bulunmadığından, 6102 sayılı Kanun'un 732 nci maddesi uyarınca davacı hamilin çekten kaynaklı haklarını davalı keşideciye karşı sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre çeklerin zamanaşımına uğradığı tarihleri takip eden tarihten itibaren bir yıl içerisinde ileri sürebileceği, somut olayda 4 adet çekin keşide tarihlerinin 2010 yılına ilişkin olup keşide tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (mülga 6762 sayılı Kanun) 726 ncı maddesini değiştiren 6273 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin yürürlüğe girdiği 03.02.2012 tarihinden önce ibraz süresi dolan çeklerde altı ay, ibraz süresi bu tarihten sonra dolan çeklerde ise üç yıl olduğu, davaya konu çeklerin keşide tarihinde tahsil için bankaya ibraz edilmediği ve ibraz tarihleri itibariyle 6 aylık sürenin geçirilmesi nedeniyle çeklerin zamanaşımına uğrayarak kambiyo vasfını yitirdiği ve 6 aylık sürenin dolmasını takiben davacı alacaklının 6102 sayılı Kanun'un 732 nci maddesi uyarınca 1 yıllık sürede sebepsiz zenginleşmeye dayalı talepde bulunmadığı, davalının zamanaşımı def'inin yerinde olduğu, davacı vekili çek karşılığında evin tapusunun verildiğini, sebebsiz zenginleşme zamanaşımı süresinin tapunun iptal edildiği tarihten başlaması gerektiğini ileri sürmüş ise de, Bakırköy 6.Aile Mahkemesinin dava dosyasında davalının evin çeklere karşılık verildiği yolunda açık bir kabulü bulunmadığından sebebsiz zenginleşmeye ilişkin 1 yıllık zamanaşımı süresinin tapunun iptaline ilişkin kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren işlemeye başlaması gerektiği yolundaki istinaf nedeninin yerinde olmadığı, davalı vekili kötüniyet tazminatı talebinde bulunmuş ise de davalının keşidecisi bulunduğu çeklere dayalı olarak takip başlattığı, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verildiği, icra takibinin kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından davalı vekilinin kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf aşamasındaki itirazlarını yinelemiş, tapu iptal tescil davasında davalının borcu ikrara yönelik beyanlarının olduğunu, taraflar arasında temel ilişkinin varlığına dair tanık beyanlarının olduğunu, bu hususların değerlendirilmediğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
- Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf aşamasındaki itirazlarını yineleyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının aleyhe olan kısmının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, süresinde ibraz edilmeyen çeklere dayanılarak başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
6102 sayılı Kanun'un 732 nci maddesi.
3.6767 sayılı Kanun'un 726 ncı maddesini değiştiren 6273 sayılı Çek Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 7 nci maddesi.
-
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
-
Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden taraflara ayrı ayrı yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:01:00