Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/2892

Karar No

2023/6671

Karar Tarihi

20 Kasım 2023

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2019/1782 Esas, 2022/157 Karar

HÜKÜM: Yeniden hüküm tesis ile davanın kabulü

İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2016/1300 E., 2019/146 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 19.09.2014 tarihli 139.020,00 TL bedelli fatura karşılığında davalı şirketten 4 adet kum filtresi satın aldığını, filtrelerin ihbar olunan şirket tarafından 2015 yılı Ocak ayında müvekkiline teslim edildiğini, sonrasında üründe sorunlar çıktığını, defalarca yapılan tamir işlemine rağmen üründeki sorunların giderilemediğini, müvekkilinin maddi olarak zarara uğradığını, davalıya bilgi verilmesine rağmen sorunların giderilemediğini, kum filtrelerinin davalı tarafından taahhüt edilen niteliklere sahip olmadığı ve gizli ayıplı olduğu tespit edilerek 05.04.2016 tarihli ihtarname ile davalıya ayıp ihbarında bulunulduğunu, buna rağmen arızaların giderilmemesi üzerine ürünün yenisi ile değiştirilmesi için delil tespiti yaptırıldığını, ürünlerin gizli ayıplı olduğunun tespit edildiğini ileri sürerek sözleşmeden dönme hakkı kullanılarak ürün bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte iadesine, ayıplı mal nedeniyle uğranılan şimdilik 1.000,00 TL zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili 31.10.2018 tarihli ıslah dilekçesiyle, dava değerini 173.114,08 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; ayıp ihbarının süresinde olmadığını, müvekkilinin üretici olmadığını, davacının istediği kum filtrelerinin dava dışı üretici ihbar olunan şirketten alındığını, müvekkilinin ihbar olunan şirketten satın aldığı kum filtrelerini davacıya sattığını, kum filtrelerinin üretici firma tarafından davacının işletmesine getirilerek devreye alındığını, davacının ürünlerin sorunlu olduğunu bildirmesi üzerine, davacının üretici firmaya yönlendirildiğini, üretici firmanın teknik servis göndermesine rağmen sorunların kısa bir süre sonra tekrarlandığını, sonrasında 2 defa daha tekrar servis gönderilmesine rağmen sorunların tekrarladığını, bunun üzerine üretici firmaya 16.03.2016 tarihinde, satılan malın ayıplı olduğu kabul edilerek tamir edilmesi hususunda ihtarname keşide edildiğini, ancak üretici firmanın ayıbı gidermediğini, oluşan zarardan üretici firmanın sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ayıp ihbarının süresinde yapıldığı, davacının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 227 nci maddesinde yer alan seçimlik haklardan, sözleşmeden dönme ve genel hükümlere göre uğramış olduğu zararlan talep etme hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davacı tarafın sözleşmeden dönmeye yönelik talebinin kabulü ile sözleşme konusu 4 adet filtrenin davalı tarafa iadesi koşulu ile iade edilecek ürün bedeli olarak 117.814,08 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının ayıplı maldan dolayı zararı olarak hesaplanan tuzlu su bedeli 14.500,00 TL, onarım bedeli 11.800,00 TL ve ayıplı ürünlerin çıkarılıp yeni ürünleri yerleştirilmesi sebebiyle hesaplanan 29.000,00 TL olmak üzere toplam 55.300,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin yalnızca dava konusu kum filtrelerinin kağıt üzerinde satışını yaptığını, filtrelerin üretiminin dava dışı şirket tarafından yapılarak doğrudan davacı adresine teslim edildiğini, filtrelerin akvaryuma taşınması ve montajının ise bizzat davacı tarafından yapılarak montaj işlemlerinin hepsinin, dava dışı ihbar olunan şirket tarafından onaylandığını, müvekkilinin, filtrelerin üretim sürecine, nakliyesine ve montajına dahil olmadığını, filtrelerdeki gizli ayıplara sebep olamayacağını, üretici firmanın kontrol yapmasına rağmen tespit edemediği bir ayıptan, malın yalnızca satışını sağlayan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, davanın kısmi açıldığını, dava konusu alacağa ıslah harcının yatırıldığı tarihten itibaren avans faizi işletilmesi gerektiğini, belirsiz alacak davası olarak kabul edilemeyeceğini, zira davacının davayı açmadan önce zararını tespit ettirerek dava dilekçesinde zararını kalem kalem yazdığını, zarara üretici firmanın neden olduğu kanıtlanmasına rağmen hangi gerekçeyle zararın müvekkiline yüklendiğinin gerekçede açıklanmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ile 6098 sayılı Kanun'un 223 ncü maddesinin ikinci fıkrasında ayıbın niteliğine göre satıcıya ihbar sürelerinin belirtildiği, 6098 sayılı Kanun'un 227 nci maddesinde satılanın ayıplı olması halinde alıcının seçimlik haklarının, satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkan varsa satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme olarak belirlendiği, somut olayda, dava konusu kum filtrelerinin davalı tarafından dava dışı üretici şirketten satın alınarak 19.09.2014 tarihli fatura ile KDV dahil 139.020,00 TL bedelle davacıya satışının yapıldığı, kum filtrelerinin 2015 yılı Ocak ayında davacıya teslim edildiği ve montajının yapıldığı, ancak montajdan sonra 2015 yılı Eylül ayından itibaren arızalanarak akvaryuma kum sızdırmaya başladığı, birden fazla olmak üzere onarım yapılmasına rağmen arızaların giderilemediği, yarılmalar nedeniyle su baskınına neden olduğu, davacının mail yazışmalarıyla süresinde ayıpları davalı satıcıya ihbar ettiği, sonrasında da 05.04.2016 tarihli ihtarname ile yine ayıp ihbarında bulunduğu, dolayısıyla ayıp ihbarının süresinde olduğu, bu hususun davalının da kabulünde olduğu, davacı tarafından yaptırılan delil tespiti sonrası düzenlenen bilirkişi raporu ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda ayıbın üretimden kaynaklanan gizli ayıp olduğu, kullanımdan kaynaklanmadığının belirlendiği, ayıplı ürünler nedeniyle davacının 14.500,00 TL+KDV tuzlu su kaybı, 11.800,00 TL+KDV onarım bedeli ve 29.000,00 TL+KDV filtrelerin yerleştirilmesi ve sökülmesi sırasında yıkılarak yeniden yapılması gereken duvara ilişkin bedel olmak üzere toplam 55.300,00 TL KDV hariç zarara uğradığı, davalı satıcının 6098 sayılı Kanun'un 219 uncu maddesi hükmü gereği satılanın ayıplı olması nedeniyle oluşan zararlardan alıcıya karşı sorumlu olduğu, satılandaki ayıbın üretim hatasından kaynaklanmasının davalı satıcının sorumluluğunu ortadan kaldırmadığı, bu nedenle Mahkemece, davacının sözleşmeden dönme seçimlik hakkını kullanması sonucunda ayıplı malın iadesi ile bedeline ve ayıplı ürünler nedeniyle oluşan zararın davalıdan tazminine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak 6098 sayılı Kanun'un 227 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca sözleşmeden dönme halinde birlikte ifa kuralı gereği, ayıplı malların davalılara fiilen iadesi tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin doğru görülmediği, davanın 1.000,00 TL dava değeri üzerinden kısmi dava olarak açıldığı, 01.11.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile de satış bedeli ve oluşan zarar kalemleri bakımından dava değerinin ıslah edildiği, davacı tarafça dava öncesinde 05.04.2016 tarihinde ihtarname keşide edilmişse de ihtarnamede ödeme talebi bulunmadığı, dava açılır iken ayıp nedeniyle uğranılan zarar kalemine faiz talep edilmediği, ıslah ile de arttırılan kısım için ödeme tarihlerinden itibaren faiz talep edildiği, dava açılması saklı tutulan haklar yönünden temerrüt oluşturmadığından, ıslah dilekçesi ile talep edilen miktar yönünden temerrüdün, ıslah harcının yatırıldığı 01.11.2018 tarihinde gerçekleştiği, bu durumda 1.000,00 TL tazminat bakımından faize hükmedilmemesi, ıslahla artırılan 54.300,00 TL yönünden de ıslah tarihi olan 01.11.2018 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeninden hüküm tesisine, davanın kabulüne, davacı tarafın sözleşmeden dönmeye yönelik talebinin kabulü ile sözleşme konusu olan 4 adet filtrenin davalı tarafa iadesi koşulu ile iade edilecek ürün bedeli olarak 117.814,08 TL'nin satım konusu malların fiilen iade edildiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının ayıplı maldan dolayı zararı olarak hesaplanan 14.500,00 TL tuzlu su bedeli, 11.800,00 TL onarım bedeli ve 29.000,00 TL filtrelerin yerleştirilmesi ve sökülmesi sırasında yıkılarak yeniden yapılması gereken duvar bedeli olmak üzere toplam 55.300,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, hükmedilen tazminatın ıslah ile artırılan 54.300,00 TL kısmına ıslah tarihi olan 01.11.2018 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kağıt üzerinde satış yapan müvekkilinin üretici firmadan kaynaklanan gizli ayıptan sorumlu tutulamayacağını, davada öncelikle zararın kaynağı tespit edilerek husumetin buna göre belirlenmesi gerektiğini, davanın davacıya satılan malların garantisini veren dava dışı şirkete yöneltilmesi gerektiğini, zararın meydana gelmesinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığı kanıtlandığı halde hangi gerekçe ile kusurun müvekkiline yüklendiğinin açıklanmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava taraflar arasındaki satış sözleşmesi sonrası davacıya teslim edilen ürünün ayıplı olduğundan bahisle oluşan zararın tazmini ve sözleşmeden dönerek ürün bedelinin iadesi talebine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

  3. 6102 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesi.

  4. 6098 sayılı Kanun'un 219, 223 ve 227 nci maddeleri.

  5. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:01:00

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim