Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/3122
2023/6663
20 Kasım 2023
MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2019/2083 Esas, 2021/1133 Karar
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2018/232 E., 2019/782 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında nar alım satım sözleşmesi düzenlendiğini, davalıya güvence bedeli olarak 30.000,00 TL ödendiğini, sözleşmeye göre davalının 200 ton hicaz narını teslim etmesi gerekirken 124.911 kg nar teslim ettiğini, 75.089 kg ürünün teslim edilmediğini, davalıya ihtarname gönderildiğini, müvekkilinin eksik teslim edilen ürünü yurt dışına gönderemediğini, bundan dolayı kâr kaybına uğradığını, eksik teslim edilen mal için ithalatçı firmadan alınan 65.625,00 USD bedeli iade etmek zorunda kaldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin davalının uhdesinde bulunan güvence depozito bedeli alacağı olarak 30.000,00 TL ve davalının sözleşme gereklerine uymadığından dolayı müvekkilinin uğradığı kâr kaybı ve ticari itibar nedeniyle 80.000,00 TL olmak üzere toplamda 110.000,00 TL'nin 16.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsilini karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket ile davacı arasında nar alım satımına ilişkin sözleşmesinin düzenlendiğini, sözleşmenin 2 nci maddesinde satışa konu olan mallar 4 numaralı soğuk hava deposunda bulunan 200 ton nar olduğunu, 4 numaralı deponun hacminin de 200 ton olduğunu; ancak sözleşmenin 4 üncü maddesinde açıkça depoda bulunan 200 ton narın içerisinden 9 12 boyunda olanların alınacağı, ayrıca güneş yanığı ve ikinci (ıskarta) narların da alınmayacağı ve bu narların davalı şirkette kalacağını, alınmayacağının belirtildiğini, sözleşmeye göre müvekkilinin taahhüdünün 200 ton nar satışı olmayıp 200 tonluk narın içerisinden 4 üncü maddede belirtildiği şekilde 9 12 boylarında olanların ve güneş yanığı ile ıskarta olmayanların satışı olduğunu, 200 ton nar satışı satmayı taahhüt etmediğini, davacıya 07.12.2016 ve 03.01.2017 tarihinde yapılan mal satışlarından sonra davacının ürün talebi olmadığını, davacının müvekkiline 30.000,00 TL ödeme yapmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında akdedilen sözleşmeye göre, davalının teslim etmesi gereken ürün miktarının 200 ton olarak belirlenmediği, 200 ton ürünün bulunduğu depodaki narlardan sözleşmede nitelikleri belirlenen ürünlerin seçileceği, diğerlerinin alınmayacağı, davacıya teslim edilen ürünlerin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, davacıya 125 ton ürün teslim edildiği, kalan 75 ton ürünün de sözleşmedeki şartları ve nitelikleri taşıdığı, buna rağmen teslim edilmediği konusunda delil bulunmadığı, ayrıca sözleşmede 30.000,00 TL depozito verileceği yazılmasına ve buna ilişkin bir havale dekontu ibraz edilmesine rağmen havalenin davalıya yapılmadığı, 3 üncü bir kişiye gönderildiği, bu kişiyle davalının ilgisinin ispatlanamadığı anlaşıldığından, davacının ... isimli kişiye karşı talep ve dava hakları saklı kalmak üzere davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafından dava konusu 30.000,00 TL depozito bedeline ilişkin olarak şirketlerine böyle bir ödemenin yapılmadığını iddia ettiğini, ancak davalı vekilinin beyanında dosyada taraflarca sunulu olan ve davalı tarafça taraflarına e mail ile gönderilen cari hesap fişinde bu paranın (30.000,00 TL depozito) alındığının müvekkile bildirildiği ancak daha sonra tek taraflı olarak bu beyandan vazgeçildiğinin söylendiğini, bu anlamda söz konusu cari hesap ve taraflarına e mail yoluyla gönderildiğinin davalı yanca kabul edildiğini, buna rağmen imzasız olduğu gerekçesiyle mahkeme tarafından delil olarak değerlendirilmediğini, davalı yanın bu paranın cari hesaba yazılmasının hata sonucu oluştuğunu ispatlaması gerekirken davanın taraflarınca ispat edilemediğinden bahisle reddinin hukuka aykırı olduğunu, depozito bedelinin davalının talimatı gereği bildirdiği kişiye ödendiğini ve depozito bedelini alan davalının müvekkiline mal göndermeye başladığını, mahkemece sözleşmenin yorumlanmasında hata yapıldığını, davalıya ait depoda bulunan 200 ton ağırlığındaki narın sözleşmedeki özelliklere uymayan (9 12 boyundan küçük ve ıskarta) kısmının tespitinin sadece davalı tarafa bırakılması ve bu tespitin kesin olarak doğru kabul edilmesinin mümkün olmadığını, davalı tarafın 200 tan nar ürününün teslim etmediği kısmının (75 ton) standarda uygun olmadığını işbu davada iddia ettiğini, oysa ödemeler ve davalı tarafça müvekkile gönderilen hesap fişine göre hesaplama yapıldığında davalının standarda uygun olmadığını iddia ettiği 75 ton miktarlı mal için 19.01.2019 tarihinde 5.000,00 TL depo kirası tahakkuk ettirip tahsil ettiğini, davalının sonradan iddia ettiği gibi 75 ton mal standart dışı ise müvekkilinden tahsil ettiği depo kira bedelinin haksız olduğunu, davalının elinde 75 ton malın standart dışı olduğuna dair bir delil veya tespit olmadığını, müvekkilinin dava konusu sözleşmeyi imzalarken amacının 200 ton nar almak olduğunu, basiretli bir tacir olarak kendisine teslim edilecek nar ürününe ilişkin standart koyduğunu, davalı taraf 1.80 TL karşılığında 75 ton narı müvekkiline teslim etmiş olsaydı müvekkilinin bu narı müşterisine satıp kâr elde edeceğini, bu teslim gerçekleşmediği için müvekkilini kâr ve itibar kaybına uğradığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki nar alım satım sözleşmesinde, davalıya ait soğuk hava deposundaki toplam 200 ton nardan, 9 12 boylarındaki narların alınacağı, güneş yanığı ve ıskartaların ayrılacağı, belirtilen nitelikteki ürünler seçildikten sonra kalan ürünlerin davalıya ait olacağı kararlaştırılmış olup, sözleşme içeriğine göre, davalının teslimatını 200 tona tamamlama borcu bulunmadığı, sözleşmede, nitelikli ürünleri seçme hakkının davacıya verildiği, davalı tarafından davacıya 125 ton ürünün teslim edildiği, kalan 75 ton ürünün ise, sözleşmedeki şartları ve nitelikleri taşımasına rağmen teslim edilmediği hususunun davacı tarafından ispatlanamadığının anlaşıldığı, davacı tarafından 30.000,00 TL depozito bedeli ödendiği belirtilerek, buna ilişkin 11.10.2016 tarihli banka dekontu ibraz edilmiş ise de, banka dekontunda "... Ltd. Şti. ile Nar Sözleşmesi depozitosu " ibaresi bulunduğu, ancak havale alıcısı olarak belirtilen ...'ın, SGK ve Ticaret Sicili kayıtlarına göre davalı şirket çalışanı olmadığı gibi, davalı şirket ile herhangi bir ilgisi bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalının, sözleşmeye göre toplam 200 ton ürün teslim borcu olup olmadığı ve ayrıca davacının davalıya depozito bedeli olarak 30.000,00 TL verip vermediği noktasında toplanmaktadır.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 207 vd. maddeleri.
- Değerlendirme
Dava, taraflar arasında düzenlenen sözleşmeye davalı tarafından uyulmadığı iddiasıyla depozito bedelinin ve kâr kaybından kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasında düzenlenen nar alım satım sözleşmesinin 2 nci maddesinde ‘‘Bahtıaya, ...’ten fabrikada bulunan 4 numaralı soğuk hava deposundaki 200 ton nar (hicaz) alımını yapacaktır.’’, 4 üncü maddesinde ‘‘Bahtıaya 200 ton hicaz nar içerisinden 9 12 boyları alacaktır.’’ hükümleri mevcut olup her iki madde birlikte değerlendirildiğinde satıcı davalı tarafından, alıcı davacıya 200 ton nar satışı yapılacağının sabit olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda tarafların ticari defter kayıtlarına göre davacı tarafından iki adet fatura toplamı 282.269,42 TL tutarında davalıdan nar aldığı görülmektedir. Diğer taraftan Mahkemece her ne kadar sözleşmenin 3 üncü maddesi gereğince 30.000,00 TL depozitonun davalıya ödenmediği, 3 üncü kişiye ödendiği tespiti yapılmış ise de ödemeye dair dekontun incelenmesinden, dekontta ödemenin depozito olarak yapıldığına dair açıklama bulunması ve sözleşmenin 3 üncü maddesindeki ‘‘Bahtıaya ürün bedeli olarak; ...’e depozito olarak 30.000,00 TL ve her ürün alımında ürün bedelini nakit ödeyecektir.’’ düzenlemesi karşısında, satıcı davalının davacıdan depozito ve ürün bedelini almaksızın 282.269,42 TL tutarlı narın teslimini yapmayacağı, depozito bedeli ve 282.269,42 TL’nin davacı tarafından ödendiğinin dosya içerisindeki delillere göre sabit olduğu anlaşılmıştır. Bu açıklamalara göre taraflar arasındaki sözleşme hükümleri değerlendirilerek işin esasına girilip bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:01:00