Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/3051
2023/6626
20 Kasım 2023
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/753 Esas, 2022/132Karar
HÜKÜM: Esas Hakkında Yeniden Hüküm Kurulması davada davalı vekili
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2019/315 E., 2020/137 K.
BİRLEŞEN DAVA: Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin
2019/304 E. sayılı dosyası
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurumu kararının iptali ve marka hükümsüzlüğüne yönelik asıl ve birleşen davalardan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacı vekili ile birleşen davada davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl ve birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili Şirketin 2009/34529 sayılı ve "..." ibareli tanınmış markanın sahibi olduğunu, davalı şirketin, bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “... CONCEPT+şekil” ibaresini 24 ve 35 inci sınıflarda marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2018/50621 kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itiraz edildiğini, ancak itirazın kısmen kabul edilerek başvuru kapsamından 35 inci sınıftaki "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Halılar, kilimler, yolluklar, seccadeler, muşambalar, yapay çimen, döşemelik mantarlı muşamba (linolyum). Spor amaçlı minderler. Tekstilden olmayan duvar kaplamaları, duvar kağıtları. Mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir” mal ve hizmetlerin çıkarılmasına, tescil işlemlerinin kalan mal ve hizmetler için devam ettirilmesine karar verildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından kısmen kabul edilerek, bu kez 24 üncü sınıftaki “Dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar; Ev tekstil ürünleri: perdeler, yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar, havlular” emtiasının reddine kalan emtia yönünden tescil işlemlerinin devamına karar verildiğini, oysa ... Tekstil San. ve Tic. A.Ş.’nin “...” markasını 27 nci sınıf bakımından tescil ettirmek amacıyla 29.06.2009 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumuna (TPMK) başvuruda bulunduğunu ve “...” markasının 20.05.2010 tarihinde tescil edildiğini, ... Tekstil AŞ’nin daha sonra “...” markasını ... Tasarım Halı Tekstil Sanayi ve Ticaret Şirketi’ne devrettiğini ve 25.06.2019 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumuna bildirildiğini, ... Tasarım Halı Tekstil Sanayi ve Ticaret AŞ’nin “...” markasını 35 inci sınıf bakımından tescil ettirmek amacıyla 30.03.2015 tarihinde başvuruda bulunduğunu, markanın tesciline karar verildiğini, tescil harcının ödenmediğini, ancak ... markasını kullanmaya devam ettiğini, ...’ın ... Tasarım Halı Tekstil San. ve Tic. AŞ'de 05.11.2013 tarihinde işe başladığını ve 21.04.2018 tarihinde işten ayrıldığını, ... AŞ'nin, ...’a .... Noterliğinin 05.11.2013 tarihli vekaletname ile geniş yetkiler tanıdığını, .... Noterliğinin 24.07.2018 tarihli azilname nolu azilname ile vekillikten azlettiğini, ... Tasarım Halı Tekstil İnşaat San. ve Tic. AŞ’nin .... Noterliğinin 28.12.2017 tarihli ana sözleşme ile kurulduğunu, Bursa Ticaret Sicil Müdürlüğünde 29.12.2017 tarihinde tescil edilerek tüzel kişilik kazandığını ve 08.01.2018 tarihinde Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiğini, şirketin tek ortağının ... olduğunu aynı zamanda tek yönetim kurulu üyesi olduğunu, ...’ın ... AŞ adına marka başvurusunun 23.05.2018 tarihi olduğunu, müvekkili şirketteki vekalet görevi devam ederken aynı zamanda kendi kurduğu Şirket üzerinden de müvekkili Şirkete ait markanın aynısını tescil ettirmek amacıyla başvurduğunu, ...’ın ... concept markasını tescil ettirmek için başvururken kötü niyetinin ne kadar ağır ve açık olduğunu göstermek için yeterli olması gerektiğini, ... AŞ’nin kendisinin kötü niyetle başvurduğunu bilmesi ve tescil başvurusunun müvekkili tarafından itiraz edilmesi ve mahkeme tarafından hükümsüzlüğüne karar verilmesi ihtimaline binaen, 15.06.2019 tarihinde 20, 24, 27, 35 ve 42 nci sınıflar bakımından “... collection” işareti için tekrar başvuruda bulunduğunu, ... Tasarım, Halı, Tekstil, İnşaat San. ve Tic. A.Ş. tarafından “... concept” markasının 24 ve 35 inci sınıflar için 23.05.2018 tarihinde yaptığı başvurunun, mevzuat, Yargıtay kararları ve doktrindeki görüşler doğrultusunda tescil başvurusunun kötü niyetli olduğunu, iki marka arasında iltibas olduğunu ileri sürerek YİDK’nın 31.05.2019 tarih ve 2019 M 5152 sayılı kararının iptaline, dava konusu 2018/56621 sayılı “... CONCEPT+şekil” markasının tescili halinde tümüyle hükümsüz sayılmasına ve terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
- Birleşen davada davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; karara itiraz eden tüzel kişiliğin dava dışı ... Tekstil San. ve Tic. AŞ olduğunu, davacı şirketin müvekkilinin marka tescil başvurusuna itiraz etmediği gibi dava konusu YİDK kararının tarafı da olmadığını, davacı şirketin dava konusu kurum kararının iptali davasını açmak hususunda dava ehliyeti bulunmadığını, markayı devraldığını beyan ettiği tarih olan 25.06.2019’un yayıma itiraz ve Kurum nezdinde YİDK kararına itiraz tarihinden sonra olduğunu, müvekkili Şirketin kurulduğu tarihten bu yana davacı ile farklı sektörde ve alanda faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin faaliyet gösterdiği ve marka tescili ya da tescil başvurusu yaptığı emtiaya ilişkin davacının hiçbir faaliyeti bulunmadığını, müvekkilinin davacı Şirket yanında çalıştığı 2013 2018 yılları arasında davacı ... AŞ’nin "..." ibaresine ilişkin marka tesciline dayalı hiçbir hakkının bulunmadığını, dava dilekçesinde de belirtildiği üzere davacının bu markaya ilişkin hak sahipliğinin başladığı 25.06.2019 tarihinin devir tarihi olduğunu, iş bu davanın gerçek davacısı, yayıma ve karar itirazı yapan ... Tekstil A.Ş olarak kabul görüyorsa da müvekkilinin bu Şirket ile bir hizmet ilişkisinin bulunmadığını, davacı ya da önceki hak sahibi firmaya yönelik bir kötüniyeti bulunmadığını, müvekkilince kullanılan ve 2018 yılında tescil başvurusu yapılan "... Concept" ibaresine ilişkin olarak, davacı tarafça müvekkilinden sonra 06.03.2019 tarihinde 2019/22589 sayı ile “... Concept” ibaresi ile yeni bir marka tescil başvurusu yapıldığını, davacının tanınmışlık iddiasının da hiçbir suretle geçerliliği ya da hukuki dayanağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının marka tescili kapsamındaki 27 nci sınıfta yer alan malların dava konusu davalı marka başvurusu kapsamındaki 24 ve 35 inci sınıftaki mal ve hizmetler ile birebir aynı bulunmadığı, ancak taraf markalara ait olan malların aynı mağazalarda yan yana satışa sunulan mallar olduğu, yani halı, kilim, duvar kağıdı vs. almak için mağazaya giren ortalama tüketicinin, dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar, ev tekstil ürünleri, perdeler, yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar, havlular ile de karşılaşacağını, bu yüzden, davalı marka başvurusu kapsamında bulunan 24 üncü sınıfa ait olan ürünler ile bu ürünlerin satışı hizmetleri yani sınıf 35 inci sınıfta bulunan “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar. Ev tekstil ürünleri: perdeler, yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar, havlular. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetlerinin davacı tarafa ait mallar ile ilişkili olduğu, taraf markaları görsel olarak karşılaştırıldıklarında, "..." ibaresinin her iki markada esaslı unsur olduğu ve davalı markasındaki şekil ve eklenen kelime unsurunun görsel algıyı değiştirmediği, taraf markalarının görsel olarak benzer olduğu, markaların ortak unsuru olan "..." ibaresinin Antalya’ya 44 km mesafede bulunan Roma dönemi tiyatrosu ile ünlü coğrafi bir yer adı olduğu, concept ibaresinin İngilizce bir ibare olup, Türkçe’de “konsept” anlamına geldiği, taraf markalarının kavramsal olarak da benzer olduğu, dava konusu marka ile davacı markasının görsel, işitsel ve kavramsal olarak iltibas düzeyinde benzerlik olduğundan tüketicilerin markaları birbirinden ayırt edemeyeceği, davalı Şirketin kötü niyetli olmadığı gerekçesi ile asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne, YİDK'nın 2019 M 5152 sayılı kararının 35 inci sınıf; “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar. Ev tekstil ürünleri: perdeler, yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar, havlular. malların bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir).” yönünden kısmen iptaline, davalı adına tescilli 2018/50621 sayılı markanın 35 inci Sınıf; “müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar. ev tekstil ürünleri: perdeler, yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar, havlular. malların bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir).” yönünden kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
1.Asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının kötü niyetli olduğunu, olayların süregelen akışına ilişkin olarak her tür belge sunulduğunu, aksi takdirde yakın bir gelecekte davalı ... AŞ’nin, herhangi bir işareti marka olarak tercih etmesinde sahip olduğu sonsuz tercihe rağmen hala ısrarla ve devamla müvekkili Şirketin “...” markasını bir şekilde kullanmak istemesini kötüniyetten başkaca bir sebeple izah etmek mümkün olmayacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; YİDK tarafından başvuru kapsamından çıkarılmayan mallar için iltibas tehlikesi olmadığını, YİDK kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
- Birleşen davada davalı Şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava ehliyetine ilişkin itirazın incelenmediğini, davacı Şirketin dava konusu Kurum kararının iptali davasını açmak hususunda dava ehliyeti bulunmadığını, davacının kullanım hususunda sunduğu kayıt ve faturaların sembolik olduğunu, söz konusu markaların içerdikleri tüm mal ve hizmet sınıfları bakımından ayrı ayrı kullanma yükümlülüğü olduğunu, hükümsüzlük koşullarını taşıdığı belirtilen marka sınıfı bakımından, bilirkişi raporunda, davacının marka tescili kapsamındaki 27 nci sınıfta yer alan malların dava konusu müvekkilinin marka başvurusu kapsamındaki 24 üncü ve 35 inci sınıftaki mal ve hizmetler ile birebir aynı olmadığı tespitine yer verilmesine rağmen hatalı olarak, dava konusu YİDK kararının ve hükümsüzlük koşullarının 35 inci sınıftaki '' müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar, ev tekstil ürünleri, perdeler, yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar, havlular, malların bir araya getirilmesi hizmetleri" bakımından oluştuğu ve karıştırma ihtimali bulunduğu değerlendirmesine yer verildiğini, markada yer alan kelime ya da şekil unsurlarının birbirlerinden bağımsız olarak tek tek ele alınması yoluyla değil, markada yer alan tüm unsurların birlikte yarattığı bütüncül izlenime göre yapılması gerektiğini, söz konusu ürünler arasında hiçbir sınıfsal benzerlik bulunmadığını, bilirkişi raporunun markalar arasında benzerlik koşulunun gerçekleştiği, markaların karıştırılma ihtimali olduğu değerlendirmesi kabul edilebilir olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgeler incelendiğinde, davalı Şirketin dava konusu marka başvurusu üzerine, bu başvuruya dava dışı ... AŞ tarafından itiraz edildiği, dava dışı şirketin itirazı sonucu Markalar Dairesi Başkanlığınca başvurudan bir kısım emtianın çıkarıldığı, kalan emtia yönünden dava dışı ... AŞ tarafından yeniden inceleme talebi üzerine de dava konusu edilen YİDK ile davalının başvurusundan bir kısım emtianın daha çıkarılmasına karar verildiği, ancak kalan emtia yönünden başvurunun tescili yönünde işlem yapıldığı, iş bu YİDK iptali davasının davalının başvurusuna yönelik olarak dava dışı Şirket tarafından yapılan itiraz sonucu başvuru kapsamından çıkarılmayan mallara yönelik olduğu, ancak az önce de açıklandığı üzere davacı Şirketin YİDK kararına yönelik bir itirazının bulunmadığı, her ne kadar dava dışı Şirketin itirazına mesnet gösterdiği markayı marka başvurusundan önce davacı Şirket devir almış ise de, bu devrin dava dışı Şirket tarafından yapılan itirazın davacı tarafça yapılmış sayılmasına olanak tanımadığı, bu itibarla davacının iş bu davayı açmakta, hem aktif dava ehliyeti hem de hukuki yararının bulunmadığı, Yargıtay uygulamasının da bu yönde bulunduğu, bu itibarla YİDK iptaline ilişkin dava yönünden, açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı, hükümsüzlük davasına yönelik olarak davacının istinaf itirazları yönünden ise; hangi şekilde yapılan marka başvurularının kötü niyetle yapılmış sayılacağına ilişkin yasal bir düzenleme bulunmayıp, her somut olayın özelliğine göre değerlendirme yapılması gerektiği, bununla birlikte uygulamada ve öğretide, kendisine duyulan güveni kötüye kullanan kişilerin başvurusu, markayı kullanmak amacıyla değil başkalarının ticaretine engel olmak amacıyla, başkalarından para koparma veya şantaj yapma amacıyla yapılan başvurular kötü niyetli marka başvuruları olarak kabul edildiği, davalı Şirketin 23.05.2018 tarihinde "..." esas unsurlu marka başvurusunda bulunduğu, marka başvurusu yapan davalı Şirketin sahibinin öncesinde davacı Şirketin yetkilisi olarak 2013 2018 yılları arasında çalıştığı, esasen davaya mesnet gösterilen "..." ibareli 2009/34529 sayılı markanın dava dışı ... AŞ'den davacı Şirkete devrine ilişkin marka devir belgesinde de yetkili olarak imzasının dahi bulunduğu, dava dışı ... isimli kişinin belirli bir süre davacı Şirketin yetkilisi olarak çalıştığı, hatta bu süre zarfında yine temsilci olarak dava dışı ... Şirketinin markası olan "..." markasını davacı Şirket adına devir aldığı, ancak bu marka devrinin Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtlarına işlenmediği, dava dışı ...'ın davacı Şirketteki görevinden ayrılmasından sonra kendi şahsı adına kurduğu davalı Şirket için dava konusu "..." asıl unsurunu içeren marka için tescil başvurusunda bulunduğu, olayların bir bütün olarak irdelenmesinde, bu ibarenin davalı tarafından tesadüfen seçilip tescil ettirilmesinin hayatın olağan akışına uygun düşmediği, davalının davacının iş bu markasından haberdar olmamasının da hayatın olağan akışıyla bağdaşmadığı, davalının da bu markayı hangi saik ile seçerek başvuru konusu ettiği konusunda ikna edici bir açıklamasının bulunmadığı, kendisine duyulan güveni kötüye kullanan kişilerin başvurusunun kötü niyetli marka başvurusu olduğu, bu nedenle davalının kötüniyetli başvurusunun bütün sınıflar yönünden reddi gerektiği, ayrıca davalı tarafça, hükümsüzlük davası açısından, kullanmama defi yönünde savunmada bulunulmuş ise de, davalının marka tescilinin kötü niyetle yapılmış bulunduğu belirlendiğinden bu yöne ilişkin kullanmama define yönelik savunmanın incelenmesine gerek görülmediği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne, davalı şirket adına tescilli 2018/50621 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davacının, Türk Patent ve Marka Kurumunun 2019 M 5152 sayılı YİDK kararının iptaline ilişkin davasının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili ile birleşen davada davalı şirket vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın kabulüne karar verilerek, davalı şirket ve kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken her iki taraf lehine vekalet ücretine hükmedildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınması koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
- İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.
-
Dairemizin 08.05.2017 tarih, 2015/14555 E., 2017/2713 K., 25.11.2014 tarih 2014/11331 E., 2014/18295 K., 08.05.2012 tarih, 2010/6969 E., 2012/7289 K., 09.02.2019 tarih, 2019/1285 E., 2019/8003 K., 02.04.2013 tarih, 2011/5436 E., 2013/6621 K. sayılı kararları.
-
Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup asıl ve birleşen davada davacı vekili ile birleşen davada davalı vekillerine temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:01:00