Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/7179

Karar No

2023/6625

Karar Tarihi

20 Kasım 2023

MAHKEMESİ: Ankara 3. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2022/254 Esas, 2022/379 Karar

HÜKÜM: Davanın kabulü

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurumu kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 98 003727, 200618, 197558, 194287, 201593, 2008 67956, 2009 25198, 200829, 2009 25192, 2011 20848, 2011 20829, 2011 20838 sayılı "... şekil", "... şekil", "... şekil", "...", "...", "...","...", "...", "...", "...", "..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “...” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı Türk Patent ve Marka Kurumuna (TPMK) başvuruda bulunduğunu, 2017/05202 kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek kısmen reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, oysa müvekkili şirketin 1998 yılından beri ... olarak Türkiye pazarında faaliyet göstermekte olduğunu, müvekkili adına tescilli tanınmış “...” ve “...” markaları ve davalının “...” markasının ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu ve ... markasının müvekkili markaları ile seri marka izlenimi yaratarak halk tarafından karıştırılmaya sebebiyet verecek nitelikte bulunduğunu, davalı markasında yer alan “...” ibaresinin Türkçe’de yağ/gres yağı anlamına geldiğini ve markada tanımlayıcı unsur olarak yer aldığını, dolayısıyla markaların benzerlik değerlendirmesinde dikkate alınmaması gerektiğini, davalı tarafa ait ... markasının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun(6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin (f) bendi gereği kapsadığı ürünler açısından yanıltıcı marka niteliğinde olduğunu ve tescile uygun olmadığını, müvekkile ait ... ve ... markalarının 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası uyarınca tanınmış marka olduğunu, TPMK nezdinde T/03211 numara ile tanınmış marka statüsünde korunduğunu, dava konusu markanın tescil edilmesi halinde müvekkili şirketin emek ve zaman harcayarak itibar edindiği ... ve ... markalarının ayırt edici vasfının zedelenmesine neden olacağını, dava konusu markanın seçiminde davalı tarafın iyi niyetle hareket etmediğini, bu nedenle davaya konu kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek 2018 M 1803 sayılı YİDK’nın iptali ile, davalı şirket adına tescil edilen 2017/05202 sayılı “...” ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

2.Diğer davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 06.02.2018 tarih, 2018/173 E. ve 2018/446 K. sayılı kararıyla; dava konusu başvurunun “...” ibaresinden oluştuğu, kapsamında 01 inci sınıftaki "Gübreler ve topraklar. İşlenmemiş suni reçineler ve işlenmemiş plastikler. Yangın söndürücü maddeler. Kırtasiye, tıbbi ve ev içi kullanım amaçlı olanlar hariç yapıştırıcılar. Sanayide, bilim sahasında, fotoğrafçılıkta, tarım, bahçecilik ve ormancılıkta kullanılan kimyasallar" mallarının bulunduğu, itiraza dayanak markaların ise "... şekil", "... şekil", "... şekil", "...", "...", "...","...", "...", "...", "...", "..." ibarelerinden meydana geldiği ve koruma kapsamlarında 04, 07, 20, 35, 36, 37, 39, 40, 42 nci sınıflardaki mal ve hizmetlerin yer aldığı, başvuru kapsamındaki çekişmeli dava konusu malların ve hizmetlerin, itiraza dayanak markaların kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı/aynı tür/benzer olmadıkları, fonetik açıdan yapılan karşılaştırmada; başvuru markasının “...” kelimelerinden oluştuğu, “...” kelimenin Türkçe ya da başka bir dilde bilenen bir anlamının olmadığı, “...” ise İngilizce’de “yağlar” anlamına geldiği, davacının markalarının ise “...” ve “...” kelimelerinden oluştuğu, “...” markalarındaki “oil” sözcüğünün İngilizce’de “sıvı yağlar” anlamına geldiği, bu çerçevede değerlendirildiğinde ayırt edicilik vasfına haiz olmaları nedeniyle markaların fonetik olarak karıştırılma ihtimalinin olmadığı, bu hali ile markaların birbirlerine yakın olmadığı, markaların telaffuzlarının sadece “...” kelimesi açısından benzer olduğu, bu benzerliğin de düşük nitelikte olduğu, davalının başvuru markası ile redde gerekçe gösterilen davacı markaları arasında bu anlamda farklılaşacak unsurların mevcut olduğu, 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı, her ne kadar davacının itiraza mesnet markalarından “... VE ...” ibareli markasının TPMK nezdinde T/03211 sayı ile tanınmış marka olarak tescil edilmişse de davalının başvurusunun, davacı markaları açısından tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği kanaatine varılamadığı, dosya içeriği itibari ile 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasında yer alan koşulların oluşmadığı gibi taraf markaları arasında 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı ve dolayısıyla tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı, kötüniyetli bir başvurudan bahsedilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 26.06.2020 tarih, 2019/184 E. ve 2020/552 K. sayılı kararıyla; başvuru kapsamındaki çekişmeli dava konusu malların ve hizmetlerin, itiraza dayanak markaların kapsamındaki mal ve hizmetlerle benzer olmadıkları, markaların fonetik olarak karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, davalının başvuru markası ile redde gerekçe gösterilen davacı markaları arasında bu anlamda farklılaşacak unsurların mevcut olduğu, 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında karıştırılma tehlikesi bulunmadığı, davacının itiraza mesnet markalarının tanınmış marka olarak tescil edildiği ancak, davalının başvurusunun, kendisine haksız bir yarar sağlanabileceği, davacının markalarının itibarına zarar verebileceği yönünde bir ispatın olmadığı gerekçeleriyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

  1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. Dairemizin 15.03.2022 tarih, 2020/7285 E. ve 2022/1942 K. sayılı kararıyla ''..1..Mahkemenin kabulünün aksine; davacının “...” ve “...” unsurlu çok sayıda markası ile davalının “...” başvuru markası arasında görsel ve işitsel benzerlik bulunduğu, “...” ibaresinin karşılığının “sınai yağlar” anlamına geldiği, bu ibarenin bazı petrol ve petrol türevi ürünler yönünden tanımlayıcı bazı ürünler yönünden ise ayırt edicilik düzeyi düşük bir ibare olduğu, “...” ibaresinin ise Türkçe'de bilinen bir anlamının bulunmadığı, bu sebeple de markasal ayırtedicilik düzeyinin yüksek olduğu, Dairemizin yerleşik uygulamasına göre de, bir markanın birden fazla ayırtedici unsurunun bulunması halinde her bir unsurunun karıştırılma ihtimali yönünden ayrı ayrı karşılaştırılması ve değerlendirilmesi gerektiği, bu anlamda taraf markaları arasında “...” asıl unsurunun aynı olması nedeniyle aynı veya ilişkilendirilecek türden mal/hizmet yönünden markaların karıştırılma ihtimalinin varlığının kabulü gerekirken mahkemece markanın görsel ve sescil olarak benzer olmadıkları gerekçesiyle davanın reddi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

II ) Kabul şekline göre de; mahkemece davacı “...” ve “...” markalarının petrol ve kimyasal ürünler endüstrisi sektöründe tanınmış marka olduğunun tespit edildiği ve davalının “...” unsurlu marka başvurusuna yine petrol endüstrisi sektöründe kullanılan ve “sınai yağlar” anlamına gelen “...” ibaresini eklemiş olduğu, davalı tarafın marka başvurusu kapsamında kalan “sanayide, bilim sahasında, fotoğrafçılıkta, tarım, bahçecilik ve ormancılıkta kullanılan kimyasallar” mallarının petrol ve kimyasal ürünler sektörüyle ilişkilendirilebilecek nitelikte mallar olduğu, bu nedenle mahkemece, başvuru markasının tescilinin 6769 sayılı SMK. 6/5'inci maddesi uyarınca davacı markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlayıp sağlamayacağı ile davacı markalarının ayırtediciliğine zarar verip vermeyeceği hususlarında denetime elverişli ek rapor veya yeni bir rapor alınması gerekirken hatalı tespit içeren bilirkişi raporunun hükme esas alınarak karar verilmesi doğru olmadığı ..'' gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının “...” ve “...” unsurlu çok sayıda markası ile davalının “...” başvuru markası arasında görsel ve işitsel benzerlik bulunduğu, “...” ibaresinin karşılığının “sınai yağlar” anlamına geldiği, bu ibarenin bazı petrol ve petrol türevi ürünler yönünden tanımlayıcı bazı ürünler yönünden ise ayırt edicilik düzeyi düşük bir ibare olduğu, “...” ibaresinin ise Türkçe'de bilinen bir anlamının bulunmadığı, bu sebeple de markasal ayırtedicilik düzeyinin yüksek olduğu, bir markanın birden fazla ayırt edici unsurunun bulunması halinde her bir unsurunun karıştırılma ihtimali yönünden ayrı ayrı karşılaştırılması ve değerlendirilmesi gerektiği, bu anlamda taraf markaları arasında “...” asıl unsurunun aynı olması nedeniyle aynı veya ilişkilendirilecek türden mal/hizmet yönünden markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, tanınmışlık yönünden de her ne kadar bilirkişi heyeti ek raporda davacı markasının tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği kanaatine varılamadığından, dosya içeriği itibari ile 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasında yer alan koşulların oluşmadığını belirtmiş ise de; raporun aksi yönde davacı “...” ve “...” markalarının petrol ve kimyasal ürünler endüstrisi sektöründe tanınmış marka olduğunun tespit edildiği ve davalının “...” unsurlu marka başvurusuna yine petrol endüstrisi sektöründe kullanılan ve “sınai yağlar” anlamına gelen “...” ibaresini eklemiş olduğu, davalı tarafın marka başvurusu kapsamında kalan 01. Sınıf “Gübreler ve topraklar. İşlenmemiş suni reçineler ve işlenmemiş plastikler. Yangın söndürücü maddeler. Kırtasiye, tıbbi ve ev içi kullanım amaçlı olanlar hariç yapıştırıcılar.” mallarının petrol ve kimyasal ürünler sektörüyle ilişkilendirilebilecek nitelikte mallar olduğu, bu nedenle başvuru markasının tescilinin 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası uyarınca davacı markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağı ve davacı markalarının ayırtediciliğine zarar vereceği gerekçesiyle davanın kabulüne, TPMK YİDK'nun 2018 M 1803 sayılı kararının iptaline, dava konusu marka tescil edilmemiş olduğundan hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; başvuru markası ile itiraza mesnet markaları arasında bütün olarak bıraktığı izlenim itibariyle benzer olmadığını, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını ve 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki şartların somut olayda oluşmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, tanınmışlık ve karıştırılma ihtimali sebebiyle YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğüne ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun(6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci ve beşinci fıkraları

  1. Değerlendirme

  2. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  3. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozmadansürecikabulüistinafkararcevapyargılamatemyizdavanınkararımahkemesionanmasınaderecesonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:01:00

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim